Düşünümsel Sosyolojiye Davet – Pierre Bourdieu, Loic Wacquant

Çağdaş sosyal bilim dünyasına damgasını vurmuş isimlerden biri olan Pierre Bourdieu, incelediği alanlar açısından büyük bir çeşitlilik gösteren eserleriyle, dünyanın dört bir yanında, çeşitli disiplinlerden araştırmacıları etkilemeye devam ediyor. Bourdieu sosyolojisine genel bir bakış sunan bu kitap üç ana bölümden oluşuyor: Loïc Wacquant, ilk bölümde Bourdieu sosyolojisinin yapısını ve mantığını derli toplu ama son derece

okumak için tıklayınız

Askerî Harcamalar ve Ekonomi / Eleştirel Bir Yaklaşım – Adem Yavuz Elveren

“Kapitalizmin ve emperyalizmin tüm yaratıcı, yenileştirici gücünün; ‘yıkarken, inşa da edebilen’ dinamizminin tükendiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu ikili, son kırk yıl boyunca, dünya halklarını piyasa vahşetine ve yıkıma mahkûm etti. Batı toplumları, refah devletinin birikimlerini adım adım yitirdi. Devletin geleneksel işlevlerinin aşınmayan ana öğesi ‘savunma’ adı altındaki askerî harcamalar oldu. Adem Yavuz Elveren’in kitabı kapitalizmin

okumak için tıklayınız

Farklı Coğrafyalarda Üretenler – Müslüm Kabadayı

Yazar Müslüm Kabadayı’nın, yurtdışında yaşayan ve eğitim, bilim, sanat, edebiyat alanlarında başarılı çalışmalar yapan 20 Türkiyeliyle yaptığı söyleşi kitabı “Farklı Coğrafyalarda Üretenler” Klaros Yayınları tarafından Mart 2021’de yayımlandı. Çoğunluğu zorunlu nedenle yurtdışına giden Türkiyelilerden Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, İsviçre, Belçika, İsveç, Norveç, Rusya ve Avustralya’da tutunma mücadelesi veren yaratıcı-üretici 20 kişi, kitaptaki sıralamaya göre şunlardır:

okumak için tıklayınız

İstanbul Sözleşmesi Hakkındaki Doğru ve Yanlışlar

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği üyeleri tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir. Sözleşme, Avrupa Konseyi

okumak için tıklayınız

Aşırılığın Peygamberleri / Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida

Batı tarihinde birkaç düşünür aşkın ve zorlayıcı kültürel vizyonlar ortaya koymuştur. Bu vizyonlar önceki düşüncelerden kopmaları açısından aşkın, kendilerinden sonra gelen düşünürleri onları büyük bir ciddiyetle ele almaya itmeleri açısından zorlayıcıdırlar. Bu tür vizyonları dile getiren düşünürlere yerinde bir nitelemeyle gündem belirleyiciler adı verilir: Onlar kendilerini takip edenler için düşünsel önceliklerin sırasını belirlerler. Yeni bir

okumak için tıklayınız

Halkların Direniş ve Özgürleşme Günü Newroz, Nû-Roj, Novruz, Nevruz … kutlu olsun. Newroz Pîroz Be!

İnsan, topluluklar biçiminde yaşamaya başladığından bu yana toprakla ve doğayla başka türlü bir ilişki kurdu. Bu da zorunluydu. Varlığının kaynağı, bir parçası olduğu doğayla iç içe, üreterek, bölüşerek, birleşerek, üreyerek neslini devam ettirebilirdi. Her anını paylaştığı doğanın seslerini dinledi, renklerini belledi, farklı her türlü kokuyu ayırt etti. Kendisinden başka hayat süreçlerini gözledi. Geceyi, gündüzü, ayı,

okumak için tıklayınız

Kaptan Singleton – Daniel Defoe

O yüzyıllar korsanlığın altın çağıdır; kimi imparatorlar, krallar tarafından himaye edilen, kimi serbest çalışan korsanlar Bahr-i Magrib’den (Atlantik Okyanusu) Derya-yı Hind’e (Hint Okyanusu) kadar tüm denizlerde maharetlerini göstermekte, altınlar, gümüşler, baharat, değerli kumaşlar el değiştirmekte, insanlar köle olarak alıkonmaktadır. Doğal olarak denizlerde olanlar denizlerde kalmaz, haberleri limanlar başta olmak üzere her yere yayılır ve âdet

