21. Yüzyılda Kapital’in yazarı, Fransa’nın en yüksek devlet madalyasını reddetti

“21. Yüzyılda Kapital” adlı kitabıyla büyük ses getiren Fransız ekonomist Thomas Piketty, Fransa’nın en yüksek devlet madalyalarından “Lejyon Donöre” layık görüldü. Ancak ünlü ekonomist ödülü reddettiğini duyurdu. Piketty ödülle ilgili Ajans Frans Press’e konuştu:

okumak için tıklayınız

Bu kaçıncı öldürülüşüm hain

İki ayda bir yayımlanan edebiyat dergisi Sözcükler, 2015 yılının ilk sayısını, 100. doğum yılı nedeniyle Aziz Nesin’e ayırdı. Dergideki pek çok değerli yazı arasında en çarpıcısı Sivas katliamının Aziz Nesin’in kaleminden anlatıldığı metin kuşkusuz. Nesin’in anbean aldığı eski Türkçe notlardan oluşan yazının tamamını yayımlamamıza izin veren Turgay Fişekçi’ye teşekkür ediyoruz:

okumak için tıklayınız

İzmir’in işgali yıllarında, “Kardeşime kurşun sıkmam” dedikleri için Yunan Krallığı’nca kurşuna dizilen 200 sosyalist Yunan askeri anılıyor…

İzmir’in işgali yıllarında, “Kardeşime kurşun sıkmam” dedikleri için İnciraltı’nda Yunan Krallığı’nca kurşuna dizilen 200 sosyalist Yunan askeri, ölümlerinin 94. yıldönümünde katledildikleri yerde anılacaklar. Şair Tuğrul Keskin’in ‘Zito i Epanastasis’ (Yaşasın İsyan) adlı kitabıyla yeniden gündeme gelen ve İzmir ’in işgali yıllarında,

okumak için tıklayınız

“Ölümü sakın adam yerine koymayın, yoksa kendini bir şey sanabilir.” Abidin Dino

*“İnsan, ölümün bilincinde olan tek canlıdır. Ölümü bilmesi yaşamın tadını çıkarmasını engellemez. Ölümü kendine yakıştırmaz belki. Ama kanser tanısıyla hastaneye yatırılması, bir tutuklunun ölüme mahkûm edildiğinin bildirilmesi kadar kesinleştirir ölüm düşüncesini. Bir insanın özellikle sanatçının bu duruma nasıl dayandığı hep şaşırtır beni. Dünyadaki her olaya duyarlı olan bu insanoğulları (ve elbet Havva kızları) kendileriyle ilgili

okumak için tıklayınız

Elguca ve Mzağo – Aleksandre Kazbegi

Aleksandre Kazbegi’nin Elguca adlı romanı, Türkçe’ye “Elguca ve Mzağo” adıyla çevrilmiştir. Roman, Gürcü genci Elguca’nın bir Çerkes olan Mzağo’ya tutkulu aşkını ve Gürcülerin işgalcilere karşı direnişini anlatır. “Elguca ve Mzağo” adlı yapıtını okuyan şair Grigol Orbeliani, büyük bir heyecan ve coşku içinde “Gürcü dilinde bugüne kadar böyle bir yapıt görülmemiştir” demiştir. Aleksandre Kazbegi’nin yapıtlarına çok

okumak için tıklayınız

“Burjuva denen insan türü paranın en yüce erdem, kişioğlunun görevi olduğunu açık açık söyler.” Dostoyevski

(…) Pazarlık etmeyi çok seviyor Parisli. Ne var ki pazarlık ederken de, dükkânında sizi soyup soğana çevirirken de çıkar için değil, -eskiden öyleymiş oysa- erdeminden, kutsal bir gereksiniminden yapıyor bunu. Dünyalık biriktirmek, elden geldiğince çok mal sahibi olmak… Günümüzde Parislinin kitabında ahlâk kurallarının oturtulduğu temeller bunlardır. Aslında eskiden de böyleydi ama, şimdi, günümüzde -nasıl söylemeli-

okumak için tıklayınız

Niçin ülkede yoksulluk olmadığına inandırmaya çalışıyor herkesi? Dostoyevski

(…) Niçin yoksulların hepsini bir yere tıktı da, ülkede yoksulluk olmadığına inandırmaya çalışıyor herkesi? Niçin beylik edebiyatla yetiniyor? Dergilerinin parayla satın alınmış olmadıklarına kendini inandırmayı niçin öylesine çok istiyor? Gizli polise böylesine çok para harcanmasına niçin göz yumuyor? Meksika’ya düzenlenen bilim gezisine karşı bir sözcük söyleme yürekliliğini niçin gösteremiyor? Tiyatro oyunlarında kocalar niçin hep soylu,

okumak için tıklayınız

“Roboski Katliamını Hatırlamak ve Hatırlatmak: İstenmeyen Çocuklar”

