Keçiyi Beklerken – Yevgeniy Panteleyeviç Dubrovin

“Keçiyi Beklerken” Yevgeniy Dubrovin’in en önemli yapıtıdır. Bu yapıtta savaşla parçalanmış, savaştan önce var olan insanlık ilişkilerinin yok edildiği yeryüzünde ahlaksal değerlerin gerekliliği son derece trajik bir boyut kazanır ve bir absürdün yol açtığı yıkım işlenir. Şiddetle karşı karşıya kalan yetim çocuk ve yeni yetmelerin yazgısıyla sarsılan okur, iyiliğin yaşama yeniden dönmesi ve kalıcılaşması davasında

okumak için tıklayınız

Manşet olmayan Iraklı gazeteciler – Jon Henley (çeviren: Özden Göksal)

Geçtiğimiz 10 ay içinde en az 17 Irak’lı gazeteci IŞİD tarafından infaz edildi, kaçırılanların akıbeti ise bilinmiyor.Gazetecilerden Mohanad al-Aqidi’nin vurulduğu söyleniyor. Raad Muhammed al-Azaoui’nin ise herkesin gözü önünde kafasının kesildiği belirtiliyor.

okumak için tıklayınız

Ortadoğu gazeteciliğinde yapılması ve yapılmaması gerekenler – Ramzy Baroud (Çeviren: Özden Göksal)

Ortadoğu hakkında yazmak ve orada muhabirlik yapmak kolay bir iş değil özellikle bu karışık ve kargaşalı yıllarda. Fiziki haritalar büyük ölçüde sağlam kalırken, bölgenin jeopolitik haritası sürekli bir akış halinde. Bölgedeki mütevazı deneyimlerinden yola çıkarak, yazarken ve bildirirken Ortadoğu’ya nasıl yaklaşılması gerektiğini, yapılması ve yapılmaması gerekenleri paylaşıyorum.

okumak için tıklayınız

Bi ‘Bakele’

“BAKELE”, bi’bakayım hele deyip, iki yüz sayfayı yek nefeste okutan bir Sezgin Kaymaz kitabı. April Yayıncılık tarafından çıkarılan kitabı Bakele ile okurunun karşısına yalın haliyle çıkıyor yine, hep olduğu gibi. Sezgin Kaymaz okuru çözmüş; müdavim okurları da onun dilini çözmüş. Muhabbet zaten hazırda kurulu, buyur etmiyor, zira o hikayelerin aşikarı, tanığı ve vicdanı olduğunuzu siz

okumak için tıklayınız

Bir Tersakan Geçti Çukurova’dan: Hasan Hüseyin Gündüzalp – Müslüm Kabadayı

Çeliğinin sertliği bakımından coşkundur dağ adamı. Dağ yeli gibi estiğinde çarpar ovalıları. Ancak her daim çıkınında yeni yolculuklara çıkaracak kadar yaşama sevinci ve mücadele azmi yüklüdür. Toroslar’ın Gürleşen köyünde doğup Çukurova biteğinde boy atan sevgili Hasan Hüseyin Gündüzalp de yaşam coşkusunu ve mücadele azmini bulunduğu her ortamda hissettiren bir kişilikti. Onunla 1995’te tanışmıştık; o yıl

okumak için tıklayınız

Bizim Bobby – Zafer Köse

Granma teknesi, 2 Aralık 1956 günü şafaktan önce Küba’nın güneydoğu sahiline yaklaştı. Bordada dikilmiş karanlık sahile bakan Fidel’in yanı başında, kardeşi Raul ve henüz fazla kimsenin tanımadığı Ernesto Che Guevara duruyordu. Devrim başlıyordu. Ernesto, bu yolculuğa çıkmadan önce, memleketi Arjantin’deki annesine Meksika’dan yazdığı mektupta, umutlu olduğunu, zafere inandığını ama işler yolunda gitmezse her şeyi göze

okumak için tıklayınız

Gerçeğin büyülüsü makbuldür

Nikolay Leskov’un “Büyülü Gezgin” başlıklı seçme öyküleri Türkçede. Leskov böylece diğer Rus klasikleriyle kitapçı raflarında buluşmuş oldu. Seçkide, Büyülü Gezgin dışında oldukça kısa dört başka öyküyle birlikte Walter Benjamin’in altı çizilecek cümlelerle dolu bir yazısı da yer alıyor. Yankı Enki’nin değerlendirmesi…

okumak için tıklayınız

Opera Tarihi Cilt 1, Cevad Memduh Altar

Dört ciltlik bir eser olan Opera Tarihi, opera sanatının eski Mısır ve Yunan uygarlıklarıyla Ortaçağ Avrupa’sındaki ilk izlerinden başlayarak Rönesans’la birlikte operaya başlangıç olan müzik hareketlerini inceledikten sonra, 16. yüzyılın ikinci yarısında İtalya’da başlayan gerçek operanın 20. yüzyıl sonlarına kadar geçen 450 yıllık gelişimini akarmaktadır. Eserin ilk cildi, operanın uzak geçmişteki ilkel izlerinden başlayan gelişimini

okumak için tıklayınız

Opera Tarihi 3.Cilt, Cevad Memduh Altar

Dört ciltlik bir eser olan Opera Tarihi?nin bu üçüncü cildinde, Verismo ve Verismo dışı oluşumlar ile birlikte opera sanatında modernleşme, 20. yüzyıl müzik sanatında yenilenme ve Strauss ile Alman opera sanatında başlayan Geç Romantizm akımına yer verilmiştir. Dört ciltlik bir eser olan Opera Tarihi, opera sanatının eski Mısır ve Yunan uygarlıklarıyla Ortaçağ Avrupa’sındaki ilk izlerinden

okumak için tıklayınız

Opera Tarihi 2. Cilt, Cevad Memduh Altar

Dört ciltlik bir eser olan Opera Tarihi’nin bu ikinci cildi, opera sanatının 18. yüzyıl sonlarındaki Romantik Opera ve Verdi döneminden başlayarak 20. yüzyıl başlarına kadar gelen 150 yıllık tarihini incelemektedir. Bu ciltte 100’den fazla besteciye ve onların belli başlı eserlerine yer verilmiştir.Opera sanatının Rönesans’tan son çağlara kadar olan tarihsel gelişimi 1.ciltte ana hatlarıyla verilmeden önce,

