Kategori: Makaleler

?Charlie Small ve Yer Altının Gizemi!? – Mehmet Özçataloğlu

Çocukluğunuzda defter tuttunuz mu hiç? Ya da çocuklarınıza defter tutturuyor musunuz? Eğer yanıtınız ?Hayır? ise tez elden bir defter edinip çocuklarınıza tutturun. ?Evet? demişseniz de defter tutmanın ne demek olduğunu, yararlarını biliyorsunuz demektir. Uzmanlar her gün duygu ve düşünceleri yazılı olarak kaydetmenin kişiler için çok geliştirici ve yönlendirici olduğunu savunuyorlar. Günlük yazmak

okumak için tıklayınız

Hera Hep Kötü Olmak Zorunda Değil – Hüseyin Bul

Çocuk deyince hepimizin aklına üç aşağı beş yukarı aynı şeyler geldiğinden eminim. Okul, uyku, yaramazlık, oyuncak, bisiklet, aile sırlarının bir çırpıda ortaya saçılması falan. Hatta bizde, haberi çocuktan al diye bir vecize bile var. Adaletin yanlış tecelli ettiğini düşünüp cinayet dosyasını yeniden inceleyerek gerçeğin ortaya çıkmasına vesile olan bir çocuk gördüğümüzde çocuklara dair düşüncelerimiz değişmese

okumak için tıklayınız

Ortak tarihten doğan yabancılar – Sennur Sezer

Ortadoğu tarihinde ülke olarak payımız olmasına karşın Ortadoğu edebiyat ve sanatına yabancı olduğumuzu rahatça söyleyebiliriz. Neval el Saddavi yıllar öncesinden en iyi tanıdığımız tek Mısırlı yazar. Kadın toplantılarından birindeki konuşmalarını unutmam olası değil. Necip Mahfuz?un Nobel alışı bize Ortadoğu?dan bir kapı aralar diye düşünüldüyse de bu kapı umduğumuz kadar geniş olmadı. 2011?de Necip Mahfuz?un 100.

okumak için tıklayınız

Bir nehrin söylediği: Orontes Mensurları – Ömer Turan

Neruda, 1971 yılındaki Nobel konuşmasını şu cümlelerle bitirir: ?Teşekkürlerimi sundum ve şimdi çalışmalarıma, biz şairleri bekleyen boş sayfaların başına dönüyorum. O sayfalar ki bizler onları kan ve karanlıkla doldurmalıyız çünkü şiir ancak kan ve karanlıkla yazılır.? Gören şiir, dertli olduğu kadar da

okumak için tıklayınız

?En acıklı öykü?

İngiliz yazar Ford Madox Ford, başyapıtı sayılan İyi Asker?de dışarıdan bakıldığında ?mükemmel? görünen iki çifti ve İngiliz yaşam tarzının çöküşünü anlatıyor. Ford Madox Ford, ?Bu kitaba harcadığım emekten, atıflardan ve karşı atıflardan oluşma karmaşık düğümler karşısında şaşkınlığa düştüğümü söylemeden edemeyeceğim. Bu kitabı hızlı yazmama karşın on yıl öncesinden başlayarak

okumak için tıklayınız

İktidarsız Bir Ütopya

Muktedir; devlette, okulda, işte, sokakta, evde ve de her yerdeyken, iktidarsız soluk alabileceğin tek bir mecra kalmamışken, iktidarın olmadığı sanat elindeki tek kaledir. Ruh çekilmiştir bedenden yavaş yavaş? Makineleşme cennetinin ruhsuz cemiyetine adapte olmak üzereyken, bedenin çürümeye yüz tutmuş iliklerine kadar sömürülüyorken tam da kurumuş ölüyorken; dinlediğin protest müzik,

okumak için tıklayınız

Kaybedenlerin büyük öfkesi

Emrah Serbes, Behzat Ç. maceralarından sonra yeni romanı Deliduman? ile okur karşısında. Bu kitabın başrolünde Gezi var: İsyancılar, alayına küfredenler ve daha niceleri… Rus biçimciliği akımının önemli eleştirmenlerinden Boris Eichenbaum, 1910?larda ortaya yeni bir edebiyat terimi attı: Skaz. Yüzyıl başında tür olarak roman büyük değişimler içindeydi,

