Kategori: Politika

Trajik Hissiyat Ütopik Siyaset – Jean-Jacques Rousseau’nun Edebi ve Siyasi Tahayyülü

“Hakikatin çölünde yaşamakla başa çıkamadığımız, giderek hakikat sonrasının nihilizminde kaybolduğumuz, herhangi bir ahlaki edimin ardında hınzır bir zekâ gösterisi olarak çıkar aradığımız, duygusuz ve hesapçı siyasi ve şahsi adımlarımızı ya apaçık bir zorlamayla herkesin iyisiymiş gibi sunduğumuz ya da umursamaz bir pişkinlikle kısmi çıkarımızı maksimize etmenin en insani tavır olduğunu varsaydığımız, iyiye olan inancımızı yitirdiğimiz

okumak için tıklayınız

Ağrı’nın Derinliği, Ece Temelkuran “Ararat sizin için bir yükseklik meselesidir. Bizim içinse bir derinlik meselesi!.”*

Ece Temelkuran’ın Hrant Dink’e adadığı ‘Ağrı’nın Derinliği adlı kitabı, ‘Anadolu’dan, Anadolu’yu terk etmek zorunda kalmış herkese gönderilmiş uzun bir mektuptur. İnsan nasıl hatırlar, nasıl unutur, nasıl barışır, nasıl affeder? Bu sorular hakkındadır anlatacaklarım. Bu, dünya üzerindeki herkes için yazılmış bir unutma ve hatırlama yolculuğunun hikâyesidir’ ‘Ağrımızı” yazan Ece Temelkuran kitabı; evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin

okumak için tıklayınız

Toplum Sözleşmesi, Jean-Jacques Rousseau

Jean-Jacques Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi (Du Contrat social) başlığını taşıyan çalışması, 1762 yılında Paris’te yayınlandı. Yazar bu eserinde Fransız devrimcilerinin çağrısına uyup, genel seçim hakkı olan bir cumhuriyet istemiş, yurttaşların eşitlik, özgürlük, kardeşlik haklarından yana olmuştur. Eser gerek siyaset kuramının gerekse siyaset felsefesinin klasik yapıtları arasında gösterilmektedir. Dört ayrı kitaba ayrılarak yazılan yapıtta, “Birinci Kitap” meşru

okumak için tıklayınız

Tolstoy: “Kötülüğü ve savaşı yok etmek için yurtseverliği yok etmek gerekiyor”

YURTSEVERLİK Mİ, BARIŞ MI? Sayın Ekselansları! Bana, Kuzey Amerika eyaletlerinin İngiltere ile “Hıristiyanlığın sürekliliği ve gerçek bir barış yararına” yaptıkları çalışmalar konusunda görüşlerimi dile getirmem için mektup yazarak, “halkların uluslararası barışı sağlamak için karşılarında bulunan tek çıkar yol konusunda yakında uyanacaklarına” dair umutlarınızı dile getirmiştiniz. Ben de aynı umudu besliyorum. Bu umudu beslememin nedeni, günümüzde

okumak için tıklayınız

Dersim Raporu – “gizli”, “kişiye özel” ve “kayıt altında”

Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral İzzettin Çalışlar’ın kitaplığından çıkan, yazarı ve yayım tarihi tam olarak bilinmeyen ancak “gizli”, “kişiye özel” ve “kayıt altında” sadece 100 adet basılan Dersim Raporu, Türkiye tarihinin karanlık noktalarından birisi olan Cumhuriyet’in Dersim politikaları hakkında etraflı bir bilgi sunuyor. Osmanlı’dan itibaren sorunlu bir bölge olarak görülen Dersim’de yaşanan ayaklanmaları, bunlara karşı girişilen

okumak için tıklayınız

Friedrich Engels: “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı.”

