Yıkın Boğaziçi’ni, ODTÜ’yü, Bilkent’i!

Orlin Sabev’in monografisi Osmanlı’da eğitimin modernizasyonu sürecine dair bugün de anlamlı olan birçok soruyu gündeme getiriyor. Önce Binali Yıldırım, öğrencilik yıllarında “yoldan çıkarım” korkusuyla Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih etmediğini açıkladı ki bir ulaştırma bakanının ‘yoldan çıkma’lardan korkması kadar doğal ne olabilir? Daha sonra Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Yusuf Kaplan, yeni cumhurbaşkanına önerdiği yirmi maddeden on dokuzuncusunda,

okumak için tıklayınız

Edebiyatı kim öldürdü?

Dubravka Ugresic, kitap fuarlarında kitaptan ziyade ‘genç yazar eti’ seçildiğini, fuarların edebiyatla alakası kalmadığını, kitabın giderek metalaştığını ve edebiyatın bu acımasız liberal kapitalist düzene terkedildiğini tartışıyor. Eğer Thomas Mann bugün yazmış olsaydı ABD’de kitabını basacak bir yayınevi bulamazdı; ona kitaplarının yeterince seksi olmadığı söylenirdi.” Bu sözler zihnen ve vicdanen Avrupalılaşmamış, 20. yüzyılın en önemli Hırvat

okumak için tıklayınız

Yumruk gibi öyküler!

Gazeteci Oğuz Güven’in, acı acı gülümseten, yumruk gibi, hepsi gerçek yeni öykülerle genişletilmiş “Zordur Zorda Gülmek” adlı kitabı raflarda. Güven’le kitabını konuştuk. -Yaşayanlar unutmadı elbet ama kuşaklara unutturuldu/unutturuluyor… Yumruk gibi öyküler, yumruk gibi bir kitap “Zordur Zorda Gülmek”. Cuntanın halkla “yakın teması”nın, yakan yakın tarihin, yakılan, canına itinayla kastedilen insanlığın güncesi… Bu noktada “yaşayazan” bir

okumak için tıklayınız

Freud, yazarları etkilemeye devam edecek – Ahmet Oktay

Freud’un edebiyat ve sanatla ilgisinin kuramını oluşturduktan sonra başladığını söylemek gerekir. Şu vurgulanabilir: Freud kuramını oluşturduktan sonra sanat ve edebiyat yapıtlarında savlarını doğrulayacak pek çok öğe bulunduğunun farkında olmuş, örneğin “Dostoyevski ve Baba ve Katli” adlı yazısında (1925-1928 arası) kuramının romanda nasıl desteklendiğini göstermiştir. Freud ‘baba ve katli’ sorununu, başka yazarlardan da yararlanarak (örneğin Frazer)

okumak için tıklayınız

Freud edebiyat ilişkisi

1999’dan bu yana Bilgi Üniversitesi’nde “Psikanaliz ve Edebiyat”, “Psikanaliz ve Popüler Edebiyat” ve “Kültürel İncelemelerde Psikanalitik Yöntem” dersleri veren Bülent Somay ile Freud-edebiyat ilişkisini konuştuk…. “Psikanaliz ve edebiyat” adlı derste neler anlatıyorsunuz öğrencilerinize? Bu derste psikanalizi bir tedavi yöntemi olarak değil de bir düşünme, çalışma yöntemi olarak anlatmaya çalışıyorum. Sonra da bu yöntemin çeşitli uygulamalarını

okumak için tıklayınız

Edebiyat Freud’un müttefikiydi

İstanbul Psikanaliz Derneği ve Paris Psikanaliz Kurumu üyesi, psikiyatr-psikanalist Dr. Talat Parman, sorularımızı yanıtladı. Bir psikanalist olarak Freud ve edebiyat ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un “Sizin ustalarınız kimlerdir?” sorusuna kütüphanesini dolduran önemli edebiyat yapıtlarını göstererek yanıt verdiği sıklıkla söylenir. Öte yandan, Freud’un yaşamı boyunca tek bir ödül aldığını, onun da Goethe Ödülü olduğunu

okumak için tıklayınız

Edebiyat ve psikanaliz arasındaki çok yönlü ilişki Freud’la başlar – Yıldız Ecevit

