Faruk Yalvaç, ?Hegel?in Uluslararası İlişkiler Kuramı?nda, düşünürün uluslararası ilişkiler, savaş ve devlet kuramlarını bir araya getiriyor. Hegel için devlet, tanrısal ve ahlaki bir kurumdur. Dolayısıyla devletler arasında bir anlaşmazlık olduğunda, bu anlaşmazlığın gerekirse savaşla çözülebileceğini söyler. Hegel, insanın kendisini ahlaki amaçlar için feda etmesi gerektiğini söyleyerek, savaşa katılan bireyin de bencil çıkarların ötesinde daha ahlakî amaçlara yöneldiğini savunur. Yalvaç?ın çalışması, düşünürün yukarıdaki konular hakkındaki fikirlerini vermesinin yanı sıra, onu Rousseau ve Hegel ile karşılaştırıyor.
“Hegel’in uluslararası ilişkiler kuramı onun felsefesinin ayrılmaz bir parçası olmasına rağmen gerektiği kadar incelenmememiştir. Hegel Uluslararası ilişkilerle ilgili olarak çok tartışmalı tezler ileri sürer. Her şeyden önce devleti neredeyse tanrısal ve ahlakı bir kurum
cemalumit
Alberto Moravia ‘nın Hayatı
Alberto Moravia, 12 Kasım 1907’de Alberto Pinchole adıyla Roma’da dünyaya geldi. Babası varlıklı bir mimar, annesi ise Slavik asalete mensup bir kadındı. Dokuz yaşındayken kemik tüberkülozuna yakalanan Moravia, 18 yaşına gelene kadar çeşitli sanatoryumlarda tedavi gördü.
Yazarlığa hastalığı devam ettiği sırada başlayan Moravia, 16 yaşındayken “Aylaklar” adlı kitabını kaleme almaya başladı. Bu kitabı 1925 yılında tamamlamasına rağmen ancak dört sene sonra yayınlatabildi. Orta halli bir ailenin çöküşünü konu aldığı kitabında, yayıncıya verdiğinde Pinchole soyadını kullanmak istemeyerek Alberto Moravia takma adını aldı.
“Aylaklar”, karamsar özelliklerinden dolayı beşinci baskısından sonra yasaklandıysa da bu kitapta geçen cinsellik, para hırsı ve çöküş motifi Moravi’nin sonraki eserlerinin hemen hemen tümüne damgasını vurmuştur. 1930-35 yılları arasında Londra ve Paris’te yaşamış olan yazar, İtalya’nın Birinci Dünya Savaşı’na katılma kararı alınana kadar Roma’da gazete yazarı olarak çalıştı. Alberto Moravia, 1941’de yazar Elsa Morante ile evlenerek Capri’ye yerleşti. Hayali bir Orta Amerikalı diktatörü yeren “Maskaralık” adlı romanı, İtalya’nın Duçesi Bonito Mussolini’nin onurunu zedeleyici kabul edildiğinden, ikinci baskısı engellenerek Moravia’ya yayın yasağı getirildi. Aynı yıl
Benim Üniversitelerim, Maksim Gorki. Yaşamın tüm acımasızlığına rağmen yaşam sevincini anlatan roman
Benim Üniversitelerim (1923), Maksim Gorki’nin başyapıt olarak kabul edilen üç kitaplık yaşam öyküsünün son bölümüdür. Diğer ikisi ise Çocukluğum (1913-14) ve Ekmeğimi Kazanırken (1915-16) adlı otobiyografik yapıtlarıdır. Maksim Gorki’nin yaşamöyküsünü anlatan üçlemenin bu son kitabı, onun yirmili yaşlarına kadar topladığı hayat deneyimleri üzerine kuruludur. Kunduracı çıraklığından aşçı yamaklığına, kuş avcılığından ikona mağazası tezgâhtarlığına kadar bir tür hayata hazırlanma