Ekim Devrimi’ni anlamak için 16 kitap

“Bu ilk zafer, nihai zafer değil henüz. Ekim devrimimiz sadece bizim cephemizde ve emsalsiz cefalar ve güçlükler, işitilmemiş acılar içinde ve büyük yanılgılar ve hatalarla gerçekleştirildi. Sanki yanılgılar olmaksızın, hata yapılmaksızın tek başına, geri bir halk, dünyanın en güçlü ve en ileri ülkelerin emperyalist savaşının üstesinden gelebilirmiş gibi! Hatalarımızı söylemekten korkmuyoruz ve onları düzeltebilmesini öğrenmek

okumak için tıklayınız

Therese Raquin – Emile Zola

Emile Zola, bilimsellik hırsına rağmen her şeyden önce bir romantiktir. Onun yoğun ve çarpıcı betimlemelerle dolu romanları şiir gibi okunur. Gözü ya da kalemiyle bütün nesnelerin biçimlerini değiştiren ya da büyüten Zola yaşamın dev bir hayalini sunar bize. Çılgınca fantezileriyle tüm hareketsiz biçimleri canlandıran, her şeyi önümüzde kâbus gibi dansettiren bir yazardır o. ‘Her sanat

okumak için tıklayınız

“Garip” Önsözü – Orhan Veli Kanık

Garip akımı üç ozanın adına bağlanır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday. Üç arkadaş Varlık dergisinde ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır (1936), Bu yoldaki şiirlerini Garip adlı bir kitapta toplarlar (1941). Garipçiler adıyla anılmalarının nedeni de budur. Yeni akımı özellikle Nurullah Ataç destekler. Garip akımı birçok genç izleyici bulduğu

okumak için tıklayınız

İoanna Kuçuradi: “Edebiyat eserleri, etik ve değerler eğitimi için bir hazinedir” – Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

PROF. DR. İOANNA KUÇURADİ “Edebiyat eserleri, etik ve değerler eğitimi için bir hazinedir”  “Felsefeden korkanlar var, felsefeyi ‘talep edenler’ de var”  Değerler eğitimi, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin her fırsatta altını çizdiği üzere “ülkemizin de, dünyamızın da çok ihtiyacı olduğu bir eğitim.” Ne var ki değerler eğitiminden herkes farklı bir şey anlıyor. Çünkü “değerler”le ahlâksal “değer

okumak için tıklayınız

Çocuklarla “Felsefe Konuşmak”tan Korkmayın – Elif Şahin Hamidi

Çocuklar soru sormaya bayılırlar. Öyle ki verilen cevaplardan tatmin olmaz, hep daha fazlasını merak eder ve hep daha fazlasını sormaya, ısrarla devam ederler. Hem de hiç bıkmadan usanmadan. Çünkü henüz yabancısı oldukları bu dünyayı, evreni ve kendilerini sorarak/sorgulayarak keşfetmeye, anlamaya, anlamlandırmaya çalışırlar. Şaşkınlıktan doğan sorgulama haliyle çocuklar, kendiliğinden/doğal olarak ölüm, yaşam, evren, tanrı, zaman, özgürlük,

okumak için tıklayınız

İstihbarat teşkilatında bir psikopat! – Elif Şahin Hamidi

Bir istihbarat teşkilatı, ajanlarını neye göre seçer acaba? Ajan adaylarında ne gibi kriterler arar? Çok zeki, çok cesur, çok dil bilen, teknolojiyle arası çok iyi olması istenebilir sanırım. Hemen Google’da küçük bir araştırma yaptığımda, “50 Soruda MİT” başlıklı haberde şu bilgilere rastladım örneğin: günümüz istihbarat çalışmaları akıl, bilgi ve teknolojiye dayalı olmakla birlikte ve bir

okumak için tıklayınız

Bana Doğru Gelen Kim? – Nilgün Marmara

BANA DOĞRU GELEN KİM “BANA DOĞRU GELEN KİM?”YA DA ŞİMDİKİ ZAMANDA BİR MOBİL, BİRİNCİ TEKİL ŞAHIS Dökülmüş bedenim kimyasına pirincin, yokedilerek kalsiyumun büyüsü yazgım belirlenmiş. Her an, hoş geldin diyorum bana doğru gelene, dalgalanan duygularımla. Sarkıyorum tavandan (bir tavan varmışçasına) yeryüzünün (varolduğunu umarak) renklerini bilmeme karşın – lal rengi, çivit mavisi ve sarı – ve

okumak için tıklayınız

Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk), Şeyh Galip “Aşkın ve ateşin şiiri”

Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk) adlı mesnevi Şeyh Galip’in (1757-1799) başyapıtıdır. 2101 beyittir. Aruzun “mefulü-mefailün-feülün” kalıbı ile kaleme alınmıştır. Kendisi bu eseri, 1782’de girdiği bir iddia üzerine 6 ayda yazmıştır. Son dönem divan edebiyatının en önemli örneklerinden biri olmasının yanı sıra, tasavvufi alt yapısı ve sembolizmi ile genel olarak edebiyat ve spiritualizm açısından çok

okumak için tıklayınız

Martı Jonathan Livingston – Richard Bach

Richard Bach tarafından 1972 yılında yazılan öykü “Martı Jonathan Livingston”, bir martının kendini aşarak martı sürüsünden sıyrılma ve özgürlüğe ulaşma mücadelesini anlatıyor. Martı Jonathan, sadece karnını doyurmak için uçmuyordu. Yeteneklerini zorluyor ve yaşamın mükemmelliğini anlamaya çalışıyordu. Tüm gününü daha hızlı ve mükemmel uçmak için sürüden ayrı çalışarak geçiriyordu. Bu tutkusu yüzünden sürüden atıldı, yalnızlığa mahkum

okumak için tıklayınız

“Dünya çığırından çıkmış. Ah kör talih, onu düzene sokmak için ne yazık ki ben doğmuşum.” Shakespeare

“Dünya çığırından çıkmış. Ah kör talih, onu düzene sokmak için ne yazık ki ben doğmuşum.” William Shakespeare [Hamlet] Kötülüğü felsefi bir şekilde anlamlandırmaya çalışan yaklaşımlar, ahlakın ontolojisine ve epistemolojisine ilişkin sorular sorarak, kötülüğü genel soyutlamalar yoluyla felsefi kategorilere dönüştürmeye eğilimlidirler. En somut örneğini, her şeye gücü yeten ve mutlak iyi bir varlık olan tanrının, neden

okumak için tıklayınız

Dil – Eduardo Galeano “Uruguay diktatörlüğünün en büyük cezaevinin adı Özgürlük’tü”

Dil/1 Çokuluslu şirketler böyle adlandırılır, çünkü aynı zamanda pek çok ülkede faaliyet gösterirler, ama zenginliği, politik, askeri ve kültürel gücü, bilimsel bilgiyi ve yüksek teknolojiyi tekelleştiren az sayıda birkaç ülkeye aittir. En büyük on çokuluslu şirketin şu andaki ederi yüz ülkenin gelirine eşdeğerdir. Gelişmekte olan ülkeler, başkalarının gelişmeleri nedeniyle topal kalmış ülkelere uzmanların verdiği addır.

okumak için tıklayınız

Umberto Eco: “Diktatörlükler komplo teorilerini tarih boyunca bir silah olarak kullanmışlardır.”

“Diktatörlükler komplo teorilerini tarih boyunca bir silah olarak kullanmışlardır. Hayatımın ilk 10 yılında okulda faşistler tarafından eğitildim. Bizi İngilizlerin, Yahudilerin ve kapitalistlerin zavallı İtalyanlara karşı komplo kurduklarına inandırmaya çalışıyorlardı. Hitler için de bu böyleydi.” Umberto Eco 19 Şubat 2016 yılında yitirdiğimiz Umberto Eco’nun 27 Kasım 2011’de Guardian’da yayımlanan ve edebiyatına ilişkin önemli açıklamalar yaptığı söyleşini

