Sanatla Gerçeklik Arasındaki Estetik İlişkiler – Nikolay Gavriloviç Çernişevski

Deniz güzeldir, ona bakarken estetik olarak tatmin olmadığımızı düşünmeyiz. Fakat herkes denize yakın yerlerde yaşamaz, birçok insanın hayatları boyunca onu görme şansı olmamıştır. Yine de görmeyi çok isterler ve bu sebeple deniz manzaraları onların ilgisini çeker ve onları memnun eder. Elbette denizin kendisini görmek resimlerini görmekten çok daha iyi olacaktır ama iyi bir şey ulaşılabilir

okumak için tıklayınız

Kısa Felsefi Antropoloji Notları – Mert Sarı

Felsefi antropoloji başlığı çok boyutlu ve geniş oylumlu bir konudur. Böylesi bir başlığı, kısa bir yazının sınırlılıkları içerisinde tüketebilmek, dahası işleyebilmek olası olmasa gerektir. O bakımdan bu geniş çevrene(ufka) ancak kimi kısa notlar halinde değineceğim. Antropoloji terimi eski Yunanca bir sözcük olan antrophos sözcüğünden türemiştir. Antropoloji teriminin özleşmiş karşılığı ?insan bilimi?dir. Antropoloji, insan varlığını olgusal

okumak için tıklayınız

Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi / Neyin Gerçek ve Neden Önemli Olduğunu Bilmek – Ardea Skybreak

Günümüz dünyasında evrim bilimi olmaksızın bilimden söz edilemezdi. Hem bilimsel bakış açısına sahip hem de bilimle hiç tanışık olmayan okurlara hitap eden, anlaşılır ve akıcı bu kitap, evrim bilimi ile ilgili gerçekleri detaylı olarak ele alıyor. Eser, gezegen üzerindeki yaşamın farklılaşmasını ve karmaşıklığını ve insanlar da dahil olmak üzere bütün yaşam formlarının nasıl evrimleştiğini inceliyor.

okumak için tıklayınız

Meleklerin Uğramadığı Yer – E. M. Forster

Meleklerin Uğramadığı Yer, her şeyden önce, bizlere ciddi bir çağrıda bulunan toplumsal bir komedidir; bizi ne tür risklerle karşı karşıya olursak olalım hayata müdahil olmaya davet eden, hayata seyirci kalmaktan daha kötü, daha tehlikeli hiçbir şey olamayacağını hatırlatan bir komedi. FRANK MALONEY Yaşadığı çağı en iyi yansıtan, yorumlayan yazarlardan biri olarak kabul edilen Edward Morgan

okumak için tıklayınız

Antakya?ya Dair – Erinç Büyükaşık

Antakya. Yıllar sonra bir trajedinin izdüşümleriyle dönüyorum bu kente.Beklediğim hüzünlü bir tablonun aile bireylerine yansıyan yüzü olsa da özlediğim baba memleketine hasretimi daha iyi anlıyorum yol hazırlığı ve telaşında. Bir süre sonra havalimanına varmış olacağım, zorlu sayılabilecek bir kontrol işkencesinin ardı sıra yine gecikeceğini bildiğim Hatay uçağında koltuğuma yerleşeceğim. 2 saat sonra babamın oğlunu özlediğini

okumak için tıklayınız

Yunan Aydınlanması – Karl Marx

BİR Eskilerin kavgası, ancak görünür, cennetin, tözel (subs­tantial) yaşam bağının, politik ve dinsel yaşamın çekim gü­cünün parçalanmasıyla bitebilirdi; çünkü tinin kendinde tek olması için doğa ikiye ayrılmalıydı. Yunanlılar onu Hephais- tos’un sanat çekiciyle kırdılar, onu yontularında parçaladı­lar; Romalı, kılıcını onun yüreğine sapladı ve halklar öldü, ama modem felsefe sözün mührünü söker, tinin kutsal ateşi ve

okumak için tıklayınız

Proust’un Paltosu – Lorenza Foschini

Marcel Proust 1922 yılında Kayıp Zamanın İzinde’yi tamamlamasının ardından hayata gözlerini yumduğunda arkasında düzenlenmesi gereken düzinelerce defter, sayısız mektup, eskiz, müsvedde ve elbette kişisel eşya bırakmıştı. Modern edebiyatın çehresini değiştiren bu büyük yazarın hayatına dair ayrıntılar bugün bile yeni bulgularla araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor. Zengin bir Proust okurunun, Guérin’in, giderek edebi bir saplantıya dönüşen hikâyesi,

okumak için tıklayınız

Okulu dönüştürülen öğrencilerin yeni okuluna gönderilmesini istemeyen veli için dilekçe

