Kategori: İnceleme

Marksizm ve Edebiyat Eleştirisi – Terry Eagleton

İnsanların sömürüye karşı mücadelesiyle geçmişin edebiyatı arasında bağlantı kurmadıkça, günümüzü tam olarak anlayamayız ve onu etkin bir biçimde değiştiremeyiz. Ayrıca bu zorunluluğu yerine getirmezsek bizi daha iyi bir sanat ve daha iyi bir topluma götürecek metinleri okumada ve söz konusu sanat biçimlerini üretmede daha az ehil olacağız. Marksist eleştiri, yalnızca Kayıp Cennet ya da Middlemarch’ı

okumak için tıklayınız

Emeğin Tevekkülü / Konya’da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık – Yasin Durak

“Hepsi Allah’tandır… işvereni zenginlikle sınıyor işte. Onun sınavı o, benim sınavım bu, fakirlik…” “Valla ben sendikalara hiç bulaşmadım. On sene öncesinde filan vardı ortalıkta… Eskiden başka bir firmada çalışırken bazı sendika isimleri duyduydum o zamanlar. İşte sağı solu rahat bırakmıyorlardı, elemanları sıkıştırıyorlardı, işte ‘gelin sendikamıza üye olun, şöyle olun, böyle olun, patron işçi’ filan diye

okumak için tıklayınız

Proust’un Paltosu – Lorenza Foschini

Marcel Proust 1922 yılında Kayıp Zamanın İzinde’yi tamamlamasının ardından hayata gözlerini yumduğunda arkasında düzenlenmesi gereken düzinelerce defter, sayısız mektup, eskiz, müsvedde ve elbette kişisel eşya bırakmıştı. Modern edebiyatın çehresini değiştiren bu büyük yazarın hayatına dair ayrıntılar bugün bile yeni bulgularla araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor. Zengin bir Proust okurunun, Guérin’in, giderek edebi bir saplantıya dönüşen hikâyesi,

okumak için tıklayınız

Arap Baharı, Libya Kışı – Vijay Prashad

Neydi “Arap Baharı”? Yozlaşmış gerici rejimlere karşı birikmiş öfkenin sübapları patlatması mı, emperyalist maniplasyon mu? Hangi etmenlerin tetiklemesiyle başladı, nasıl yayıldı, nereye evrildi? Bölge dengelerini nasıl etkiledi, emperyalistler ve bölgedeki rejimler olaylar karşısında nasıl stratejiler geliştirdiler?

okumak için tıklayınız

“Medya Ne ki… Her Şey Yalan!” / Kent Yoksulluklarının Günlük Yaşamında Medya – Hakan Ergül, Emre Gökalp, İncilay Cangöz

?Televizyon sabah erkenden açılır, gece yatana kadar açık kalır. Hiç kapanmaz. Hep bakarız işte, ne yapalım?? Doğru düzgün bir ocağın olmadığı yoksul hanelerde, televizyon mutlaka var? Başka birçok şey olmayabilir ama iyi kötü bir cep telefonu mutlaka var. Yoksullar, medyanın kapsama alanındalar. Peki onların medyayla ilişkilerini ne belirliyor? Gündelik hayatın çilesinden -hiç değilse hayal dünyasında-

okumak için tıklayınız

Tarihsel Maddecilik Üzerine – Franz Mehring

Bugün olan biteni “daha iyi anlamamız” için tarihe ihtiyacımız mı var? O halde Wall Street ya da Tahrir Meydanı’ndakiler evlerinden hiç çıkmamalıydı. Çünkü tarih, insanların evde oturmalarının tarihidir, tabii sonradan “önemli” ilân edilen birkaç “an” dışında. Bu “anlar” ise ancak bugünden bakıldığında anlamlı kılınabilirler. Benzer şekilde dünün “anlamlı anları” da bugün “komik ve çarpıtılmış” bulunarak

okumak için tıklayınız

Dergah’ın Sırrı / Aleviliğin Kayıp Hafızası – Erdoğan Çınar

Hacı Bektaş Veli Dergâhı uzun ömründe, çok badireler yaşamış her defasında, bir canlı refleksi ile dışardan gelen tehditlere karşı kendisini ustalıkla, metanetle, sabırla savunmuş ve zamandan zamana, iklimden iklime geçerek kendisini hiç bilmediğimiz bir geçmişten bu güne taşımayı bilmiş eşine az rastlanır bir mabettir. Bu ünlü Alevi Dergâhı bir sırlar mektebidir. Bu gizem okulunun müfredatı