aşamalarından geçen yazar, hak ettiğini düşündüğü yüksek öğrenime yönelir. Kazan’daki üniversiteye girme imkânı bulamayan Gorki, hayat üniversitesinin içinden geçer. Önceki iki özyaşam öyküsü romanındaki doğal, kırsal dünya, burada yerini kentin izbe, içindeki hayatlar gibi yıkık dökük, ama ayakta duran binalarına bırakır. Yazar bizi, ara sıra yorum kattığı bir belgesel sinema tekniğiyle farklı toplumsal katmanları temsil eden renkli tiplerin, karakterlerin dünyasından
Artamonov Ailesi, Maksim Gorki
“Artamonov Ailesi, Maksim Gorki’nin yapıtları arasında en etkileyici ve en dramatik olanıdır. Bu kitapta Rusya’daki orta sınıfların Devrim öncesi onyıllardaki trajik başarısızlığı yoğunlaştırılmış biçimde, kumaş üretimiyle uğraşan bir ailenin küçücük dünyasında görüldüğü şekliyle aktarılmaktadır. Bu, Gorki’nin karakter yaratma gücünü ve ilk öykülerinde bütün dünyayı kendisine hayran bırakan etkileyici edimlerle dolu sahneleri ustalıkla düzenleme yeteneğini en iyi sergileyen eseridir. Mizahla trajediyi, şiddetle acımayı, coşkunlukla içedönüklüğü eşsiz biçimde harmanlayan Gorki, burada şimdiye dek hiç ele almadığı büyük ve haraketli bir temadan yararlanmıştır. Sanki Sovyetlerin zaferi, Gorki’nin kitapları arasında başyapıt olan bu romanın ortaya çıkması işaretini vermiş gibidir. 1925 yılında, yabancı bir ülkede olmanın getirdiği uzaklıktan geriye baktığında, 1917’de sona eren bir çağı, daha eksiksiz bir anlayışla görebilmiş ve drama duygusunu müthiş ölçüde
Bozkırda – Maksim Gorki
“O bana akıllı insanların yazdığı koca koca kitaplarda bulunamayacak pek çok şey öğretti. Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır çünkü. Maksim Gorki yalnız kendi halkına değil, bütün halklara yurtlarını, hürriyeti, barışı ve birbirlerini sevmeyi öğretir. Çünkü o, insanın, insanlığın geleceğinden, güzel günler göreceğinden emindir. Çünkü o, emekçi insanı, koluyla, kafasıyla çalışan insanı, yeryüzünün, gerçek, biricik efendisi sayar. O, bu insanın bu efendiliğe kavuşması için savaşmıştır. O, bu savaşa, bu bahtiyarlık savaşına insanları çağırır… Düşünüyorum: Gerçekçi, halkçı ileri edebiyatımız üstünde Maksim Gorki’nin en hayırlı bir tesiri olmuştur.” Nâzım Hikmet
Maksim Gorki / BOZKIRDA – Boles
Tanıdıklarımdan biri bana şu hikâyeyi anlattı bir gün:
Büyüyen İşçi Sınıfı “Elveda Proletarya” Diyenlere Yanıt, Elif Çağlı ‘ Son gülen iyi güler! ‘
Elif Çağlı’nın Büyüyen İşçi Sınıfı “Elveda Proletarya” Diyenlere Yanıt adlı kitabında, işçi sınıfının devrimci misyonunu yitirdiğini iddia eden ve buna teorik bir dayanak oluşturmak için onun kapsamını daraltan görüşlerle hesaplaşılıyor. Bu görüşlerin, esas olarak, sınıf mücadelesinin gerilediği dönemlerde büyük bir umutsuzluğa kapılıp yılgınlığa düşen ve kendi olumsuz ruh hallerini teorileştiren sol entelektüalizmin eseri olduğu ortaya koyuluyor.
