Yazar: cemalumit

Doğa?nın karar ânı

Hakan Bıçakcı yeni kitabında, metropol tekinsizliğine bu defa bir kadının gözünden bakıyor. Rekabetin, teşhirin, güzel ve mutlu görünmenin baskısını Doğa’yla resmediyor. Her insan yaşamının bir yerinde, nasıl yaşayacağına, daha doğrusu nasıl yaşamayacağına, yani kim olacağına karar verir ve o karar ânı, beklenildiği gibi çok büyük bir olayın ardından da olmaz genellikle. Yıllarca süren terapi seanslarında

okumak için tıklayınız

Eksik evler kitabı: Terk Divanı – Ömer Turan

babam ah sözleri gencecik olan babam senin ve ölümün oğluyum Mesut Aşkın?ın kısa bir süre önce Chiviyazıları Yayınevi?nden çıkan ? Terk Divanı? nı okuyorum. Heybetli bir duygu yoğunluğuyla ve yer yer dağınık düşüncelerle şiirler içinde yolumu ararken dibe kadar çöktüğümü fark ediyorum. Priamos?un

okumak için tıklayınız

Bohemler sanayileşirse…

Ali Artun’un “Kültür İşçileri ve Prekarite” alt başlığını taşıyan kitabı, insanlığın ilk dönemlerinden itibaren var olan sanat ile emek, sanat ile sanayi arasındaki karşıtlıkları ve her iki kavramın da işlevsel farklılıklarını tarihsel tartışmalar ışığında ortaya koyarak ilerliyor. ?Aslında sanat ve emek birbirine karşıt şeyler. Emek, amaçlı, yararlı, işlevsel, bilinçli ve akla dayalı bir iş; oysa

okumak için tıklayınız

Brecht, Lukacs ve Bloch?un izinde

Prof. Dr. Onur Bilge Kula bu kitabında Marksist literatürün önemli düşünürleri Bertolt Brecht, Georg Lukacs ve Ernst Bloch?u konu ediniyor. Onur Bilge Kula, Türkiye?nin en üretken akademisyenlerinden biri. Gerek ilgilendiği konuların çeşitliliği gerek bu konular hakkında ürettiği sayısız kitap ve makaleyle dikkat çeken, üreten ve aktaran bir isim Kula. Bu üretken akademisyenin son ‘büyük’ kitabı

okumak için tıklayınız

Kafkaesk olan gerçek ve politiktir!

Dünya edebiyatının sıra dışı yazarlarının başında gelen Franz Kafka, bundan tam 90 yıl önce, 3 Haziran’da hayatını kaybetti. 41 yıllık ömrüne 40’tan fazla eser ve onlarca mektup sığdıran Kafka’ya Milliyet Kitap olarak saygı duruşunda bulunalım istedik. Hayatına göz atan ‘usta işi’ bir yazıyla… ?1883?te doğan Franz Kafka, Çekoslovakya?nın Prag kentinde yerleşmiş, anadili Almanca olan

okumak için tıklayınız

Bir yolunu bulmaya çalışmanın romanı; “Deliduman”

Emrah Serbes?in yeni romanı “Deliduman” vazgeçmemenin, öyle ya da böyle bir yolunu bulmaya çalışmanın romanı. Yalnızca bu yönüyle bile okunmaya değer. Şu günlerde, sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Gezi direnişi, hemen herkesin hayatına, bir yerinden dokundu. İstanbul ya da taşra fark etmez, Gezi Parkı?ndan yükselen ruh her yere, herkese sirayet etti. Kimi hayatının

okumak için tıklayınız

Sessiz yazıların üstadı Maurice Blanchot?dan: ?Bekleyiş Unutuş? – Emek Erez

?Okuduğumuzu anlamadığımız olurda, anlamadığımızı okuduğumuz olur mu?? diye bir soru sorulsa kuşkusuz başlangıçta biraz garip gelecektir. Bunu başaran bir yazardır, Maurice Blanchot, sessiz bir yazı üstadı olarak tanımlanır çoğunlukla. Sessiz bir yazı nasıl olur derseniz, bunu ancak deneyimleyerek, yani onu okuyarak anlamlandırabiliriz sanırım. Blanchot?nun yazı üsl?bu anlatmayan, açıklamayan ve

okumak için tıklayınız

Kültür sanatın acılı dili

Özlem E. Bulut’un kaleme aldığı denemeleri “Dersim Kültür Sanat İçinde”, Dersim?in sanat, edebiyat içindeki yerini araştırıyor. Dersim bugüne değin çoğunlukla tarih ve askeri hareketin sonuçlarıyla incelendi, yazıldı, araştırıldı. Bu kadar trajedinin olduğu yere kuşkusuz sanat kayıtsız kalamazdı. Şiirler, romanlar, öyküler, müzik ve belgesel filmler Dersim?in tanıklığını yaptı. “Dersim Kültür Sanat İçinde” ise

okumak için tıklayınız

Eski kitap kokusuna dair

Kimyagerlere “Eski kitaplar neden bu kadar güzel kokar” diye soracak olursak, bize hemen eski kitap kokusunun bileşimini söylerler: ?Çimen kokusu ile bir parça asidin karışımına eklenen küf kokusuyla birlikte hafifçe burna çalınan vanilya kokusu.? Oldukça şairane bir cevap olsa gerek, ancak gerçekten ne sebep oluyor bu kokuya? Kitapların çoğu organik materyallerden yapılmadır: Kağıt,

okumak için tıklayınız

Nükleer Enerji Çözüm Değil (Ne Küresel Isınmaya, Ne De Başka Bir Şeye) – Helen Caldicott

