Etiket: Türkiye

İkinci Yeni Olayı – Asım Bezirci

1950’li yıların ortalarında doğan İkinci Yeni üzerinde çokça tartışılan ve günümüzde de tartışılmaya devam edilen bir şiir hareketidir. Asım Bezirci, İkici Yeni Olayı çalışmasında, bu hareketi bütünlüklü bir bakış açısıyla ve derinlemesine inceliyor, tartışmaya çok önemli boyutlar kazandırıyor. Onun tarihçesini, kaynaklarını, sorunların ve ürünlerini gözden geçiriyor. Ünlü şairlerini teker teker, ötekileri topluca eleştiriyor; savunucularıyla tartışıyor.

okumak için tıklayınız

Türkiye?de Yayınlanan ön Dönem Anarşist Dergiler / Bütüncül bir yaklaşım – Can Başkent

Giriş Bu makalede, ön dönem olarak adlandırdığım 1986 – 1999 yılları arasında Türkiye?de yayınlanan anarşist dergilere yönelik bütüncül bir çözümleme sunacağım. Ön dönem olarak adlandırdığım periyot, 1986?da Türkiye?de yayınlanan ilk anarşist dergi Kara?nın ilk sayısından, Ateş Hırsızı dergisinin son sayısının yayınlandığı 1999 yılına kadarki süreci kapsıyor. Bu süreçte yayınlanan dergilerden Kara, Efendisiz, Amargi, Ateş Hırsızı

okumak için tıklayınız

Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir. “Teslim olmak başka şey, esir düşmek başka; Seni sevmek başka şey özgürlük, uğrunda dövüşmek başka!”

“Esir Şehir Üçlemesi” edebiyatımızın güçlü ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir’in başyapıtlarındandır. Her büyük ve klasik yapıt gibi, bir ya da birden çok sorunsalı mükemmel bir biçimde işleyen bu nehir roman dizisinin ilk kitabı olan “Esir Şehrin İnsanları”nda Kemal Tahir, Mütareke Dönemi Anadolu aydınının ve İstanbul’unun destansı direnişinin ve mücadelesinin benzersiz bir fotoğrafını çekmektedir. Kurtuluş Savaşı

okumak için tıklayınız

Türkiye çocuk işçiliğinde Afrikalaşıyor…

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TUİK’in çocuk işçiliği ile ilgili yayınladığı istatistiklere dayanarak bir rapor hazırladı. DİSK-AR, Türkiye’de çocuk işçiliğinin artışına dikkat çekerek, Türkiye’nin çocuk işçiliğinde Afrikalaştığını belirtti.

okumak için tıklayınız

Rıfat Ilgaz’ın Şiiri – Server Tanilli

Bugün de, okurlardan çoğunun gözünde, Rıfat Ilgaz, büyük bir mizah ustasıdır ve başta da Hababam Sınıfı’nın yazarıdır. Bu değerlendirmede, gerçeğin elbette büyük payı var: Rıfat Ilgaz, çağdaş Türk mizahının önde gelen birkaç yazarından biridir; Hababam Sınıfı da, onun o alandaki ustalığının simgesidir. 40’lı yılların ikinci yarısındaki ünlü ‘Markopaşa serüveni’nde pişmiş ve olgunlaşmış kalem, 1959’da yayımladığı

okumak için tıklayınız

Bir Acıya Kiracı – Metin Altıok “Kıyamet çoktan koptu, haberiniz yok! Siz hala güneşin, her sabah doğuşuna güvenin.”

‘Bir acıya kiracı’ydı Metin Altıok… Pir Sultan Abdal Kültür Şenliği için gittiği Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 günü Sivas katliamından ağır yaralı olarak kurtuldu ama 9 Temmuz’da hayatını kaybetti. Geride sevgi dolu yüreğinden, üreten beyninden mısralar bırakarak… ‘Kendime sürgün / Bir garip kişiyim’ diyor ve bir şair sezgisiyle, şu mısraları yazıyordu:‘Tekinsizim size göre / İbret için

okumak için tıklayınız

Şiirin Dili Anadil – Ataol Behramoğlu

‘Şiirin Dili Anadil’de, Ataol Behramoğlu’nun Türkiye ve dünya şiiri ve şairleri üstüne kaleme aldığı yazılar yer alıyor. Yunus, Kaygusuz Abdal, Namık Kemal ve Tevfik Fikret’ten günümüzün genç şairlerine kadar, yüzlerce yıllık Türkiye şiirinin birikimi bu kitapta okuyucuyu karşılıyor. Yine Dante ve Hugo’dan, Marti, Eluard, Ritsos ve Neruda’ya, dünya şiirinin önemli isimlerinden seslenen kitap, şiirin evrensel

okumak için tıklayınız

Hrant Dink’in Hayatı “Acımızı onurla sırtlayıp taşıyoruz.”

