Yazar: cemalumit

Savaş ve Barış (Manga) – Lev Tolstoy

Tüm zamanların en önemli edebiyat yapıtları arasında sayılan Savaş ve Barış’ın manga uyarlaması… 19. yüzyıl başlarında Napolyon savaşlarının girdabına düşen Moskova’yı sahne olarak alan büyük destan… Savaşmanın anlamını bulmakta güçlük çeken genç subay Andrey; muazzam servetine rağmen gerçek mutluluğu bulamayan Piyer; masum bir genç kız iken çekici bir kadın haline gelen

okumak için tıklayınız

İtaatsizlik Üzerine (Özgürlük Neden Otoriteye “Hayır” Demektir?) – Erich Fromm

“Şimdiye kadar tarihin büyük bir bölümünde, bir azınlık çoğunluğa hükmetmiştir. Bu hâkimiyeti gerekli kılan, hayatın güzelliklerinin sadece azınlığa yetecek kadar olup, çoğunluğa kırıntıların kalmasıdır. Eğer bu azınlık güzelliklerin tadını çıkarmak ve bunun da ötesinde çoğunluğun kendine hizmet etmesini, kendisi için çalışmasını istemişse gerekli şart şuydu: Çoğunluk itaat etmeyi öğrenmeliydi.”

okumak için tıklayınız

İlahi Komedya (Manga) – Dante Alighieri

Komünist Manifesto, Kapital, Türlerin Kökeni gibi politik literatürün başyapıtlarının çizgi roman uyarlamalarını edebî başyapıtların mangalarıyla sürdürüyor. Dante’nin Cehennem’e, Araf’a ve Cennet’e yaptığı düşsel bir geziyi destanlaştıran İlahi Komedya, şiir türünde edebî bir başyapıttır. İlahi Komedya, aynı zamanda, tarih ve felsefeden teolojiye,

okumak için tıklayınız

Eğlendirerek Hükmetmek (Halklara Karşı Kitle Kültürü) –

Kapitalizm ekonomik bir istismar sistemine indirgenemez. Emekçilerin, doğanın ve bizzat kendimizin günümüzdeki sömürüsü, güçlü bir tekno-liberal hayalin içselleştirilmesi sayesinde ve sürekli kendini yenileyen bir eğlendirme kültürü aracılığıyla sürüp gidiyor. Bugün hepimiz, tüm insani gerçeklikleri derinlemesine değişime uğratan ve bizi ekonomik insana (homo economicus) dönüştürme yolunda ilerleyen bir uygarlık biçimiyle

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy?un büyük torunu Vladimir Tolstoy ile söyleşi

Leo Tolstoy?un büyük torunu Vladimir Tolstoy, RBTH?de yayımlanan söyleşisinde, ünlü dedesinden ve bugünkü gelişmeler hakkında Tolstoy?un neler hissedebileceğinden söz etti. Şu sırada Yasnaya Polnaya müzesinin de yöneticisi olan Vladimir Tolstoy ile yapılmış bu ksa ve ilginç söyleşiyi yayınlıyoruz:

okumak için tıklayınız

?Kitaplar Üzerine Bir Kitap? – Mehmet Özçataloğlu

?Kitap, yalnızca kendi özel yaşamlarımızda değil her yerde bütün bilginin ve bütün bilimlerin başlangıç noktasıdır. Ve insan hayatın bütününü ancak kitaplarla kurduğu içtenliğin yoğunluğu ölçüsünde derinliğine yaşayabilir. Çünkü sevgi dolu insan ancak kitabın görkemli yardımları sayesindedir ki dünyayı yalnızca kendi gözleriyle değil, bir mucize gibi, sayısız insanların ruhsal bakışlarıyla görebilir.? Bundandır devlet yönetenlerin kitap yasaklamaları

okumak için tıklayınız

Distopya Edebiyatı Kitapları Seçkisi

Her geçen gün distopik dünyaya kendimizi daha yakın hissettiğimizden midir bilinmez, distopya edebiyatı, dünya edebiyatı içinde artık vazgeçilmez bir hale geliyor. Bu, uzak bir zamanda geçen ürkütücü hikâyeler, kendi okur kitlesini yaratmış ve gün geçtikçe de bu kitle genişlemiştir. Yine de her okurun mutlaka okuması gereken distopik eserler vardır. İşte bunların ilk akla gelen onu:

okumak için tıklayınız

Gabriel Garcia Márquez kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor:

Gabriel Garcia Márquez kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor: “İrlandalı yazar James Joyce?u ve bilinç akışı tekniğini kullanmadaki ustalığıyla öne çıkan Virginia Woolf?u bir ilham kaynağı olarak görüyor: ?James Joyce?un Ulysses?inden, gelecekteki yazarlık kariyerimde bana yardımcı olacak

okumak için tıklayınız

?Yola çıkan, öykülerle döner.? – Öznur Özkaya

John Biguenet?in kaleminden çıkan ve ?İşkencecinin Yamağı? adı altında toplanmış öyküler zihnimizin karanlık sularını dalgalandırıyor. Öykü kahramanlarının bir kısmı ahlaki veya toplumsal değerler ile tutkuları arasında sıkışıp kalan yanlarıyla, bir kısmı da bir sır gibi gizlediği karanlık yüzleriyle karşımıza çıkıyor. Dürtüleriyle, saplantılarıyla, kimseciklere göstermedikleri yönleriyle tekinsiz gibi gözükseler de, içlerinde yeşeren

okumak için tıklayınız

Entelektüel babadan devrimci bebek bakım kılavuzu – Çağlar Mirik

Türkiye?de her yıl ortalama bir buçuk milyon bebek doğuyormuş. Her yıl üç milyona yakın anne-baba (hatta dede, hala, teyze, amca derken daha da fazla insan) benzer kaygılarla karşılıyor bebeklerini. Ortak duygularla, heyecanalarla, sevinclerle, umutlarla? Bebeklerin bakımı ve büyütülmesi ise ?hele ki ilk bebekse- büyük mesele. El kadar bir insan kucağınızda ve konuşamıyor, derdini anlatamıyor; sadece

okumak için tıklayınız

Ernest Hemingway kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor:

