Kategori: Makaleler

Her kadın anne mi doğar? – Elif Şahin Hamidi

İlk romanı ?Eşik?le 2012 Yunus Nadi Roman Ödülü alan Irmak Zileli, ?Gözlerini Kaçırma? adlı yeni romanıyla yola devam ediyor. ?Eşik? yayımlandığında Irmak Zileli, çiçeği burnunda sayılabilecek bir anneydi. O minik bebek bugün dört yaşında bir kız çocuğu… Zileli, annelik yolculuğunun başından bu yana biriktirdiklerinin izinde, kutsal annelik mitinin çelişkilerini deşerek, güzel bir kurguyla bu kitabı

okumak için tıklayınız

?On Beş Yaşında Bir Kız ve Onun Kararsız Hayatı?

Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişiklerle beklenmedik farklı duyguların içine girerler. Düne kadar bebekleriyle oynayan bir kız çocuğu iken, bir genç kız olmanın zorluklarıyla yüzleşirler. Bunun yanında kendilerini ispat etmek de isterler. Bunu gerçekleştirirken de çeşitli hatalar yapabilirler. Çünkü karar verme konusunda çok da başarılı değillerdir. ?Şu Benim

okumak için tıklayınız

Hep ?genç kalacak? bir yazar Tezer Özlü

İlk kez 1997?de yayımlanan Tezer Özlü?ye Armağan, genişletilmiş ikinci baskısında, yazar hakkında, o yaşarken ve sonrasında kaleme alınmış yazıları bir araya getirirken kronolojik bir sıra izliyor. Kısa süren yaşamına (1942-1986), yayımladığı dört küçük kitabına rağmen, özgün dili, kurgu yapısı ve imge dünyasıyla bizi büyülemeye devam eden bir yazar Tezer Özlü. Bu yılın başında Yeryüzüne Dayanabilmek

okumak için tıklayınız

William Shakespeare ve sonelerin özellikleri

Ne yaldızlı hükümdar anıtları, ne mermer Ömür süremez benim güçlü şiirim kadar; Seni pasaklı Zaman pis bir mezara gömer. Ama satırlarımda güzelliğin ışıldar Savaşlar tepetaklak devirir heykelleri Çökertir boğuşanlar yapı demez sur demez, Ama Mars?ın kılıcı, cengin ateş selleri Şiirimde yaşayan anını yok edemez. Ölüme ve her şeyi unutturan düşmana Karşı koyacaksın sen; yeryüzünü mahşere

okumak için tıklayınız

Bir vaka arşivi

İş Cinayetleri Almanağı, iki senedir, ulusal basına yansıyan cinayetlerin günbegün çetelesini tutmakta. Çalıştığı forklift / kamyonet üstüne devrildi. Halatı kopan asansörün / üzerine çöken duvarın / kömür yüklü vagonun altında kaldı. Elektrik arızasını giderirken / inşaata kablo döşerken akıma kapıldı. Metan gazı patlaması / toprak kayması sonucu göçüğün altında sıkıştı. Doğalgaz kaçağından / borudan sızan

okumak için tıklayınız

İktidarın ve Sermayenin “Fıtrat”ı

Soma madencilerinin anısına Bugün işçi sınıfı edebiyatının en büyük romanlarından birisi olan Germinal’i ve dünya edebiyatında yazarlığı kadar entelektüel kimliğiyle de ayrıcalıklı bir yer edinen Émile Zola’yı hatırlatmak istiyorum. Yordam Kitap’ın uzun süredir yayıma hazırladığı romanın Soma’daki işçi katliamının hemen ertesine denk gelmesi bir rastlantı. Ancak maden kazalarını “fıtrat”a bağlayan bir zihniyet tarafından yönetilen bir

okumak için tıklayınız

Sessiz bir ortamda okuyun çünkü çok gürültülü

Kitabın adına aldanmayın; gürültüden öte sesin tarihi anlatılıyor burada. Afrika?daki ?konuşan davullar?dan şehir hayatına uzanıyor hat ve arada neredeyse sesle ilgili her yere ulaşıyor. Ansiklopediler, ?gürültü?yü iki türlü tanımlar: Ses kirliliği ve istenmeyen ses. İkisi farklı şeydir. Bülent Ortaçgil?in sessiz Bozburun?u tarif ederken ?en küçük bir ses bile sanki gökgürültüsü? dediğine bakmayın, sessiz bir ortamda

okumak için tıklayınız

Bir gardrop dolusu kıyafetimiz varken neden yenisini isteriz?

