Ekonomik Pragmatizmden Patolojik Hırsa: Puşkin’in Maça Kızı Öyküsünde Hermann’ın Ahlaki Çöküşü

Aleksandr Puşkin’in Maça Kızı (Pikovaya dama, 1834) öyküsü, Rus edebiyatında modern bireyin arzu ekonomisini en erken teşhis eden metinlerden biridir. Hermann karakteri, Puşkin’in döneminde yükselen yeni toplumsal-tipolojik figürün—hesapçı, rasyonel, bireyci ve yükselme arzusuyla dolu proto-burjuvanın—örneklerinden biridir. Bu özellikleriyle Hermann, Auerbach’ın modern gerçekçilikte tanımladığı “içsel çatışmayı belirleyen birey” formuna yaklaşır (Auerbach, 1946/2003, s. 458).
Ancak Puşkin bu modern bireyi idealize etmekten uzaktır; tam tersine, ekonomik aklın sınırlarını ve tehlikelerini ironik bir biçimde sergiler.

Hermann’ın çöküşü yalnızca bireysel bir trajedi değildir; modernleşen Rus toplumunda ekonomik rasyonalitenin duygusal, etik ve ruhsal alanları nasıl dönüştürdüğünün bir alegorisidir.


1. Hermann’ın Başlangıç Durumu: Ekonomik Pragmatizmin Örnek Figürü

Öykünün açılış sahneleri Hermann’ı, kumar oynamayan ama kumarı derin bir dikkatle gözlemleyen biri olarak betimler. Burada Puşkin, karakteri rasyonel-risk yönetimi üzerinden tanımlar:

  • Kumara katılmaz, çünkü “kaybetme ihtimali” rasyonel hesap açısından kabul edilemezdir.
  • Harcamaktan kaçınır; maaşını artırmanın yolunu kumarda değil, tasarrufta görür.
  • Kendisini disiplinli, duygularını bastıran biri olarak sunar.

Bu yönleriyle Hermann, Weber’in “hesapçı rasyonalite” kavramıyla uyumludur (Weber, 1922/1978, s. 45). Onun bu soğuk pragmatizmi, klasik aristokrat kumarbazlardan farklıdır. Hermann’ın çevresindeki subaylar kumarı bir sosyallik, eğlence ve şans meydanı olarak görürken Hermann onu bir “kapital artırma mekânı” olarak değerlendirir.

Dolayısıyla Hermann başta burjuva ekonomi mantığının disiplinli, tutarlı temsilcisidir.


2. Kart Sırrı Söylentisi: Rasyonel Akıldan Mitik Arzuya Geçiş

Kontes’in gençliğinde öğrendiği üç kart sırrını anlatan söylenti, Hermann’ın ekonomik rasyonalitesinin sınırlarını kıran ilk etkendir. Bu söylenti üç düzeyde işlev görür:

  1. Ekonomik bir imkân: Kısa yoldan sermaye edinme fırsatı.
  2. Mitik bir güç: Emek dışı, soyut bir kurtuluş yolu.
  3. Psikolojik bir takıntı nesnesi: Hermann’ın libidinal enerjisinin odak noktası.

Proffer’ın belirttiği gibi, üç kart sırrı “modern ekonomik aklın çözemediği bir bilmecedir” (Proffer, 1978, s. 100). Hermann’ın rasyonelliği burada kırılır; çünkü kart sırrı ona modern dünyada neredeyse imkânsız olan “risksiz sermaye artışı”nı vaat eder.

Ekonomik pragmatizm bu noktadan sonra kestirme yol arzusuna dönüşür.

Hermann’ın düşüncelerini ele geçiren bu fikir, Freud’un takıntı nevrozu analizinde belirttiği gibi, “benliği bir fikre bağlayan zorlayıcı çekim gücü” ile aynıdır (Freud, 1927/2001, s. 69).


3. Hermann’ın Kontes’e Yaklaşımı: Araçsal Aklın Etik Çöküşü

Hermann’ın Kontes’e ulaşmak için Liza’yı kullanması, modern ekonomik aklın insani ilişkileri araçsallaştırmasının açık göstergesidir. Liza onun için bir duygu nesnesi değil, bir geçiş kapısıdır. Bu durum Adorno ve Horkheimer’ın “araçsallaştırılmış akıl” eleştirisini erken bir edebi örnek haline getirir (Adorno & Horkheimer, 1947/2002, s. 76).

Hermann’ın Kontes’in odasına gece vakti girmesi, üç yönlü bir ihlaldir:

  1. toplumsal ihlal: aristokratik özel alanın zorla açılması,
  2. ahlaki ihlal: insanın araç olarak görülmesi,
  3. hukuksal ihlal: fiziksel saldırı ve tehditle bilgi edinme.