Hemingway kendisini etkileyen sanatçıları şöyle sıralıyor: ?Mark Twain, Flaubert, Stendhal, Bach, Turgenyev, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Andrew Marvell, John Donne, Maupassant, muhteşem Kipling, Mozart, Quevedo, Dante, Virgil, Bruegnel, Goya, Giotto? Hepsini saymak günler sürerdi ve kulağa, yazdıklarımı ve hayatımı etkileyen isimleri hatırlamaya çalışıyormuşum gibi değil de

okumak için tıklayınız

Taraflı gazeteciliğin başarısı

İsmail Saymaz?ın kitabının asıl başarısı dava dosyalarının, rakamların, istatistiklerin içinden insanların acılarını hissettirebilmesinde saklı. Gazeteciliğin, siyasetteki ve toplumdaki kamplaşmaya koşut olarak ikiye bölündüğü, her bir gazetecinin kendisini bir safta konumlandırarak haber nesnelerine baktığı, haberi siyasi bir mücadelenin aracı kıldığı bir matbuat döneminden

okumak için tıklayınız

“Özgürlükler ülkesi” otoriteyi sorgulatmıyor

Cory Doctorow?un Little Brother (Küçük Kardeş) adlı romanı, ?otoriteyi sorguladığı? gerekçesiyle ABD?nin Florida eyaletindeki bir lisenin müfredatından çıkarıldı. Durumu değerlendiren Doctorow, politik görüşleri ve içeriği yüzünden kitabının sansüre uğradığını söyledi. Yazarın, gençlerin denetime başkaldırısını

okumak için tıklayınız

Dünyamızın bu ateşe ihtiyacı var – Haluk Yurtsever

Tülin Öngen?in insana ateşi kazandıracak olan işçi sınıfını inceleyen kitabı yirmi yıl aradan sonra yeniden yayımlandı. Tülin Öngen, kendisini ?emekten yana hocamız? diye sunanları, ?ben emekten yana filan değil, bizzat emekçiyim? diye düzelten, egemen havaya ve rüzgârlara aldırmadan bildiği yolda yürüyen direngen bir

okumak için tıklayınız

Gaziantep yollarında bir TİP?li

Türkiye İşçi Partisi?ne Âşık Oldum adlı anı kitabını kâh merakla kâh mahcubiyetle, bazen soluğum kesilerek, çoğun efkârlanarak okudum. Hakkında ne söylense, söylenen sözleri kifayetsiz çıkaracak, kelimelerin boynunu bükecek bazı hayatlar vardır. Azmin, fedakârlığın, hakikate imanın ama her şeyden önce sevginin rehberlik ettiği bu hayatlar, dünya okyanusuna düşmüş mütevazı taşlar gibidir: tarihin sularını dalgalandıran

okumak için tıklayınız

Taşrada sosyalistlik etmek

Türkiye İşçi Partisi, Türkiye?de sosyalist solun en büyük seçim başarısını gerçekleştirmiş (1965, yüzde 2,96) olmasıyla, asıl önemlisi sosyalist fikirlerin popülerleşmesine ve meşrulaşmasına yaptığı öncülükle, bir tür efsanedir. Efsaneyi düze indirmek bakımından, TİP deneyimine dair anıların büyük kıymeti var. Zamanın ruhu denen şeyi anlamak için,

okumak için tıklayınız

Adana Tutuşsun Ucundan – Ahmet Büke

“Dün, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü idi. Türkiye’de resmi rakamlara göre 8 milyon 397 çocuk işçi var. Bu bilinen ve kayıtlara yansıyan bir sayı. Bir de kayıtlarda ?görünmeyen? çocuk işçiler var. Çocuk işçilerden sadece birisinin hikayesini Ahmet Büke’nin kaleminden sizlere sunuyoruz.” Çağlar Mirik ADANA TUTUŞSUN UCUNDAN Adanalı çocuk işçi Ahmet?e Çakmak çakmak bir

okumak için tıklayınız

“Pek yaşadın denemez, oysa her şey çoktan söylendi, çoktan bitti (…) yolun çizilmiş bile. Roller hazır, etiketlerde…” Georges Perec

??Ne kimseyi görme, ne de konuşma, düşünme, dışarı çıkma, yerinden kımıldama isteği duyuyorsun. Yine böyle bir günde, biraz daha önce, biraz daha sonra, bir şeylerin yolunda gitmediğini, açık konuşacak olursak, yaşamayı bilmediğini, hiç bilmeyeceğini, şaşırmadan keşfediyorsun. İlerlemekten vazgeçtin, ama zaten ilerlemiyordun ki, yeniden yola çıkmıyorsun, vardın sen, daha uzağa gidip de ne yapacağını

okumak için tıklayınız

Roma Yolunda Bir Troyalı – A.Kadir Şahin

?Gerçeğin gözyaşları vardır? Aeneas Hesiodos, Theogonia adlı eserinde insanlık tarihinin geçirdiği çağları beş farklı dönem içinde inceler. Bunlar: 1.Altın Çağ: Tanrı Kronos?un eğemen olduğu bu çağda insanlar bolluk içinde Tanrılarla bir arada kavgasız, savaşsız yaşarlardı. İnsanların çalışmasına gerek duyulmazdı, çünkü toprak kendiliğinden herkese yetecek kadar zengin ürünler

okumak için tıklayınız