Okulu dönüştürülen öğrencilerin yeni okuluna gönderilmesini istemeyen veli için dilekçe ???????????????.VALİLİĞİNE MEB Özel Kalem Müdürlüğünün 2012/20 genelgesinde belirtildiği üzere, ilkokul, ortaokul ve liseler bağımsız olarak düzenlenmesi öncelikli olmuştur. Bu düzenleme nedeniyle çocuğumun okulu ??????.. dönüştürülmüş olup, artık o okula devam edemeyecektir.

okumak için tıklayınız

Hicivler 3 – Mehmet Ercan

-harimi başına. şeriat pazarında kamunun mallarını, çuş içinde sattınız kelepir fiyatına. tüyleri bitmemişin yağma edip hakkını, zengin edip yobazı dağıttın dostlarına. EŞEK OLMA eşek olma diyorum sana semer vururlar. onlar yarasalardır geceye kul olurlar. gelene ağam, gidene paşam deme, çoban ol, sürü olma seni sığır sanırlar.

okumak için tıklayınız

Arap Baharı, Libya Kışı – Vijay Prashad

Neydi “Arap Baharı”? Yozlaşmış gerici rejimlere karşı birikmiş öfkenin sübapları patlatması mı, emperyalist maniplasyon mu? Hangi etmenlerin tetiklemesiyle başladı, nasıl yayıldı, nereye evrildi? Bölge dengelerini nasıl etkiledi, emperyalistler ve bölgedeki rejimler olaylar karşısında nasıl stratejiler geliştirdiler?

okumak için tıklayınız

Howards End – E. M. Forster

Zenginle fakirin, kadınla erkeğin, gelenekle geleceğin sonsuz kavgasına derinlikli bir bakış… İngiltere?de 20. yüzyılı karşılayan sosyal, ekonomik ve felsefi güçlere ilişkin müthiş bir gözlemin ürünü olan Howards End?de üç farklı sosyal katmandan karakterler bir aradadır: Sanat ve kültür çevrelerinde tanınan Margaret ve Helen Schlegel, üst sınıfların idealist ve entelektüel yönünü temsil eder. Romana ismini veren

okumak için tıklayınız

Bilge Karasu Üzerine – Erinç Büyükaşık

BİLGE KARASU?NUN METİNLERİ VE METİNLERDEKİ ?BEN? Türk edebiyatında farklı bir izlek ve söylem olarak Bilge Karasu metinlerinin çoğunlukla post-yapısalcı bir irdelemeyle çözümlendiği görülmektedir. Metinlerin elbette alt-metin ilişkidi üzerinden bakıldığında felsefece bir edebiyat yaratma savının somutlukları Bilge Karasu?nun edebi evreninde fazlasıyla gözümüze çarpar. Yaşam ve edebiyat bağlamını metinler aracığıyla ve bireyin evrendeki yalnızlığını sorgulayarak ortaya koyan

okumak için tıklayınız

Hayma – Duran Aydın

Babadan yana ?Antekeli? olduğumuzu algıladığımda ilkokuldan içeri adım bile atmamıştım. Kara trenlerin acı acı öten düdüğü pencerede habire dönen uzak dağlara ve tarlalara savrulurken ?İsgendurun?a, oradan da kamyon kasalarında, bir kez de eşek sırtında; yukarı dağ köylerinden ?Nergislik?e yaptığımız yolculuklardan da bunu öğrenecektim. İskenderunlu olmak; çok çok ayda yılda bir yapılan akraba gezileri, düğün ya

okumak için tıklayınız

“Medya Ne ki… Her Şey Yalan!” / Kent Yoksulluklarının Günlük Yaşamında Medya – Hakan Ergül, Emre Gökalp, İncilay Cangöz