* “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.” 19 Ocak 2007’de Agos Gazetesi’nde yazdığı son makalesi * Kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlamak hastalıktır. Kimliğini yaşatabilmek için sana

okumak için tıklayınız

ABD, Ortadoğu, Türkiye – Haluk Gerger

Ortadoğu, neden son altmış yıldır ABD’nin saldırılarına hedef oluyor? Ortadoğu’da devlet sınırları neden cetvelle çizilmiş gibi düzgün? Bölge, neden kanlı savaşlarla, etnik çatışmalarla anılıyor? Haluk Gerger, bu sorulardan yola çıkarak, Osmanlı sonrasından günümüze modern Ortadoğu tarihinin çok boyutlu, bütüncül bir analizini sunuyor. Kitapta yüzyıllık tarih kesiti derinlikle inceleniyor, olgular bilimin, teorinin imbiğinden geçirilerek sonuçlar çıkarılıyor;

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’ten Ceyhun Atuf Kansu’nun annesine ağıt – Işık Kansu

“Nâzım Hikmet’in ölümü üzerine ağıt yazdığı Müfdale Hanım’ın büyük olasılıkla 1920 yılında çekilmiş bir fotoğrafı. Müfdale Hanım’ın kucağındaki bebek, şair Ceyhun Atuf Kansu’dur. Nâzım Hikmet’in, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi Yöneticisi Ömer Türkoğlu tarafından yapılan araştırma sonucu gün ışığına yeni çıkarılan iki şiirinden biri olan “Vehbi ve Nafi Kardeşlerimin Acılarına: Aldığım Bir Mektup” adlı şiirinin,

okumak için tıklayınız

Emekçilerin şairi Cigerxwin (Ciğerhun / yüreği yaralı), Şeyhmus Hasan’ın Hayatı

Cigerxwin (Ciğerhun / yüreği yaralı), *“1903-1984 yılları arasında yaşamış bir Kürt şairidir. Doğum yeri Mardin’in Gercüş ilçesinin Hesar köyüdür. Asıl adı Şeyhmus Hasan’dır. Küçük yaşta önce babasız sonra anasız kalan Şeyhmus, evli olan kız kardeşine sığınır. Kız kardeşinin evi de yoksul bir evdir. Küçük Şeyhmus, bölgede bugün de pek çok yoksul çocuğun yaşadıklarını yaşar. Zengin

okumak için tıklayınız

Can Yücel’in Şiir Çevirileri – Sabahattin Eyüpoğlu

Şiir başka dile çevrilebilir mi, çevrilmez mi? Bu soruyu ortaya atanların çoğu çevrilemez deyip keserler. Şiir sanatı üstüne eğilmiş en keskin zekalardan biri, Paul Valery, daha da ileri gidip şiiri çevrilmeyen, başka türlü söylenemeyen şey olarak tanımlar. Bir şiirin güzelliği söylediği kadar belki ondan da çok söyleyişinde, seslerin, seslere bağlı anlam ve çağrışımların belli bir

okumak için tıklayınız

Pedro Almodovar Üstüne Düşünmeler, Erinç Büyükaşık

İspanyol yönetmen Pedro Almodovar sinema eğitimi almamış olmasına karşın sinemayı kısa film çekerek tanıyan ve ilk filmi “Pepi, Luci, Bo y otras chicas del monton” ile izleyicisine ulaşan ve ardısıra kendi prodüksiyon şirketini kuran sıradışı bir yönetmen. Kuşkusuz bu sıradışılığın gerekçesi onun sinema dilindeki tematik farklılaşma… Franco faşizminden başlayarak İspanya’nın tarihsel değişimlerine tanıklıkları kadar “Annem

okumak için tıklayınız

Evrim Kuramı ve Bağnazlık – Cemal Yıldırım

“Evrim Kuramı yok sayılarak bilim yapılamaz. Bugün kendisine bilim insanı diyen bir kişi, dünyanın düz olduğunu, evrenin merkezinde bulunduğunu ve tüm gökcisimlerinin onun etrafında döndüğünü söyleyerek, yani Kopernik ile başlayıp Galilei ve Kepler ile devam edip Newton ile olgunlaşan evren anlayışını reddederek bilim yapabilir mi? İşte Evrim Kuramı da aynı değerdedir. Evrende her şey her

