Yazar: cemalumit

Külrengi yalnızlıklar içinde bir aydın: Ahmet Cemal – Öznur Özkaya

Benim için sırf Canetti?yi ve Bachman?ı çevirdiği için bir eli, Benjamin?i ve Kafka?yı çevirdiği için de diğer eli defalarca öpülesi bir insan olan Ahmet Cemal, gerçek bir edebiyatçı ve öğretmen olarak öğrencilerine yaptığı bir konuşmada ?İnsan hayatında bazı değerler ön planda olmalıdır. İnsan, bunları fazlasıyla gözetmeli, fakat bunların içinde para olmamalı. Eğer ki sizler ileride

okumak için tıklayınız

Batı Kanonu – Harold Bloom

“Edebiyat sadece dil değildir; aynı zamanda temsil etme isteği, Nietzsche’nin bir zamanlar tanımladığı gibi farklı olma, farklı bir yerde olma tutkusudur. Bu kısmen kendinden farklı olmak anlamına gelir ama öncelikle miras aldığımız eserlerin metafor ve imgelerinden farklı olmak demektir. Harika eserler yazma tutkusu, kendi yer ve zamanında, geçmişten gelen mirasla, etkilenme endişesi ile birleşmek zorunda

okumak için tıklayınız

“Çeviri; aslını gölgeden takip etmektir biraz da…”

“Çevirdim Dilim Yandı”, genç çevirmenlerin zevkle okuyacağı, kuramsal metinlerin sıkıcılığını taşımayan, sıcacık bir kitap. Aynı zamanda edebiyatla, dille ilgilenenlerin ve elbette meraklı okurun elinden bırakamayacağı bir kitap. Çeviri; aslını gölgeden takip etmektir biraz da? ?İnsanın kendi yaşam çevresi dışındaki olgularla düşleri bilme çabasının bir sonucudur çeviri. Değişik toplulukların, ulusların, bilim, sanat, düşünce alanındaki çabalarını birbirleriyle

okumak için tıklayınız

Gölgelerde gezinen bir yazarın ayak izleri

Sevgili Halil Kardeş (Köye Mektuplar) kitabında yer alan birçok ayrıntı, Türk edebiyatının pek bilinmeyeni Yusuf Atılgan hakkında ilginç bilgiler barındırıyor.” Kuşkusuz yazma eylemi; sıradan kelimelerin yan yana getirilerek, onların bambaşka an-lamlarla harmanlandığı bir anlatım sanatı olmanın yanında, belki de okurla yapılan bir hasbihâldir. Ama bunu yaparken ele alınan konunun, mekânların, o mekânlarda yaşanılanların ayrıntılı bir

okumak için tıklayınız

Ayaktakımı Arasında – Maksim Gorki

Rusya’da on dokuzuncu yüzyıl sonlarında patlak veren ekonomik kriz binlerce işçi ve köylüyü yaşamlarını sürdürecek imkânlardan yoksun bırakmıştı. Gorki’nin krizin vahim sonuçlarının hâlâ hissedildiği bir dönemde yazdığı Ayaktakımı Arasında, hem sosyal hem de manevi açıdan dibe vurmuş insanları konu edindiği yenilikçi oyunlarından biridir. Yazar, Çehov piyeslerindeki “çalkantısız” günlük yaşamın “rafine” havasını bu oyuna aktarırken, farklı

okumak için tıklayınız

Romanda tasvirin usta kalemi: Balzac

Asıl adı Honore Balssa olan Honore de Balzac aramızdan ayrılalı bugün tam 164 yıl oldu. Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olarak tarihe geçen Balzac, edebiyatta tasvirin ?baba?larından biriydi. ?Her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir.? sözünün de sahibi olan yazar, Köylü İsyanı, Goriot Baba, Vadideki Zambak, İnsanlık Komedisi ve Kibar Fahişelerin İhtişamı ve Sefaleti

okumak için tıklayınız

Dostum Foucault

Paul Veyne, Foucault adlı kitabında parlak düşüncenin arkasındaki parlak ve mücadeleci insana daha da yaklaşmamızı sağlıyor. Türkçe artık Foucault okurları için oldukça zengin bir dil haline geldi. Foucault?nun henüz İngilizce?ye çevirilmeden Türkçeye aktarılmış Collége de France dersleri, Seçme Yapıtlar başlığıyla ciltler dolusu makaleleri ve söyleşisinin yayımlanması Türkiye?de Foucault felsefesinin derinlemesine tartışılmasını olanaklı kıldı. Elbette, sosyalbilimler

okumak için tıklayınız

Fırtına – William Shakespeare. (Can Yücel’in yorumuyla)

