Anadolu’da Osmanlı Reformu ve Tarım – Donald Quataert

Özellikle son dönemlerde hızla gelişen Osmanlı tarihçiliği içinde, en ihmal edilmiş alanlardan birini tarım ve köylü çalışmaları oluşturur. Bu eksiklikte, konu alınan zaman diliminin ve coğrafyanın uçsuz bucaksızlığı kadar, devleti tek özne olarak kabul eden tarihyazım geleneğinin de rolü vardır. Toplumsal tarih ve iktisat tarihi üzerine yoğunlaşmış incelemelerde bile köylüler çoğunlukla devlet politikalarının nesneleri olarak

okumak için tıklayınız

Onlar Hep Oradaydı – Sunay Akın

Kızılderililerin sürüldüğü topraklarda, 1966’da, uzay kıyafetleri giydirilen NASA görevlilerine Ay’a indiklerinde ne yapacakları, nasıl davranacakları anlatılırken, yaşlı bir Kızılderili’nin yanındaki çocukla birlikte bu çalışmaları her gün izlediği görülür. Aradan geçen birkaç gün sonra çocuk yanlarına gelir: “Beni babam gönderdi. O Beyaz Adam’ın dilini bilmiyor. Ben okulda öğrendim. Babam, bu garip aletler ve kıyafetlerle burada günlerdir

okumak için tıklayınız

Batı Diye Diye – Daniela Dahn

İki Almanya’nın birleştirilmesinin yüzeyde yarattığı şamata çoktan bitti; şimdilerde dipten yükselen hayal kırıklığı konuşuluyor. Doğu Almanya’nın eski yurttaşları yeni düzeni kabullenmekte zorlanıyor ve hoştnutsuzluklarını artık gizlemiyorlar. Batılılar “doğu inadı” adını veriyorlar buna. Onlara kalırsa, “geçmişin hesabını görme işini bloke eden, geçmişte olanları nostalji ile güzelleştiren ve böylece merakı ve açıklığı engelleyen bir aldatma manevrası” ile

okumak için tıklayınız

Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı / Eleştirel Bir Tarih – Douglas Fitzgerald Dowd

Kapitalizmin ve iktisadın 18. yüzyıl ortalarından 21. yüzyıla uzanan tarihine eğilen bu kitap, kapitalizm ile iktisat teorisi arasındaki dinamik, etkileşimli bağın eleştirel analizini yapıyor. Bu çerçevede, her iki alanda uzun yıllardır yapılan çalışmalar, konuların akışı içinde ele alınıyor, hâkim iktisat akımı içindeki iktisatçıların kapitalizmi şu veya bu şekilde kutsayan ideologlar olduğu sergileniyor. Hâkim iktisat okuluna

okumak için tıklayınız

Habermas’ı Okumak – Taner Timur

Taner Timur, Felsefi İzlenimler ve Marksizm, İnsan ve Toplum kitaplarında 20. yüzyıl Batı düşüncesinin bir dizi parlak temsilcisini ele almıştı. Bu kitapta ise Frankfurt Okulu?nun en önemli temsilcisi Jürgen Habermas?ı inceliyor. Günümüzde Habermas, filozof, sosyolog ve tarihçi nitelikleriyle kıta Avrupası düşünce geleneğini Anglo-Sakson geleneğiyle buluşturan düşünür olarak tanınıyor. Ülkemizde de tanınıp fikirleri tartışılan bir felsefeci

okumak için tıklayınız

Eski Yağmurları Dinliyordum… – Arif Damar

Arif Damar: Şiirin ?Soğuk Demirci?si, 1940 toplumcu kuşağının durmadan değişen ama hep aynı kalan yenilikçi şairi… Bu kitap, Arif Damar?ın şiir, yazı ve söyleşilerinden kendi seçtiklerini bir araya getiriyor. ?Biliyoruz ki, onca dağbaşlarında ateş yakmasına, yıkıntılar içinde dolaşmasına, kapalı çeşmeleri açmasına karşın, bağırmaz şiiri. Hiç mi bağırmaz? Bağırır elbet, ama içten içten işler, yeraltı suları