Türkçe ve Kürtçe çift dilli hazırlanan kitap “İstenmeyen Çocuklar”, Roboski Katliamı’nı unutturmamak için Müge Tuzcuoğlu tarafından derlendi. Tuzcuoğlu ile kitabı, acıyı, insanı ve devleti Gamze Akdemir konuştu. Alev Karaduman da bu konuşmaya yazısıyla katıldı. ‘Roboski, yeni bir kırmızı çizgi gayreti’ 28 Aralık 2011’de, Türkiye’ye ait savaş uçakları, Şırnak/Uludere’de Roboski (Ortasu) ve Bejuh (Gülyazı) köylerinin sınıra

okumak için tıklayınız

Yazmak Üzerine – Ernest Hemingway

Dünya edebiyatının devi Hemingway, nasıl yazılacağından ve yazar olunacağından bahsediyor ! Hemingway’in mektupları, romanları, konuşmaları, basılmış ve basılmamış tüm metinlerinde yer alan yazmak ve yazarlık kavramı üzerine düşüncelerini bu kitap bir araya getiriyor. Bir yandan yazmanın köşebentlerini ve özünü irdeleyen ve sunan Hemingway, diğer yandan bir nevi “yazarlara tavsiyeler” reçetesini oluşturuyor -ve elbetteki kitap, Hemingway’in

okumak için tıklayınız

Hrant Dink ‘in çocuklarına yazdığı masal “Bir Tanecik Yavrularım,..”

Bir Tanecik Yavrularım, Nihayet kendime bugün boş vakit bulabildim. İlk fırsatta oturup sizin için bir masal yazmaya karar verdim. Bundan sonra her boş anımda sîzlere masal yazıp göndereceğim. Güzel anneniz bu masalları size akşamları yatırırken okusun. Benim masallarımı dinleyerek mışıl mışıl uyursunuz. Sizleri çok sevdiğimi zaten biliyorsunuz. Bunu bir kez daha tekrarlayarak masalıma başlıyorum.

okumak için tıklayınız

Süt mide ağrısına iyi gelir mi?

Birçok yerde süt ilaç gibi görülmüş, hatta 1980’lere kadar doktorlar bazı ülser hastalarına süt içmelerini tavsiye etmiştir. Sütte az miktarda asit olmasına rağmen, mide asidini yatıştırarak mide ağrısını geçirdiğine inanılır. Sütün mide asidine karşı geçici bir bariyer oluşturduğu doğrudur; ama asit üretimini teşvik edici özelliğinden dolayı bu rahatlama kısa süreli olacak, ardından rahatsızlık yeniden baş

okumak için tıklayınız

Hemşire ve ebelerin yüz yıllık ihaneti… – Zeynel Abidin Kaplan

BBC’nin hazırladığı Büyük Dünya Tarihi belgeselini izlemenizi öneririm. 70 bin yıllık insanlık tarihinin küçük bir özetine kolayca ulaşırsınız bu sekiz bölümlük belgeselde. Ustaca kurgularla, önemli olaylardan bahsedilir; dinlerin doğuşu, bilimsel gelişmeler, fetihler, ölümler, tesadüfler, kazalar, pişmanlıklar…

okumak için tıklayınız

Kovan: Acımasız Ballı Dünya – Müslüm Üzülmez

Arı kovanlarının içinde büyüdüm. Dedem, amcam ve babam dönem dönem arıcılık yaptılar. Ben, kardeşlerim ve amca çocukları arı kovanları temizlenirken, kovandan bal alınırken, oğul arıları kovanlara yerleştirilirken ve çamur ya da tahtadan kovan yapılırken yardımcı olurduk. Arı kovanlarından yayılan uğultu ve arıların çevrede gezinirken çıkardıkları vızıltı bizlere ninni gibi gelirdi. Arı sokmalarından korkmazdık. Bazen kovanların

okumak için tıklayınız

“Barbarları Beklerken” – Sadık Güvenç

“Hiçbir şey hayal edebileceklerimizden kötü olamaz.” Asıl barbar kim? İşgalci mi barbar, işgal edilen topraklarda eskiden beri yaşamakta olan halklar mı? Sözde uygarlık götürme adına insanların yaşama biçimine, geleneğine, kültürüne, toprağına, suyuna, balığına, ağacına, evine barkına, karısına, kızına el koyan “uygar” sayılıyor da; bu yer benim, bu ağaç, bu su, bu yaşam benim diyen “barbar”

okumak için tıklayınız

“Barışı en çok gözeten ülkeler en çok silah üreten ve diğer ülkelere en çok silah satan ülkelerdir.” Eduardo Galeano

Doğa ve insan haklarını en fazla ihlal edenler asla hapse girmez. Onlarda cezaevlerinin anahtarları var. Günümüzün tersine dünyasında evrensel barışı en çok gözeten ülkeler en çok silah üreten ve diğer ülkelere en çok silah satan ülkelerdir; en itibarlı bankalar en çok uyuşturucu parası aklayan ve en çok çalıntı para saklayan bankalardır; en başarılı endüstriler gezegeni

okumak için tıklayınız

Satürn yıldızının altında bir düşünür: Walter Benjamin – Emek Erez

Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi, eleştirmen ve estetik kuramcısı Walter Benjamin. Bu kısa tanım onunla ilgili her yerde geçiyor ama her bakımdan da eksik kalıyor. Başucu kitabı olarak değerlendirdiğim YKY tarafından basılan “Tek Yön”, 1928 yılında ilk kez yayımlanmış. Kitabın türü ile ilgili olarak deneme ya da aforizma olduğuna yönelik değerlendirmeler olsa da Adorno

okumak için tıklayınız