okumak için tıklayınız

Yeni Sinsiyet’in Haksızlık Yordamı – Zafer Yalçınpınar

Yaşadığımız bunca olaydan sonra yeni sinsiyet tipolojisinin emin adımlarla, tıkır tıkır ilerlediğini, tüm yeni sinsiyet enstrümanlarının [i] eşgüdümle çalıştığını söyleyebilir miyiz? ?Melanet? ortamına değin genişletilmesi bir ?performans? olarak görülen, yandaş-paydaş etkileşimleri doğrultusunda, ?muazzam kötücül? bir ?biz? söylemiyle [ii] kalkınan cehalet ortamının muhterisleri,

okumak için tıklayınız

Başkaldıran masallar – Elif Kutlu

Mevcut olanın içinde sıkışıp kalmak yerine olması gerekeni arayan ve savunan Behrengi’nin -bu nedenle canından olduysa da- çocuklara bıraktığı miras sayesinde yüzyıllar boyunca yaşayacağı aşikar. Masallar, çocuklara -bazen büyüklere- içinde yaşadıkları kültürü ve bu kültürün değer yargılarını, dünya görüşünü, anlayışını öğretmeyi amaçlar. Bu nedenle genellikle didaktik olmalarıyla ön plana çıkarlar. İçinde yaşadıkları kültürün

okumak için tıklayınız

Kadınlar ve Yazarlar – Ricardo Piglia

[Felice Bauer?le] İlk karşılaştıkları gece, Kafka kafasında kendi el yazılarına bağlı bir kadın okur figürü kurdu. Hayatı ve yazıyı birleştiren duygusal bir figür. Kafka?nın (ama yalnızca onun değil) bakış açısına göre, mükemmel kadın sadık bir okurdu, hayatını yazan erkeğin elyazmalarını okumak ve temize çekmek için yaşayan sadık bir okur. Eski büyük bir gelenektir bu: Yalnızca

okumak için tıklayınız

Émile Zola’nın ölümsüz klasiği: “Germinal”

Émile Zola’nın en önemli ve ünlü romanlarından “Germinal”, Soma faciasından sonra tekrar konuşulmaya başlandı. Romanda, maden ocaklarındaki ağır ve tehlikeli çalışma koşulları, maden işçilerinin yoksulluğu, küçük iç dünyaları, kendince yaşadıkları sevgileri ve çekincesiz mücadeleleri anlatılıyor. Ölümsüz klasik bununla birlikte, “Klasikleri niçin okumalıyız?” sorusunun da yanıtı adeta.

okumak için tıklayınız

Önce Bakteri Vardı – Zafer Köse

Bir ihtiyar ve bir çocuk, tepede oturmuş, akıp giden ırmağa bakarlar. Ovaya doğru serilen arazide, birkaç değirmen vardır. Kıvrıla kıvrıla aşağılara inen ırmak, bu değirmenlerin çarkını döndürmektedir. ?Allah?ın hikmetine bak? der ihtiyar. Parmağını aşağıdaki değirmene doğru uzatır ve gizemli bir sesle devam eder: ?Nerede bir değirmen varsa, ırmak oradan geçiyor!? Çocuk hafifçe başını sallar, ama

okumak için tıklayınız

Gözlerini kaçırmadan, sözlerini sakınmadan? – Ali Mert

Yapmacıksız, dosdoğru, gözü pek, sözü de pek, denebilirse ?sert? bir roman bu. Kitaplarını ve yazılarını düzenli takip edecek, ondan hep yenilerini bekleyecek, denebilirse ?tiryaki bir okur kitlesi? yaratmayı ilk romanıyla başaran bir yazarın, ikinci romanı. Irmak Zileli, ?Eşik?ten? sonra ?Gözlerini Kaçırma?yı