okumak için tıklayınız

Paylaşmak Arzusu – M. Şehmus Güzel

Müslüm Üzülmez?in kitapları hakkında yazılanları derlemesi son derece ilginç bir girişim. Yazarı bu değişik kitabı vesilesiyle candan kutluyorum. Sevimli bir kitap olmuş. Malum, yazılanlar kitap biçimine getirilince daha kalıcı oluyor. Bu açıdan yapılan her zaman övgüye layık. Yazıların tümünü veya tümüne yakınını okumuştum, ama böyle sevimli bir kitap olarak sunulunca yeniden göz attım. Değişik yayın

okumak için tıklayınız

Karıncayı Tanırsınız – Cevdet Kudret

Karıncayı Tanırsınız, İstanbul?un Cumhuriyet döneminde, tıpkı işgal dönemini andıran bir biçimde zorlaşan yaşam koşullarını yansıtır. Bir yanda süren emek sömürüsü, öte yanda ?sakıncalı fikir sahibi olma? nedeniyle iş bulma zorluğu… İş bulmanın, para kazanmanın kolay yanı vardır ama eğer iş arayanın ahlak anlayışı bunları gerçekleştirmeye elvermiyorsa zorluklara katlanmak zorundadır. Öte yandan kolay kazananlar, vur patlasın

okumak için tıklayınız

Şair Arif Damar ‘ı kaybettik. Saygı ve sevgiyle anıyoruz. “Gitme Kal”

Uzun süredir yoğun bakım ünitesine bağlı yaşamını sürdüren Şair Arif  Damar, 20 Ekim 2010 tarihinde saat 03:00’da hayata veda etti. GİTME KAL – ARİF DAMAR Nice nice acıları aklına getir Bunca yoksulluğu aklına getir Gözyaşlarını aklına getir “GİTME KAL” var yok dinlemez bir çocuk isteğidir Gitme aklına getir Kıraç mı kıraç toprakların üstüne Güneşler açar yağmurlar

okumak için tıklayınız

Tarih Öncesi Ege – George Thomson

İngiliz bilim insanı George Thomson (1903-1987), Batı uygarlıklarına kaynaklık eden tarihöncesi Ege’yi toplumsal, sanatsal ve felsefi yönleriyle incelemek için yıllarını verdi. Thomson’ın bu çalışmalarının başyapıtı niteliğindeki Tarihöncesi Ege, Tunç Çağı’na denk düşen dönemde Ege’de anaerkil toplum düzeni, toprağın kullanım biçimleri, kentlerin gelişimi ve destanın doğuşunu inceliyor. Arkeoloji, antropoloji, sosyoloji, dilbilim gibi farklı bilim alanlarının olanaklarından

okumak için tıklayınız

Ferhengê Tırkî-Kırmanckî (Zazakî) / D

dalak: serpez (n), helpez (n) damak: asmênê fekî (n), aşmaqê fekî (n) dana: mozik danışma: mişewre (n) danışmak: mişewre kerdene danışman: mişawîr, -e, şêwirmend, -e danışmanlık: mişawîrîye (m), şêwirmendîye (m) Danimarka: Danîmarka darbe: çewr (n), derbe (m) darp yarası: birîna çewrî (m), birîna derbe (m) dava: dewa (m)

okumak için tıklayınız

Dünden Bugüne Türk Şiiri – Asım Bezirci, Kemal Özer. Şiirin 800 yıllık panoraması.