İşçi sınıfının kapsamı konusu, sol içerisinde büyük kafa karışıklıklarına yol açan ve sonuçta örgütlenme ve devrim perpestifleri de dahil çok geniş bir alanı etkileyen bir sorundur. Bu bağlamda, kitapta, işçi sınıfının yapısı ve kapsamı, hizmet üretimi, üretken emek üretken-olmayan emek, işsizlerin sınıf içerisindeki yeri, devlet memurlarının konumu gibi konular ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Burjuvazi, uzun bir süre boyunca “tarihin sonu”nu ilan ederek, kapitalizmin krizlerden, sınıf mücadelesinden ve elbette ki proletaryadan kurtulabileceği hayaline
Arkadaş, Maksim Gorki
Maksim Gorki, Arkadaş’ta, 19. yüzyıl gerçekçiliğinin en olumlu geleneklerini ilerici bir romantizmle birleştirerek toplumsal mekanizma tarafından dışlanmış “serserileri” konu almış; gerçekçiliği ve insansı bir sıcaklığı çarpıcı bir biçimde kaynaştırarak dünya edebiyatında yepyeni bir çığırın öncüsü olmuştur. Genç Gorki’nin bu gerçekçiliğinde yeni bir toplumsal bilincin uyanması ve insanca bir düzene duyulan ateşli tutku tüm çarpıcılığıyla yansır. Arkadaş, Gorki’yi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Uzayıp giden hayat yolunda, yolumuzun kesiştiği insanlar bizim için önemlidir. Yollarımızın kesiştiği insanlardan bir bölümü arkadaş olarak hem hayatımızda hem de yüreğimizde yer eder. Yıllar sonra kimisi tebessümle hatırlanır, kimisi de acı bir yüz ifadesi ile…
Gorkinin bu eserinde yabancı bir insan hayatının başka bir insanın hayatını nasıl etkilediğine şahit olacaksınız. Siz de kendi arkadaşlarınızı düşünüp onlar hakkında
Leyla Erbil ‘in Hayatı
Leyla Erbil, 1931 yılında İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Kız Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi’nde okudu. İst. Ünv. Edb. Fak. İng. Edb. Bölümü’nde eğitim gördü. Çeşitli yerlerde sekreter çevirmenlik yaptı. 1956’da ilk öyküsü yayımlandı (“Uğraşsız”, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi). Giderek, Dost, Yeni Ufuklar, Yeditepe, Papirüs, Ataç, Yelken gibi edebiyat dergilerinde yazdı. Kendinden önce yerleşmiş bir okula bağlı kalmadı. Yazınsal niteliklerden ödün vermeden toplum tabularıyla, baskı gruplarıyla sürekli mücadele etti. Dilin oturmuş kelime hazinesini değiştirerek yazınımıza yeni bir bakış açısı getirdi. Leylâ Erbil, 1970 Türkiye Sanatçılar Birliği, 1974 Türkiye Yazarlar Sendikası kurucularından olup PEN Yazarlar Derneği üyesidir. 1961’de Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi olan Erbil bir süre TİP’in sanat ve kültür bürosunda görev aldı. 1979 yılında ABD Iowa Üniversitesi yazara onur üyeliği verdi.
Edebiyat Ödüllerine katılmayan Erbil, 2000- 2001 yılı Ankara Edebiyatçılar
Henri Barbusse ‘nin Hayatı
?Bence, Barbusse bir yüksek, hakiki sanatçının nasıl çalışması, nasıl yaşaması, nasıl ve niçin dövüşmesi lazım geldiğini, bütün bir insan soyuna en muazzam ölçülerle, gösteren bir abidedir. O bir küçük-burjuva muhit ve fikriyatının eşyayı karmakarışık ve silik gösteren alacakaranlığından, büyük bir harbin ateş ve kanıyla yıkanarak sıyrılmış, proleter saflarına yalnız imanlı bir nefer gibi değil, bir inkılap bayraktarı olarak da girmiştir. Henri Barbusse?ün ?Ateş?ini okumayan bir işçinin, emekçinin ve hakiki aydının kafası bir parça yarımdır. Ve bu kitabı çevirerek kütüphanesine sokmayan bir dil, insan kafası ve yüreğinin en büyük değerlerinden birinden mahrum kalmış demektir.? (Nazım Hikmet)
?Kitlelerde inkılapçı şuurun göze batacak kadar arttığı, her yerde görülmektedir. Bunun en kuvvetli delillerinden biri de, Henri Barbusse?ün ?Ateş? ve ?Aydınlık? adlı romanlarıdır. Bu romanlardan birincisi, Fransa?da 230.000 nüsha basılmış ve daha şimdiden bütün dünya dillerine çevrilmiştir. Kendi görüşleri ve