Edebiyat ve psikanaliz arasındaki çok yönlü ilişki geçtiğimiz yüzyıl dönümünde Freud’la başlar. Freud bilinçaltıyla ilgili kuramını oluştururken, onu en çok ilgilendiren konulardan biri de ‘yaratıcılık’ edimiydi; sanatçının, çoğunlukla da edebiyat sanatçısının nasıl yarattığı, ilham denen olguyla bilinçaltının kesiştiği noktaların neler olduğu, araştırmalarında öncelikli bir konumdaydı. Bilinçaltı kuramıyla ilgili kimi önemli önermelerini de yine edebiyat sanatçılarına

okumak için tıklayınız

Ruhu fırtınalı, bir yalnız adam: Tanpınar – Elif Şahin Hamidi

Ölümünden yaklaşık on yıl sonra yeniden okunmaya başlanan, geç de olsa fikirleri ve eserleri üzerine tartışılan Tanpınar’ın aydaki suretine şahit olmak, ayın yüzeyine karınca silsilesi gibi dizilmiş eski Türkçe satırların sırrına ermek istiyorsanız Nazlı Eray’ın son romanına buyurun. Tıpkı Kafka gibi kıymet-i harbiyesi sonradan anlaşılanlar tayfasından biri Ahmet Hamdi Tanpınar. Hani en yakın arkadaşlarının bile

okumak için tıklayınız

Sevgili annemiz Platonov – Ahmet Büke

Platonov, insan ruhunu son zarına kadar soymayı ve en derinine bakmayı başarıyor. Belki de dünyadaki -doğal olarak yazıdaki- en zor yöntemle bunu başarıyor: Sadelik! Son sözü baştan söylemeli: Dünyayı bize getirenler var. Kendi tarifleriyle, bir binayı son tuğlasına kadar yıkıp yeniden kuruyorlar. Her dilin neredeyse sonsuz bir evren olduğunu düşünürsek, onlar müthiş bir paralel kozmik

okumak için tıklayınız

Ezidiler: Mezopotamya’nın dağılan tespih taneleri

İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Amed Gökçen’in ‘Kara Kitap Kara Talih’ adlı yeni kitabı, Ortadoğu’nun kara talihli toplumu Ezidilere odaklanırken, bu toplumun Irak, Almanya, Suriye, Rusya, Gürcistan ve Ermenistan’daki yolculuğuna odaklanıyor. Saner Şen’in fotoğrafladığı bu çalışmadan bölümler aktarıyoruz. Tarih, tekrar etmesiyle ünlüdür. Mezopotamya’nın kadim halklarından Ezidilerin bugünlerde yaşadıkları, son yüzyıllık süreç içerisinde yaşadıklarıyla

okumak için tıklayınız

Talip Apaydın çiftçisiydi umudun

Köy Enstitülüydü. Edebiyata hayatın sesinin bir başka yankısını getirmişlerdi. Hangisi eksilse canım yanıyor. Bu kez Talip Apaydın eksildi. Çok yandı canım. Onlar umudun çiftçileriydi. Aydınlığın savaşçılarıydılar. Çünkü yetişirlerken iş içinde eğitimin, sanatla bilimin yan yana olduğu bir ortamın öğrencisi olmuşlardı. Köy Enstitüleri öğrencisi ve mezunuydular. Bir bölüğü yazar oldu. Edebiyata kırın, sömürünün dinle örtünmüş yanının

okumak için tıklayınız

Kuantum Mekaniğinin Felsefi Temelleri – Hans Reichenbach

20. yüzyılın iki büyük kuramsal yapısı olan görelilik ve kuantum kuramı, modern fiziği şekillendirmiştir. Her biri önemli katkılar sağlayan ve birbirinin sonuçlarından yararlanan birçok dehânın ortak çalışmasının ürünü olan kuantum kuramının başlangıcındaki tartışmaların içinde yer alan Reichenbach’ın bu kitabı alanın referans kitaplarından biridir. Reichenbach kitabında 1900 yılından başlayarak kuantum fiziğinin kuramsal yapısını oluşturan dört evreyi

okumak için tıklayınız

Yalana Karşı Duran – Zafer Köse

Bir deprem olur bir yerlerde. İnsanlar enkaz altında kalır, umutlar ezilir, hayaller yıkılır. Felaketle ilgili haberleri duyarsınız, okursunuz. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir adam işsiz kalır bir yerlerde. İş ilanları takip edilir, yaşama hevesi azalır, akşamları eve gitmek zorlaşır. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir çocuk

