Edebiyatın direnişi mi… Direniş edebiyatı mı… – Adil Okay

“postmodernizm moda şimdi / unuttuk şiirin hâle’lerini / post totem tapınaklarda / zil takıp oynar / şair katilleri / ah yalelelli…” adil okay Konumuz “Edebiyatın Direnişi”… Dikkat edin, “Direniş Edebiyatı” değil. Zira “Direniş Edebiyatı” yüzyıllardır yaratılıyor ve hakkında yazılıyor. Ama “Edebiyatın Direnişi” hakkında çok yazılmadı. Peki, ne demek “Edebiyatın Direnişi” Sadece Edebiyatçının (sanatçının) direnişinden söz

okumak için tıklayınız

Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur? – E.A. Rauter

“Bir zenginin aptal çocuğunun profesör (pekâlâ yapılabilir) ve bir işçinin akıllı çocuğunun bant kölesi (olağan durum) “yapılabildiği” ne kadar gerçekse, yıllar boyu belirli makinelerde aptalca hareketler yapmaktan başka işe yaramayan bir insan ordusunun yapılabileceği de o kadar gerçektir.” E. A. Rauter’in 70’li yıllarda yazdığı kitap, burjuva eğitim sistemine getirdiği eleştirilerle her zaman güncelliğini koruyor.

okumak için tıklayınız

Renkler Küsünce (Bir İnsan Hakları Masalı) – Neşe Türkeş

Bir İnsan Hakları Masalı Dünya, güzelliklerini yavaş yavaş yitiriyordu. İnsanlığa bu durumu anlatmanın bir yolu olmalıydı. Renk perileri harekete geçti. Her peri kendi rengini bir kutunun içine koyarak ayrı bir kıtaya sakladı. Renklere karşılık insanlardan bakalım neler isteyeceklerdi? Altı kıtadan altı bilge, altı renk kutusunu aramaya koyuldu. Dünya’nın renklerine yeniden kavuşması için kutuları bulup renk

okumak için tıklayınız

Tomris Uyar Kimdir? Hayatı

(İstanbul, 15 Mart 1941 – 4 Temmuz 2003) Öykücü, denemeci, çevirmen. R. Tomris imzasını da kullandı (1969’a kadar). Hukukçu Celile Hanım ile hukukçu ve yazar Ali Fuad Gedik’in kızı. CHP Trabzon milletvekillerinden Süleyman Sırrı Gedik büyükbabasıdır. İlkokulu Taksim’deki Yeni Kolej’de (1952), ortaokulu İngiliz High School’da (1957), liseyi Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde (1961) tamamladıktan sonra İÜ

okumak için tıklayınız

İsimsiz – Gönül Çatalcalı

“O sessizlikte zaman zonkluyordu habire. Saatin kadranında değil, guguk kuşunun gagasında hiç değil. Eller, kollar, bacaklar, beyinler uyuşmuş, yalnızca zaman zonkluyordu şakaklarda, söz bittiğinde. Zamansız zaman. Evvel zaman, kalbur saman. Upuzun masalın ritmine kapılmış, akıllarındaki soru işaretlerinin yanıtını bir sonraki cümlede bulmaya çalışıyordu dört kişi, ruhsal tükenmenin eşiğinde dört insan, zaman içinde zaman.

okumak için tıklayınız

Sevgi Soysal kimdir? Hayatı

Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul – ö. 22 Kasım 1976, İstanbul) yazar. Aslen Selanik’li mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak büyüyen Sevgi Yenen, 1952’de Ankara Kız Lisesi’ni bitirdi. Bir süre Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Arkeoloji okudu.

okumak için tıklayınız

Mektuplarını “Devrim için” diye imzalayan yazar

Jack London (12 Ocak 1876, San Francisco – 22 Kasım 1916, Kaliforniya), ABD’li gazeteci ve roman yazarı. Vahşetin Çağrısı, Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş ve Deniz Kurdu başta olmak üzere elliden fazla kitabın yazarıdır. Jack London San Fransisko’daki 3. cadde ile Brannan caddesi yakınlarında 12 Ocak 1876’da doğdu. Doğduğu ev 1906 San Fransisko depremi

okumak için tıklayınız

Biz – Yevgeni Zamyatin

“26. yüzyılda geçen romanda insan doğadan ve kendi benliğinden koparılmış, “Biz” haline getirilerek toplumun sıradan bir parçası halini almıştır. Öyleki artık isimler kullanılmamakta, her insan bir sayı ile anılmaktadır. Saydam cam duvarlar arasında yaşayan insanların her anı sistem tarafından denetlenmekte, erkek ve dişi sayılar sadece sistemin izin verdiği çiftleşme anlarında bir perdeyle dış dünyadan ayrılabilmektedirler.

okumak için tıklayınız

Hişştt – Göksu

Bu gece yalnız değilim. Konuğum Süleyman Okay. Beni babasıyla buluşturduğu için Adil Okay’a minnettarım. Şiir kitaplarını henüz okumadım. Mermi Konuşuyor, Sevda Tutuklanamaz, Şakayık, Hoşçakalın Dostlarım şiir kitaplarının isimleri. Güngör Gençay, Hişştt! isimli öykü kitabının önsözünde “Hayatı Şiirlerle Güzelleyen İnsan” diyor Sülayman Okay’a. Sadece şiirle güzellemediğini öykülerini okuduktan sonra yaşadığım duygu yoğunlundan anladım.

