Soma oma ma!..

SOMA OMA MA!.. Yeraltında milyonlarca ışıldaklı soma Kazma vuruyor yeryüzündekiler ısınsın diye Soma’larda yanıyor yürekler, çatırdıyor yüzlerce oma Şimdi yeryüzü daha kömür yeraltından, bu katliam niye?   Sermaye devleti hırsız ve katilleri beslesin diye!   Direndiğinde milyarlarca soma, ayağa kalktığında çelikleşmiş oma Vebalı sermaye sıçanları geberir tek yumurta ikizlerinin altında Hayat ver, direnç der yeraltındaki

okumak için tıklayınız

Osmanlı İmparatorluğu’nda Madenciler ve Devlet / Zonguldak Kömür Havzası 1822-1920 – Donald Quataert

( * ) ABD’li tarihçi Donald Quataert, ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Madenciler ve Devlet’ kitabında Zonguldak kömür madenlerini konu alan birçok tarih eserinden farklı olarak çalışmasının odağına madencilerin çalışma koşullarını yerleştiriyor. Kitap, 1822-1920 arasındaki dönemde Zonguldak’taki madenciliğin hikâyesini işçilerin çalışma hayatları üzerinden aktarıyor. Daha önce de çoğu emek eksenli olmak üzere Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomik ve sosyal tarihiyle

okumak için tıklayınız

Kore Nire – Fahri Erdinç

Hikâye 1960 Mayısı?nda Ankara?da başlıyor. Öğrenci olayları, genç subayların hoşnutsuzluğu, iktidar yanlısı generaller, başta Menderes olmak üzere iktidar sahipleri, tutuklu gazeteciler… İlk basımı 1966 yılında Sofya?da yapılan Fahri Erdinç?in Kore Nire romanı yaklaşık elli yıl sonra Türkiye?de de yayımlandı. Erdinç bu romanında Türkiye Cumhuriyeti?nin 27 Mayıs darbesine götüren siyasi ve toplumsal süreçleri ele almış. Asıl

okumak için tıklayınız

Tayyip Erdoğan’ın patrona gelince hedefi ‘2023’, işçiye gelince ‘1862’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Soma?da, yaşanan maden faciasıyla ilgili olarak yaptığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Erdoğan, bir soru üzerine ?Geçmişe gidiyorum? diyerek, İngiltere, Fransa, ABD gibi ülkelerde 19. Yüzyıl ve 20. Yüzyılın başında yaşanan bazı maden kazalarına ait kayıp verilerini sıraladı.

okumak için tıklayınız

Madencinin Sınav Günleri – Bir Madenci Kasabasının Öyküsü 1 / Lewis Jones

1937 yılında yayınlanan Cwmardy, Lewis Jones’un iki romanından ilki. Yirminci yüzyılın başlarında İngiltere?nin Güney Galler bölgesinde kömür ocaklarıyla ünlü bir kasabayı anlatıyor. Roman kişileri, bu kasabada yasayan maden işçileri. Özellikle kasabadaki bir ailenin bireyleri aracılığıyla hem özel bir gelişimin, hem de çevredeki isçi yaşamının tarihini aktarıyor bize. Madencilerin her yerde karşılaştığı olaylar bu romanda da

okumak için tıklayınız

Zamanın Coğrafyası (Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine) – Robert Levine

Zamanın Coğrafyası’nda ünlü sosyal psikolog Robert Levine, gündelik eylemlerimizin sorgulamadan kabul ettiğimiz bir boyutu olan zaman algımızı keşfetmemizi istiyor. Kariyerini zaman ve yaşam hızı çalışmalarına adayan Levine, bizi dünyanın etrafında çağlar boyu süren büyüleyici bir zaman turuna çıkarıyor. Yazarla beraber, üç saatlik gecikmelerin normal sayıldığı Brezilya’yı ve Batı’da hiçbir şekilde bilinmeyen bir uzun vade algısının

okumak için tıklayınız

Virginia Woolf’un güncesi

Bir Yazarın Günlüğü eserlerin nasıl kılı kırk yararak kaleme getirildiğinin belgesi. Kimi yazarlara göre Deniz Feneri, Virginia Woolf?un hem en sevilmiş, hem en önemli romanıdır. Ben, uzun yıllar, Oraya Deniz Fenerine diye Türkçe adlandırdığım bu eseri, 1960?ların sonunda rahmetli eniştem Talât Akdağ?ın kitaplığından ödünç almış, bir daha da geri vermemiştim. Naciye Akseki Öncül çevirisi Deniz

okumak için tıklayınız

“Masallar, Mektuplar ve Kuşlar” üzerine – Öznur Özkaya

Şehir; kimi zaman insanı yer yutar kimi zaman da şefkatle sever kollar. Bir gün derinden yaralarken, an gelir baktığında gözlerini acıtır dağlar ve ovalar. Nehirden gelen sesi ninni gibi hatırlamak istedikçe sen, bir bakarsın çağlayan olur kulaklarını yırtar. Yine de yolundan dönmezsin, dönemezsin. Ayaklarının ezberlediği yollarda bazen kaybolur gidersin, bazen de yıllar önce gittiğin bir