Marks’ın Kapitali I Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı. Bugünkü bütün toplumsal sistemimizin üzerinde döndüğü eksen olan sermaye ve emek arasındaki ilişki, ancak bir Alman’ın yapabileceği bir kavrayış ve kesinlikle, ilk kez bu kitapta bilimsel olarak geliştirilmiştir. Bir Owen’ın, bir Saint-Simon’un ya da bir Fourier’nin yazılarının

okumak için tıklayınız

İngiltere’de Emekçi Sınıfın Durumu – Friedrich Engels

BÜYÜK BİRİTANYA’NIN EMEKÇİ SINIFLARINA EMEKÇİLER! Durumunuzu, çektiğiniz acıları, giriştiğiniz savaşımları, umutlarınızı ve beklentilerinizi Alman ülkedaşlarımın önüne koymaya gayret ettiğim bu çalışmayı size adıyorum. Aranızda, koşullarınız hakkında bir şeyler öğrenecek kadar uzunca bir süre yaşadım; koşulları öğrenmek için çok ciddi bir çaba harcadım; elime geçirebildiğim resmi ve gayrı-resmi çeşitli belgeleri inceledim ?bunlarla yetinmedim; konuma ilişkin soyut

okumak için tıklayınız

Şikago Mezbahaları – Upton Sinclair

Şikago Mezbahaları, (İngilizce asıl adı The Jungle) Upton Sinclair’in yazdığı ve ABD?deki işçi sınıfının durumunun çarpıcı bir şekilde anlatıldığı kitap. Roman ilk olarak 1906 yılında The Appeal to Reason adlı sosyalist dergide yayınlanır. Roman hali ise 28 Şubat 1906 tarihinde Doubleday Page&Company tarafından basılır ve kapışılır. Upton Sinclair’in kitabının orijinal ismi olan The Jungle (Türkçesi:Cangıl,

okumak için tıklayınız

Jules Bonnot: İlk arabalı soyguncu

Arabalı soygunculuğun ‘mucidi’ anarşist Jules Bonnot, kendi soy ismiyle anılan ‘çetesiyle’ soygun dünyasına adını yazdırmakla kalmadı, Fransa tarihi için neredeyse mitolojik bir karaktere dönüştü. Bugün, içinde banka soygunu sahnesi geçen herhangi bir film izlemeye kalksak aşağı yukarı şu sahne ile karşılaşırız: Soyguncular çalıntı bir arabayla bankaya gelir, bir kişi araçta arkadaşlarını bekler, diğerleri içeriye girer,

okumak için tıklayınız

Bir Ülkeye Ağıt: Annus Horribilis – Ragıp Zarakolu

“Annus Horribilis”, yani “Dehşet Yılı”… Türk basınının duayenlerinden ve en onurlu seslerinden biri olan Doğan Özgüden, 1993 yılını böyle nitelendirmişti… Gerçekten de 1993 yılı, yaşanan son derece dramatik olaylar ile tam bir “dehşet yılı” olmuştu. Elinizdeki “Günlük” o yılda yaşananlardan kesitler sunuyor ve bugün haklı çıkan öngörülerde bulunuyor. (Arka Kapak) Kitabın Künyesi Bir Ülkeye Ağıt:

okumak için tıklayınız

Dersim’in Kayıp Kızları (Tertele Çenequ) – Kazım Gündoğan, Nezahat Gündoğan

“Kız kardeşim 2-3 yaşlarındaydı. Adı Xece (Hacer). Bizi Ovacık’ta toplamış kafileler halinde Hozat üzerinden Elazığ’a götürüyorlardı. Yüzlerce belki binlerce insan. Yara bere içinde, aç susuz, perişan. Ben 13 yaşlarındaydım. Her şeyi bugün gibi hatırlıyorum. Subaylar güzel kız çocukları almak istiyorlardı. Kız kardeşim çok güzeldi. Bir subay kız kardeşimi annemden zorla almak istedi. Annem vermedi. Pertek

okumak için tıklayınız

Rus Devrimi – Rosa Luxemburg

Rosa Luxemburg, Rus Bolşevikleriyle güçlü polemiklere girişen Marksistler arasında Sovyet iktidarına dost kalmayı becerebilmiş ender devrimcilerdendir. 1919’daki erken ve trajik ölümü nedeniyle son haline getiremediği bu önemli notlarda da görüldüğü gibi Rosa, Rus Devrimi’ni değişik yönlerden ele alıyor, Bolşevik deneyin evrensele nasıl taşınacağı sorusuna yanıt arıyor ve gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimci mücadelenin Rusya’dakinden farklılaşacağı noktalar

okumak için tıklayınız

Rus Devrimi üzerine en iyi 10 kitap

Birçok tarihçiye göre, üzerinden geçen yüzyılın ardından tarih Rus Devrimi konusunda hükmünü vermiş durumda. Onlara göre Ekim 1917, tıpkı 1793’te Paris’te [idama götürülenlerin doldurulduğu, çn.] kağnılar veya 1. Charles’ın Westminster Sarayı’nın dışında halka açık infazı gibi, bir daha asla tekrarlanmayacak olaylar tarihine havale edilmişti. Tarih kendini tekrar etmez, bir komedi olarak bile. Ama yankıları kalır.

