Yazar: cemalumit

Küçük Prens Lazca’ya çevrildi.

Küçük Prens hikayesi Lazika Yayın Kolektifi tarafından Lazca’ya çevirildi. Hem çocukların hem büyüklerin yıllardır severek okuduğu Küçük Prens (Le Petit Prince), Lazika Yayın Kolektifi’nden ilk Lazca çeviri olarak, “Çita Mapaskiri” adıyla yayınlandı. Kitabı Lazca’ya Sinan Badişi çevirdi. Fransız yazar Antonie de Saint Exupery’nin 1943’te yazdığı ve kendi çizimlerinin de bulunduğu kitapta hikaye, Sahra Çölü’ne düşen

okumak için tıklayınız

Yüz: 1981 – Mehmet Eroğlu

Yüz:1981, Pierre Schoendoerffer’den bir alıntıyla başlar: “Büyük şeyler sevgisiz yapılamaz,” ardından hiçbir hayatın -kendisininkinin bile- başrolünü oynamamış roman kahramanının sözleriyle devam eder: “Tekrarlıyorum: Suçsuzum; tıpkı sizler gibi. Suçluysam bile, unutmayın, en çok sizinki kadardır bu…” Yüz: 1981’in Mehmet Eroğlu’nun diğer romanlarından önemli ve belirgin farkı, öykünün kahramanının taşıdığı kişiliktir. Eroğlu, ilk beş romanın hepsinde solcu

okumak için tıklayınız

Su Çürüdü – Ahmet Telli

Ahmet Telli’nin 1982 sonunda basılıp, 1983’te ikinci baskısı yapılan “Su Çürüdü” adlı şiir kitabı, şairin 12 Eylül sonrası cezaevinde yaşadıklarını anlatır. Yazarın “Su Çürüdü” şiiri ise bir insanın o hücredeki dünyasını en mükemmel şekilde tasvir ettiği öykü formatında yazdığı şiirdir. “Büyük aşklar yolculuklarla başlar Ve serüvenciler düşer bu yollara ancak Onlar ki dünyanın son umudu

okumak için tıklayınız

Vahşetin Çağrısı – Jack London. “Bir köpeğin öyküsünün ardında insanlığın ürkütücü panoraması”

Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild), Jack London’ın 1903 yılında yayınlanmış bir romanıdır. Roman, Londra’da en çok okunan kitap olmuş ve yazarın en iyi yapıtlarından biri sayılmıştır. Dünya edebiyatında kendi kendini yetiştiren yazarların en yetkin örneklerinden biri olan Jack London, en güçlü ve etkileyici yapıtlarından biri sayılan Vahşetin Çağrısı’nda, kızağa koşulan bir kurt köpeğinin

okumak için tıklayınız

Postmodern Cihad (Tarikat Siyaset Adalet Üçgeninde Erzincan Davası) – İsmail Saymaz

Bir tarikatı soruşturmasıyla başladı her şey… 1998’de Şırnak’ın İdil ilçesinde, dönemin ‘dokunulmazı’ olan Jitem’i soruşturan Başsavcı İlhan Cihaner, 10 yıl sonra bu dönemin ‘dokunulmazı’ haline gelen tarikatları mercek altına aldı. Önce İsmailağa tarikatını, sonra Gülen Cemaati’ni soruşturmaya koyuldu. Erzincan’da, tarikat medresesinden çekilen telefon hattının ucu, İstanbul’da bir iş adamının evinde ve Ankara’da bakanlık katında çıkınca

okumak için tıklayınız

Açlık ve Emperyalizm – Mustafa Kaymakçı

Yaşamakta olduğumuz günlerde, Emperyal kapitalizmin ürünü olan endüstriyel tarımın özellikle dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun yaşadığı üçüncü dünya ülkelerinde, insanlığı doyurma ve istihdamı sağlayabilme noktasında da önemli zaafları olduğu gözlemleniyor. Anılan sonuç nasıl ortaya çıktı? 1980’li yıllara değin dünya, iki kutbun yönlendiriciliğindeydi. Bir yanda reel sosyalizm, bir yanda Emperyal kapitalizm ve kurumları dünyayı şekillendiriyordu. Emperyal

okumak için tıklayınız

Oyun Sanatı ve Dekor – Bertolt Brecht

Brecht’in Oyunculuk Sanatı ve Dekor kitabı belki de en iyi yazanının diliyle anlatılabilir. “Oyun sanatı genellikle kitaplarda öğretilmez. Seyir sanatı da öyle. Hatta sanattan sayılmaz seyir sanatı. Sanılır ki bir oyunda ne kadar oyunculuk sanatı varsa, seyir sanatına o kadar az gereksinim duyulur. Onun için bu kitap hem oyuncular hem seyirciler için kaleme alınmıştır.” Brecht,

