Kategori: Makaleler

Çirkef Dünyanın “Cici” Yalancı Tanıkları Ve Yanlış Zamanlı Bir Roman – Canan Koçak

Ülkemizin geçmişi, Dünya ve Türkiye tarihine damga vurmuş olaylarla dolu, fakat nedense halkımız toplumsal hafıza konusunda hep balık kıvamında kalmaya devam ediyor. Düşünmek, yorumlamak ve yeni dersler çıkarmak yerine, tercih edilen genelde unutmak yada unutmaya çalışmak oluyor. Kuşkusuz geçmişin tozlu sayfalarına baktığımızda, askeri darbelerle dolu tarihimizin en hareketli anlarını 70?li yıllar oluşturur. 70?ler, 12 Eylül

okumak için tıklayınız

“Salon Du Livre” / Paris 2009 ? Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Bir varmış bir yokmuş Paris?te bir “Salon du Livre” varmış. Bunu isterseniz “Kitap Fuarı” isterseniz “Kitap Salonu” diye çevirmek mümkün. Buna Nasreddin Hoca karışmaz. Bu yılki 13 Mart?ta başladı 18 Mart?ta sona erdi. Tadı damağımızda kaldı. Bu yılki “ONUR KONUĞU” Meksika Bireşik Devletleri (Estados Unidos Mexicanos) edebiyatıydı. Kadın ve erkek birçok yazar ve şair davet

okumak için tıklayınız

Hasan Basri Gürses ? Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

1980?li yılların ortasındaydık. Bir akşam üzeri Paris VII. Üniversite?si Tarih Coğrafya ve Toplumsal Bilimler Fakültesi?ndeki büromun kapısı tıklatıldı. Büroma giren uzun ve ince, filinta delikanlı ile kafalarımız hemen birbirine uydu ve hemen anlaştık. Nasıl anlaşmazsınız, hayatını sosyalizme adamış, bu mütevazi, sessiz, derin ve çoşkulu militan benden biraz gençti ama neredeyse aynı şeyleri yaşamış, aynı şeyleri

okumak için tıklayınız

Havası Barut Kokan Yurdun Şairi – Aydan Koçak Tümkaya

“dostum dostum güzel dostum bu ne beter çizgidir bu bu ne çıldırtan denge yaprak döker biryanımız bir yanımız bahar bahçe” Hasan Hüseyin Korkmazgil Nazım okyanusuna dalıp hayranlıkla dolaşan, Nazım varken başka şair okumam diyen ben, üniversite yıllarımda Hasan Hüseyin?in şiirleriyle tanıştım. Bir fırtınaya tutulmuşçasına heyecanlıydım. Elimden kitaplarını bırakmıyor, şiir dinletilerinde Hasan Hüseyin okuyor, şiir sever

okumak için tıklayınız

Modernlik ve Yabancılaşma – Sıtkı Akın

?Onlar, anlam yerine gösteri istemektedirler. Hiçbir çaba onları içeriklerin ya da kodun ciddiyetine inandırmada yeterince kandırıcı olamamıştır. Gösterge isteyen insanlara mesaj verilmeye çalışılmaktadır. Oysa onlar, içinde bir gösteri olması koşuluyla tüm içeriklere tapmaktadırlar. Yadsıdıkları şey, anlamın diyalektiğidir.? Jean Baudrillard Modernlik ya da modernite, ortaya çıkışından bu yana farklı açılardan eleştiri almıştır. Modernlik oluşumunun içinde eleştiriye

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Kapital, Değer, Hayal ve Gerçek – Suat Kamil Aksoy

Marks, Kapital?in önemlice bir bölümünde değerin kaynağı ve tanımı konusuyla ilgilenir. Varılan sonuçlar ise daha sonra yapılan akıl yürütmelere dayanak teşkil eder. Biz bu dayanağı en baştan kabul ederek yola devam edeceğiz. Bu kabul olmadan Kapital?in ne söylediğini merak etmeye hiç gerek yoktur. Kullanım değeri değişime konu olan nesnenin yararlılığını temsil eder. Nesnelerin karşılıklı değişilmelerindeki

okumak için tıklayınız

Kalanlar Yaşatır/ Gidenlerin Anılarını/ Çığlıklarında – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Ölüler takım tutmazlar. Fakat işe bakın ki giden Yusuf Hayaloğlu Galatasaraylıymış. 56 yaşında kansere « yenildi » ama mağlup olmadı asla. Arkasında dünya kadar şarkı sözü ve pek çok sağlam şiir bırakmayı ihmal etmedi çünkü. Onu anmak için önce iyi şair Ali F. Bilir?in bir şiirini aynen buraya almak isterim : « 68?li Ateş yakardık