okumak için tıklayınız

Kelimeler Göçtü – Osman Akyol

KELİMELER GÖÇTÜ İnan suskun değilim sevdiğim Mevsim hazan Ve Kelimeler göçtü bizden Hazırlan Bu kalkan da son kafileydi zaten AYNI GEMİ Dalgalar… Hırçın, insafsız, deli Gemi hep aynı… Delik taban, çürük direk, kör kaptan     Osman Akyol Osman Akyol, 31 Ekim 1972’de Adana’da doğdu. Yemişli Köyü Yatılı Kuran Kursu’nu (1985), Adana Baraj Lisesi’ni (1991)

okumak için tıklayınız

“Siranuş’un Mızıkası”, içimizden uğurlayamadıklarımıza bir sesleniş – Sadık Güvenç

Bağlaç Dergi’deki öykü ve araştırma inceleme yazılarıyla tanıdığımız Ayla Önal, bu kez “Siranuş’un Mızıkası” adlı romanıyla okurların karşısında yerini aldı. Romanın konusu kısaca şöyle: Rakel, “öldü” sanılan oğlu Aram’ın yolunu beklemekten bıkıp usanmıyor. Oğlunu kaybetmenin acısı, onu tekerlekli sandalyeye bağlıyor. Psikolojisi bozuluyor ve ölmüş annesi Siranuş’un hayali ile konuşabiliyor. Herkesten, her şeyden şüpheleniyor, en çok

okumak için tıklayınız

Freud’un üç başyapıt seçimi: Kral Oidipus, Hamlet, Karamazov Kardeşler

Freud’a göre edebiyat dünyasında 3 başyapıt vardır: Sofokles’in Kral Oidipus’u, Shakespeare’in Hamlet’i, Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’i. Ve Freud bu üç başyapıtta da ortak noktanın babayı öldürmek olduğunu vurgular. Oğullar ancak babadan kurtulduklarında özgürlüğe kavuşurlar. Kral Oidipus babayı öldürüp bunu “yazgı” olarak niteler. Hamlet ise amcası öldürmeseydi kendisi babasını öldürecektir, o yüzden de babasının öcünü almak için

okumak için tıklayınız

Barbarın Tarihi – Ezilenin Dini / Hikmet Kıvılcımlı’da Tarih ve Din – Canan Özcan Eliaçık

“Kıvılcımlı, Türkiye sosyalist hareketi içerisindeki en özgün düşünürlerden biri… Okul yıllarında pozitivizmden etkilenmiş olduğu ya da tarih tezi bağlamında romantik sosyalizm geleneğine yaklaşmış olduğu söylenebilse de Kıvılcımlı’yı herhangi bir kategoriye sokmak çok mümkün değil. Kendine özgü ve Türkiye koşullarına uygun bir sosyalizm anlayışı geliştirmeye çalışan… Kıvılcımlı’nın neredeyse hayatının son anlarına kadar Türkiye’de kalmış olması da

okumak için tıklayınız

21. Yüzyılda Karl Polanyi’yi Okumak / Bir Siyasi Proje Olarak Piyasa Ekonomisi – Kaan Ağartan (Derleyen), Ayşe Buğra (Derleyen)

Polanyi’nin ilkel ve antik ekonomiler üzerine yapılmış antropolojik araştırmaların bulgularından yararlanarak 19. yüzyıl piyasa ekonomisini karşılaştırmalı tarihsel bir perspektifle ele aldığı çalışmalarında merkezî sorun bellidir: Toplumun, piyasa mantığına siyasi iradeyi baltalayacak şekilde boyun eğmesi. Ancak Polanyi sadece bir akademik figürden ibaret değildir; siyasi gündemi olan bir araştırmacı, karmaşık bir toplumda bireysel özgürlüğün temeli ile derinden

okumak için tıklayınız

Bir Temel Hak Olarak / Vatandaşlık Gelirine Doğru – Ayşe Buğra (Derleyen), Çağlar Keyder (Derleyen)

