Kategori: Makaleler

2011…2011… – Ömer Erdem

Edebiyatın bir zihin etkinliği olmaktan uzaklaştığı ve hızla kitle etkinliğine dönüştüğü bir yıl oldu 2011. Dolayısıyla edebiyatın kitleye etkisini değil kitlenin edebiyata etkisi konuşuldu sıklıkla. Oysa edebiyatın zihin etkinliği olması demek, her zaman edebiyat dünyasının kendi bağlamıyla toplum bağlamının kesişme noktalarının varlığını sürdürüyor olması anlamına da gelir. Edebiyatın hedefi ile kitlenin beklentileri daha çok kesişme

okumak için tıklayınız

“Grevden Dönenin!” adlı kitaba dair – Münevver Oğan

Celal İlhan?ın yazdığı Grevden Dönenin kitabını yeni bitirmiştim. Ankara?nın karlı ve soğuk havasına karşın Tekel işçilerinin eylemi 39. günündeydi; açlık grevi gündemdeydi. Ankara Aydınlığı Girişimi olarak ziyarete gittiğimizde, işçi temsilcisi, bize ?halkın, demokratik kitle örgütlerinin ve basının desteğinden çok mutlu olduklarını söyledi. Grev çadırlarındaki teneke sobalardan duman ve is kokuları yükseliyordu. Bir işçi, soğuktan morarmış

okumak için tıklayınız

Denemeler 1 – Nejdet Evren

Felsefe yaşayan bir düşünce sistemi midir? Yoksa salt düşüncelerin soyutlandığı bir alan mıdır? O, güncel ile ne kadar ilgilidir? Felsefe yaşamın kendisi olabilir mi? Felsefeyi söz-yığınından ibaret saymamak gerekir. Ayrıca, bilim ve felsefe ayrılmaz ikilidirler. Bilimin olmadığı yerde felsefe, felsefenin olmadığı yerde bilim olamaz. “evren” nedir şeklindeki soru bilimsel bir yaklaşımla açıklanabilir. Salt soyut düşünce

okumak için tıklayınız

“Gördes – Altı Bin Düğüm Bir Yevmiye” adlı kitaba dair – Esen Yel

Bir güneş/doğumu zaman diliminde okuyup bitirdiğim bir kitap? Anı? Daha çok otobiyografik anı diyebileceğimiz bir tür? Okuma süresinde, bu ülkede, başka ülkelerde bu özellikte bir kitabın yazılıp yazılmadığını soruyorum bilincime, bilinçaltıma? Yıllar içinde okuduğum kitaplardan bu kitabı çağrıştıranları sıralayıp duruyorum belleğimde? Arada kalkıp kalkıp Vikipedi?yi tıklıyorum? Angela?nın Külleri? Frank McCourt’un çocukluğunu anlatan kitap, dünyanın her

okumak için tıklayınız

Kitap Hediye Kitap – M. Şehmus Güzel

Yeni yıl yaklaşıyor. Herkes, veya herkese yakın herkes, köşe bucak, dükkan, pazar, süpermarket, alçak-market, hediye arıyor. Elbette hediye vermek alışkanlıkları ve böyle sevimli bir işi yapacak olanakları olanlar. Ama gelin açık konuşalım, bugün hediye sunmak, sevdiğimiz birini memnun etmek, gönül almak için bütçemizi yerle yeksan etmemiz de şart değil. Kimse de bizden veya sizden böyle

okumak için tıklayınız

Derviş (Maraş’tan Hallacı Mansur’a) – Celal İlhan

Resim: Hallacı Mansur Kimse onları zorla getirip yerleştirmemişti buralara. Çocukları yabancı ülke kapılarını zorlarken, orta yaşlı ve yaşlılar Ankara?yı seçmişlerdi mekân olarak. Nedenleri iç karartıcı olabilirdi ama sonuçta, gelmeyi kendileri istemişti. Dayanışma yeteneklerine güveniyorlardı. İşlerine yabancı eli dokunmadı, güçlerini ve hünerlerini birleştirerek yuvalarını kendileri yaptılar. Bir topluluğu oluşturacak; türküleri, oyunları, söylenceleri, yerine göre ağzına bakacakları,

okumak için tıklayınız

Şehirler ağladığında, yüreğe düşen çığlık – Berivan Kaya

Çığlık nedir? Yaşamdan düşünceye, bilincine akan yükün dayanılmazlığıdır; giderek yürekte birikmesi, ağırlaşması, taşınmazlığı, bir anda kabullenilmezliği ve volkan gibi fışkırmasıdır. Derinde büyür, sıkışır ve bir gün, öfkeyle milyonlarca tonluk basıyı, kaya kütlelerini delerek püskürür hayatın ortasına. Acıyı üretenler için yıkıcıdır, acının örseledikleri için ise yapıcı. Çığlık başkaldırıdır. Sanatın ve sanatçının özünü bu çığlık oluşturur. Algıları

okumak için tıklayınız

Sınıf Edebiyatı ve Evrenselliğe Bir Örnek: Ateşle Dans, Celal İlhan’ın İlk Öykü Kitabı – Müslüm Kabadayı

