Marx’ın Kriz Teorisi – Simon Clarke

Simon Ciarke gerçekten özenli bir çalışma yapmış. Ekonomi politik üzerine yazılan kitapların önemli çoğunuğunda yazarın kavrayışsızlığı göze çarpar. Bir emek harcanmıştır, ama yararsızdır ve dolayısı ile değersizdir. Bir de gereksiz düşünce dizileriyle okuyanın da zamanını boşa harcar. Simon Clarke hem ilgilendiği konuyu kısa sunmakla, hem de konuya ilişkin çok geniş bir yazın toplamını muhtemelen hiçbirşeyi

okumak için tıklayınız

Çirkince adlı öykü – Sabahattin Ali

Çirkince öyle güzel bir yerdir ki 1909 yılında Çirkince köyünde doğan Yunanlı yazar Dido Sotiriyu ‘Benden selam söyle Anadolu’ya’ adlı eserinde, “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkınca – Şirince cennetin bir parçası olması gerekir” demektedir. “Gece yarısını bir saat geçe Alsancak’tan kalkıp Ankara’ya gidecek olan tren için birkaç gün önce bilet almıştım.

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Kapital, Değer, Hayal ve Gerçek – Suat Kamil Aksoy

Marks, Kapital?in önemlice bir bölümünde değerin kaynağı ve tanımı konusuyla ilgilenir. Varılan sonuçlar ise daha sonra yapılan akıl yürütmelere dayanak teşkil eder. Biz bu dayanağı en baştan kabul ederek yola devam edeceğiz. Bu kabul olmadan Kapital?in ne söylediğini merak etmeye hiç gerek yoktur. Kullanım değeri değişime konu olan nesnenin yararlılığını temsil eder. Nesnelerin karşılıklı değişilmelerindeki

okumak için tıklayınız

Lubomir Levçev ‘in Sanatı ve Şiirleri “Ozanlığın en önemli niteliği cesarettir.”

1935 yılında Trojans doğan Lubomir Levçev, çağdaş Bulgar şiirinin günümüzdeki en tanınmış, en çok çevrilmiş ve yayınlanmış temsilcisi. 50’den fazla kitap ve 60 çevirileri vardır. Onun şiiri, çağdaş yaşamın günlük yansımaları üstüne kuruludur. Ama bu yansımalar, en sıradan ayrıntıları olduğu kadar, en köklü sorunları, en büyük davaları da içermektedir. “Çoğu şiirlerine bir konu, bir olay

okumak için tıklayınız

Kalanlar Yaşatır/ Gidenlerin Anılarını/ Çığlıklarında – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Ölüler takım tutmazlar. Fakat işe bakın ki giden Yusuf Hayaloğlu Galatasaraylıymış. 56 yaşında kansere « yenildi » ama mağlup olmadı asla. Arkasında dünya kadar şarkı sözü ve pek çok sağlam şiir bırakmayı ihmal etmedi çünkü. Onu anmak için önce iyi şair Ali F. Bilir?in bir şiirini aynen buraya almak isterim : « 68?li Ateş yakardık

okumak için tıklayınız

Gurbet Kuşları – Orhan Kemal

Orhan Kemal 1962 yılında yayımladığı ‘Gurbet Kuşları’ adlı romanında, 1960?lı yıllarda almaya başladığı göçle birlikte gecekondulaşmanın ilk filizlerinin atıldığı İstanbul?un, dönemin politik ortamının, bu ortamın yarattığı toplumsal yapının ve kimliklerinin panoramasını yansıtır. 1950’li ve 6O’lı yıllarda göçler ve inşaatlarla çehresi hızla değişmekte olan İstanbul Gurbet Kuşları’nın acımasız toprağıdır. Ekmek kavgası uğruna İstanbul’a göçmüş Anadolulular, bu

okumak için tıklayınız

Amerika Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi / 1492’den Günümüze – Howard Zinn “Tarafsızlık imkânsızdır”

ABD’li tarihçi Howard Zinn ‘Amerika Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi’ (A People’s of the United States) adlı kitapta, Amerikan sisteminin acımasız ikiyüzlülüğünü, sınırsızca elde etme arzusunu, Beyaz Saray dalaverelerinin iç yüzünü açığa çıkarırken bize gösterilmeyen Amerikalıların; işçilerin, çalışanların, işsizlerin, evsizlerin, yerlilerin, siyahların, emeklilerin, göçmenlerin, kadınların Amerikasını anlatıyor. Kitap, Kolomb’un yeni kıtayı keşfiyle başlıyor. Kolomb, yerlilerin ne

okumak için tıklayınız

Marks Döndü! / Tarih Üzerine Bir Oyun – Howard Zinn “Ben hem öldüm, hem ölmedim, işte size diyalektik”

