Etiket: Türkiye

Bir Dönem Romancısı: Halide Edip – Erinç Büyükaşık

Cumhuriyet romancılığının temelleri kuşkusuz Kurtuluş Savaşı ‘nın siyasal ve toplumsal izleğini metnin tematik öğesi olarak belirleyen dönem yazarları tarafından atılmıştır. Bu bağlamda tarih-roman bağlamını irdelediğimizde karşımıza hem tarihsel belgeciliğin izlerini romanına yansıtan hem de kendi kurgu dünyasında siyasal tavırlarını yansıtmayı gerekli bulan iki yazarın adını anmak gerekir. Bunlardan ilki Yakup Kadri, diğeri ise kuşkusuz Halide

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin Türkiye’de ilk kez Kürtçe.

Türkiye edebiyatı ve mizahının en büyük isimlerinden Aziz Nesin?in ?Şimdiki Çocuklar Harika? adlı kitabı Türkiye’de ilk kez Kürtçeye çevrilerek basıldı. ?Zarokên Niha Cı jîr in? adıyla Kürtçe?ye çevrilen kitabı Semih Poroy resimledi. 1995 yılında kaybettiğimiz usta yazarın oğlu Ali Nesin, 2005 yılında 20 bin TL gibi gülünç denilebilecek bir sermayeyle Nesin Yayınevi?ni kurduklarını belirtti. Amaçlarının

okumak için tıklayınız

Kiraz Küpeler – Mustafa Balel

“Kiraz Küpeler”, öyküleriyle olduğu kadar çevirileriyle de bilinen Mustafa Balel?in sekiz öyküsünü bir araya getiriyor. Bu öykülerin ortak özelliği, acımasız bir hızla akıp giden dünyada, insani sıcaklığın, samimiyetin izini sürüyor olmalarıdır diyebiliriz. Öykülerde, açlık, yoksulluk ve çaresizliğin yanı sıra, varlığı unutulmanın eşiğine gelmiş dostluklar, hayatı anlamlı kılan kuşatıcı sevgiler hikâye ediliyor. Balel, kitaba adını veren

okumak için tıklayınız

İki Yakın Halk İki Uzak Komşu – Hrant Dink

2007 yılında katledilen gazeteci yazar Hrant Dink’in Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın (TESEV) Dış Politika Programı için kaleme aldığı kitabı “İki Yakın Halk İki Uzak Komşu” Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından 2008 yılının haziran ayında yayımlandı. TESEV için yaptığı bu çalışma, onun fırsat bulup tamamlayabildiği tek kitap olma özelliğine sahip. Hrant Dink Türkiye ve

okumak için tıklayınız

Direnen Haliç, Nejat Elibol. İşçilerin mücadelesinin belgesel özellikler taşıyan canlı bir kesiti.

Direnen Haliç, yazarı da işçi olan bir işçi romanı. Bir zamanlar fabrikalarla çevrili olan Haliç?in Alibeyköy ucundaki iki fabrikada yaşanan olayları, sürdürülen uzun direnişi konu alıyor. Olayları sürükleyici bir dille anlatırken, işçilerin fabrika ve mahalle hayatları, iç dünyaları da başarıyla sergileniyor. Bu romanla, işçi hayatının ve mücadelesinin bir dönemi başlıca özellikleriyle resmedilmiş oluyor. Direnen Haliç,

okumak için tıklayınız

İnsanlar Uyanıyor – Aziz Nesin ‘Gülmek mi gerek, yoksa ağlamak mı? Karar vermek imkânsız’

Aziz Nesin, kitaba adını veren İnsanlar Uyanıyor adlı öyküsüyle Krokodil Uluslararası Gülmece Öyküsü Yarışması 1969 Birincilik Büyük Ödülünü kazandı. ( * ) “İnsanlar Uyanıyor” o kadar acı ki, gülüş imkânsız. Bu, insanları uyandırmak isteyen bir solcunun acısı. Yenik düşüyor. Hapisten çıkınca kendisini insandan uzak bir gecekondu köşesinde yalnızlığa mahkum ediyor. İşsiz ve güçsüz. Sonra bu

okumak için tıklayınız

Tevfik Fikret ‘in Hayatı

Tevfik Fikret, 26 Aralık 1867?de İstanbul?da Aksaray?ın Kadırga semtinde doğdu. Baba tarafı Çankırılı, annesi ise Müslüman olmuş Sakızlı bir Rum’un kızı idi. Fikret, 12 yaşındayken, annesi ile dayısı haçtan dönerken koleradan oldu. Böylece öksüz kalan Fikret’i bu olay haliyle çok sarsmış, kız kardeşi ile kendisine bundan sonra yengesi ile anneannesi bakmıştır. Fikret, Mahmudiye Rüşdiyesi’nde okudu.