Fırtına ilk, 1623’de, Shakespeare oyunlarının I. Folio (Cilt) basımı arasında yayımlandı. Çeviride kullandığımız metin de o metin. Yazılışı 1610 sonlarına, ya da 1611 başlarına rastlıyor olmalı. Üslubu, biçimi, genel tınısı, bu doğrultudaki öbür kanıtlara değinmeden de, oyunun Shakespeare’in son dönemine ait olduğunu, ve “Romances” denen oyunlar grubu içinde yer aldığını gösteriyor. Pericles, Cymbeline ve Winter’s

okumak için tıklayınız

Êdouard Levê’nin “intihar” üçlükleri – Onur Köybaşı

?Seni tanıyanlar yaşadıkça sen de yaşayacaksın. Ancak hiçbiri kalmayınca öleceksin? Belki de sadece bu sebeple Êdouard Levê, hiç ölmemiş gibi aramızda dolaşacak. Gerek yaşamı, gerek hayata bakışı ve bunların yanında tasarladığı ?intihar?metnini yayınevine verdikten on gün sonra kitapta bahsettiği gibi kendi hayatına son verişi? İntihar, kişiye özgü bir meseledir; dünyada milyonlarca insan herhangi bir hastalık,

okumak için tıklayınız

Bir roman kahramanı olarak Cervantes

Avrupa?nın ilk modern romanı ?Don Kişot?un yazarı Miguel Cervantes ilginç yaşamı ile her daim edebiyat tarihçilerinin ilgisini üzerine çekmişti. Ancak Kolombiyalı yazar Jaime Manrique bu ilgiyi biraz daha ileriye taşıyarak efsane yazarı bir roman kahramanına dönüştürmüş: ?Cervantes Sokağı.? Onaltıncı yüzyıl sonlarından on yedinci yüzyıl ortalarına dek uzanan dönem, Avrupa tarihinin en sancılı, en karışık, en

okumak için tıklayınız

Swastika Geceleri, faşizmin hükümranlığındaki bir hayatı anlatıyor…

Feminist distopyan edebiyatın öncü yapıtlarından biri olarak kabul edilen Swastika Geceleri 1937?de, yazar hanesinde Murray Constantine ismi yazılarak yayımlanmıştı. Romanın gerçek yazarı Katharine Burdekin sağlığında romanı üstlenmedi. Edebiyat çevreleri Murray Constantine?in müstear isim olduğunu elbette biliyorlardı, ama kimin müstearı olduğunu öğrenmeleri için kitabın yayımcısı tarafından -1980- yapılan açıklamayı beklemeleri gerekecekti.

okumak için tıklayınız

Yıkıntılar Arasında: Zabel Yesayan’ın 1909 Kilikya Katliamı tanıklığı

1909 yılının Nisan ayında iki aşamada gerçekleşerek 30 bine yakın Ermeni?nin katledildiği(1) ancak sonrasında 24 Nisan 1915?in gölgesinde kalan 1915 Soykırımının provası niteliğindeki Kilikya Katliamları’nın(2) tanığı olan, bu coğrafyanın cesaretli ve güçlü kadını Zabel Yesayan?ın(3), Marc Nichanian tarafından felaketin karşısına dikilen bir birinci şahıs anlatısı olarak nitelenen Yıkıntılar Arasında(4) adlı tanıklığı, coğrafyasındaki okuyucularla Kayuş Çalıkman

okumak için tıklayınız

Thomas Piketty?nin KAPİTAL?i – Korkut Boratav

Bir Fransız iktisatçı, Thomas Piketty, bu yıl İngilizce bir kitap yayımladı: 21. Yüzyılda KAPİTAL.. Kitap, Amerika?da iktisat çevrelerinde ve medyada çoğunlukla olumlu yankılara yol açtı. Genç, iyi İngilizce konuşan yazar, TV kanallarında boy gösterdi; röportajları yayımlandı. Kitap, hızla çok satanlar listesinin zirvesine çıktı. 21. Yüzyılda KAPİTAL bence (yazarı ile birlikte) ilginç bir ?olay?dır.