okumak için tıklayınız

Oscar Wilde’ın daha önce yayımlanmamış bir fotoğrafı bulundu

Şair-yazar Oscar Wilde’ın daha önce yayımlanmamış bir fotoğrafı, önümüzdeki günlerde Adam’s Auctioneers adlı müzayedeevince mezata çıkarılacak. Oscar Wilde’ı 1878 Ekimi’nde bir av partisi öncesi İrlanda’daki Ashford Şatosu önünde dostlarıyla birlikte yansıtan kare Wilde henüz 23 yaşındayken çekilmiş. Wilde’ın fotoğrafının yer aldığı 1870’lerden kalma aile albümüne 8 bin euro civarında fiyat biçiliyor. Av partisi arifesinde çekilen

okumak için tıklayınız

Dresden’in saatleri, Uwe Tellkamp’ın Kule’si üzerine – Fredric Jameson

Sosyalizme bağlı olan hiç kimse Doğu Almanya’nın kaderine ve tarihine kayıtsız kalamaz. Şimdiye kadar Doğu Almanya ekonomik ve politik olarak ondan olumsuz sonuçlar çıkarmak dışında resim ve sinemadaki yaratımları hakkında sınırlı bilgi sahibi olan radikal Batılı entelektüellerle liberallerin sistematik aşağılama nesnesi olmuştur. Totalitarizm (özellikle politik yargılar) ve Stalinizm adı altında soğuk savaştan beri gelen önyargıların

okumak için tıklayınız

Arap İsyanı’nın arka planı için: Gilbert Achcar’dan “Halk İstiyor”

Gilbert Achcar’ın “Halk İstiyor – Arap İsyanı Üzerine Radikal Bir İnceleme” adlı çalışması konuya ilgi duyanlar açısından bir hayli doyurucu, hatta ufuk açıcı bir kitap. Ama yine de bu geniş, bu sancılı coğrafyayı anlamak için bir başlangıç kitabı. Arap İsyanı’nın arka planı için… Gilbert Achcar da Batılıların “Arap Baharı” demeyi çok sevdikleri protesto gösterilerinde duyulan

okumak için tıklayınız

‘Kitap okumaktan, kitap okuyamaz hale geldik’

“Kitap okumaktan, kitap okuyamaz hale geldik” Bu sözler, önceki gün “Yayınevi emekçileri haklarını arıyor!” başlığı ile Yayınevi Emekçileri Kolektifi (YEK) ile Çevirmenler Birliği (Çev-Bir) tarafından düzenlenen çalıştayda kulaklarımıza çalınıyor. Kimlerden oluşuyor peki yayınevi emekçileri? Çevirmenler, kitap editörleri, redaktörler, kitap kapak tasarımcıları, kitap satış danışmanları, depo çalışanları ve daha nicesi… Bundan bir sene evvel kurulup hızla

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirlerinden Seçmeler – Rainer Maria Rilke

Rainer Maria Rilke (1875-1926) 20. yüzyıl Batı şiiri sanatının en büyük temsilcilerindendir. Şairin doğduğu Prag kenti, o zamanki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırları içerisindedir. Orta Avrupa’nın kozmopolit kültürünün doruk noktasına vardığı bir dönemde yetişen Rilke bütün yaşamını “şiirde şiiri aramak” uğraşına odaklar. 1899 ve 1900 yıllarında Lou Salome ile birlikte Rusya’ya yaptığı iki yolculuk ve orada Tolstoy’la

okumak için tıklayınız

Tom ve Jerry’ye ‘ırkçılık’ uyarısı

Çizgi film serisi Tom ve Jerry’nin, “ırkçı önyargı” ibaresi ile yayımlandığı ortaya çıktı… BBC’nin haberine göre, Amazon internet sitesinin video yayını yapan “Amazon Prime Instant Video” sitesi, bazıları 70 yıl önce yapılmış Tom ve Jerry çizgi filmlerini, “ırkçı” unsurlar içerdiği konusunda yasal bir uyarıyla yayımlıyor. Çizgi filmi seyretmek isteyen birisi siteye girdiğinde, “Tom ve Jerry

okumak için tıklayınız

Benim silahım zekâm

Tyrion Lannister’ın keskin zekâsının en güzel örnekleri Zekâsı ve Bilgeliğiyle Tyrion Lannister adlı kitapta toplandı. “Benim silahım zekâm. Kardeşimin kılıcı var, Kral Robert’ın savaş baltası var, benim de zekâm… ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için bileğitaşına gerek olduğu gibi.”

okumak için tıklayınız