Derleme, Asım Bezirci ile Kemal Özer?in imzalarını taşıyor. Asım Bezirci?nin hazırladığı, daha önce yayımlanan antolojiyi Kemal Özer yeniden ele almış, düzenlemiş, ekler yapmış, günümüze kadar getirmiş. Beş ciltlik dev bir yapıt çıkmış ortaya. Eleştirmen, denemeci, çevirmen Asım Bezirci’nin 1968 yılında May Yayınları arasında çıkan ‘Dünden Bugüne Türk Şiiri’ antolojisi, Asım Bezirci?nin, bilinen edebiyat araştırmacısı /

okumak için tıklayınız

Kalkın Nazım’a Gidelim – Fahri Erdinç

Fahri Erdinç’le Nâzım Hikmet arasında yıllarca süren bir usta-çırak ilişkisi, onları yurt dışında buluşturan bir yazgı ortaklığı, siyasal çalışma sürecinde oluşan bir yoldaşlık ilişkisi vardır. Fahri Erdinç, Kalkın Nâzım’a Gidelim kitabında bütün bu ilişkilerden yola çıkarak anılarını anlatıyor. Nâzım gerçeğini anlatmak savıyla yazılan birtakım kitaplarda onu yalnız bir yönüyle, sözgelimi yalnızca ideolojik çizgisi içinde, örgütünün

okumak için tıklayınız

Tatlı Perşembe – John Steinbeck

Tatlı Perşembe?de yeniden Sardalye Sokağı?na dönen John Steinbeck, Salaş Palas?tan anımsadığımız sıradan, kendi halinde insanların kahkaha ve gözyaşı dolu dünyasına çağırıyor bizi? Steinbeck, tüm yapıtlarında bulduğumuz bir tema olan insanlık ve sevgi bağlarını işlerken, farklı konumdaki bireyleri bir araya getiren duyarlıkları, aşkın kimi, nerede ve nasıl umarsız kılacağını ustaca yansıtıyor. John Steinbeck, 1902’de Kaliforniya’nın Salinas

okumak için tıklayınız

Karanfil ve Pranga / Ahmed Arif’in Şiiri Üzerine Eleştirel Bir Çalışma -Ahmet Oktay

Ahmed Arif’in Hasretinden Prangalar Eskittim’in ilk basımı 1968’de yapılmıştı. Türk şiiri içinde özel bir başarıya sahip olan kitap, ulaştığı 21 baskı ile her türlü eleştirel yaklaşıma dayanıklı olabileceğini kanıtlamakla kalmamış, okurun 20 yıllık bir döneme yayılan beklentilerini karşılayabildiğini de göstermiştir. Ahmed Arif’in şiiri okurun hangi beklentilerine cevap getirmiştir? Bu okur kimdir? Ahmet Oktay bu çalışmasında

okumak için tıklayınız

Zapatistalar / Yerelden Küresele Ulaşan İsyan ? Alex Khasnabish

1 Ocak 1994?te, Kanada, Meksika ve Birleşik devletlerin neoliberal kapitalist antlaşması olan Kuzey Amerika serbest ticaret antlaşmasının yapılmasıyla birlikte, 5 bin zapatist, Meksika federal ordusuna savaş açtı. O gün EZLN?nin (Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu) kendi deyişleriyle ?kayıtsızlığa karşı savaş?larının ilk günüydü. EZLN, ayaklanmanın başından itibaren Cenevre Sözleşmesi?ne bağlı kalacağını açıklarken, Federal ordu, zapatistaları Chiapas vadilerine

okumak için tıklayınız

İşte Rekabet (!) – Osman Bulugil

Kapitalist sistemde futbolun en büyük pastası olarak öne çıkan organizasyonlarda (UEFA ve FİFA?nın düzenlediği turnuvalar) yapılan değişiklere baktığımızda futbolun bir rekabet ortamının olmadığını ve ileri kapitalistleşmiş ülkelerin kulüplerinin tekelleştiğini vurgulamak gerekiyor. İleri kapitalistleşmiş ülke kulüplerinin tekelleşme sürecinde, öteki kulüplerle aralarındaki uçurum derinleşiyor ve UEFA ve FİFA?nın düzenlediği organizasyonlar da buna göre şekilleniyor. Bugün endüstriyel futbolda,

okumak için tıklayınız