okumak için tıklayınız

Kutsal Değil, Onurludur Bizim Öğretmenlerimiz – Zafer Köse

Her 24 Kasım’da “öğretmenlik” ve “kutsallık” lafları dolaşır ortalıkta. Öğretmenler günü ilk kez 24 Kasım 1981’de kutlandı. Bunu başlatanlar 12 Eylül darbecileriydi. Seçtikleri gün olan 24 Kasım ise, 1928’de Mustafa Kemal’e “Başöğretmen” unvanı verilişinin yıldönümüydü. Darbecilerin ikiyüzlülüğü ve utanmazlığı bu uygulamayla bir kez daha tarihe geçiyordu. Atatürkçülük adına onlarca öğretmen katledilmiş, hapsedilmiş, görevden atılmıştı. Öğretmenler

okumak için tıklayınız

Gezgin – Halil Cibran

Cibran ölümünden sonra yayımlanan Gezgin’de insana özgü duyguları, yanılgıları ve duraksamaları çözümlerken, tıpkı bir yol kavşağındaki tesadüfi karşılaşmalar gibi, her gün yaşadığımız sıradan olaylardan yola çıkar. Hayatın dünyevi yanlarından yüzyılların bilgeliğini damıtır. Sevgi, dostluk, ahlak, mutluluk, hüzün, güzellik, haz, emek, din, ölüm ve diğer temel meseleler üzerine kafa yoran bütün insanların ortak zenginliği olan ezeli

okumak için tıklayınız

Mona Lisa’nın çalınması ve Pablo Picasso ‘nun hırsızlıkla suçlanması

21 Ağustos 1911 Pazartesi gününe denk geldiği için Louvre müzesinin kapalı olduğu günlerden biriydi. Ufak tefek tadilat işleri yapıldığı bir gündü ve Leonardo’nun Mona Lisa’sının vitrini de yeniden düzenlenen yerler arasındaydı. O sabah, birçok müze memuru, resmin her zamanki yerinde asılı olmadığını fark etmişti. Fakat resmin, görevli müze fotoğrafçısı tarafından alındığını ve stüdyoda resimlerinin çekildiğini

okumak için tıklayınız

Eğitimde Anadiline Yer Veren Çift Dilli Ülkeler

Almanya Almanya’da “Ulusal Uyum Planı” adı altında çiftdilli eğitimin gerekliliği yaklaşımı kabul edilmiştir. Bazı eyaletlerde ilkokuldan başlayarak haftada 3 ile 5 saat zorunlu anadili dersleri verilmektedir. Ortaöğretimin ilk yılından itibaren uygulanacak olan “karşılaştırmalı dil eğitimi” modelleri geliştirilmiş ve denenmeye başlanmıştır.

okumak için tıklayınız

Metafor – Mehmet Kutay Yılmaz (kısa film) “Anlamaya başlamanın ilk belirtilerinden biri ölme isteğidir.” F.Kafka

bir ayna karşısında duranı yansıtır..! en ucuza getirilmiş aşk bedelini bir başkasının ödediği aşktır..böyle bir aşkta ucuzdur doğrusu… beyaz bir akdeniz evinin duvarında kanatlarını kaşırken bir insanoğlunun ölümcül bir hareketi..elini kaldırdığında o ele yakalanmayan böcek!….sinekler…! 360 derece görüş açısına sahiptirler..yani biz insanoğlunun tabiriyle arkalarını da görürler..kıskanılacak bir durum olabilir..kimbilir nasıl olurdu dünya,arkamızı da görebilseydik..!

okumak için tıklayınız

Paris Komünü’nden Paris Katliamı’na

2015 Paris… Bir can pazarı…Çığlık çığlığa kaçışan kalabalıklar;Pencereden sarkık vaziyette; bir kendi canının,bir de taşıdığı canın telaşına düşen hamile bir kadın…Korkunç bir katliam…Ve kana bulanan romantik bir şehir… 1871 Paris… Paris’in en romantik zamanları…Paris’li,Lyon’lu ve Marsilya’lı İşçiler,kendi renkleriyle tarih sahnesine çıkıp,İşçi sınıfı yönetiminin; tarih sayfalarına yerleşecek ilk örneğini sergileyecekti.

okumak için tıklayınız

Az Gittik Uz Gittik – Pertev Naili Boratav

*“Türkiye’nin önde gelen folklor ve halk edebiyatı araştırmacılarından Pertev Naili Boratav’ın (1907-1998) Az Gittik Uz Gittik adlı kitabı ilk olarak 1969 yılında Bilgi Yayınevi tarafından basıldı. Bu baskıdan sonra yapıt, 1976’da Telkin, 1992 ve 1997’de Adam Yayınları’ndan çıktı. 2006 yılının Ağustos ayında İmge Kitabevi Yayınları, Az Gittik Uz Gittik’i yeni kapak tasarımı ve sayfa düzeni

okumak için tıklayınız

Psikolojik şiddetin etkisi 40 yıl geçmiyor

İngiltere’de yapılan bir araştırma, çocukken akranları tarafından psikolojik şiddete maruz kalan kişilerin, 40 yıl sonra bile bunun acısını çektiğine işaret ediyor. King’s College’ta yapılan araştırma, çocuklara alaycı yaklaşım ve zorba tavırların etkisinin yıllarca sürdüğünü gösteriyor. Araştırmada, çocukken psikolojik şiddet görenlerin, depresyon ve kaygıya eğilimlerinin arttığı gözlemlendi.

okumak için tıklayınız