Hangi Kitaplar Yasaklanmalıdır?
John Milton (1608-1674), İngiltere’nin epik şairidir. Ayrıca kendi yüzyılının en önemli politik sözcülerinden biridir.
okumak için tıklayınızOkuyun ama yutmayın, çiğneyin.
John Milton (1608-1674), İngiltere’nin epik şairidir. Ayrıca kendi yüzyılının en önemli politik sözcülerinden biridir.
okumak için tıklayınızAhlakın Soykütüğü* – Orta Sınıfın Ahlakının Kökünde Ne Yatar? Kölelerin ahlaki değerlere isyanları tam olarak yaratıcı bir şekilde ve yeni değerleri ortaya çıkararak içerleme ilkesinde başlamaktadır ve bu, uygun eylem çıkışlarından yoksun oldukları için telafisini hayali bir intikamda bulmaya zorlanan yaratıkların yaşadığı bir içerlemedir.
okumak için tıklayınızCİDDİ Birtakım insanlar dünya işlerini, ciddi olan işler, ciddi olmayan işler diye ikiye ayırıyorlar. Böyle bir tuhaflığa, zaman zaman kendim de düşmüş olmalıyım ki bugüne kadar o adamlara “Hangi işler ciddidir, hangisi değildir?” diye yahut da “Ciddiden neyi kasdediyorsunuz?” diye sormadım.
okumak için tıklayınız“Kara Üçleme”: “Katil cinayet işlediği yere geri gelir.” Bu saptama, bütün katiller için olmasa da, öldürmekten zevk duyan, cinayeti; cesaret isteyen, zekâ gerektiren, başarılması son derece güç bir iş gibi görenler için geçerli sayılır.
okumak için tıklayınızBurada, genellikle yetişirken öğretilen, çocukluktan beri çevrede görülen, kırgınlık ve kızgınlık belirten davranış biçimleri ele alınacak.
okumak için tıklayınızMantığa bürüme: Kişi, mantığa uygun, ama, gerçekte var olmayan nedenler bularak kendilik kavramını korur, gerçekler karşısında incinmesini önler.
okumak için tıklayınızSanattan fayda ummaya kalktık mıydı bu faydanın kimin için olacağını da ister istemez düşünmek zorunda kalıyoruz. Bununla beraber, böyle bir mesele karşısında bulunmak, sanatın şu zamanda bir tek kişi için olamayacağını anlamamızı pek o kadar güçleştirmiyor.
okumak için tıklayınızİnsan yaşamında öyle anlar vardır ki, kendisini mutlaka koruması gerektiğinden, savunucu bir iletişim içine girmesi zorunludur.
okumak için tıklayınız“Sanat için sanat” sözü sanattan bugünkü manada fayda uman insanlara boş bir paradoxe gibi görünür. Halbuki, yanlış söylenmiş ve yanlış tefsirlere yol açmış bir söz olmasına rağmen, gerçek bir tarafı da yok değildir.
okumak için tıklayınızKore savaşına dair pek çok şey söylendi aslında. Akla gelenleri sıralayacak olursak dönemin ilericilerinin, aydınlarının savaşa karşı yaptıkları kampanyalar, Barışseverler Cemiyeti’nin Kore savaşına karşı örgütlenmesi, Behice Boran’lar” Buna ilave olarak da yakılan türküler ve yazılan şiirleri de sıralayabiliriz. “Ankara’ynan şu Kore’nin arası/ Arasına boz dumanlar durası/ Öldürür bu yara yoktur çaresi/ Anama söyleyin anam ağlasın
okumak için tıklayınız“Olup bitenler, az sayıda insan öyle istediği için değil, kitleler sorumluluk almadığı ve oluruna bıraktığı için böyle gerçekleşir. Düğümlerin öyle bir bağlanmasına izin verirler ki, zamanı geldiğinden ancak bir kılıç o düğümleri kesebilir. İktidarı öyle adamların eline bırakırlar ki, zamanı geldiğinde ancak bir isyan onları indirebilir.”
okumak için tıklayınızAmerikalı yazar Herman Melville’i o meşhur eseri Moby Dick’le hatırlar, anarız daha çok. İlk yayımlandığında hiçbir ilgi görmeyen, eleştirmenlerce çokça eleştirilen, ama ne ki sonradan edebiyat tarihinin en mükemmel romanı payesini elde eden, Moby Dick… Oysa Moby Dick kadar nam salmasa da en az onun kadar kıymetli bir eseri daha var Melville’in: Katip Bartleby.
okumak için tıklayınız“Dilsizliğin her çeşidinin yaşandığı bu ülkede ölenler, öldürülenler, katledilenler biz onlardan sonra birkaç kelime daha fazla söyleyebilelim diye öldüler.”
okumak için tıklayınızDeniz Harp Okulu’nda öğrenci olan Nâzım Hikmet, kızkardeşi Samiye Yaltırım’ın kedisi için yazdığı şiiri Tarih Öğretmeni Yahya Kemal’e uzatır:
okumak için tıklayınızEdebiyat ve düşünce tarihinde kimi karşılaşmalar vardır, çok güçlü bir patlamadan farksızdır. Bu patlamanın sonucunda ortaya iki dev düşünce evreninden kaynaklanma, yepyeni ve çok şiddetli düşünce fırtınaları çıkar.
okumak için tıklayınızGİRİŞ “İnsan” olarak anılan varlığın, salt bir bilinç öznesi olmayıp yalnızca akıl ekseninde anlaşılamayacağını ilk fark eden filozof Platon olmuştur.
okumak için tıklayınızMasallar ister geleneksel ister çağdaş olsun, her versiyonuyla eril cinsel fantezilerin ürettiği klişe ve imgelerle doludur; bir “ölü kadınlar” evreni arzulayan erkek egemen sisteme hizmet ederler…
okumak için tıklayınızBir ara İstanbul dışına çıkmak için gazeteci bir arkadaşın kılavuzluğunda önce Adapazarı’na, oradan Bolu ve Mudurnu’ya da gittiler. Adapazarı’nda Çark Gazinosu’nda onları ağırlayan Belediye Başkanı, Berger’ı Sait Faik’in amcaoğluyla da tanıştırmış. O da Berger’a Sait Faik’in Fransızcaya çevrilen öykü kitabını getirmiş, “Sabaha kadar Sait Faik okudum” demişti Berger döndüğünde.
okumak için tıklayınızRenklerin insanlar üzerindeki etkisi hiç de yabana atılır cinsten değil. Her ne kadar ‘zevkler ve renkler tartışılmaz dense de uzmanların elde ettikleri dikkat çekici sonuçların bu tartışmanın yapılmasında gecikildiğini açıkça gösteriyor.
okumak için tıklayınız