Sen / Tû – Mehmed Uzun

Sen (Kürtçe: Tû), Mehmed Uzun’un 1985 yılında yayınladığı ilk romanıdır. Diyarbakır ve şehirde yaşananlar üzerine kurgulanmış olan romanda anlatılanlar, simgesel bir böceğe anlatılmaktadır.[1] Uzun, bu romanında şehrin kapılarının açılışını 13 sayfa boyunca anlatır. Uzun’un diğer kitaplarına bağlı olarak, Sen romanı ölüm ile başlamaz ve biyografik özellikler taşır. ‘Kürtlerde birey mefhumu çok zayıftı. Hep cemaat-kul ilişkisi

okumak için tıklayınız

Toplu Şiirler – Ingeborg Bachmann

“Şiir yazmak zorunluluğunu duymama karşın, istersem şiir yazmayı ‘başarabileceğim’ kuşkusuna kapılınca, şiir yazmayı bıraktım. Ve yeniden şiir yazmak zorunda olduğumu duyumsayıncaya kadar, yazacaklarımın, son yazdıklarımdan bu yana edinilen deneyimleri kapsayacak ölçüde yeni şiirler olacağına inanıncaya kadar şiir kaleme almayacağım.” Ingeborg Bachmann, 1963 Şiirin “ancak şiir yazmadan yaşanamayacaksa” yazılması gerektiğine inanan Ingeborg Bachmann’in dizelere,i yarım yüzyıl

okumak için tıklayınız

Sanatta Psikanaliz – Neriman Samurçay

Freud, başlangıçta bir tedavi yöntemi olarak ortaya çıkan psikanalitik kuramın gerçekte felsefe, din ve sanat alanlarındaki sorunların çözümüne de yardımcı olduğunu söylemiştir. Özellikle de sanat psikanaliz için çok verimli bir kaynak oluşturur, çünkü sanatçılar, yine Freud’a göre, yeryüzü ile gökyüzü arasında, alışılagelmiş bilişsel donanımımızla asla varamayacağımız gerçeklikleri bilirler, bize bilinçdışının gizemli kapılarını açarlar, Türkiye’de psikolojinin

okumak için tıklayınız

Psikanalizin Bunalımı (Freud, Marx ve Sosyal Psikoloji Üzerine Denemeler) – Erich Fromm

Psikanalizin Bunalımı, Erich Fromm’un farklı tarihlerde (1923-1969), Freud, Marx ve Sosyal Psikoloji üzerine yazdığı makalelerden oluşur. Freud ve Marx’ın kuramları arasındaki ilişki üzerine yapılan zihin bulandırıcı ve amatörce tartışmalar masaya yatırılır. Esas olarak psikanalitik kurama öncelik tanınıp, psikanalizdeki gelişimin toplumsal etkileri çözümlenmeye çalışılır. Çünkü Fromm’a göre psikanaliz, “o yüzce ideolojilerin maskesi ardındaki ölüm sevdalılarını fark

okumak için tıklayınız

Le Guin?in Kadınları* – Elif Kutlu

Primatlardan bu yana ataerkilliğin hüküm sürmediği aşikâr. İlkel zamanlarda kadın erkek ilişkileri bugün olduğu gibi erkeğin iktidarıyla sonuçlanmazdı. Hatta kadın ve erkek arasındaki farklılıkların bu kadar belirginleştirilmediği de söylenebilir. Fakat zaman içinde, işbölümünün gelişmesiyle birlikte, kadının egemenliği elinden alınır. Gelişen işbölümü nedeniyle erkek özel bilgi gerektiren işler yaptığı için yeni zenginlik kaynaklarına sahip olur. Bu

okumak için tıklayınız

Sanat ve Sanatçılar Üzerine – Sigmund Freud

Sanat ve sanatçılar üzerine, psikanaliz yöntemiyle bilinçdışı süreçlerin insan davranışlarına ve kişilik oluşumlarına etkisi konusunda getirdiği açıklamalarla, hala gündemde olan Freud?un eserlerinin önemli bir bölümünün bir araya getirildiği ?Studienausgabe?nin X. cildinden seçme metinlerden oluşuyor. Bu kitapta Freud’un Michelangelo’nun Musa heykeli üzerine yaptığı inceleme dışında, sanatçı kişilik, yaratıcı düşünce, bir sanat yapıtının oluşumu gibi konular üzerine