Geoffrey Miller, ?Tüketimin Evrimi? kitabında Victoria?s Secret iç çamaşırından Van Gogh tablolarına, iPod?dan Viagra?ya 21. yüzyıl tüketim kültürünü onlarca örnekle tanımlayarak şu soruyu soruyor: ?Dünyanın en zeki primatları neden taşıma için çok da elverişli bir araç olmayan Hummer H1 Alpha sportif arazi aracına bu kadar para verir?? Tüketim kapitalizmi her ne ise odur ve biz

okumak için tıklayınız

Notaların beynimize iltimasıdır müzik

Nörolog Oliver Sacks?ın ?Müzikofili? kitabı nöroloji ile müzik arasındaki keşfedilmeyi bekleyen muazzam ilişkiyi ele alıyor. Kolunu kaybeden piyanistin fantom uzuv ağrısının ritmik olması, Alzheimer hastalarının müzikle iletişim kurabilmeleri gibi. İngiliz asıllı Amerikalı nörolog Oliver Sacks (81) çizgi dışı bir bilim adamı. Yaklaşık 45 yıldır yazıyor. ?Yazacak elbet, bilim adamı değil mi?? diye sorulabilir. Ama o,

okumak için tıklayınız

Gezi – Şükrü Erbaş

GEZİ, 12 yıldır, bir mağdur edebiyatı ve ?ileri demokrasi? aldatmacası ile adım adım bütün özel alanlarına girilen her yaştan insanın, kendi haysiyetine, bedenine, hayatına sahip çıkmasının çok özel bir tarihidir. GEZİ, ?kentsel dönüşüm? adı altında yağmalanan bütün kentlerin-ağaçların-parkların-oyun alanlarının, aklını ve ahlakını parayla değişmiş,

okumak için tıklayınız

Sınırın berisinde bitmeyen kavga

Dünyanın kavgaya tutulduğu o kanlı dönemlerde baskı, zulüm, açlık ve kıtlık ve de o tükenmez çatışmaların yaşandığı o yıllar anlatılır; sürgünlerle, göçlerle geçen bir yaşam… Kuzeyden Geldiler, Eşref Ayaz?ın doğduğu topraklarda nüvelenir ve başkaldırır hem kök salan feodaliteye, ağalara, beylere hem de o çatışma ortamından yararlanmak isteyen güçlere… Osmanlı?nın son demleridir. Doğu cephelerinde alınan yenilgiler,

okumak için tıklayınız

“Acı günlerden geçiyoruz” – Ahmet Ümit

İki ayda bir yayımlanan edebiyat dergisi Notos?un yeni sayısını (Haziran-Temmuz 2014) yazar Ahmet Ümit hazırladı. Ümit?in dergi için kaleme aldığı sunuş yazısını yayımlıyoruz: ?Yaşadığımız acı günlerden bir edebiyat izleği olarak cinayete…? “Acı günlerden geçiyoruz. Gözümüzün önünde toplu cinayetler işleniyor. Soma?da yüzlerce emekçi kardeşimiz iktidarın ve

okumak için tıklayınız

Yeni Bir ?Yasak Kitap? – Adil Okay

Patika Yayınevi tarafından okurla buluşan ?Yasak Kitap”, Deniz Faruk Zeren’in 25 öyküden oluşan ilk öykü kitabı. Kitabı elime alınca bırakamadım. İki günde bitirdiğim öyküleri geri dönüp bazı bölümlerini işaretledim. Ve Zeren?in kitabı hakkında yazmalıyım dedim. Zeren?i iki nedenle kutluyorum. Birincisi ?en alttakileri? yazma cesareti gösterdiği için. Malum postmodern dünyada bazı eleştirmenler,