Dünyaca ünlü aktivist ve yazar Helen Caldicott, ilk defa Türkçe’ye çevrildi. Üstelik çok yeni bir eseriyle. Dilimize Nükleersiz aktivisti Korol Diker çevirdi. Nükleersiz aktivisti ve Yeni İnsan Yayınevi Ivan Illich Serisi editörü, Ümit Şahin kitabın editörlüğünü yaptı. Okumayı kolaylıştıcı pek çok dip not titizlikle eklendi. İki yılı bulan ve yoğun emek yüklü bir süreç böyle

okumak için tıklayınız

İki ?Garip? daha varmış…

Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Garip ile ölçüsüz, uyaksız yeni bir akım başlatmışlardı. Herkes onları konuşuyordu. Bu, buzdağının görünen kısmı. Görünmeyen tarafta ise iki Ermeni şair vardı: Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan. Üç şair bir araya gelmiş ve 1941 yılında bir kitap yayımlamıştı: Garip. Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat.

okumak için tıklayınız

İktisatçıların İktisadı – Erhan Bilgin

İktisat uzun süredir günlük ekmeğimiz haline getirildi. Umutlar ekonominin iyiye gitmesi ve iyileşmesine bağlandı. Büyüme, cari açık, likidite kavramları çoktandır sohbet konularımız arasında. Siyasetçiler bile tüm kötülükleri faiz lobisinin faiz hobisine “endeksledi.” Artık ABD Merkez Bankası başkanının adını biliyor ve vereceği faiz kararını

okumak için tıklayınız

Kesap: Suriye’de savaşın kırılma noktası – Müslüm Kabadayı

Doğayı, doğal yıkımlara karşı güzelleştiren insandır aslolan; çünkü o, yaşamın kaynağını bilendir. Bu bilinçteki insan, aynı zamanda içsel donanımını da zenginleştirir. Yani vicdanı her daim duyarlıdır ve kötülükler karşısında ayağa kalkar. Doğal ve toplumsal çevreyle ilişkide eşitlik ve özgürlük bilinci kazanamamış, vicdani duyarlıkları körelmiş insan ise, sürünün bir parçası haline gelir. Üç yılı aşkındır

okumak için tıklayınız

Mithars’ın Cennetine “Adınla Çağır Beni” – Onur Köybaşı

Bana aşkın tanımı nedir diye sorsalar; hiç tereddütsüz Andre Aciman?ın ?adınla çağır beni? kitabı derim. Aslında sadece aşk değil, tutku ve hayranlık. Diğer bir bedenden kendine varma duygusu, tamamlanma ve eksilme hissi… Hepsi aşk değil midir zaten? On yedi yaşındaki (Elio) bir genci muazzam bir ustalıkla konuşturan Aciman?ın kitabından

okumak için tıklayınız

Türkiye’nin Kalbi, Kabul Günleri – Sevgi Soysal

Türkiye?nin Kalbi, Kabul Günleri 12 Mart 1971 askerî müdahalesini izleyen günlerde, Sevgi Soysal?ın farklı gazetelerde yayımladığı köşe yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar 12 Mart?ı yoğun kişisel tecrübelerle yaşayan yazarın döneme dair ilk izlenimleri olarak görülebilir. Sıkıyönetimin boğucu ortamında nefes almaya çalışan, siyasi kıyımlarla yaşadığı sarsıntıyı büyük bir seferberliğe dönüştüren, işçi ve gençlik hareketinin coşku

okumak için tıklayınız

Masal ile büyülü gerçekçilik arasında

Gündelik hayatın içindeki olağanüstülüklerin hiçbir şaşkınlığa yol açmadığı, hayvanların konuştuğu, rüzgarların uzun kuyruklarıyla mağaralarda yaşadığı, cinlerin insan ve hayvan kılığına girebildiği bir hikaye. Çocukluğun büyülü bir bahçe olduğu hep söylenir. Erginleşme ise büyü bozumudur. Masalların gücü buraya dayanır, fantastik bizi bu yüzden

okumak için tıklayınız

Özelleştirmeye Karşı Alternatifler – David A Mcdonald, Greg Ruiters

Özelleştirme neoliberalizmin en temel politikalarından birisi. Temel kamu hizmetlerinin neredeyse tümünün özele devredilmesi, yani halka ait kamusal malların özel sermayeye devri tipik bir ilkel birikim yöntemi olarak büyük tartışmaları beraberinde getirdi. Bu tartışmalar yaklaşık 30 yıldır sürüyor. Özelleştirmeye karşı çıkanlara daima ve en önce sorulan soru “Peki madem karşı çıkıyorsunuz, o halde

okumak için tıklayınız

Ferah Bir Gezinti – Zafer Köse

Okuma Günleri kitabında; bir kişi, bir durum veya bir olguyla ilgili başlayan bir cümlede bazen karşılaştırma, bazen sorgulama, bazen de başka bir yolla devam ederken, Proust?un sözü alıp bir ara yola saptığı, orada bir açıklama yaptıktan sonra tekrar ana yola döndüğü, bu şekilde, bir düşünceyi bağlantılı başka düşüncelerle ilişkilendirip ve neredeyse yarım sayfalık bir paragrafı

okumak için tıklayınız