okumak için tıklayınız

?Kitaplar Üzerine Bir Kitap? – Mehmet Özçataloğlu

?Kitap, yalnızca kendi özel yaşamlarımızda değil her yerde bütün bilginin ve bütün bilimlerin başlangıç noktasıdır. Ve insan hayatın bütününü ancak kitaplarla kurduğu içtenliğin yoğunluğu ölçüsünde derinliğine yaşayabilir. Çünkü sevgi dolu insan ancak kitabın görkemli yardımları sayesindedir ki dünyayı yalnızca kendi gözleriyle değil, bir mucize gibi, sayısız insanların ruhsal bakışlarıyla görebilir.? Bundandır devlet yönetenlerin kitap yasaklamaları

okumak için tıklayınız

?Yola çıkan, öykülerle döner.? – Öznur Özkaya

John Biguenet?in kaleminden çıkan ve ?İşkencecinin Yamağı? adı altında toplanmış öyküler zihnimizin karanlık sularını dalgalandırıyor. Öykü kahramanlarının bir kısmı ahlaki veya toplumsal değerler ile tutkuları arasında sıkışıp kalan yanlarıyla, bir kısmı da bir sır gibi gizlediği karanlık yüzleriyle karşımıza çıkıyor. Dürtüleriyle, saplantılarıyla, kimseciklere göstermedikleri yönleriyle tekinsiz gibi gözükseler de, içlerinde yeşeren

okumak için tıklayınız

Entelektüel babadan devrimci bebek bakım kılavuzu – Çağlar Mirik

Türkiye?de her yıl ortalama bir buçuk milyon bebek doğuyormuş. Her yıl üç milyona yakın anne-baba (hatta dede, hala, teyze, amca derken daha da fazla insan) benzer kaygılarla karşılıyor bebeklerini. Ortak duygularla, heyecanalarla, sevinclerle, umutlarla? Bebeklerin bakımı ve büyütülmesi ise ?hele ki ilk bebekse- büyük mesele. El kadar bir insan kucağınızda ve konuşamıyor, derdini anlatamıyor; sadece

okumak için tıklayınız

Taraflı gazeteciliğin başarısı

İsmail Saymaz?ın kitabının asıl başarısı dava dosyalarının, rakamların, istatistiklerin içinden insanların acılarını hissettirebilmesinde saklı. Gazeteciliğin, siyasetteki ve toplumdaki kamplaşmaya koşut olarak ikiye bölündüğü, her bir gazetecinin kendisini bir safta konumlandırarak haber nesnelerine baktığı, haberi siyasi bir mücadelenin aracı kıldığı bir matbuat döneminden

okumak için tıklayınız

Dünyamızın bu ateşe ihtiyacı var – Haluk Yurtsever

Tülin Öngen?in insana ateşi kazandıracak olan işçi sınıfını inceleyen kitabı yirmi yıl aradan sonra yeniden yayımlandı. Tülin Öngen, kendisini ?emekten yana hocamız? diye sunanları, ?ben emekten yana filan değil, bizzat emekçiyim? diye düzelten, egemen havaya ve rüzgârlara aldırmadan bildiği yolda yürüyen direngen bir

okumak için tıklayınız

Gaziantep yollarında bir TİP?li

Türkiye İşçi Partisi?ne Âşık Oldum adlı anı kitabını kâh merakla kâh mahcubiyetle, bazen soluğum kesilerek, çoğun efkârlanarak okudum. Hakkında ne söylense, söylenen sözleri kifayetsiz çıkaracak, kelimelerin boynunu bükecek bazı hayatlar vardır. Azmin, fedakârlığın, hakikate imanın ama her şeyden önce sevginin rehberlik ettiği bu hayatlar, dünya okyanusuna düşmüş mütevazı taşlar gibidir: tarihin sularını dalgalandıran

okumak için tıklayınız

Roma Yolunda Bir Troyalı – A.Kadir Şahin

?Gerçeğin gözyaşları vardır? Aeneas Hesiodos, Theogonia adlı eserinde insanlık tarihinin geçirdiği çağları beş farklı dönem içinde inceler. Bunlar: 1.Altın Çağ: Tanrı Kronos?un eğemen olduğu bu çağda insanlar bolluk içinde Tanrılarla bir arada kavgasız, savaşsız yaşarlardı. İnsanların çalışmasına gerek duyulmazdı, çünkü toprak kendiliğinden herkese yetecek kadar zengin ürünler

okumak için tıklayınız