Kategori: Felsefe

Adorno: “ümitsizliğin ölümü sürekli bir yaşama dönüşür”

Ümitsizlik Adorno ı969 yılında ölümünden kısa bir süre önce kendisiyle yapı­lan bir mülakatta “Grabbe’nin bir sözü var, diyor ki: ‘Çünkü sade­ce ümitsizlikten başka hiçbir şey bizi kurtaramaz.’ Bu kışkırtıcı, ama kesinlikle aptalca olmayan bir cümledir – İçinde yaşadığımız dünya­da ümitsiz, kötümser, negatif olduğunun söylenmesinde bir suçlama göremiyorum” demişti. (GS cilt 20. ı, s. 405)

okumak için tıklayınız

“Çürümeyi kimsenin taktığı yok aslında, çürümekten zevk alıyoruz” Emrah Serbes’ten 22 Alıntı

1 – “Çürümeyi kimsenin taktığı yok aslında, çürümekten zevk alıyoruz” “Çocukken bir arkadaşım vardı sadece ön dişlerini fırçalardı. Arka taraftaki dişler nasılsa fazla gözükmüyor diye.” O zamanlar garip geliyordu bu davranışı ama neden öyle yaptığını şimdi anlıyorum. Çürümeyi kimsenin taktığı yok aslında, çürümekten zevk alıyoruz. Yeter ki o çürükler görünür bir yerde olmasın.”

okumak için tıklayınız

Kader Üzerine De Fato – Cicero

Marcus Tullius Cicero, yaklaşık iki bin yıl önce kaleme aldığı bu ufuk açıcı felsefi metniyle okurları kader üzerine düşünmeye davet ediyor. Kader ve özgür irade sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan, farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı oluyor ve bir yandan da kader

okumak için tıklayınız

Şeyleşme – Rogers Behrens

Şeyleşme yirminci yüzyıldaki eleştirel teorinin anahtar bir kavramı­dır; Georg Lukacs bu kavramı 1923 yılında yayınladığı Tarih ve Sınıf Bilinci’ kitabında Hegel’e dayanarak geliştirmiştir. ” [ … ] Bir arı, balmumu peteklerinin inşasıyla, kimi inşaat ustaları­nı utandırır. Fakat en başından, en kötü inşaat ustasını bile en iyi arıdan ayıran özellik: peteği, balmumuyla yapmadan önce zihnin­ de

okumak için tıklayınız

Kapitalist toplumda gözün egemen­liği – Roger Behrens

Kulaklarıyla Düşünmek Adorno ‘Prismen’ kitabında “Kulaklarıyla düşünmeye alışkın olan [ . .. ]” (GS cilt 10.1, s. l l) diye yazıyor. Eleştirel teorinin gerektirdi­ği düşünsemeli, düşünsenmiş düşünce optik cazibelerin etkisinde kalmış olmaktan çok akustik, dinleyen bir düşünce olarak tasavvur edilmelidir. “Denilebilir ki çevik, küçümseyen gözle değil, esas ola­rak kendini unutmuş kulakla tepki vermek, geç endüstriyel

okumak için tıklayınız

“Akıl akıldışı olur” Hegel

Kapitalist sınıfın akılcı (rasyonel) bir dünya görüşünü savunduğu dönem, bulanık bir anı oldu. Kapitalizmin ihtiyarlığa özgü çürüme çağında, eski süreçler tersine döner. Hegel’in sözlerindeki gibi, “akıl akıldışı olur.” Sanayileşmiş ülkelerde “resmi” dinin ayakta öldüğü doğrudur. Kiliseler bomboştur ve giderek daha çok kriz içine girmektedirler. Bunun yerine, mistisizmin ve her türden hurafenin palazlanması eşliğinde, garip dinsel

okumak için tıklayınız

Bugünkü Dünya Düzeni Konusunda Kendimle Konuşma – Afşar Timuçin

-Sana belki de hiç beklemediğin bir soru sormak istiyorum. Hoppala, bu da nereden çıktı şimdi diyebilirsin Soru şu: burjuva uygarlığı dağılıyor mu? -Yaşam dönüşüyor. Yaşam her şeye karşın dönüşüyor. Birileri onu durdurmak isteseler de olmuyor. Yaşam taş koymalada çomak sokmalarla yerinde sayacak bir şey değil. Burjuva uygarlığı dağılıyor mu ya da çöküyor mu? Belli ki sermayeci düzen

okumak için tıklayınız

Denemeler – Montaigne

Montaigne tarafından kaleme alınan ‘Denemeler’ (Essays), özellikle eğitim ve felsefe konularında Ortaçağ dogmatizmini yıkan bir aydınlanma kitabı. Montaigne, 1571’de yazmaya başladığı ‘Denemeler’in 1. ve 2. kitaplarının ilk baskılarını 1580’de yayımlatmış, 1585 yılında son cildini yayımlatarak çalışmasını tamamlamıştır. Montaigne’nin ‘Denemeleri’ geniş bir öz anlatımdır aslında. Kendi türünde yazılmış eşsiz bir yapıttır. Montaigne zamanın akış çizgisini izlemez,

okumak için tıklayınız

Özgürlük, boyun eğme ve iktidar hırsı – Erich Fromm

ÖZGÜRLÜK – BİR RUHBİLİMSEL SORUN MU? Çağdaş Avrupa ve Amerikan tarihi, daha çok, insanları bağlamış olan siyasal, ekonomik ve tinsel kelepçelerden kurtulma çabalarını anlatır. Ezilenler, yeni özgürlükler isteyenler, savunacak ayrıcalıkları olanlara karşı özgürlük savaşı vermişlerdir. Bir sınıf, başkasının egemenliğinden kurtulup kendi öz bağımsızlığını elde etme savaşı verirken, kendisini, insanlığın özgürlüğü uğruna savaşan bir sınıf olarak

