Kategori: Felsefe

Stoacıların Paradoksları – Marcus Tullius Cicero

Stoacıların Paradoksları adıyla Latinceden Türkçeye aktarılan bu yapıtta Marcus Tullius Cicero, tarih boyunca insanların farklı anlamlar yüklediği, fakat hiçbir zaman üzerinde uzlaşmaya varamadığı, onur (honestia), erdem (virtus), mutluluk (beatitudo), eşitlik (aequitas), özgürlük (libertas), bilgelik (sapientia) ve zenginlik (divitiae) gibi kavramları ele alır. Cicero, stoacıların felsefe okullarında tartıştıkları bu kavramları halkın anlayabileceği sade bir dille tartışmaya

okumak için tıklayınız

Gazzali (Felsefesi ve İslam Modernizmine Etkileri) – Hasan Aydın

Bir İslam düşünürü olarak, klasik İslam düşüncesinin evriminin zirvesini ve en yalın ifadesini temsil eden Gazzâlî’yi inceleyen Hasan Aydın’ın bu kitabı, Türkçede bu filozof üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır. Yazar Gazzâlî’nin düşünce sistemini tarihselliği içinde ele almakta, bu sistemin 19. yüzyıl ve sonrasında İslamcı düşünürler üzerindeki etkisini incelemektedir. Kitap birbiriyle ilintili üç temel amacı gerçekleştirmeyi

okumak için tıklayınız

50 Soruda Dil Felsefesi – Atakan Altınörs

Dilin mahiyetini/neliğini düşünce, kültür, varlık ile ilişkilerinde soruşturan yanıyla felsefeyi konu alan 50 Soruda Dil Felsefesi, “50 Soruda” dizisinin 14. kitabı. Yazarı Atakan Altınörs’ün Antikçağ’dan günümüze felsefe tarihinde dil hakkında ortaya konmuş başlıca görüşleri anlaşılır ve rahat okunan bir üslupla sunduğu kitapta yer alan bazı sorular şunlar: Dil felsefesinin dilbilimden ayrılan yönü nedir? Hayvanlar arasındaki

okumak için tıklayınız

Güvenlik Şiddet ve Savaş – Mark Neocleous

Kitap, güvenlik, şiddet, savaş ve devlet arasındaki bağları tartışırken, güvenlik arzusunun bizi götüreceği yeri göstermekle kalmıyor, aynı zamanda liberal tezleri yeniden üretmekle temelde hangi alanı terk ettiğimizi de ısrarla vurguluyor: liberal ideoloji ekseninde güvenliği inşa etmeye çalışan devletin ve sermayenin eleştirisi. Güvenlik, Şiddet ve Savaş, bir taraftan sosyal güvenlik ile ulusal güvenlik, sermayenin güvenliği ile

okumak için tıklayınız

Özgürlük ve Mülkiyet (Rönesans’tan Aydınlanma’ya Batı Siyasi Düşüncesinin Toplumsal Tarihi) – Ellen Meiksins Wood

İlkçağdan ortaçağa Batı siyasi düşüncesini ele alan Yurttaşlardan Lordlara?nın devamı olan bu kitapta, Batı siyasi düşüncesinin Rönesans?tan Aydınlanma?ya uzanan kesiti inceleniyor. Machiavelli?den Rousseau?ya kadar zamanlarını yansıtan kuramcıları okuyoruz. Modern devletin oluşumu, kapitalizmin yükselişi, Rönesans ve Reformasyon, bilimsel devrim ve Aydınlanma Çağı, bunların hepsi ?erken modern? döneme dayandırılır. Bu tarihin hemen hemen hepsi tartışma konusu olmakla

okumak için tıklayınız

Gerçekçilik, Yeniden! – Yılmaz Onay

?Gerçekçilik? tartışmalarına yeni bir boyut ve canlılık kazandıracak olan bu kitap, ?Brechtyen estetik?in ülkemizdeki ilk ve en önemli temsilcilerinden Yılmaz Onay?ın kapsamlı bir incelemesi ve manifestosu. ?Gerçekçilik?in, bir sanatsal ?akım? ya da 19. yüzyıla ait sanatsal bir ?biçim? olarak görülmesine itiraz eden Onay, bu dar sınırların dışına taşıdığı kavrama zengin bir içerik kazandırıyor. Yalnızca kendine

