Kategori: Ekonomi

Sermayenin Mikropolitikası – Şimdiki Zamanın Tarihöncesi ve Marx

Kapitalist üretim, son otuz yılda derin bir başkalaşım geçirdi. Mal ve hizmet üreticisi olan sermayeyi, eskiden üstyapı olarak adlandırılan fikir, inanç, algı ve beğenilerin üretiminden ayırt etmek artık olanaksız. Bu dönüşüm emeğin de temelden başkalaşımını beraberinde getirdi: Artık yalnızca fiziksel emek gücü değil, bilgi, duygulanım ve arzular da işe koyuluyor. Hasılı, kapitalist üretim “mikropolitika” tabir

okumak için tıklayınız

Görünmez Adam Smith

Adam Smith, sadece iktisat değil bütün sosyal bilimlerin halen tartıştığı, fikirlerine başvurduğu veya cevap yetiştirdiği, zihin açıcı düşünürlerden biri. Öte yandan oldukça basmakalıp yargılarla ve kendi çalışmalarıyla değil o çalışmaları yorumlayan isimler üzerinden hatırlanıyor. Bu eksikliği gidermeye çalışan, Smith’i Aydınlanma bağlamında ele alan, çağını aşan görüşleri ve ünlü görünmez el kavramı çerçevesinde irdeleyen makalelerden oluşan

okumak için tıklayınız

Adam Smith göre ayrıntılarıyla “Görünmez El” nedir?

Adam Smith tarafından 1776 yılında ilk defa ifade edilen iktisadi hayatın düzenlenmesi sırasında fiyat mekanizması aracılığıyla kendini gösteren ve piyasadaki dengeyi sağlayan düzenleyici güçtür. Piyasada düzeni sağlayan ve hangi malların kimler için, ne miktarlarda üretileceği gibi temel ekonomik sorunları çözümleyen bir “Görünmez El” diğer adıyla serbest fiyat mekanizması vardır. Ulusların zenginliği kitabında Smith şöyle der;

okumak için tıklayınız

Türkiye Ekonomisinin Yapısı; Sorunlar Kırılganlıklar ve Kriz Dinamikleri – Özgür Orhangazi

Özgür Orhangazi, neoliberal dönemde Türkiye ekonomisinin geçirdiği düşünümü yakından inceliyor; yapısal sorunlarına, kırılganlıklarına, kriz dinamiklerine ışık tutuyor. Elbette sıfırdan başlamıyor. Arka planda dünya ekonomisinin Keynesçi düzenlemelerden neoliberalizme geçişi var. Bu büyük dönüşümün korumacı, planlamacı, müdahaleci Türkiye ekonomisine taşıdığı etkiler, şoklar söz konusudur. Kitap, dünyada ve Türkiye’de bu geçmişin aşamaları incelenerek başlıyor. Orhangazi, neoliberal dönemin kritik

okumak için tıklayınız

ARTI KAPİTAL – Değerin ve Rantın Doğası – Suat Kamil Aksoy

Burada iktisadın felsefesi konuşuluyor ama öylesine konuşulmuyor. Önemli bazı başlıklar hakkında ulaşılmış olan kimi gerçekler ilk ifadelerini burada buluyorlar. Doğal ki siyasal ve tarihsel uzanımlar var. Fark edemediğimiz ama hayatımızı derinden etkileyen ve etkilemeye devam eden olgular büyük oranda aydınlatılıyor. Gündelik yaşamın rutinleri içerisinde sıradanlık perdesinin ardında gizlenen ve belki de yeni bir çağı başlatacak

okumak için tıklayınız

Friedrich Engels: “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı.”

Marks’ın Kapitali I Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı. Bugünkü bütün toplumsal sistemimizin üzerinde döndüğü eksen olan sermaye ve emek arasındaki ilişki, ancak bir Alman’ın yapabileceği bir kavrayış ve kesinlikle, ilk kez bu kitapta bilimsel olarak geliştirilmiştir. Bir Owen’ın, bir Saint-Simon’un ya da bir Fourier’nin yazılarının

okumak için tıklayınız

Dayanışma Ekonomileri – Aslıhan Aykaç

Son otuz yılda sosyal bilimlerin en temel konularından biri kapitalist üretim biçiminin küreselleşmesi oldu. Farklı disiplinlerden ve disiplinlerarası perspektiflerden kaynaklanan geniş bir literatür ortaya çıktı. Bu kitabımın, benim gibi küreselleşmenin “Başka bir alternatif yok” söyleminin boğucu iklimi içinde yetişmiş bir sosyal bilimcinin “küresel” olanın dışında yeni bir alan arayışı olarak okunmasını arzu ederim. Uzun dönemli

okumak için tıklayınız

Kendini Tutamayan Boşluk – Slavoj Zizek

Günümüzde en ilginç teorik müdahaleler belli başlı alanların içinden değil, açıkça belli bir alana ait olmayan, bu alanlar arasında kalan çatlaklardan doğuyorsa eğer, en dikkat çekici teorisyenlerden biri de Slavoj Zizek olmalı. Ne çişini ne belini tutabilen bu kitabında Zizek’in geliştirdiği fikirler tam da böyle bir iş görüyor: Felsefe, psikanaliz ve siyasal iktisadın eleştirisi arasındaki

okumak için tıklayınız

Aman Piyasalar – E. Ahmet Tonak, “Piyasalar” ya duyarsa!

“Eleştirel bir şeyler söyleyeceksek kısık sesle ve kendi aramızda konuşmalıyız. Yani bizden istedikleri kısaca şudur: “Aman piyasalar” duymasın! Günümüz liberalleri piyasa tapınmalarını yükselte yükselte kutsal bir inanca dönüştürdüler. Bu ruhban sınıfına göre, ekonomik koşullar hakkında eleştirel görüş bildirmek büyük bir günahtır. Şom ağızlılık “piyasalar”ın gazabını üzerimize çekmekten başka bir şeye hizmet etmez. “Piyasalar”ı kızdırırsak “hepimiz”

okumak için tıklayınız