okumak için tıklayınız

Edison’dan pek elektrik alamadık, Elektriğin Tanrısı: Tesla

Soner Tuna’ nın kaleminden çıkan “Tesla Elektriğin Tanrısı” çizgi romanı, geleceğe ışık tutan Nikola Tesla’yı bir kez daha hatırlamamızı sağladı. Bilim ve Gelecek Yayınları’nı özellikle evrim konusunda var olan bilgi kirliliğini gidermeye yönelik yayınları ile tanıyoruz. Bilimin toplumla olan bağını, ilerlemenin amacının para kazanmak değil yaşanabilir bir dünya yaratma düşüncesi olduğunu bize hatırlatan önemli bir

okumak için tıklayınız

Thomas Edison’un 1909 yılında Mark Twain ‘ı çektiği görüntüler

Büyük mucit Thomas Edison, 1909 yılında Mark Twain’in evini ziyaret etti. Edison’un çektiği görüntülerde Mark Twain evinin etrafında dolaşıyor ve kızları, Clara ve Jean ile birlikte kahve içiyorlar. Film sessiz ve bozulmuş olduğu gözüküyor. Ama yazarın bilinen tek filmi. Twain, bu filmden bir yıl sonra kalp rahatsızlığından hayatını kaybediyor.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin, Çernişevski’yle Tanışması: “Geçmişi hatırlamak hüzün verir bana”

Benden birkaç kez edebiyat anılarımı yazmamı istediler. Olabilir mi, bilemiyorum. Üstelik belleğim de pek güçlü değildir. Geçmişi hatırlamak ayrıca hüzün verir bana; genelde geçmişi hatırlamayı sevmem. Belleğim zayıf olmasına rağmen, edebiyat yaşamımdan olanca canlılığıyla hatırladığım kimi anılarım vardır. İşte onlardan biri: Bir ilkbahar sabahı, rahmetli Yegor Petroviç Kovalevski’ye uğramıştım. O zamanlar Ruskiy Vestnik dergisinde yayınlanan

okumak için tıklayınız

Nasıl Yapmalı? – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Nikolay Gavriloviç Çernişevski  ‘Nasıl Yapmalı ?’ adlı ölümsüz eserini, 4 Aralık 1862 ile 4 Nisan 1863 arasını kapsayan dört aylık sürede, Petropavlovsk zindanında yazdı. Çernişevski, toplumsal devrim koşulunun düşünsel devrimden geçtiğini öngörmekle birlikte bunun da yeterli olmadığını anlamış, konuyu yeni baştan incelemeye başlamıştı. Saptadığı çok yalın bir gerçekti. Yürürken bir adımın önde bir adımın arkada

okumak için tıklayınız

Nikolay Gavriloviç Çernişevski’nin Hayatı ve Felsefesi

19. yy. Rusyası’ndaki demokratik radikalizmin temel teorisyenlerinden biri, düşün ve sanat adamı. Hayatı ve Eserleri N.G. Çernişevski, 12 Temmuz 1828’de, Saratov’da bir Ortodoks rahibinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. O, ilk başta rahip olabilmek için teoloji eğitimi gördüyse de, daha sonra fikrini değiştirerek St. Petersburg Üniversitesi’nde tarih ve filoloji eğitimi almıştır. Üniversite eğitimi boyunca, Hegel ve

okumak için tıklayınız

Çernişevski’nin Bir Romanı, Ne Yapmalı? – Georgi Plehanov

Ne Yapmalı adlı romanın (1) bunca başarı ka­zanmasının sebebi nedir? Bunun sebebi, genel ola­rak, edebî eserlerin başarısını belirliyen sebebin ay­nıdır: Eserde, okur yazar halkın büyük çoğunluğu­nu yakından ilgilendiren sorunlara canlı karşılıklar verilmiş olması. Romanda ortaya konan düşünceler yeni değil, Çernişevski onları tümüyle Batı edebiyatından al­mış. Nitekim, kendisinden çok önce, Georges Sand sevişme özgürlüğü tezini, özellikle

okumak için tıklayınız