okumak için tıklayınız

İnsanca, Pek İnsanca – 1 Friedrich Wilhelm Nietzsche

Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor

okumak için tıklayınız

Provokatif bir sorgulama: Hayatın Anlamı – Kansu Yıldırım

Terry Eagleton yeni kitabında yanıtının olduğundan bile şüphe ettiği bir soruya yanıt arıyor: Hayatın Anlamı. İlk bakışta (Marx?ın ifadesi) ?duru gökyüzünde çakan şimşek? misali hayatın anlamını soran/sorgulayan bu kitabın neden kaleme alındığını anlamakta zorluk çekebiliriz ama iz takibi yaptığımızda durum netleşir. Eagleton Estetiğin İdeolojisi?nde evrensel tarihi sorguluyordu ve bu tarihin ?herhangi bir temeli varsa, o

okumak için tıklayınız

Eylem ve Düşünce Açısından 20. Yüzyıl – Necip Alsan

Bilim için dünya, insanın elinde evirip çevirerek incelediği bir küre kadar bilinebilir bir alan haline geldi, 20. yüzyılda. Ötesine geçildi, uzayın derinliklerine ve ardından aya uzandı insanlık. Bir yandan insanlığın merak ve egemenlik tutkusu yeryüzünün sınırları dışına taşarak genişlerken, öte yandan bilimsel bilginin derinliği maddenin gözle görünmeyen birimi olan atomun parçalarına kadar ilerledi. 20. yüzyıl

okumak için tıklayınız

Eylem ve Düşünce Açısından 19. Yüzyıl – Necip Alsan

19. yüzyıla devrimler ve buluşlar çağı demek yanlış olmaz. Avrupa’da milyonların toprağını kaybedip fabrikalara akmaya devam ettiği çağ. Buhar gücünün yeni bir çığır açtığı, meta üretiminin devasa ölçeklerde arttığı, milyonların aynı hızla yoksullaştığı bir çağ. Elbette bu tahterevallinin öteki ucunda da zenginliğin bir azınlığın elinde birikmesi var. Bu altüst oluşun politik, felsefi yansımaları nelerdi? Bilimsel

okumak için tıklayınız

Fiziğin Don Kişot?u ? Güven Orhan

Yel değirmenleri hep vardı ama her dönem farklı şekillerde göründü gözümüze. Bunlara karşı savaşabilecek kahramanlarımız da oldu her zaman. Tüm romantikliğiyle hakikatlerin peşinden koşan, hatta zaman zaman ?hakikat? fikrinin yıkılmasına izin vermeyen kahramanlar. Hakikatimizi koruyan kahramanlardan biri de en az Cervantes?in olağanüstü romanındaki kadar incelikli bir espri anlayışı ile çıktı sahneye. Postmodernlerin hakikat fikrine karşı

okumak için tıklayınız

Etik Nedir? – Fred Feldman

Çoğumuz ahlaki görüşler hakkında epeyce eksik bir sınıflandırma yaparız. Belli türdeki davranışların ahlaken doğru olduğuna, belli türdeki davranışların ise ahlaken yanlış olduğuna inanırız. Bazı davranış türleri hakkında ise ne düşüneceğimizi bilemeyiz. Fakat nedenler sıralamamız gerektiğinde, bazen daha baştan kafa karışıklığı sergileriz. Bir mesele hakkında düşünürken, görüşümüzü genellikle bir ilkeye başvurarak desteklemeye çalışırız. Başka bir mesele

okumak için tıklayınız

Ahlak Felsefesinin Sorunları – Theodor W. Adorno

Ahlak Felsefesinin Sorunları, Adorno’nun 1963 tarihinde Kant’ın ahlak felsefesinden hareketle verdiği on yedi dersi bir araya getiriyor. Adorno’nun sağlığında yayımladığı kitaplarının dışında, Almanca’da 90’lı yıllarda yayımlanmaya başlamış, ders notlarından, teyp kayıtlarından ve yazılarından oluşan geniş bir külliyatı vardır. Bu külliyatın ciltlerinden biri olan Ahlak Felsefesinin Sorunları, bir yandan Minima Moralia’nın yazarının “Bugün doğru hayat mümkün

okumak için tıklayınız

Umut İlkesi (Cilt 2) – Ernst Bloch

Geçtiğimiz yüzyılın en önemli özgürleşme kuramlarından birini sunan Umut İlkesi, hem Frankfurt Okulu ile bağıntısında hem de Sartre’ın da içinde yer aldığı Marksist Hümanizm akımı içinde tanımlanagelen ama her zaman “aykırı” olan bir filozofun, Bloch’un ana eseridir. Tanrıtanımaz bir dinin içinden konuşan, zamanla/tarihle peygamberâne bir ilişki kuran, bir umut ve gelecek felsefesini, gelecek bir özgürlük