Burada ekonomik hırs artık soğuk bir hesap değil, patolojik bir zorunluluk haline gelmiştir. Hermann’ın Kontes’e bağırması, onu ölümüne korkutması, rasyonel motivasyonunun ne denli çözüldüğünü gösterir.


4. Üç–Yedi–As Dizisi: Ekonomik Mantığın Mitolojik Bozulması

Hermann’ın kumar masasında uyguladığı üç–yedi–as dizisi, rasyonel düşüncenin hâlâ sürdüğüne dair bir illüzyondur. Aslında bu dizilim modern aklın bozulmasının simgesidir. Terras’ın belirttiği gibi, kart dizilimi “rasyonel bir formül gibi görünse de mitik bir inanç sisteminin kalıntısıdır” (Terras, 1991, s. 214).

İlk iki kazanç, Hermann’ın irrasyonel inancını güçlendirir; bu kazanımlar rasyonel davranışın değil, bağımlılık psikolojisinin pekiştirme döngüsünün bir sonucudur. Hermann’da şu psikolojik kırılmalar gerçekleşmiştir:

  • Olasılık hesabı yerine büyüsel düşünme,
  • Risk analizi yerine kaderci beklenti,
  • Özdenetim yerine takıntı düzeyinde arzu.

Üçüncü elin sonunda maça kızının çıkması, yalnızca bir oyun kaybı değil, hırsın kendi kendisini sabote eden doğasının alegorisidir. Masing-Delic’in yorumuyla, maça kızı “geri dönen suçluluk” ve “bilinçdışının intikamı” işlevindedir (Masing-Delic, 1996, s. 140).


5. Deliliğe Düşüş: Patolojik Hırsın Final Mantığı

Hermann’ın finalde akıl sağlığını kaybetmesi, ekonomik aklın patolojik dönüşümünün kaçınılmaz sonucudur. Bu çöküş üç düzeyde okunabilir:

5.1. Psikolojik düzey

Benlik, tek bir arzu nesnesine (kart sırrı) bağlanarak bütün diğer işlevlerini kaybeder. Obsesif mekanizma tamamlanır ve özne çöker.

5.2. Ahlaki düzey

Hermann başlangıçta “dikkatli, dürüst, çalışkan” biri olarak sunulurken; finalde yalnızca suç, pişmanlık ve boşlukla karakterize edilir. Bu, ekonomik aklın etik körleşmesini gösterir.

5.3. Toplumsal düzey

Hermann’ın deliliği, modern bireyin toplumsal bütünleşmeden kopuşunu gösterir: birey yalnızlaşmış, toplumla ilişkisi çürümüştür.

Bu nedenle Hermann’ın çöküşü ekonomik bir yenilgi değil, insan olma koşullarının çöküşüdür.


Puşkin’in Modern Arzu Eleştirisi

Hermann’ın hikâyesi, Puşkin’in modernleşen Rus toplumuna dair derin bir uyarısıdır. Ekonomik pragmatizm, modern özneyi güçlü kılar; ancak sınırlarını aştığında patolojik arzuya dönüşerek özneyi yok eder. Puşkin, Hermann üzerinden üç önemli eleştiri getirir:

  1. Rasyonel ekonomi, ahlaki bütünlüğü garanti etmez; hatta onu aşındırabilir.
  2. Kestirme zenginlik arayışı modern bireyin en tehlikeli yanılsamasıdır.
  3. Araçsallaştırılmış akıl, insan ilişkilerini yıkar ve özneyi yalnızlığa iter.

Bu nedenle Maça Kızı, yalnızca bir kumar hikâyesi değil, modern ekonomik zihniyetin psikopolitik anatomisini ortaya koyan bir başyapıttır.


Kaynakça

  • Adorno, T. W., & Horkheimer, M. (1947/2002). Dialectic of Enlightenment. Stanford University Press.
  • Auerbach, E. (1946/2003). Mimesis: The Representation of Reality in Western Literature. Princeton University Press.
  • Freud, S. (1927/2001). The Future of an Illusion. Standard Edition.
  • Masing-Delic, I. (1996). “The Queen of Spades and the Dynamics of Obsession.” The Russian Review, 55(2): 131–150.
  • Proffer, C. (1978). The Widows of Russia: Essays on Russian Literature. Ardis.
  • Terras, V. (1991). A History of Russian Literature. Yale University Press.
  • Weber, M. (1922/1978). Economy and Society. University of California Press.