okumak için tıklayınız

12 Eylül ve Yenilikçi (avant garde) Roman – Berna Moran

“1980’li yıllarda Türk romanının geçirdiği radikal bir değişime tanık olduk; yalnız içerik bakımından değil, roman anlayışı bakımından da. Nedenlerini toplumsal ve yazınsal olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz sanırım. Toplumsal deyince, tabii, her şeyden önce 12 Eylül darbesinin etkileri geliyor akla. Darbenin başta gelen hedefi , ülkede 1960’lardan beri ciddi bir tehlike olarak görülen soldu.

okumak için tıklayınız

Öğleden Sonra – Orhan Veli Kanık

Sıcak bir kış günü. Vakit öğleden sonra idi. Bütün yazı, belki de birkaç yazı karada geçirmekten boyalarıyla macunları atmış, aralıkları açılmış bir alamanada dört kişi rakı içiyorduk. Biri ben, biri Hamza, biri Mustafa kaptan, biri de… adını hatırlayamıyorum; tuhaf bir adı vardı. En tatlı konuşanı da o idi içimizde. Daha doğrusu, konuşamıyordu da sadece gülüyordu.

okumak için tıklayınız

Gecenin Kapıları – Ozan Özgür

Yıl 1978, Bahçelievler, Ankara. Bir yanda reis Abdullah, Ercüment, Mahmut, Kürşat, Haluk, Bünyamin, Ünal, İbrahim, Duran, Ömer ve diğerleri… Bir yanda Türkiye İşçi Partisi üyesi yedi genç. Bu roman sizi yakın geçmişin unutulmaya yüz tutmuş patikaları arasında uzun bir yolculuğa çıkaracak. Yıllarca hüküm süren ve hâlâ varlığını hissettiren karanlığın kaynağına, Gecenin Kapıları’na götürecek. Hazır olun

okumak için tıklayınız

Deniz Feneri – Behçet Aysan

Behçet Aysan’ın Deniz Feneri şiir kitabı, 1987 yılında basılmış ve yine aynı yıl Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü almıştır. 1993 yılında Sivas Katliamında yobazlar tarafından katledilen Behçet Aysan’ın anısına kızı Eren Aysan, bir düşü gerçeğe dönüştürmek adına 2006 yılında  Uğur Mumcu Vakfı Yayınları  tarafından basılan Deniz Feneri şiir kitabı tekrar yayınlandı. Bu hüzünlü kitapta;

okumak için tıklayınız

Karacaoğlan, binlerce yıl akarsular dibinde yıkanmış çakıltaşları gibi dilden dile geçerek incelmiş, güzelleşmiş, arınmış, zenginleşmiştir.

Yaşar Kemal’in yorumuyla; “Yunus Emre, Pir Sultan Abdal gibi, şiirimizin büyük ustalarından birisi de Karacaoğlan’dır. Büyük ustamızın on yedinci yüzyılda yaşadığı sanılıyor. Kökünün daha derinlerde olduğu gerçek. Epope’den Dede Korkut’a; Dede Korkut’tan koşmaya ne zaman geçilmişse, Karacaoğlan o zamandan beri sürüp gelen bir havadır; bir söyleyiş, bir duyuş biçimidir. Onun ne zaman doğduğu, yaşadığı da

okumak için tıklayınız

Tespih Taneleri – Mıgırdiç Margosyan. “Her bir tespih tanesi bir yaşamdır. Yanyana dizdiğimiz tespih taneleri hiç dağılmasın.”

Mıgırdiç Margosyan’ın “Tespih Taneleri”, yazarın doğduğu yer Diyarbakır?ı, oradaki Ermenileri, Kürtleri, Türkleri, Süryanileri, Keldanileri, Yahudileri, bugün artık tarih olmuş bir kent yaşantısının en içten hikâyelerini anlatan, derin bir duygusal yolculuğun güncesi niteliğinde bir yapıt. Mıgırdiç Margosyan, Türkçe, Kürtçe ve Ermenicenin olanaklarından ve özyaşam öyküsünden yola çıkarak dağılan hayatları anlatıyor.

okumak için tıklayınız