okumak için tıklayınız

Tarihsel Eleştiri – Berna Moran

Şu ilkeden hareket eder tarihsel eleştiri: Okurun geçmiş yüzyıllarda yazılmış bir eseri anlayabilmesi, tadına varabil­mesi ve değerlendirebilmesi için eserin yazıldığı çağdaki koşullar, inançlar, dünya görüşü, sanat anlayışı ve gelenek­leri hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bundan ötürü ese­ri tam anlamıyla kavrayabilmek, ona doğru bir açıdan baka­bilmek için okurun o çağa dönebilmesi, yazarın amaçlarını anlayabilmesi ve o

okumak için tıklayınız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz – Aziz Nesin

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Aziz Nesin’in 1977 yılında yazdığı bir romandır. Aziz Nesin bu eseriyle 1978’de Madaralı Roman Ödülü’nü almıştır. Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşamaz’ı önce radyo oyunu olarak yazdı. Kazandığı büyük başarı üstüne sahne oyunu haline getirdi. Israrlar üzerine senaryosunu yazdı; çoğu tiyatrocudan olduğu gibi, bu kez de filmciden telif hakkını alamadı. Bir

okumak için tıklayınız

72. Koğuş – Orhan Kemal “İnsan Onurunun Sesi”

?Eşe dosta selam, inandığım doğruların adamı oldum, böyle yaşadım, karınca kararınca bu doğruların savaşını daha çok sanatımda yapmaya çalıştım, kursağıma hakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir.? Orhan Kemal (ölümünden üç ay önce yazdığı bir söz) Orhan Kemal?in başyapıtlarından 72.Koğuş, insan onurunun düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir. Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını

okumak için tıklayınız

Yüreği karanfil, ırmağın türküsünü söyleyen; Ahmet Telli, “Dövüşen Anlatsın”

“Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm. Vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.” … Kavgadan uzak kalanın sevdadan da uzak kalacağını ve ancak kavgayı ve sevdayı yüreğinde taşıyanların sabrın kara taşını çatlatacağını düşünen Ahmet Telli’nin,  “Dövüşen Anlatsın” kitabı 1980 yılında basılmıştır. Kitabın İçinde Yer Alan Şiirler Dövüşen anlatsın Acının

okumak için tıklayınız

Madımak Çığlığı – Zeki Büyüktanır “Madımak Çığlığı Dinmedi, Sürüyor…”

Madımak: Bir dönemeç; bir süreç, bir kıskaç, bir inileme, bir vahşet, bir çığlık… Madımak bir otel Sivas Çarşısı’nda, bağnazlarca yakılıp yok edilen. Bir yangın alacasının cayırtıları, haykırışları ve 35 can insanın acılarla alazlar, dumanlar arasında kavrularak boğularak susturulması. Çağlar boyu ölümler, öldürmeler yaşanmıştır, ama böylesi, hiç görülmemiştir, ne bu topraklarda, ne de başka yerlerde, başka

okumak için tıklayınız

Üç Dilde Gavur Mahallesi – Mıgırdiç Margosyan

Ermenice taşra edebiyatı geleneğinin son temsilcilerinden Mıgırdiç Margosyan’ın ilk öykü kitabı Gâvur Mahallesi üç dilli olarak yeniden yayımlandı. Margosyan’ın doğup büyüdüğü Diyarbakır’ın ünlü Gâvur Mahallesi’ni anlatan öyküleri, Türkçe, Ermenice ve Kürtçe olarak aynı cilt içerisinde okuyucuyla buluştu. Mıgırdiç Margosyan’ın büyük bir ilgiyle okunan Gâvur Mahallesi’ne kaynaklık eden Ermenice Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) öykü derlemesinin

okumak için tıklayınız

Dengbêjler / Sözün Yazgısı – Abidin Parıltı “Önce deng (ses / söz) ve bej (söyle) vardı”