?Televizyon sabah erkenden açılır, gece yatana kadar açık kalır. Hiç kapanmaz. Hep bakarız işte, ne yapalım?? Doğru düzgün bir ocağın olmadığı yoksul hanelerde, televizyon mutlaka var? Başka birçok şey olmayabilir ama iyi kötü bir cep telefonu mutlaka var. Yoksullar, medyanın kapsama alanındalar. Peki onların medyayla ilişkilerini ne belirliyor? Gündelik hayatın çilesinden -hiç değilse hayal dünyasında-

okumak için tıklayınız

Uğur Mumcu Ölümsüzdür – Orhan Tüleylioğlu

Uğur, Sen aramızdan ayrılalı 19 yıl oluyor. Karın Güldal ve çocukların Özgür ile Özge’nin kurdukları Vakıf, ardından defterlere yazılanları toparlayarak yayınlamaya karar verdi bu yıl. Devasa bir eser oldu. Bir toplumun, haykırışını, sana ve kendine seslenişini buluyorsun içinde. Öylesine içten, öylesine vakur, öylesine sevgi dolu seslenişler var ki aralarında, onlara yeni bir şey katmak mümkün

okumak için tıklayınız

Vakayiname – Musa Anter

Vakayiname’de Musa Anter, 1987-1992 arasında meydana gelen olayları ve bu olaylara ilişkin düşüncelerini anlatıyor. Anter’in çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşan kitap, “Kürt sorununa” yaklaşım ve bir aydının yaşanan sorunlara karşı duruşunu ortaya koyması yönüyle dikkate değerdir. Anter, Kürtlerin yaşadığı sorunlara işaret ederken bir Kürt ve bir aydın olarak kendini yaşamdan

okumak için tıklayınız

Mühendis Menni / Kızıl Yıldız 2 – Aleksandr Bogdanov

Rus düşünür ve eylemci Aleksandr Bogdanov?un bilim kurgu türündeki romanı Mühendis Menni (1912), Yordam Kitap tarafından yayınlanan Kızıl Yıldız?ın devamıdır. Kızıl Yıldız?da, okur, bir Dünyalının gözünden, Marslıların kendi gezegenlerinde inşa ettikleri sosyalist düzene tanıklık etmişti. Bu romanda ise Mars?ta sosyalizm öncesi dönem ve sosyalizm için verilen mücadeleler, aynı heyecan verici keşifler ve bilimsel öngörülerle anlatılıyor.

okumak için tıklayınız

Çanakkale’den Filistin Cephesi’ne – Yüzbaşı Sarkis Torosyan

Kayseri?nin Everek (Develi) kazasında doğan Yüzbaşı Sarkis Torosyan 1914 yılında Harbiye Topçu Okulu?nu bitirdi. Önce, Osmanlı Ordusu tarafından Almanya?da Krupp fabrikasında staja yollandı. Daha sonra, Çanakkale Cephesi?ndeki Ertuğrul Tabyası?na komutan olarak atandı. Düşman donanmasının 19 ve 25 Şubat 1915 tarihlerindeki saldırılarına karşı askerleriyle birlikte kahramanca direnen Torosyan, 18 Mart 1915 günü Rumeli Hamidiye Tabyası?nda savaştı

okumak için tıklayınız

Stefan Zweig’in Son Günleri – Laurent Seksik

Stefan Zweig, ta Brezilya’ya gitse de, geride bıraktığı, yıkılmakta olan bir dünyayı içinde taşıyordu. Bazen aralık kalan pencereden esen ılık rüzgâra kapılıp geçip giden yılları unuttuğu oluyordu. Utanç duygusunun bir huzur hissiyle aynı anda benliğini kapladığı zamanlar, bir umut ışığı olarak Lotte’ye bakıyordu. Buralara aşinaydı sanki… İnsana yaşadıklarını unutturacak bir yer. Ama bir gazete haberi

okumak için tıklayınız

Kıyıya Vuran Dalgalar / F Tipi Öyküler – Sibel Öz

Dışarıda Deli Dalgalar” ülkemiz hapishanelerindeki siyasi tutuklularla dayanışmak amacıyla 2008 yılında oluşturulmuş bir vatandaş inisiyatifi. İçimizden herhangi bir “deli”nin fikri olarak doğmuş bir gönüllü çalışması. Biz “Dışarıdaki Deli Dalgalar”, dışarıdan “içeriye” gönderdiğimiz kitaplarla, mektuplarla deliler buluşmasını çoğaltıp, duvarlarda çatlaklar oluşturmaya başlayınca, “içeriden” de o çatlaklar içinden sızan su damlacıkları, çoğala çoğala “kıyıya vuran dalgalar” olmaya

okumak için tıklayınız