okumak için tıklayınız

Medya Gözcüsü – Esra Arsan

İnternet ya da gazete arşivlerinde kaybolup gideceği yerde, derli toplu bir kitap olarak ve her halükarda fikir ve yaklaşım birliği oluşturan bu makaleler, Türk egemen medyasının perişan halini somut olarak gözler önüne seriyor. Ele aldığı konuların çeşitliliği bir yana, hangi konuyu işlerse onu mutlaka hem genel gazetecilik pratiği ve teorisi çerçevesinde konumlandırması hem de dünya

okumak için tıklayınız

Zamanın Döngüsünde Dersim – Turabi Saltık

Turabi Saltık bu çalışmada, Dersim bölgesini eskiçağ döneminden yakın döneme kadar incelenmektedir. Bir tarih anlatısı içinde Dersim’de yaşayan ve hüküm süren hakları, bu hakların bıraktığı kültür mirasını, dilini, inancını, toplumsal yaşamını sağlayan gelenek ve göreneklerini, ekonomisini, ticaretini anlatmaktadır. Yazar, kitabında yer verdiği düşüncelerini güçlendirmek için yakın dönem tanıklıklarına da yer vermektedir. Bu çalışmayı okuyunca Dersim’in

okumak için tıklayınız

Futbolu Neden Sevmeli? / Neden Sevmemeli? – Hazırlayan : Maksut Köksal, Yasemin Gedik, İlker Maga

Bu konuda söylenecek çok şey olmasına rağmen izafiyete müsaade etmeyecek bir gerçek var: Futbol, spor disiplinleri arasında en çok ilgi göreni. Burada bir methiye olmadığı gibi bir eleştiri de yok. En çok sevileni mi ya da en çok sevilmeyeni mi? Ülke ve dünya genelinde bu soruyu aydınlatacak geniş bir araştırma yok henüz. Öne çıkan kadarıyla

okumak için tıklayınız

Tekel’in Elleri (Mücadele ve Yordam) – N. Cemal

Durduk yere, kendiliğinden işçi sınıfını oluşturuyorlardı, diğer milyonlarca işçiyle beraber. Şu ya da bu etnik kökenden, dinden, mezhepten, dilden kadın ya da erkekler olarak diğerleriyle beraber kendi halinde işçi sınıfını oluşturuyordu TEKEL işçileri. Adeta otobüs durağındakilerin “otobüs durağındakileri” oluşturması gibi. Onlar aynı zamanda aile babası, çocuk annesi, apartman sakini, kiracı, ev sahibi, falanca takım taraftarı

okumak için tıklayınız

Aşkale Yolcuları / Varlık Vergisi ve Çalışma Kampları – Rıdvan Akar

Rıdvan Akar, ilk baskısı 1999’da yapılan “Aşkale Yolcuları’nda, azınlık karşıtı politikaların tipik bir örneği olan Varlık Vergisi olayına ışık tutmaya çalışıyor. Resmi tarih anlayışını eleştirel bir bakışla irdeleyen çalışmasında Akar, Varlık Vergisi’nin öncesindeki gelişmeleri; kanunun nasıl çıktığını; fişlemelerin nasıl yapıldığını; azınlık mallarının haraç mezat satılışını; azınlıklara verilen cezaları; çalışma kamplarını; basının ve aydın kesimin Varlık

okumak için tıklayınız

Horasan Kimin Yurdu? – Faik Bulut

Horasan kimin yurdu? Mistifikasyon ve karacahillik zeminine oturmuş sağ kanat tarihçiliği şunu ileri sürer: ” Horasan, ezelden beri Türk yurdudur. Orada yaşayanlar öz Türklerdir. Sufilik ve Alevilik, Türk İslamının esasını teşkil eder. Alperen dervişler, Türklük ruhunu Anadolu’ya taşımış ve Türkçe’yi yaymak için gazavat yapmışlardır. Dolayısıyla Horasan Alevilerinin hepsi Türk oğlu Türktür. “ Böylesine büyük iddialara

okumak için tıklayınız

Şirket Egemenliği Çağı (Sosyal Devletten Ceza Devletine) – Yasemin Özdek

Bugün dünyanın birçok ülkesinde siyasal kararlar, artık dev şirketlerin yöneticileri ve sermaye örgütleri tarafından alenen alınıyor. Siyasal kararların alınma sürecinin parlamento dışına kayması, siyasal alanı özelleştiriyor ve temsili demokrasileri de facto geçersizleştiriyor. Sosyal işlevlerinden giderek sıyrılan devletin baskı politikalarının öne çıkması ise, siyasal rejimlerin otoriterleşerek olağanüstü hal usullerinin süreklilik kazanmasında izleniyor. Küresel sermayenin dünya çapında