“Abidin Parıltı?nın 2005 yılında basılan ?Dengbêjler / Sözün Yazgısı? adlı kitabı, Homeros?un ?İlyada?sından ozanlara saygıyı anlatan dizelerle başlıyor. Dengbêj, Kürtçe?de ?söz söyleyen? anlamına geliyor. Kitap, dengbêjleri ?genelde okuma yazma bilmeyen, sözlü kültürün özellikleri ve değerleriyle yetişmiş, yaşadığı toplumu, geleneklerini, koşullarını, çelişkilerini iyi bilen, güçlü belleğe sahip, sese ve söze biçim verebilirken onu estetize edebilen yetenekte,

okumak için tıklayınız

Şiir Üstüne Söyleşi Notları 1, Edip Cansever

Benden veya benim kuşağımdan önce yazılmış şiirleri kendi değerleriyle başbaşa bırakarak araya kesin bir çizgi çizdiğime inanıyorum. Bu çizginin başlangıç noktasına, oluşumuna, bugüne gelişine, kısacası belli bir şiir sürecinin ayrıntılarına değinmek istemiyorum. Oteller kenti, şiirimin vardığı son durak değil elbette. Ne var ki, bundan sonra şunu amaçlıyorum da demiyorum. Çünkü amaçlamak, özel olsun, biçimsel olsun

okumak için tıklayınız

Toplumda Değerler Çözülmesi Konusunda Kendimle Konuşma – Afşar Timuçin

?(..) Ne olursa olsun kendimizi doğal akışın ellerine bırakıp çıkamayız. İnsan olmak tasarlayıcı, kurucu, yapıcı olmayı gerekli kılar. İnsan olmak daha da insanlaşma eğilimini kendiliğinden içerir ve tüm bireylerin dünyasında daha da insanlaşmak için savaşım koşulunu gerekli kılar. Oysa değerlerin iyiden iyiye dağıldığı dönemlerde insanlar evrensel ya da toplumsal amaçlarını yitirirler ve genel amaçların dışında

okumak için tıklayınız

Kadın şairimiz Yaşar Nezihe Bükülmez ‘in Hayatı

*”Toplumcu şiirimizde gerçek bir direniş türküsüdür Yaşar Nezihe Hanım. Gerçekçi şiirimizin ilk örneklerini vermiş bir kadın şairimizdir. Amele Cemiyeti?ne üye olmuş; militan şiirler yazmış; toplumsal konulara ilişkin düşüncelerini düzyazılarıyla açıklamıştır. Bu yüzden suçlanmış, kovuşturmalara, iftiralara uğramıştır. Bazı çevrelere göre artık ?modası geçmiş? bir konu olabilir Yaşar Nezihe Hanım?ı anlatmak ama ben öteden beri bunu yapmak

okumak için tıklayınız

Can Çocuk 25 Yıldan Seçmeler / Çocuk Edebiyatı Antolojisi

(*) ‘Can Çocuk 25 Yıldan Seçmeler’i bir nevi çocuk edebiyatı antolojisi olarak da görebiliriz. Can Yayınları’nın kuruluşunun 25. yılında, yayınevi son derecede yerinde bir karar vererek bu yirmi beş yıllık serüvenin özeti olacak bir seçki yayımladı. Seçkinin adı; Can Çocuk 25 Yıldan Seçmeler. Kitapta yayınevinin kuruluşundan bu yana kitapları yayımlanmış yazarların yapıtlarından seçilmiş parçalar ve

okumak için tıklayınız

Fikrimin İnce Gülü – Adalat Ağaoğlu. İşçi Bayram’ın ‘Bayram Bey’ olma yolculuğu

“Fikrimin İnce Gülü” Adalet Ağaoğlu’nun 1976 yılında yazdığı ikinci romanı. Yazar, insanlardaki yabancılaşma ve içe yolculuğu etkileyici bir biçimde anlatıyor. Eser, işçi Bayram’ın bir gününün hikayesini konu alır. Adalat Ağaoğlu bu yol romanında, sınıfının ve konumunun bilincinde olmayan Bayram’ın “Bayram Bey” olma çabasının biricik öznesi bal rengi Mercedes’i ile ilişkisini, Kapıkule’den başlayıp köyünde hazin bir

okumak için tıklayınız

Azizname – Aziz Nesin. “Ey benim eli açık, gözü kapalı halkım”

Aziz Nesin, öykülerinde hem sistem eleştirisi yaparken hem de toplumsal eleştiriyi en ince, en komik tarafıyla kıvrak zekası ve usta anlatımıyla buluşturuyor. 1948’de basılan ikinci kitabı, taşlamalardan oluşan ?Azizname?, çeşitli ülkelerde temsil edilmesinin yanı sıra 5 yıl boyunca kapalı gişe oynadı. Oyun, bir taraftan yaşanan olayların komikliğine güldürürken bir taraftan da ince ince düşündürüyor. “Nesin

okumak için tıklayınız