okumak için tıklayınız

Paris’ten Cava’ya Yolculuk – Honoré de Balzac

Bu Cava yolculuğu, bir düş-ülkeye yapılmış bir düş-gezidir. “Çok okuyan değil, çok gezen bilir” demişler ya, Balzac’ta, asıl bilen duymasını bilendir. Yazar bu ustalığını göstere göstere konuşturup, her duyuyu tıka basa doyurur. O denli canlıdır ki anlatısı,ölü döneriz oradan. Cava’ya gitmiş mi, gitmemiş mi? Kaç yazar? “Geçmişi böyle düşlerken, adına Ulusal Özgürlük dediğimiz büyük fahişenin

okumak için tıklayınız

1913: Fırtından Önce – Florian Illies

1913: başlangıç ile sonun, zafer ile melankolinin iç içe geçtiği ve her şeyin sanata dönüştüğü bir tarih. Hiçbir şeyin bir daha eskisi gibi olmayacağı bir dönüm noktası. Eşi benzeri olmayan, muazzam bir yıl. Felice’nin aşkıyla çılgına dönen ve daha bir kez öpüşmemişken darağacına onunla beraber yürümenin hayalini kuran Kafka; kayıp zamanın izinde sürüklenen Proust; asi

okumak için tıklayınız

Kedername / Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni Soykırımı (1915 Hayatta Kalanların Tanıklıklarına Dair Belge Koleksiyonu) – Ermenistan Ulusal Arşivi

“Kedername”? Erivan’da ilk kez 2005 yılında yayınlanan ve Ermenistan Devlet Arşivi’ndeki belgelere dayanan bu kitap arşivdeki çarpıcı başlığı ile beni hemen kendine çekmişti. “Kedername”, ne kadar bizden, ne kadar kendine çeken bir başlık. Bu belgeler, Ermeni Devrimci Federasyonu’nun, 1916 yılında, sıcağı sıcağına derlediği tanıklıklardan oluşuyor. “Tarihi Ermenistan” denilen ve Abdülhamit tarafından 1877 Harbiyle birlikte sistematik

okumak için tıklayınız

Haydar Karataş?tan yazma üzerine 9 öneri!

1. Nasıl yazarım; yazacağım zaman, genelde bisiklete biner kendime ?sessiz? bir kafe aramaya çıkarım. Böyle başlıyor her şey. Yazarken gürültü, patırtı beni rahatsız etmez. Hatta o sesler müzikmiş gibi dahi gelir bana, kendimi güvende hissederim, ancak o gürültüler arasına Türkçe bir kelime karışsın, yazmanın bütün tılsımı bozulur. Sessiz bir evde, kapalı bir odada yazamam, içimi

okumak için tıklayınız

Bütün gördüğümüz düş içinde bir düş – Öznur Özkaya

Poe, Amerikan rüyasının görünmeyen kısmını doğru bir biçimde anlatmış, maddeciliğin, aşkın hırsın ve rekabetin yalnızlık ve yabancılaşmaya yol açacağını göstermişti. Poe?nun karakterleri, toplumdan ve toplumsal değişimlerden uzaktır, bireyin zayıflıklarını yansıtırlar. ?Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allen Poe; dingin ve erdemli Goethe?den veya Walter Scott?tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki

okumak için tıklayınız

Ahtapota âşık yengeç

Murathan Muradoğlu?nun öykü kişileri konuşurken kısa ve net cümleler kuruyor ve bir belirsizliğin ortasında var oluyorlar. Çoğu zaman kim oldukları, ne yaptıkları belli olmayan karakterlerin var olduğu bir öykü dünyası burası. Biz okurlar Murathan Muradoğlu?nun kurduğu bu kendine has dünyaya girip sadece anlara şahitlik ediyoruz. Öncesi ve sonrası olmayan ya da başka bir deyişle pek

okumak için tıklayınız

Dostlar Tiyatrosu’na saldırı

Genco Erkal?ın Çorlulu Ali Paşa Hanı?ndaki tiyatrosunun seyirci platformunu parçaladılar. Genco Erkal?ın açık hava tiyatrosuna dönüştürdüğü, İstanbul Eminönü?ndeki Çorlulu Ali Paşa Hanı?ndaki tiyatrosu kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi. Erkal, 2013?ün mayıs ayından bu yana Nazım Hikmet?ten uyarlanan ?Yaşamaya Dair-Bursa Cezaevi?nden Mektuplar? oyununu sahnelediği tiyatroda, seyircilerin oturduğu platformun tamamen parçalanmış olduğunu söyledi. Ünlü tiyatro sanatçısı, suç

okumak için tıklayınız