okumak için tıklayınız

Kül olanlara – Nejdet Evren

?İdeolojinin Yüce Nesnesi? (*) aşkın olana, insanın, kendi öz-yaşamından vazgeçmesini emreder/dayatır. Aşk ile dönenler, aşk içinde ve aşk için kül olanlardır. İdeolojinin aşk öznesi ile gerçek yaşamdaki aşk öznesi hiçbir zaman ve yer diliminde örtüşmemişlerdir, örtüşmeleri de olanaksızdır; biri soyut, diğeri ise somuttur. Yaşamdan ötelenenlerin ötelenmeyenlerden daha değersiz olduklarını kim ve hangi haklı nedenlere dayanarak

okumak için tıklayınız

?İnsan Olmaya Dair?/ Karlar Altındaki Ülke? – Mehmet Özçataloğlu

?Irkçılık, bir çocukluk hastalığıdır, insanlığın kızamığıdır? demiş Einstein. Ve biz toplum olarak iyileşemiyoruz çocukluk dönemlerimizden yetişkinlik dönemlerimize değin. Kızamıklı yaşıyoruz hep. İyileşme isteği gösterenimiz de yok! Yapı Kredi Yayınları?nın Doğan Kardeş Kitaplığı?ndan yayımlanan ?Karlar Altındaki Ülke? insanoğlunun kızamığını işleyen bir kitap, Sergio?nun hikâyesi. Sergio, hiç göremediği ninesine

okumak için tıklayınız

“Zenabir: Eşek Arıları” – Öznur Özkaya

Tiyatro sanatı gün geçtikçe yara alıyor, çöküş yaşıyor ülkemizde. Devlet & şehir tiyatroları sahnelerinin az sayıda olması ve zor koşullarda çok iş yapmaya çabalaması, özel tiyatroların az ödenek alması ya da hiç alamamasından dolayı bilet fiyatlarını ülke standartlarının üstünde tutması, eğitim sisteminde öğrencilere sanatsal merak, sevgi, ilgi sağlayabilecek içerikte dersler konulmaması hem tiyatrolara darbeyi vuruyor

okumak için tıklayınız

İş cinayetleri ve faillerin eşkalleri

İş Cinayetleri Almanağı 2013?e göre geçen yıl en az bin 235 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Sadece basına yansıyan sayı bu. Almanağın sunuş yazısında bir nevi eşkaller açıklanmış. ?Kaç kişi?? ?Bilmiyoruz.? ?Açıklama yok mu?? ?Yok.? ?Hiçbir yerde yazmıyor mu?? ?Yazmıyor.? ?Nasıl?? ?Yazmıyor işte.?

okumak için tıklayınız

Maden işçileri “Zorunlu”ydular “gönüllü” oldular…

Bugün Soma?da ve Zonguldak?ta yaşananlar ?Gönüllü Mükellefiyet?tir. Bir zamanlar zorla madenlere sokulan bu insanlar şimdi yaşam şartlarının zorluğu ve işsizlik yüzünden ocaklara girmektedirler. Sonuçta 1867?de başlayan Mükellefiyet de halen sürmektedir. ?Birgün, bir yerde, biri çıkıp -Uğradığın zulüm, 140 yıl sonra da olsa mutlaka tarihle yüzleştirilecek!- dese eminim inanmazsınız.? Böyle başlamıştım, Zonguldak üçlemesinin ilk kitabı Mükellefiyet?i

okumak için tıklayınız

Dünyanın Ucunda – Zafer Köse

John ile William?ın karşılaşmasının hikayesi bu. Aile ilişkilerinin açtığı derin yaraların sızladığı bir roman. Dünyanın ucunda geçiyor, Avustralya?da. Bu dünyada yani, o kadar yakın. İçinde toprak sevgisi, yurt edinme çabası var. Sevginin yozlaşarak sahip olma tutkusuna dönüşmesi var. Olaylar 1992 sonbaharında başlayıp 93 sonunda bitiyor. Hikaye, 9 yaşındaki William?ın bir yangında babasını kaybetmesiyle, aslında her

okumak için tıklayınız