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Formüller Güncel mi? – Suat Kamil Aksoy

Karl Marks?ın en önemli eseri sayabileceğimiz Das Kapital hala okunmaya devam ediliyor. Ben de Nazım Hikmet gibi Hafız-ı Kapital olmanın sonrasına varmadan önce yazmak isteği içindeyim. 150 yıllık eskimişliğin ve devasa değişimler yaşamış olan iktisadi hayatın Kapital?i tümden geçersizleştirmese bile, belirli ölçülerde eksikli hale getirdiği fikrini ele almak istiyorum. Bu düşünceye kategorik olarak katılmayacak olanlar

okumak için tıklayınız

Kürt Edebiyatı Üzerine – Abidin Parıltı

İlüstrasyon: Ela Aydemir Kürtçe, hem Ortadoğu?da hem de Yakın Asya?da, Arapça, Farsça ve Türkçeden sonra en çok konuşulan dildir. Kürtçe, Hint-Avrupa dil grubuna girer. Yani Türkçe gibi Ural-Altay dil grubuna dahil değildir. Bu yüzdendir ki Türkçeyle akrabalığı yoktur ama Farsçayla vardır. Kürtçenin sözlü kültürünün çok zengin olması onu sözü edilen Hint-Avrupa dil grubunun karakteristik yapısını

okumak için tıklayınız

Politik Tiyatronun Tarihi Üzerine – Erwin Piscator

Politik tiyatro, tüm girişimlerim boyunca aldığı biçimiyle ne kişisel bir ?buluş? ne de 1918?deki toplumsal gruplaşmaların sonucudur. Kökleri geçen yüzyılın sonlarına kadar uzanır. Geçen yüzyılda burjuva kesiminin entellektüel durumunu, ya yalnızca varlıklarıyla ya da tasarımlarıyla etkileyen, onu oldukça değiştiren, hatta kısmen yok eden güçler ortaya çıktı. Bu güçler iki yönden geliyordu: Edebiyat ve proleterya?dan. Böylece

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Karl Marks’tan Kazandıran Tüyo – Suat Kamil Aksoy

Girişimciler, trader’lar, her türden iş kurmacılar, artık kriz korkusuna, belirsizliğe elveda deyin, şimdi kayıplara bir son verip, hemen ve sürekli kazanmaya başlayın! “Serbest girişim özgürlüğü her ne kadar kapitalizmin en önemli alameti olsa da, pratik bu özgürlüğün de boş bir inançtan başka bir şey olmadığını her gün kanıtlamaktadır.” Tırnak içerisindeki bu yargıyı aşırı bulabilirsiniz. Ya

okumak için tıklayınız

Çehov ve Moskova Sanat Tiyatrosu / Çehov Oyunlarının Sahnelenişi – Aziz Çalışlar

‘Çehov ve Moskova Sanat Tiyatrosu / Çehov Oyunlarının Sahnelenişi’ adlı kitap, tiyatro literatürümüze birçok temel yapıt kazandırmış olan değerli yazarımız Aziz Çalışlar’ın Çehov oyunlarının sahneleşinin anlatıldığı belgesel bir kitaptır. Kitapta Moskova Sanat Tiyatrosu’nun kuruluş öyküsü verildikten sonra, bu tiyatronun Çehov’la, yazarın yaşamı boyu sürmüş olan, sıcak ve yakın ilişki geniş bir biçimde aktarılmakta. Kitapta, Çehov’un

okumak için tıklayınız

Nâzım’la Birkaç Saat – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Nâzım Hikmet?in 107 yaşına girdiği Ocak 2009 aynı zamanda Küba Devrimi?nin ellinci yıldönümü. Nâzım Hikmet, Mayıs 1961?de Havana?ya, Dünya Barış Kurulu adına Fidel Castro?ya «Dünya Barış Ödülü» nü vermek üzere gittiğinde bu şirin adanın ve ihtilalci çocuklarının çoşkusuna kendini kaptırıvermişti : Havana Röportajı?nı bu duygu içinde yarattı. Bu açıdan bu iki tarihi olayın birbiriyle çakışması

okumak için tıklayınız

Kendi Hayatımızın Efendisi Olmak Ya da Olmamak? Canan Koçak

“Kendimize, Nazizme boyun eğmeye mecbur olup olmadığımız sorusunu sormak zorundaydık” (H.Kirk) Hans Kırk, 9 Nisan 1940?ta Almanya?nın Danimarka?yı işgalinden sonra Gestapo tarafından tutuklanan ilk aydınlardan biridir. Kuşkusuz Nazilerin Avrupa?yı işgali ile başlayan süreç, ?Köle? romanının asıl yazılma sebebini oluşturur. Danimarka?nın Nazilere karşı verdiği savaşı kalemiyle destekleyen Kirk?ın, dört duvar arasında, 17.yy. sonlarında gerçekleşen gerçek bir