okumak için tıklayınız

Akıl Tutulması – Max Horkheimer

Akıl Tutulması (The Eclipse of Reason, 1947), 1923 yılında kurulan Frankfurt Toplumsal Araştıma Entitüsü’nün (Frankfurt Okulu’nun) ve kurucusu Max Horkheimer’in temel yapıtlarındandır. Horkheimer, “akıl’ kavramının tarihini, Batı’da aklın önce hurafelerle ve mitoslarla verdiği mücadeleyi, ardından kendinin de bir hurafeye dönüşmesini anlatır. Aydınlanma’nın mitoslardan sıyrılayım derken kendinin de bir mitosa dönüşmesini anlatır. Faşizmin “Batı aklını’ etkilediğini

okumak için tıklayınız

Bir 10 Ekim – Zafer Köse

02:15 Otobüslere binmemiz için sesleniyorlar. Günlerdir duyuruları, hazırlıkları yapılan Ankara’daki mitinge katılacağız. Emek, Barış, Demokrasi mitingi. Uğurlamaya gelen Yalovalı dostlarımız el sallıyor. Onların hazırladığı kumanyalar yanımızda. Selamlarını da yanımıza alıyoruz. Ankara’da buluşacağımız, tanımadığımız ama bildiğimiz dostlara götürüyoruz selamlarını. 03:10 İzmit’i geçiyoruz. Aracımız otoyolda ilerlerken daha az sarsılıyor. Otobüs içindeki canlılık da azalıyor. Yolcular uyumaya başlıyor.

okumak için tıklayınız

Bir Kitap!

20 yılda yazılmış bir kitap. Paltosunu, saatini tefeciye rehin veren bir yazarın kitabı. İlk yıllardaki telif geliriyle, yazıldığı süre boyunca içilen tütün parasını bile çıkarmayan bir yapıt. Kapital… Karl Marx… Umulmadık yerde, umulmadık zamanda patlayan devrimdir Kapital. Hâlâ, daima, ısrarla senin hikayeni anlatan kitap! İlhan Erdost’un değerli anısına saygıyla! (Videoyu izlemek için tıklayınız.)

okumak için tıklayınız

Elden Ele – Zafer Köse

Apartmandaki bencilliklerden, fabrikadaki hırslardan, trafikteki akılsızlıklardan kaçıp geldiğim çay bahçesinde, elimdeki kitabın son sayfasını da okuyup başımı kaldırınca… Seninle karşılaşmak güzel şey be kardeşim! Sayfaların arasından çıkıp gelmiş gibisin. Buyur, otur, bir çay söyleyeyim. İyi bir kitap okumanın coşkusunu, o sarsıntıyı, birçok kez yaşamışsındır mutlaka. Ama her güzel kitapta, insan bunu sanki ilk kezmişçesine hissediyor.

okumak için tıklayınız

Dünyadaki fenalıkların birçoğu karşı çıkamadığımız şeyi kabullenmeye alıştırmalarından geliyor – Montaigne

BİLMEDİĞİNİ İFADE EDEBİLME Dünyadaki fenalıkların birçoğu, daha cesurca söyleyelim, dünyanın bütün kötülükleri, bizi cahilliğimizi sergilemekten kaçınmaya, karşı çıkamadığımız şeyi kabullenmeye alıştırmalarından geliyor. Her şeyden ukalaca ve kesinlikle söz ediyoruz. Bir Roma geleneği varmış: Bir tanığın gözleriyle gördüğünü söylediği ve bir yargıcın en tartışılmaz bilgiyle meydana koyduğu şeyden bile, bana öyle geliyor ki, diye söz edilirmiş.

okumak için tıklayınız

Antik Dönemde Felsefe ve Sanat – Didem Demiralp

Felsefe ve sanat… Gerçekliğe ulaşma çabasında kendi yolunu çizen iki bağımsız alan… Buluştukları ortak nokta ise insan… Onları, birbirinden ayrı düşünülmesi imkânsız iki unsur kılan… Antik Çağ’ın felsefesini ve sanatını da böylesi düşünsel bir bütünün parçaları olarak görmeyi zorunlu kılan…

okumak için tıklayınız

Somutun Diyalektiği – Karel Kosik

Somutun Diyalektiği, 1960’lı yılların başındaki ilk basımından bu yana başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada tartışmalara konu olmuş, eşsiz bir felsefi metindir. Kitap, temel Marksist kavramları; eleştirel bir varoluşçuluk, sistem kuramı, fenomenoloji, eleştirel kuram ve “ortodoks” Marksizm okumasıyla yeniden irdeliyor.

okumak için tıklayınız

Usain Bolt bize neyi gösterdi?

İnsan Sonrası bizi kim ve ne olma aşamasında olduğumuza dair düşünmeye davet ediyor. Baştan anlaşalım… Öyle Eğitim Sen boykotu nedeniyle okula göndermediğimiz çocuklarla evde oturup okunacak bir kitap değil sözünü ettiğimiz. Rosi Braidotti’nin imzasını taşıyor, arkasına da biyogenetikten antropolojiye, insan bedeninden piyasa ekonomisine, Deleuze’den Donna Haraway’e uzanan bir literatürü almış. Mesele çocuk değil diyenlere, çocuğum

okumak için tıklayınız