okumak için tıklayınız

Yalan Söylemez Çünkü Şairler – Attila Jozsef

“Hey kentsoylu! Hey emekçi! Ben, Attila Jözsef, burdayım işte!” “Attila Jözsef bir kasırgaya doğdu. Doğduğunda dünya yepyeni bir dönemece girmişti. Petersburg’da binlerce kişinin üstüne Rus Çarlık kuvvederinin ateş açtığı 1905’in o kanlı Pazar’ı sadece Sovyet Devrimi’nin başlangıcı değildi. Dünyanın içine girdiği yeni bir dönemecin de simgesiydi.” Turkel Minibaş “Attila Jözsef’in sonsuzca genç şiiri, açık bir

okumak için tıklayınız

Felsefeyi Aşmış Marksizm – Mehmet İnanç Turan

Marksizm’in felsefeye bakışı üniversitelerde gerçeğine uygun öğretilmediği gibi, birçok felsefe profesörü Marksizmin felsefî görüşlerini yaklaşık olarak yüz yıldır eleştiriyor. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra Marksizme yapılan saldırılardan onun felsefî dünya görüşü de darbeler aldı. Türkiye toprağında bir zamanlar Marksizmin felsefî düşüncelerini savunmuş kimi felsefe profesörleri de onlara katıldı. Sonuçta, Marksizmin felsefî yaklaşımlarının Marksizmin diğer parçaları kadar

okumak için tıklayınız

Uygarlık Tarihi – Server Tanilli

Türkiye’de ortaöğretimin, özellikle de liselerin, 1950’lerle beraber gelip girdiği ve bugün de süren bir çıkmazı şudur: Tarih, felsefe, sosyoloji, edebiyat ve sanat gibi kültürün temel konularında, gençlere -hemen hemen- hiçbir şey verilmiyor; öğrencilerin kafalarına yalan yanlış, abuk subuk, ipe sapa gelmez birtakım şeyler tıkıştırılıyor. Egemen sınıfların bir oyunudur bu! Amaç da ne yapıp edip gençlerin

okumak için tıklayınız

Server Tanilli yaşamını yitirdi

Uzun süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören Anayasa Hukuku profesörü ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Server Tanilli hayatını kaybetti. Prof. Dr. Tanilli, geçtiğimiz aylarda İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi?nde tedavi görmüş, vücudunda enfeksiyon ve ateşlenmelere bağlı olarak yaralar nedeniyle ?greft (yamalama)? ameliyatı geçirmişti. Tanilli’nin yarın toprağa verilmesi bekleniyor. ‘O SÖZLER Kİ BİR KEZ ÇIKMIŞTIR AĞZIMIZDAN…”

okumak için tıklayınız

Foto Galatasaray (Studio Practice by Maryam Şahinyan) – Maryam Şahinyan

Foto Galatasaray, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve 1985’e dek Beyoğlu’nda kesintisiz hizmet veren fotoğraf stüdyosu Foto Galatasaray’ın tarihine ışık tutuyor. Meslek hayatı boyunca 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları, 1974 Kıbrıs Savaşı başta olmak üzere, köyden kente göçün en şiddetli yaşlandığı yıllara ve ülkenin geçirdiği demografik ve sosyolojik değişimlere kamerasıyla tanıklık eden Maryam Şahinyan,

okumak için tıklayınız

Son Arapgirli / Varsen Oruncakcıel: The Last Remaining Arapgirtsi – Söyleşi: Mayda Saris

1914 doğumlu Varsen Oruncakcıel ?Ben son Arapgirliyim? diye söze başladığında bizi sağlam hafızasıyla şaşırtırken, bizzat tanık olduğu yaşanmışlıkların yanı sıra, babasından edindiği bilgileri de bir bir sıralıyor. Bizi zaman tünelinden geçirerek yaklaşık yüzyıl öncenin Arapgir?ine, halkının büyük kısmını Ermenilerin oluşturduğu, Mikael Efendilerin, Aslanyan Krikor Ağaların başlarında fesleriyle at üstünde gezindiği bu Anadolu kasabasına ve daha

okumak için tıklayınız

Dostlar Arasında – M. Şehmus Güzel

26 Kasım 2011?de Paris?te Özgül Kitabevi?nde Felsefe Üzerine isimli yeni kitabımın tanıtımı için düzenlediğimiz toplantı epey şirin bir biçimde ve dostlar arasında geçti. Ortaklaşa yaşanan o birkaç saat yapaylıktan uzak ve kendine özgü dogaçlamasıyla güzel bir anı olarak kalacak. Kitabevi?nde biz daha hazırlıklarımızı bitirmeye çalışırken, Faruk Tepe, yılların dostu, hem de ne vefalı dostu, her