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Kapital, Kriz ve Çözüm – Suat Kamil Aksoy

Elimizdeki 80s (değişmeyen sermaye) + 10d (değişen sermaye) + 10a (artı-değer) formülünün bütün orantılarını koruduğumuz durumda sermayenin mantığı açısından 10a yeni yatırımlar için kullanılmalı ve bir birikim gerçekleştirilmelidir. Diğer olasılık ise 10a nın “üretken olmayan sınıflar tarafından tüketilmesidir. Pratikte üretken olmayan sınıfların tüketim kapasitesi pek yüksek değildir. Paraları olsa bile sayıca azdırlar ve ihtiyaçlarının bir

okumak için tıklayınız

Elias Petropoulos Nam Adem – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

( 26 Haziran 1928, Atina- 3 Eylül 2003, Paris) Önce soyisminden başlamalı : Uzun yıllar Fransa?da yaşadığı için soyisminin yazılışını Fransızcaya uydurmak zorunda kaldı, okunurken hata yapılmasın diye. Petropulos yerine o zaman Petropoulos biçiminde yazmak gerekti. Elias, 26 Haziran 1928?de Atina?da dünyaya geldi. Babası memurdu ve o nedenle Selanik?te geçirdi çocukluğunu ve ilk gençliğini. Dolayısıyla

okumak için tıklayınız

Türk Tarih Tezi – Kibar Aktin

?Türk Tarih Tezi? bir millet olarak varolabilme çabasının ürünüdür. Tarihin bir ulus için öneminin farkında olan Atatürk tarafından desteklenen ?Türk Tarih Tezi? çalışmaları Osmanlı tarih yazımının mirası olan İslam merkezli tarih yorumlarına ve Avrupa merkezli tarih yorumlarına karşı yazılmıştır. ?Türk Tarih Tezi? içerik olarak oluşturulan önermeler doğrultusunda Türklerin üstün insanlar olduğu, büyük Türk denizinin kıyılarında

okumak için tıklayınız

‘Ezilenlerin Tiyatrosu’ isimli kitabın yazarı Augusto Boal?ın Aristoteles?in tragedyasını değerlendirmesi – Gülnaz Bıçakçı

ARİSTOTELES?İN BASKICI TRAGEDYA SİSTEMİ ?[Atina] halk adına, fakat soyluluğun ruhuyla yönetiliyordu… Meydana gelen tek ?ilerleme? soy aristokrasisinin yerini para aristokrasisinin, klan devletinin yerini plütokratik bir rantiye devletinin almasıydı… Bedeli köleler ve halkın savaş ganimetlerinden pay almayan kesimleri tarafından ödenen kazanımları, özgür vatandaşlara ve kapitalistlere dağıtan bir politika izleyen emperyalist bir demokrasiydi. ***** Tragedya, Atina demokrasisinin

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Üretken Tüketim Ya da Değer Aktarımı Üzerine – Suat Kamil Aksoy

Kapital benim yazdığım yazılarda ele aldığım konularla ilgili ayrıntılı muhakemeler içermektedir. Ben mümkün olduğunca kısa ve özet bir biçimde hem anladıklarımı hem de düşüncelerimi dile getirmeye çalışıyorum. Marks’ın tercih ettiği anlatım ve vurguları başka türlü olsa da, yazdıklarımın Kapital ile uyumsuz olmadığını düşünüyorum. Uyumsuzluk ya da yanlış anlama tespiti olan varsa fikrini açıkça söyleyebilir. Benim

okumak için tıklayınız

Öldürmeyen ?Ölüm? Öldürmüyor ? Canan Koçak

Bir eski Acem şairi: «Ölüm âdildir» ? diyor. ? Biliyorum, ölümün âdil olması için hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz… Nazım Hikmet Ve ertesi gün hiç kimse ölmedi? Sonsuza dek yaşamak, başka bir deyişle ölümsüzlük, insanların yüzyıllardır hayalini kurduğu, peşine düştüğü bir ütopyadır. Kuşkusuz ölüm, her canlı için hayatın bitişini ifade eder. Yeri ve zamanı belli

okumak için tıklayınız