okumak için tıklayınız

Ekim Devrimi’nin ilk yıllarından 10 propaganda posteri

Ekim Devrimi’nin yaşandığı 1917, isyanlar kadar yaratıcılığın da büyük olduğu bir yıldı. Bu yaratıcılığı, yıl boyunca kitleleri eylemlere çağıran posterlerde görmek mümkün. BBC Rusça, Rusya Çağdaş Tarih Müzesi Güzel Sanatlar Direktörü Vera Panfilova’dan en beğendiği 10 posteri seçmesini istedi. Özgürlüğün Bedeli: Boris Kustodiev’in ünlü resminde elinde silahla bir Rus askeri, halkı Birinci Dünya Savaşı için

okumak için tıklayınız

Lenin’in Fedaisi Kamo – Jacques Baynac

Jacques Baynac’in 1970 yılında titiz bir araştırma sonucu hazırladığı Lenin’in Fedaisi Kamo adlı eseri, bir dönemin az bilinen bazı yönlerini ve büyük bir devrimcinin destansı yaşamını öğrenmemizi olası kılıyor. İnanıyoruz ki, Kamo’nun yasamı her okuyanın yüreğini titretecek, belleğinde iz bırakacak ve de onu düşündürecektir. Kamo, Ekim Devrimini yaratan Lenin çağının devrimciler kuşağından, Bolşevik devrimci tipinin

okumak için tıklayınız

Ekim Devrimi’ni anlamak için 16 kitap

“Bu ilk zafer, nihai zafer değil henüz. Ekim devrimimiz sadece bizim cephemizde ve emsalsiz cefalar ve güçlükler, işitilmemiş acılar içinde ve büyük yanılgılar ve hatalarla gerçekleştirildi. Sanki yanılgılar olmaksızın, hata yapılmaksızın tek başına, geri bir halk, dünyanın en güçlü ve en ileri ülkelerin emperyalist savaşının üstesinden gelebilirmiş gibi! Hatalarımızı söylemekten korkmuyoruz ve onları düzeltebilmesini öğrenmek

okumak için tıklayınız

“Dünya çığırından çıkmış. Ah kör talih, onu düzene sokmak için ne yazık ki ben doğmuşum.” Shakespeare

“Dünya çığırından çıkmış. Ah kör talih, onu düzene sokmak için ne yazık ki ben doğmuşum.” William Shakespeare [Hamlet] Kötülüğü felsefi bir şekilde anlamlandırmaya çalışan yaklaşımlar, ahlakın ontolojisine ve epistemolojisine ilişkin sorular sorarak, kötülüğü genel soyutlamalar yoluyla felsefi kategorilere dönüştürmeye eğilimlidirler. En somut örneğini, her şeye gücü yeten ve mutlak iyi bir varlık olan tanrının, neden

okumak için tıklayınız

Dil – Eduardo Galeano “Uruguay diktatörlüğünün en büyük cezaevinin adı Özgürlük’tü”

Dil/1 Çokuluslu şirketler böyle adlandırılır, çünkü aynı zamanda pek çok ülkede faaliyet gösterirler, ama zenginliği, politik, askeri ve kültürel gücü, bilimsel bilgiyi ve yüksek teknolojiyi tekelleştiren az sayıda birkaç ülkeye aittir. En büyük on çokuluslu şirketin şu andaki ederi yüz ülkenin gelirine eşdeğerdir. Gelişmekte olan ülkeler, başkalarının gelişmeleri nedeniyle topal kalmış ülkelere uzmanların verdiği addır.

okumak için tıklayınız

Adressiz Mektuplar – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Rus devrimcilerinin düşünsel öncülerinden Çernişevski, daha çok Nasıl Yapmalı? adlı romanıyla tanınır. Onun ideolog olarak yazdıkları pek bilinmez. Aslında Çernişevski, bir döneme ideolojik yazılarıyla damga vurmuştu. Evrensel Basım Yayından çıkan bu kitabında ise Çernişevski’nin pek bilinmeyen yönü ortaya çıkıyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde Çernişevski’nin değişik konulardaki teorik yaklaşımlarını gösteren yazılar var. Dergilerin devrimci

okumak için tıklayınız