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Sağlık Siyaset Piyasa

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile Türkiye de sağlığı piyasalaştırma rolünü büyük ölçüde tamamladı. Mimarlarına göre program; finansal eşitsizlikleri ortadan kaldırdı, sağlık hizmetine erişimi artırdı ve toplumun sağlık düzeyini iyileştirdi! Peki piyasacı sağlıkta dönüşüm programı gerçekten iddia edilen başarıları gösterdi mi? Toplumun sağlık düzeyini sadece sağlık hizmetlerinin durumu mu belirler? İşsizlik ve yoksulluğun artmasının, gelir dağılımının bozulmasının

okumak için tıklayınız

İslam tarihinde tasvir geleneği ve ecdat hamaseti üzerine

Hz. Muhammed karikatürlerine karşı yükselen tepkilerin onun hicvedilmesine mi yoksa resmedilmesine mi karşı olduğunun oldukça belirginsizleştiği bugünlerde hicvedilmesi tartışmasını ve özellikle bazı karikatürlerin hakaret niteliği taşımasını bir kenara ayırarak bakabilirsek, resmedilmesi konusunda günümüz Müslümanlarının çoğunun ve ülkemizdeki “ecdat torunlarının” sandığından farklı bir tarihi tablo ile karşılaşmaktayız. İslam dünyasındaki genel kanı Hz. Muhammed’in bedenen resmedilse bile

okumak için tıklayınız

Van Gogh’dan esinlenerek yapılan bisiklet yolu karanlıkta parıldıyor

Birkaç gün önce kullanıma açılan Nuenen, Hollanda’daki bu ışıklandırılmış bisiklet yolu Studio Roosegaarde adlı yenilikçi bir sosyal tasarım laboratuvarı tarafından hazırlandı. Daha önceden hareket halindeki arabaları şarj edebilme potansiyeli taşıyan ya da sürücüleri tehlikelere karşı uyaran Smart Highways araştırmasıyla dikkat çeken bu laboratuvar sanat, kamusal alan, teknoloji ve insanların bütün bunlarla kurduğu ilişkiye dair yaptığı

okumak için tıklayınız

Leonardo da Vinci’nin 2. Dünya Savaşı boyunca Hitler’den gizlenen otoportresinin hikâyesi

Dünyanın en ünlü otoportrelerinden biri İtalya’nın kuzey bölgesinde yer alan bir şehir olan Torino‘da sınırlı bir süre için sergilenecek. Tarihin en büyük dahilerinden Leonardo da Vinci‘ye ait olan bu hassas ve kırmızı tebeşirle çizilmiş, 500 yıllık portreye dair çok az şey bilinse de bazıları onun birtakım mistik güçleri olduğuna inanıyor.

okumak için tıklayınız

Tarihin en önemli haritaları bir kitapta toplandı. İşte bazıları…

Haritalar yalnızca bir mekanın ölçümünü yapan şeyler olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Onlar aynı zamanda insanların tarih boyunca dünyayı nasıl anladıklarını, açıkladıklarını ve onu nasıl ele aldıklarını gösteren kayıtlar. Jerry Brotton adlı bir araştırmacı da Great Maps adlı kitabında insanlığın bu kartografi mirasında bize rehberlik etmesi için 60 adet çok önemli tarihi haritayı anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Behçet Necatigil’in Naîmâ Tarihi’nden ilginç sayfalar

Yakın tarihte yaşadıklarımızın yazılı metinlere yansıyışı hem dilimizde bir süredir yer eden “resmi tarih” tanımına yol açtı, hem de yazılı tarihlerin doğruluğuna güvenimizi sarstı. Oysa incelendiğinde fark edilir ki Osmanlı döneminde yazılan tarihlerin çoğu, günümüz liselerinde okutulanlardan çok daha yansız hatta gerçekçidir.

okumak için tıklayınız

Charles Dickens’ın, gençken aşık olduğu kadına şiirler yazarak edebiyata ilk adımı attığı ortaya çıktı.

David Copperfield, İki Şehrin Hikâyesi gibi unutulmaz klasiklerin yazarı Charles Dickens’ın, gençken abayı yaktığı Maria Beadnell uğruna şiirler yazarak edebiyata ilk adımı attığı ortaya çıktı. Charles Dickens’ın Maria Beadnell’ın kişisel albümünden çıkan erken dönem aşk mektupları çarpıcı bir gerçeği gün ışığına çıkardı. Londra’daki Charles Dickens Müzesi’nde sergilenen mektuplardaki şiirlerde Beadnell’ın adı akrostişle ortaya çıkıyor.

okumak için tıklayınız

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Homo sapiens’in sonu ne olacak? Yuval Noah Harari’nin yazdığı Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, “100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?” sorusunun peşinden gidiyor. Evrim geçiren insanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens,

okumak için tıklayınız