Toplumsal sınıfların nitelikleri, konumlanışları, aralarındaki iktidar mücadelesi ve toplumsal ilerlemenin aldığı boyutlar, bu boyutlar içinde şekillenen duygu, durum, çatışmalar içinde ortaya çıkan tip ve karakterler konusunda bizim edebiyatımızda da ürünler verilmiştir. Sözlü edebiyat geleneğinde yer alan destanlar, koşuklar, halk hikâyeleri, efsane ve masallarda ?örtüşük? olarak karşımıza çıkan ?sınıf edebiyatı?, kapitalizm dönemiyle birlikte yazılı edebiyatın ?açık

okumak için tıklayınız

Kapitalizm Gerçekte Nedir Acaba? – Suat Kamil Aksoy

Özgür Üniversite?de her salı günü Kapital satır satır okunuyor ve tartışılıyor. 2008 haziran itibariyle Kapital hakkında yazıyoruz. Hala sözümüzü bitiremedik. Şimdi Ahmet Tonak ve Sungur Savran tarafından yönetilen tartışma sayesinde Kapital’in tartışılması hakkında da tartışma olanağı doğmuş oluyor. Kapital politik taraflılığın bozucu etkilerinden özgürleşilmiş olarak pek tartışılamıyor. Yine de Özgür Üniversite şu an mümkün olan

okumak için tıklayınız

Bilimsellik, Yasalar ve Marksizm – Mehmet Aksoy

Leverrier ya da Roemer adlarını hiç duydunuz mu bilmiyorum, ama ben kendilerini pek severim. Öyle onları çok iyi tanıdığımdan da değil üstelik. Haklarında da tek bir şey biliyorum desem yalan olmaz. Ama benim için çok şey ifade ediyorlar. Biraz bahsedince siz ne düşüneceksiniz bakalım. Elma! Dediğimde aklınıza Adem babamızla Havva anamız gelmediyse herhalde Newton gelmiştir,

okumak için tıklayınız

Taylan Coşkun’un Mektubu – M. Şehmus Güzel

28 Kasım 2011’de insanokur.org sitesinde yayınlanan « Dostlar arasında » başlıklı makalemde bir yerde aynen şunları yazdım : « Epeydir haberlerini vermeyen Enis Coşkun?un çıkagelmesi ve bir süre sonra oğlu Taylan?ın da bize katılması neşemizi birkaç misli artırdı. Enis geçmiş günlerinin « raporunu » sundu. Her zamanki gibi merakla ve dünya kadar bilgi edinerek dinledik.

okumak için tıklayınız

Adil Okay İle Yolculuk – Mircan Karaali

M. Şehmus Güzel?in, ?Adil Okay ile Geçerken? adlı kitabını yeni bitirdim ve kitap hakkında yazmam gerekir dedim. Geçmiş deneyimlerimden biliyorum ki, bu tür çalışmalar başkaları için anlamsız iken serüvencilerin yolculuklarında hoş anılardır. Öncelikle belirteyim ki: Adil Okay biyografi için erken olduğunu söyleyip, itiraz etse de Şehmus usta ısrar etmekte ve onu ikna edip yazmakta ne

okumak için tıklayınız

Kültür Komşumuz Suriye – Müslüm Kabadayı

Söyleşi/İmza Günü: Kültür Komşumuz Suriye – Müslüm Kabadayı Nazım Hikmet Kültür Merkezi (Karanfil Sokak No: 58 Kızılay – Ankara) Telefon: 0312 417 56 59 4 Aralık 2011 Saat: 15.00 Yer: NHKM Sinema Salonu Konuşmacı: Müslüm Kabadayı (Araştırmacı-Yazar) Değerli Dostlar Merhaba, ?Kültür Komşumuz Suriye? konulu saydamlar eşliğinde yapacağım