“Çalışmayana ekmek yok”… sorgusuz sualsiz kabul edilecek bir gündelik hikmet gibi geliyor kulağa. Kapitalist sistemin zihinlerde “doğallaştırdığı” bir kabul… Oysa biliyoruz ki, çalışacak iş bulabilmek, tercihe bağlı değil; dolayısıyla çalışmamanın “tembellik” ya da “asalaklıkla” hiç ilgisi olmayan nedenleri var. Ayrıca, çalışamayacak durumda olanların da var olduğu malûm. Bunları hatırlayınca, asıl hikmet şu soruyu sormakta: “Çalışmayan,

okumak için tıklayınız

Devlet ve İşadamları – Ayşe Buğra

Cumhuriyet’in ilk yıllarından 90’lara, Türkiye’nin “girişimcilik” tarihi ve devletle işadamlarının bir türlü gevşemeyen ilişkileri… Holdingleşme eğiliminin köklerinden liberalizmin tanımına ve Türkiye’deki algılanış biçimine, girişimci derneklerinin işlevinden Türkiye’nin iktisat politikalarındaki dönüm noktalarına… Yetmiş küsur yıllık bir süreç üzerine derinlikli tezler… KÜNYE Devlet ve İşadamları Ayşe Buğra İletişim Yayınları 11. baskı – Ağustos 2018 384 sayfa Ayşe

okumak için tıklayınız

İktisatçılar ve İnsanlar – Ayşe Buğra

İktisat kuramlarıyla gerçek hayat arasındaki kopukluk, gerçek hayatın bireylerini, “insanlar”ı nasıl etkiliyor? İktisatta yöntem ya da yöntemler ne olmalı ki, iktisat krizleriyle insanî krizlerin paralel seyri engellenebilsin? Ekonomik aklın çok şeye egemen olduğu, hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde, iktisattaki yöntem tartışmalarına “insan”ı unutmadan gerçekleştirilen bir katılım, çok yönlü bir araştırma. – “Bana öyle geliyor ki

okumak için tıklayınız

Akdeniz’de Kadın İstihdamının Seyri – Derleyen : Ayşe Buğra, Yalçın Özkan

Son otuz yılda yaşanan çarpıcı küresel dönüşüm, geleneksel cinsiyet rollerini de sorgulanır kıldı. Kadınların işgücüne katılım oranı dünya çapında artarken, kadın istihdamının farklı toplumlardaki durumu yeniden incelenmeye başlandı. Elinizdeki çalışma, beş Akdeniz ülkesindeki kadın istihdamının genel seyrini gözden geçirerek bu alana ilişkin önemli soruları yanıtlıyor. İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye ve Mısır’ın ekonomik ve sosyal farklılıklarıyla

okumak için tıklayınız

Devlet-Piyasa Karşıtlığının Ötesinde / İhtiyaçlar ve Tüketim Üzerine Yazılar – Ayşe Buğra

Ayşe Buğra bu yeni çalışmasında, insanın en temel davranış biçimlerinden biri olan tüketimi, iktisadî, siyasî, sosyal ve kültürel dinamiklerin kesiştiği bir noktada inceliyor. İlk bakışta salt bireysel bir özellikmiş gibi görülen tüketim ilişkileri, ahlâkî ve siyasî boyutlarından soyutlanarak ele alınabilir mi? Buğra, bu soruya açık ve inandırıcı biçimde olumsuz yanıt verirken, iktisat bilimindeki tüketim kavramının

okumak için tıklayınız

Sosyal Politika Yazıları – Derleyenler: Ayşe Buğra / Çağlar Keyder

Küreselleşme, özellikle zengin ülke devletlerinin yerleşmiş sosyal güvenlik programlarını sürdürebilme kapasitesini tehdit ediyor. 1945 sonrası dönemde fabrikalar işlerken ve insanlar hayat boyu sürdürecekleri işlerde çalışırken, gerek patronlar gerekse refah devletleri cömert bir sosyal güvenlik platformunun oluşmasını kabullenmişlerdi. Eğitim bedavaydı, sağlık harcamalarının çoğunu devlet karşılıyordu, emekli maaşları güvenliydi, işsizlik sigortası da iyi işliyordu. Oysa son yirmi

okumak için tıklayınız