Amerikalı tarihçi Howard Zinn’in kaleme aldığı “Marks Döndü! / Tarih Üzerine Bir Oyun” (Marx in Soho A Play on History South End Press, 1999) adlı tek kişilik oyunda kendini savunmak üzere dünyaya geri dönen Karl Marks “sadece yorumlayan değil dünyayı değiştiren” bir düşünür olmasının yani sıra gündelik yaşamı içinde, özellikle karısı Jenny ve en küçük

okumak için tıklayınız

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak / Bu cehennem, bu cennet bizim!..* ? Canan Koçak

Eski bir Ermeni mahallesinde oturdum bir zamanlar. Ordu?nun, diğer adıyla Kotyora?nın, Zaferi Milli mahallesiydi burası. Boztepe?nin eteklerinden aşağı, azgın bir selden kaçarcasına yuvarlanmış gibi görünen, çoğu müstakil, en çok üç katlı evlerden oluşan bu mahalle, şehirde sayıları toplasan beşi bulmayan, Ermeni ailelerden, sadece birine ev sahipliği yapıyordu. Yaklaşık 60 yaşlarında ki, ev sahibesinin adı Angel?di,

okumak için tıklayınız

Felsefenin Abc?si – Prof. Dr. Önay Sözer

Felsefe nedir? İnsandaki ?bilme arzusu?nun felsefeye bir katkısı olmuş mudur? Varlık mı özden önce gelir, öz mü varlıktan? Felsefe metafiziğe karşı mı yoksa metafiziğin yanında mı? ?Ben?in evrendeki yeri ne? Prof. Dr. Önay Sözer, Felsefenin ABC?sinde bu ve benzeri soruların yanıtlarını vermekle kalmıyor, aynı zamanda ?felsefe? denince okuru ürküten anlatımdan uzak, yalın bir dil ve

okumak için tıklayınız

Yaşanmamış Sosyalizm – Mehmet İnanç Turan

Mehmet İnanç Turan ?Yaşanmamış Sosyalizm? başlıklı bu kitabında, SSCB deneyimi üzerinden, sosyalizmin başarısızlığında rol oynayan teoriyi ve politikayı inceliyor; solun bu çözülüşü uzun boylu düşünmesi, tartışması ve gerekli sonuçları çıkarması gerektiğini savunuyor. Turan, Sovyetler Birliği?nde, Marksist teorinin bir dönemden sonra bozulmaya, yozlaşmaya başladığını ve Sovyetler?in bu nedenle bir geçiş toplumu olduğunu iddia ediyor. ?Kökü görmek

okumak için tıklayınız

Titus Livius’un İlk On Kitabı Üzerine Söylevler – Machiavelli

Niccolò di Bernado dei Machiavelli (Makyavel), 1513-1517 yılları arasında Titus Livius?un İlk On Kitabı Üzerine Söylevler?i yazar. Bu yapıtı kısa adı ile ?Söylevler? ya da «Konuşmalar» olarak bilinir. Bu yapıtında ise Machiavelli, Prens?indeki gibi yakın ve sınırlı bir amaçla bağımlı olmaksızın, genel siyasal görüşlerini ?öne sürer ve daha çok da eğilim duyduğu «cumhuriyet» yönetimi üzerinde

okumak için tıklayınız

Alacağınız Olsun – Dursun Ege Göçmen

2008 Rıfat Ilgaz Çocuk Edebiyatı ?Öykü? Ödülü’ne ‘Alacağınız Olsun’ adlı kitabıyla ortak olan Dursun Ege Göçmen, aldığı ödüle dair yaptığı değerlendirmede; “Ödülü kazandığımı öğrendiğim andan beri pek çok duyguyu bir arada yaşıyorum; bir taraftan hissettiğim mutluluk yüreğimi ısıtırken, diğer taraftan koca bir çınarın gölgesinde heyecandan üşüyorum. Üşüyorum, çünkü onurlandırılmanın yanında bana büyük bir sorumluluk verildiğini

okumak için tıklayınız

Akdenizli Şiirler – Sennur Sezer

Sennur Sezer’in hazırladığı, ‘Akdenizli Şiirler’ isimli bu çalışma, Akdeniz coğrafyasına ait şiirlerin yer aldığı bir antoloji. Dolayısıyla burada, Arnavutluk’tan Fas’a, Fransa’dan Hırvatistan’a, İtalya’dan Suriye’ye, Mısır’dan Tunus’a, Sicilya’dan Kıbrıs’a ve daha birçok coğrafyadan şairin önemli şiirleri yer alıyor. Akdeniz üzüm, incir ve özellikle de zeytinle özdeşleşmiş bir iklime sahip. Yine, yüzyıllardır süren savaşların merkezi olmak ile