okumak için tıklayınız

Umut İlkesi (Cilt 1) – Ernst Bloch

?Onun felsefî girişimi, irrasyonel görünen şeylerin mantığına derin bir bakış atmamızı sağlıyor. İnsan kalbinin okyanusunda usta bir kaptan gibi yol alırken, insanın özlemlerine derin bir anlayışla eğiliyor. Sanatçıya mahsus yetilerdir bunlar. Zaten Ernst Bloch da bir sanatçıdır; büyük bir yazarın psikolojik görüşüne sahiptir. Dikkate değer bir üslûbu vardır onun: nesrin heybetli sıradağları arasında mevzun tepeciklere

okumak için tıklayınız

Yunan Aydınlanması – Karl Marx

BİR Eskilerin kavgası, ancak görünür, cennetin, tözel (subs­tantial) yaşam bağının, politik ve dinsel yaşamın çekim gü­cünün parçalanmasıyla bitebilirdi; çünkü tinin kendinde tek olması için doğa ikiye ayrılmalıydı. Yunanlılar onu Hephais- tos’un sanat çekiciyle kırdılar, onu yontularında parçaladı­lar; Romalı, kılıcını onun yüreğine sapladı ve halklar öldü, ama modem felsefe sözün mührünü söker, tinin kutsal ateşi ve

okumak için tıklayınız

Aydınlanma ve Fransız Devrimi dünyaya ne getirdi? – Afşar Timuçin, Ali Timuçin

Fransız Devrimi hangi koşullarda oluştu? Devrim rüzgarları esmeye başladığında Fransızlar mutlakyönetimin hiçbir denetime uğramayan keyfi tutamların­dan bıkmışlardı. Hükümetin neye yaradığı bilinmeyen usdı-şı uygulamaları da toplumda sıkıntılar yaratıyordu. Fransa kralı tüm erkleri elinde toplamıştı ve özellikle yürütmenin tek sorumlusu ya da daha doğrusu tek sorumsuzu durumun­daydı. Savaşa ve barışa karar vermekten memur atamalarına kadar tüm devlet

okumak için tıklayınız

Sorgulanmamış Bir Yaşam, Yaşamaya Değer Değildir – Mert Sarı

İnsanların büyük çoğunluğu kolaycılık eğilimindedir. Her şey için kısa ve rahat anlaşılır reçeteler isterler. Oysaki yaşama sanatı, kolaycılıktan nefret eder. Çünkü hazır kalıplar, yaşama sanatını indirger ve katılaştırır. Anlamlı bir felsefi kavrayışı edinmek yaşamsal bir önemdedir. Deyim ye­rindeyse bu durum, can alıcı bir sorundur. Kimi insanlar bu yargıya, dudak kenarla­rındaki istihza kıvrımlarıyla küçümseye­rek gülebilirler. Ancak

okumak için tıklayınız

Afşar Timuçin’in Düşünce Tarihi Yapıtında Bütünsel İnsan Kavrayışı – Mert Sarı

Afşar Timuçin, yetkin bir seçicilikle, çağdaş yazında yoğunlaşılması gereken yazar ve yapıtlara çekiyor dikkatimizi. İlgili okurların, burada ancak başlıklarını sıralayabildiğim üç ciltlik yapıtta çok daha fazlasını bulacağından hiç kuşkum yok. Tür bilinci kavramı, tüm insansal ol­guları, insanlık tarihinin gelişimi ekseninde görebilme bilincini anlatın İn­sanlık tarihinin gelişiminin öyküsüdür tür bilinci. Bütünsel insan kavrayışı ise, bireyin bilimsel,

okumak için tıklayınız

Felsefe : Adı Özne – M. Şehmus Güzel

Türkiye?de felsefe, yakın geçmişimizle kıyaslanınca bile, bir parça ihmal edimiş konumdadır. Ama ne iyi ki kimi üniversitede felsefeci, felsefesever, filozof öğretim üyeleri görev yapıyorlar ve kendi çevrelerinde felsenin tanıtılması, felsefeyle ilgilenilmesi, felsefenin tanınması ve öğrenilmesi için çaba harcıyorlar. Bu öğretim üyelerinden biri Mustafa Günay?dır. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi ?Felsefe grubu öğretmenliği bölümünde? 1995?ten bu yana

okumak için tıklayınız