okumak için tıklayınız

Ruslan ve Ludmila – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Rus edebiyatında bir benzeri görülmemiş mizahın, kahramanlığın, ironinin, hüznün ve dönemin tutucu çevrelerince fazla cesur bulunarak, büyük tepkilere yol açan biçimde cinselliğin bir arada kullanıldığı epik bir yapıt. Puşkin, 1811 ? 1817 yılları arasında Saint Petersburg yakınlarındaki Tsarskoye Selo?da, The Imperial Lyceum?da dış dünyadan soyutlanmış bir şekilde eğitimini sürdürürken, ilk büyük çalışması ?Ruslan ve Ludmila?yı

okumak için tıklayınız

Doğa ve Kirlilik (10.Kitap) – Michel Puech, Brigitte Labbe

Dünya koca bir çöplük mü? İnsan doğanın parçası değil mi? İnsan, zekâsı sayesinde hayatını kolaylaştıran binlerce şey icat etti. Büyük bir uygarlık yarattı.Ama bunu yaparken, kendini gitgide bütün diğer canlılardan üstün hissetmeye başladı. Doğaya istediği gibi kullanabileceği dev bir depo, her şeyi atabileceği devasa bir çöplük gibi davranmaya başladı. Sonunda insan, kendisinin de doğanın parçası

okumak için tıklayınız

Birina Reş / Kara Yara ? Musa Anter

Musa Anter’in 1959 yılında Harbiye Askeri Cezaevi?ndeki hücresinde yazdığı ve 1964 yılında ilk baskısı yapılan Birîna Reş (Kara Yara) adlı kitabı, Türkiye’de Kürt Tiyatrosu’nun ilk oyun metnidir. “Aziz okurlarım Bu eseri 1959’da İstanbul Harbiyesinde 38 No’lu hücrede tutuklu iken yazdım. Vak’anın mühim bir kısmı, kendi hayat hikayemdir. Doğuda “Kara Yara”lar çoktur. Örneğin:Trahom, verem, cüzam ve

okumak için tıklayınız

Kıyılar Durunca – Afşar Timuçin

İntihar yanlışları silip götürür mü? O bütün bir yaşamı silip götürürken yanlışları da alır gider diye düşünebiliriz. Ancak insan yanlışlarının altında mı kalmalı yoksa onlarla kesin bir hesaplaşmaya mı girmeli? Bu elbette bizim bilinç koşullarımıza bağlıdır. Her seçimimizi kendimize göre yapıyoruz. Önemli olan ölmek ya da ölmemek değil direnmek ya da direnmemektir. Ayşe bir süre

okumak için tıklayınız

Umut Devrimi / İnsancıllaşmış Bir Teknolojiye Doğru ? Erich Fromm

Okurlarımızın artık çok iyi tanıdığı ruhbilimci ve toplumbilimci Erich Fromm, Umut Devrimi’nde ele aldığı sorunları şöyle özetlemektedir. ‘Belki de şu anda işin en kötü yanı, kendi sistemimizi denetleyemez duruma gelmiş olmamızdır. Bilgisayarların bizim adımıza verdiği kararları uyguluyoruz. Biz, insanoğlu olarak, daha çok, daha çok üretmek ve daha çok tüketmekten başka amaç gütmüyoruz. Hiçbir şeye karşı

okumak için tıklayınız

Çok Yaşasın Sayılar ? İlhan Berk

Behçet Necatigil’in deyimiyle ‘şiirimizin korkunç çocuğu’ ve ‘uç beyi’ olan İlhan Berk’i 90 yaşında kaybettik. Sanki İlhan Berk, 1999 yılında yayımladığı Çok Yaşasın Sayılar adlı son şiir kitabıyla ölümünü anlatmış gibi. “Bütün sayılar varoluşu hızlı yaşar. Hele sıfır. Son zebani. Son bulgu!” Sıfır, “ben daire değilim, sıfır” diye bağırır. Bunda da yerden göğe kadar hakkı var.

okumak için tıklayınız

Türkçe Açıklamalı Kürtçe Kırmancca / Zazaca Dil Dersleri – Deniz Gündüz

Önsöz ?Kürtçe üzerindeki yüzyıllık baskılar günümüzde hâlâ sürmektedir. Yaşamın her alanında yasaklanan bu dil, son yıllarda yazın alanında az da olsa bir mesafe katedebildi. Dil yasağıyla ilgili bir gündem oluşmuş olsa bile tartışmalar, alınan kararlar, bu dilin ölmesini engellemekten onu yaşatabilmekten oldukça uzak… Tüm bu çekişmelerin tozu dumanı içinde Kürtçe ağır aksak da olsa yazın

okumak için tıklayınız

Sınıftan Kaçış / Yeni Hakiki Sosyalizm – Ellen Meiksins Wood

Ellen Meiksins Wood, Isaac Deutscher Ödülü’nü kazanan bu klasik çalışmasında postmarksizmin etkili eğilimleri’nin Marksist bir eleştirisini yapıyor. Postmarksistlerin, politikayı sınıf karakterinden soyma girişimlerine meydan okuyan Wood, sınıf ideoloji ve politika arasındaki karmaşık ilişkilerden kendi özenli kavramsal çerçevesini kuruyor. Sosyalizm ile demokrasi arasındaki bağlantıların keşfine çıkarken liberal demokrasi ve sosyalist demokrasi arasındaki ilişkileri yeniden yorumluyor. Ellen

okumak için tıklayınız

Yoksulluktan Sefalete Bir Göç Hikayesi (Sokakta Çalışan Çocuklar Sorununun Ekonomi-Politiği) ? Servet Gün