okumak için tıklayınız

Varsıl doğa içinde yoksul insanlar! – Remziye Serap Ekim

Türkiye?nin uzak köşelerinden birinde; Şavşat?ta bir tepe vardır. Adı ‘Efkar Tepesi’dir. Bu tepeden bakınca bütün Türkiye resim gibi insanın önüne serilir. Bir yan alabildiğine yeşil, yeşil, yeşil! Bir yan, bilemeyeceğiniz kadar yoksul ve geri. Varlıklar içinde yokluk, olanaklar içinde kısır kısır döngüler? Korkunç bir çelişkidir bu. Baykurt bu eseri Şavşat?ta çalıştığı yıllarda yazmıştır. Yemyeşil doğanın

okumak için tıklayınız

Üstüne İğne Toplarsın; İçine Derdini? – Fazilet Karahallı Avcu

Bazıları şehr-i İstanbul?un yalnız kalburüstü semtlerinde yaşayan kadınların modayı takip ettiğini düşünür; oysa aynı şehrin bazen biraz ötesinde bazen biraz berisinde kalan, biraz sağına biraz soluna düşen ? ama asla ortasına düşmeyen ?Kozluk ve benzeri yerlerde yaşayan kadınlar da modadan haberdardır. Misal, doğurmanın modası mı olur denmemeli hiç! Olur. Kozluk?ta yaşayan kadınlar, şunun şurasında daha

okumak için tıklayınız

Tarihin Akışını Sekteye Uğratanlar? – Canan Koçak

Büyü ve orman ol! Daha ruh dolu, çiçek açmış bir dünyaya! 1968?Bu tarih üzerine geçmişten günümüze çok şey yazıldı ve tartışıldı. Geçtiğimiz yılın 68 hareketinin kırkıncı yılı olması sebebiyle, çeşitli festivallere ve anmalara konu olan bu tarih, anlaşılan Dünya ve Türkiye için önemini hala kaybetmedi. Türkiye ile eş zamanlı, dünyanın hemen her ülkesinde gerçekleşen eylemlerin

okumak için tıklayınız

Shakespeare İle Tanışmak İster misiniz – Mehmet İnanç Turan

Bugünkü toplumda yaşayan insanların kişisel çıkar kavgalarını, ihanetlerini, ikiyüzlülüklerini, maskelerini ve bu durumun onların ruhsal dünyalarında yarattığı karşıtlıkları düşündüğüm zaman aklıma hep Shakespeare gelir. Onun eserlerinde dört yüz yıl önce çizilen karakterleri güncel yaşamda hemen bulurum; onları ihtiraslarından, kıskançlıklarından, gülünç, trajik yanlarından tanırım. Çünkü insanları birbirine bağlayan rekabetçi-çıkarcı ilişkiler, sevgiler, dostluklar, aldatmalar, korkular, güçsüzlükler; bu

okumak için tıklayınız

Leman Gölü Yalnızı – Uğur Kökden

Uğur Kökden?in Leman Gölü Yalnızı?nda sayfalar yoğun bir sürgünlük duygusuyla ilerliyor. Ama kitap boyunca bu duygu adım adım aşılıyor da. Kökden?in yapıtıyla yaşamı örtüşüyor. Sürekli gezen, araştıran, keşfeden bir yazar Kökden. Zorunlu ya da gönüllü, memleketten uzakta. Ama denemelerinde yoğun bir sıla özlemi var mı, o da değil. Ülkesinden uzaklaştıkça bütün yeryüzünü kendi memleketi sayıyor.

okumak için tıklayınız

Tüğün – Serkan Işın “Maruz kaldığı saldırının faili ve kurbanı olarak şair, en uç noktada ‘görsel şiir’e doğru koşmaktadır.”

Şair Serkan Işın’ın ‘Tüğün’ü, kendisinin 2002-2007 arasında yazdığı düzyazılardan oluşuyor. Kitapta yer alan yazılar daha önce Varlık, Kitap-lık, Yasakmeyve, Kökler, Atlılar, Heves, Siyahî gibi dergilerle, zinhar.com isimli internet sitesinde yayımlanmıştı. “Maruz kaldığı saldırının faili ve kurbanı olarak şair, en uç noktada ‘görsel şiir’e doğru koşmaktadır,” diyen Işın’ın bu yazıları, görsel şiiri masaya yatıran, buna dair

okumak için tıklayınız