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Malileşmesi ve Kriz – John Bellamy Foster

Kapitalizmde, son otuz yıl içinde ortaya çıkan değişimler, yaygın bir üçleme ile karakterize edilmektedir: Neoliberalizm, küreselleşme ve malileşme. Bunların ilk ikisi hakkında bir sürü şey yazılmış olmakla birlikte, üçüncüye dair çok daha az dikkat sarf edilmiştir. Yine de malileşme bugün artık giderek üçlemenin egemen gücü olarak görülmektedir. Kapitalizmin malileşmesi; iktisadi etkinliğin ağırlık merkezinin üretimden (ve

okumak için tıklayınız

SSCB’de Kapitalizmin Restorasyonu (Sosyalizmin Sorunları / Tarihi Dersler) – Hasan Ozan

20. Asır, Ekim Sosyalist Devrimiyle başlayan ve giderek bir dizi ülkede sosyalizmin zafer kazandığı bir asır oldu. Tarih ve insanlık, bu devsel atılımlar ve zaferlerle ilk kez tanışmıştı. Ama 20. Asır yalnızca sosyalizmin devasa zaferleriyle değil, bir de sosyalizmin ağır yenilgisiyle tanıştı. Kuşkusuz ki, söz konusu yenilgi, tarihin helezonik akışı içerisinde sadece geçici bir tarihsel

okumak için tıklayınız

Demokratik Barışçı Çözüm ve Kürt Sorunu – Hazırlayan: Y. Yılmaz Karataş

Yılmaz Ateş?in hazırladığı ve birçok yazarın katkıda bulunduğu eldeki çalışma, Türkiye?de halen tüm yakıcılığıyla devam eden Kürt sorununu, çok yönlü bir bakışla ele alıyor. Ağırlıklı olarak sosyalist bir perspektifle kaleme alınmış makalelerde, Kürt halkının ?kendi kaderini tayin hakkı? savunuluyor; emperyalizm ve bölge gericiliklerinin Kürtlere dair hesapları ile Kürtleri hedef alan şoven-gerici çeşitli akımlar eleştiriliyor ve

okumak için tıklayınız

50 Soruda Psikiyatri – Ali Nahit Babaoğlu

?50 Soruda? dizisinin 11. kitabında, Doç. Dr. Ali Nahit Babaoğlu, görevi normal ile anormali birbirinden ayıran sınırları saptamak olan psikiyatriyi, temel seviyede anlatıyor. Yazarın, bozukluk tanılarından tedavi yöntemlerine giden hatta sistematik bir biçimde ilerlerken, okurun psikiyatriye ilişkin tedirginliklerini, kuşkularını ve önyargılarını kıracak içeriklerle ele aldığı kimi sorular şöyle: Psikiyatri nedir, psikiyatri uzmanı kimdir? Psikiyatrik bozukluklar

okumak için tıklayınız

Cellat Ağlıyor – İrfan Yalçın

Ama sonra sonra, ışıktan karanlığa, karanlıktan ışığa gidip gelmelerle geçen ve iki kelebek ömrü kadar süren bir zamanın ucunda, bir kurtarıcı gibi görüyor işkenceci avcısını ve içindeki sonsuzluğun bittiğini duyumsuyor; artık var mı yok mu onun için uçuyor ve avlıyor; uzun uzun uçmalardan, avlardan ona dönüyor; alıp başını gitmiyor eski günlerinin uçsuz bucaksız özgürlüğüne; bulutlara

okumak için tıklayınız

Bilimin Toplumsal İşlevi – J. D. Bernal

Kristallografi ve moleküler biyolojinin kurucuları arasında sayılan ve batı dünyasının bugünkü bilim politikalarının oluşmasında çok büyük rolü bulunan J.D. Bernal, 20. yüzyıl İngilteresi’nin ünlü “Cambridge Bilgesi” olarak tanınırdı. Fizik ve kimyayı biyolojiyle birleştiren; sanayi ve ekonomiye Ar-Ge düşüncesini getiren ve bu sayede pek çok gelişmenin yolunu açan bu efsanevi profesör, genel fizikten moleküler fizik ve

okumak için tıklayınız