“… Ben en çok bazen çöpte bulduğum oyuncakları küçük kardeşime götürdüğümde mutlu oluyorum.” 12 yaşındaki katı atık toplayıcısı. Ekonomi politikaları ve yeniden iskân politikalarının bir sonucu olarak mülksüzleştirilen, geçim araçlarından koparılan ve hayatta kalabilmelerinin en temel araçları metalaştırılmış bulunan bu insanlar, zaten yoksul olan hayatlarından alınıp yeni liberal politikalarla dejenere edilmiş bir kent piyasasına, sefaletin

okumak için tıklayınız

“Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünü Asım Bezirci’den aşırdığı (intihal) için özür dileyen Baransu bir gafa daha imza attı.

“Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünü Asım Bezirci’den aşırdığı (intihal) için özür dileyen Baransu bir gafa daha imza attı. Taraf’ın “elemanı” Mehmet Baransu’nun “Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünün, Asım Bezirci’nin “Orhan Kemal” kitabından birebir aynı çıktığını dün Medyatava sitesi haberleştirmişti. Medyatava’nın ortaya çıkardığı intihalden dolayı Medyatava’ya bir açıklama göndererek özür dileyen Baransu,

okumak için tıklayınız

UNESCO: Türkiye’de 15 Dil Tehlikede

Tehlike altındaki diller atlasına göre üç dil, Ubıhça, Mlahso ve Kapadokya Yunancası zaten kayboldu. Çerkes dilleri ve Zazaca “güvensiz”, 7 dil “kesinlikle”, 3 dil “ciddi anlamda”, “Hertevin” diliyse “son derece” tehlike altında. Türkiye’de dil koruma programı yok. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 21 Şubat Dünya Anadili günü öncesinde yayımladığı “Tehlike Altındaki Diller

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri / 1958’e Kadar Emek Hareketinde Kıbrıslı Türkler – Ahmet An

Kıbrıs’taki sınıf mücadelesinin 1974’ten çok öncelere dayandığını ve Kıbrıslı Türklerin de tüm Kıbrıs’ta sınıf mücadelesinde yerini aldığını son yıllarda özellikle Sayın Ahmet An’ın kitaplarından ve çalışmalarından öğreniyoruz. Kıbrıs’ta henüz daha etnik çatışmalar başlamadan 1920’ler, 1930’lar ve 1940’larda Kıbrıslı Türk işçiler ilk sendikalarda mücadelenin içinde yer aldılar. İşçiler, emekçiler, yoksullar isteklerini İngiliz Sömürge Yönetimi’nden bıkmadan usanmadan

okumak için tıklayınız

Sağlıklı Toplum – Erich Fromm

Düşünür ve ruhbilimci Erich Fromm, bu yapıtında insanın doğal yapısından hareket ederek, bugüne dek insanoğlunun tüm gereksinmelerine yanıt verebilen sağlıklı bir toplum biçimi yaratıp yaratamadığımızı araştırıyor. Günümüz toplumlarında insanlar mutluluk içinde mi yaşamaktadırlar? Kendilerini tümüyle geliştirebilmekte, doğallıklarını hiç yitirmeden bütün isteklerini yerine getirebilmekte, özgürlük içinde sevebilmekte midirler? Yoksa tüm sevme yetilerini yitirmiş, doğal gelişmelerini baskı

okumak için tıklayınız

Nerede ve Ne İçin Yaşadım – Henry David Thoreau

Unutulmaz bir çevre manifestosu. Walden, Amerikan çevreci-filozofu Henry David Thoreaunun başyapıtı. Thoreau, o günden bugüne bir kült kitap olan bu yapıtında, Walden Gölü kıyısında 4 Temmuz 1845te başlayıp, 2 yıl 2 ay ve 2 gün sürerek 6 Eylül 1847de sona eren doğal-yaşam deneyimini anlatıyor. On yedi bölümden oluşan Waldendan dört bölümün yer aldığı Nerede ve

okumak için tıklayınız