okumak için tıklayınız

Dostlar Arasında – M. Şehmus Güzel

26 Kasım 2011?de Paris?te Özgül Kitabevi?nde Felsefe Üzerine isimli yeni kitabımın tanıtımı için düzenlediğimiz toplantı epey şirin bir biçimde ve dostlar arasında geçti. Ortaklaşa yaşanan o birkaç saat yapaylıktan uzak ve kendine özgü dogaçlamasıyla güzel bir anı olarak kalacak. Kitabevi?nde biz daha hazırlıklarımızı bitirmeye çalışırken, Faruk Tepe, yılların dostu, hem de ne vefalı dostu, her

okumak için tıklayınız

Le Guin’den İnsani Bilim Kurgu – Elif Kutlu

Le Guin?le sohbet ettiğinizi hissettiren ?Kadınlar, Rüyalar ve Ejderhalar? tadında ?Rüzgârın On İki Köşesi? de. Ancak bir yanıyla farklı. Bu sefer bir yandan anlatıyor Le Guin bir yandan açıklamalar getiriyor; önce öyküyü nasıl veya neden yazdığını aktarıyor. Kimi, neyi anlatmak istediğini belirtiyor. Ancak çoğu zaman da düşündürüyor. Her ne kadar romanlarında/öykülerinde metaforlara yer vermediğini söylese

okumak için tıklayınız

Başkaldırıyorum! – Gülsünay Uysal

?Bugün dünyada mücadele aynı düşmana karşı verilmektedir. Vietnam?da, Angola?da, Şili?de, Türkiye?de aynı düşmana karşı savaş verilmiştir ve verilmektedir. Yerli faşizmler ise emperyalizmin ortaklarıdır. Faşizm ve emperyalizm bir madalyonun dışa ve içe dönük iki yüzü gibidir. Tüm dünyada emperyalizm tek ve bir bütündür. Faşizm de tek ve bütündür.? Behice Boran(*) Umut en büyük silahtır. Umudu dört

okumak için tıklayınız

Dersim’iz: Gece Kelebeği – Müslüm Kabadayı

Güzel ülkemizde, çelişkilerle yüklenen bu topraklarda, her şey yangından mal kaçırılırcasına yapılıyor, ne acı. Bu zulümdür, ayıptır. Utanmazlar ve aymazlara sesleniyoruz: Bu ülkede ar, edep nedir bilenler karşısında utanın artık! “Dersim” üzerine yapılan “tartışmalar”ı radyolardan-tv’lerden dinleyen-izleyen, basından okuyan dikkatli yurttaşlar fark etmişlerdir, kuzu postuna girmiş kurtların gerçeklere iki yöntemle saldırdıklarını. Birincisi, ülke gerçeklerini bellek silme

okumak için tıklayınız

Soğuk Savaş Denkleminin İçinde Aklını Kaybeden Bilim ? Suat Kamil Aksoy

Soğuk savaşı insanlık tarihinin özel bir dönemi olarak kavrayabileceğimiz gibi sınıf savaşımının bir dolayımı olarak da görebiliriz. Yaşadığımız toplumun birbirine karşıt çıkarlarla tanımlı iki sınıfı arasındaki çatışma nesnel bir olgudur. Biz bu açıdan soğuk savaş kavramını geniş bir anlamda kullanacağız ve 1848 devrimlerini öncelediğini kabul edeceğiz. Burjuvazi ve proletarya arasındaki çatışma da öyle hayali bir

okumak için tıklayınız

Küfür, Şiir ve İşçi Sınıfı – Serkan Engin

?İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değildir? diyen Kartacalı Terentius?u şiar edinen Marksizmin izinden gidenlerin, sahtekar aristokrat tavrıyla, küfrü ve küfürlü şiirleri küçümsemesi, Marksizmin insana dair tüm durumları algılayıp çözümleme paradigmasına aykırıdır, çünkü ?ruhun yellenmesi? olan küfür, insani bir ?hâl?in dışavurumudur. Ereğine ulaşamayan yaşam pratiğinin sözlü isyanıdır küfür. Evet, ne yazık ki küfürlerin çoğu, sözel

okumak için tıklayınız

Çocuk Gelişiminde Oyunun Anlam ve Önemi (1 – 2 ) – Faiz Cebiroğlu

Çocukların dünyası, gerçekten, oyunla dolu. Oyun da; kelime, ritim, şarkı ve hareketle doludur. Çocuklar, oynadıkları oyunlar aracılığıyla, hayatla ilgili deney yaparlar, deneyim kazanırlar. Bu araçla, kendilerini ifade ederler. Müzik, değişik oyun ve aktiviteler, çocuğun hem motorik, hem de yetenek kazanmasında önemli bir yer tutar. Bu açıdan, çocuğu tek yönlü değil, çok yönlü, yani topyekün gelişimini

okumak için tıklayınız