okumak için tıklayınız

Duyuru – Antonio Negri, Michael Hard

Antonio Negri ve Michael Hardt acil yaygınlaştırılması ve tartışılması dileğiyle bir “duyuru” yayımladı. Bu kısa metinde, günümüzdeki toplumsal hareketlere ve mücadelelere ilişkin önemli tespitler yaparak, hareketlerin yeni bir kurucu nitelik kazanabilmesi için bir yol haritası öneriyorlar. “Günümüzün toplumsal hareketleri düzeni tersine çeviriyor, manifestoları ve peygamberleri gereksiz kılıyor. Değişimin failleri şimdiden sokaklara indiler ve şehir meydanlarını

okumak için tıklayınız

Siyaset Bilimi (Kavramlar, İdeolojiler, Disiplinler Arası İlişkiler) – Atilla Aytekin, Gökhan Atılgan

Siyaset Bilimi alanında nitelikli, kapsamlı ve güncel Türkçe giriş kitapları konusunda bir boşluk olduğu ortada. Siyaset Bilimi: Kavramlar, İdeolojiler, Disiplinler Arası İlişkiler, işte bu boşluğu kapatmaya çalışıyor. Büyük çoğunluğu Türkiye ve dünyanın köklü üniversitelerinde bulunan 32 yazarın yazdığı toplam üç kısım ve 37 bölümden oluşuyor. Birinci kısım, ?Siyaset Biliminde Temel Kavramlar? başlığını taşıyor. Siyaset, iktidar

okumak için tıklayınız

Pusu / Devletin Yeni Sahipleri – Ahmet Şık

Türkiye’nin en kapsamlı davası, ülkenin üzerindeki darbe gölgesinin kaldırılması ve ülkenin demokratikleştirilmesi için bir umut olarak başlamıştı. Bu dava ile ilgili bir kitap yazan gazeteci durumun hiç de böyle olmadığını, dalga dalga gelen operasyonların gölgesinde derin devleti ele geçirme savaşının yaşandığını farketti. Yaşananlar, anlatıldığı gibi düne değil bugüne ait bir hesaplaşmaydı. Yaratılanın sivilleşme ve demokratikleşme

okumak için tıklayınız

Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi (8 Cilt)

Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi her biri on fasiküllük sekiz ciltten oluşuyor. İlk beş cilt, dünyada modern sosyalizmin gelişme sürecini kapsıyor.  Sosyalizmin belirli bir iç bütünlüğe sahip bulunan gelişme evrelerine göre saptanan bu beş cildin kronolojik düzeni şöyle: 1. Cilt (1848-1871), 2. Cilt (1871-1917), 3. Cilt (1918-1945), 4. Cilt (1945-1960) ve 5. Cilt (1960dan Günümüze).

okumak için tıklayınız

Ermeni Kültürü ve Modernleşme (şehir – oyun – mizah – aile – dil) – Anahide Ter Minassian

Aras Yayıncılık’tan çıkan kitap; Ermeni kültürel, toplumsal ve siyasal yaşantısıyla ilgili yaptığı tarih çalışmalarıyla tanınan ünlü tarihçi Anahide Ter Minassian’ın, farklı yer ve zamanlarda yayımlanmış altı makalesini bir araya getiriyor. Ermeni Kültürü ve Modernleşme adını taşıyan bu derleme, Osmanlı Ermeni toplumunun modernleşme sürecinde yaşadığı mücadele, direniş ve dönüşümleri, bunların kültürel ve entelektüel alana, günlük yaşama

okumak için tıklayınız

Kürt Vatandaş – Hamza Aktan

Kürt vatandaşlarımız… Türkiye’de Kürt “realitesi” yarı-resmî veya yarım ağız tanındığından beri, bu sözü sıkça duyuyoruz. Kürt kimliğini Türkiye vatandaşlığı bağlamında anlamlandıran bir ifade bu. Peki, ‘Türkiye’nin Kürt vatandaşı’ olmanın anlamı ne, gerçekten? İkinci sınıf bir vatandaşlık mı bu? Türkiye’de Kürt olmak nasıl bir vatandaşlık deneyimidir? Hamza Aktan bu yalın sorunun cevabını ararken, “Kürt realitesinin” toplumsal

okumak için tıklayınız