okumak için tıklayınız

“Kızlara ve Erkeklere Etkinlik Kitabı” – Mehmet Özçataloğlu

Eğitim konusu ülkemizde yap-boz tahtası olmaktan bir türlü kurtarılamadı. İktidar değişmemesine rağmen eğitim politikası sürekli değişiyor. Her kabine değişikliğinden sonra gelen bakan köklü değişikliklere gitti. Ne acıdır ki yapılan değişiklikler eğitime artı değer kazandıramadı. Sürekli bir kafa karışıklığı, endişeli öğretmenler, öğrenciler, veliler? Eğitimdeki bu değişikliklerden biri de sanatsal derslerin haftalık programdaki saatlerinin

okumak için tıklayınız

Niçin sosyalizm – Albert Einstein

Ekonomik ve sosyal konularda uzman olmayan birinin sosyalizm hakkında görüş belirtmesi uygun olur mu? Birçok nedenden ötürü ben, uygun olduğuna inanıyorum. Sorunu ilk önce bilimsel bilginin bakış açısından ele alalım. Astronomi ile ekonomi arasında hiçbir temel metodolojik farklılık yokmuş gibi görünebilir: Her iki alanda da bilim adamları, belli görüngüler arasındaki bağlantıyı mümkün olduğunca anlaşılır kılmak

okumak için tıklayınız

Yeni başlayan sonların yazarı olmak: Beckett olmak

1906-1989 yılları arasında yaşamış bir yazar olmak, bütün yirminci yüzyılın çaresiz tanığı olarak, hayal­lerin, umutların, mücadelenin, yenil­ginin, ve düş kırıklığının öznesi ve nesnesi olmak, başlangıçların ve sonların -ama bir türlü kesin ve mut­lak bir sona ulaşamayan, sürmekte olan, yeni başlayan sonların- yazarı olmak: Beckett olmaktır.

okumak için tıklayınız

Edip Cansever kendini anlatıyor…

Okuduğum ilk yapıt? Gördüğüm ilk film? Dinlediğim ilk ezgi? Bugün bunları anımsamam olanaksız. Gene de bu konuda bir iki söz söyleyebilirim. Okumaya, ciddi olarak okumaya 13-14 yaşlarımda başladım. O zamanlar kendime verdiğim bir söz vardı: Günde elli sayfadan az okumamak. Bu sözü eksiksiz gerçekleştirebildim mi, şimdi pek anımsayamıyorum. Boş günlerimde sık sık kütüphanelere giderdim. Çoğu

okumak için tıklayınız

Elçiye Zeval Olmaz – Güzin Özen Yılmaz

Dünyanın en önemli ticaret merkezi konumundaki İstanbul’da usta diplomat olmak yetmiyordu, güçlü ve dayanıklı olmak da şarttı. Payitahtta onları, rakip ülkelerin elçileriyle entrika dolu, acımasız bir savaş bekliyordu.Osmanlı yöneticilerin çok farklı diplomasi yöntemlerine de ayak uydurmak zorundalardı. Kaptanıderya Gazi Hasan Paşa’nın aslanı dizlerinin dibine çöktüğünde sakin kalmayı başarmak; sadrazam Rüstem Paşa topatan kavunu eşliğinde tehdit

okumak için tıklayınız

Karadenizde bir Alevi ocağı

Güvenç Abdal Ocaklıları, Anadolu?da Alevi inancının en önemli temsilcilerinden biri olan Güvenç Abdal ve ocağının tarihsel, inançsal ve kültürel yapısını ele alıyor. 13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli?nin Horasan?dan gelişi ile kendini ifade etmeye başlayan eren düşüncesi tüm sosyal, siyasal, iktisadi ve kültürel açmazlara karşılık Anadolu?da tarihin önemli aydınlanmalarından birini

okumak için tıklayınız

Rıza Polat Akkoyunlu hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

“ALİ RIZA POLAT ÖZTÜRK” 01.07.1911 Adana / Dört Yol / Ocaklı doğumlu.Baba Adı; Hasan,Ana Adı;Naile. Adana?nın AKKOYUNLU sülalesinden.Evli ( İki kere; ? – 1954 ) Dört çocuk babası.İlköğrenimini Adana?da, Orta öğrenimini Adana,Konya ve Balıkesir?de tamamladı.İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesi mezunu 1933. Öğretmen,Radyo Röportörü, Şair.

okumak için tıklayınız

Avusturya’da Alevilik artık resmi inanç…

Alevilerin uzun uğraşları sonucunda, Avusturya?da Alevilik inanç sayıldı. Bir çok zorlukla karşılaştılar, hatta iftira atanlar bile oldu, ama onlar yılmadan devam ettiler. Avusturya?da yaşayan Alevilerin tek tek evlerine kadar gidip dertlerini anlattılar. Şimdi tek dilekleri var; kendi ülkelerinde, Türkiye?de de, bu haka sahip olmak! Avusturya’daki Alevi yurttaşlarımız, büyük uğraşlar sonucu Aleviliği inanç statüsüne getirdiler. Okullarında

okumak için tıklayınız