Felsefenin Temel İlkeleri – Giriş Bölümü, Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında Paris İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. GİRİŞ I . Felsefe Nedir? II . Niçin felsefeyi incelemeliyiz? III . Hangi felsefe incelenmeli? a) Hangi felsefe incelenmeli? … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 1. Ders: Diyalektik Yöntem, Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Birinci Bölüm Marksist Diyalektik Yöntemin İncelenmesi Birinci Ders Diyalektik Yöntem I . Yöntem Nedir? II . Metafizik Yöntem a) Nitelikleri … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 2. Ders: Diyalektiğin birinci çizgisi; her şey birbirine bağlıdır, Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. İkinci Ders Diyalektiğin Birinci Çizgisi Her Şey Birbirine Bağlıdır (Karşılıklı Etki Ve Evrensel Bağlantı Yasası) I . Bir örnek. II … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 3. Ders: Diyalektiğin ikinci çizgisi, her şey durum değiştirir. Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Üçüncü Ders Diyalektiğin ikinci çizgisi, her şey durum değiştirir (Evrensel Değişme Ve Kesintisiz Gelişme Yasası) I . Bir örnek. II … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 4. Ders: Diyalektiğin üçüncü çizgisi, nitel değişiklik. Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Dördüncü Ders Diyalektiğin Üçüncü Çizgisi; Nitel Değişiklik I . Bir örnek. II . Diyalektiğin üçüncü çizgisi. III . Doğada. IV … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 5. Ders: Diyalektiğin dördüncü çizgisi; karşıtların savaşımı (I) Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Beşinci Ders Diyalektiğin Dördüncü Çizgisi; Karşıtların Savaşımı (I) I . Karşıtların savaşımı her değişikliğin devindiricisidir. Bir örnek. II . Diyalektiğin … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 6. Ders: Diyalektiğin dördüncü çizgisi karşıtların savaşımı (2) Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Altıncı Ders Diyalektiğin Dördüncü Çizgisi Karşıtların Savaşımı (2) I . Çelişkinin evrenselliği. a) Doğada. b) Toplumda. II . Uzlaşmaz karşıtlık … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 7. Ders: Diyalektiğin dördüncü çizgisi karşıtların savaşımı (3) Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Yedinci Ders Diyalektiğin Dördüncü Çizgisi Karşıtların Savaşımı (3) I . Çelişkinin özgül niteliği. II . Evrensel ve özgül birbirinden ayrılamaz. … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 8. Ders: Materyalist dünya anlayışı nedir? Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Georges Politzer (1903-1942), insanlık düşmanı Naziler tarafından 23 Mayıs 1942’de kurşuna dizilerek katledildi. İkinci Bölüm: Marksist Felsefi Materyalizmin İncelenmesi Sekizinci … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 9.Ders: Materyalizmin birinci çizgisi; dünyanın maddiliği. Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Georges Politzer (1903-1942), insanlık düşmanı Naziler tarafından 23 Mayıs 1942’de kurşuna dizilerek katledildi. Dokuzuncu Ders Marksist Materyalizmin Birinci Çizgisi; Dünyanın … Devamını oku
Felsefenin Temel İlkeleri – 10. Ders: Materyalizmin ikinci çizgisi; madde bilinçten öncedir. Georges Politzer
Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer’in 1935-1936 ders yılında İşçi Üniversitesi’nde verdiği derslerin, öğrencileri olan Guy Basse ve Maurice Caveing tarafından geliştirilerek ve onun imzası altında Principes fondamentaux de philosophie (Editions Sociales, Paris, 1954) adıyla yayınlanmıştır. Georges Politzer (1903-1942), insanlık düşmanı Naziler tarafından 23 Mayıs 1942’de kurşuna dizilerek katledildi. Onuncu Ders: Marksist Materyalizmin İkinci Çizgisi; Madde … Devamını oku