Etiket: Evrensel Basım Yayın

Fontamara – Ignazio Silone. Köylülerin acılı ve umutsuz hayatını anlatan roman

Fontamara, İtalyan yazarı Ignazio Silone?nin 1930?da yayımlanan romanı. Yazar bu eserinde, yoksul İtalyan köylülerinin (Cafoni?nin) acılı ve umutsuz hayatını büyük bir ustalıkla dile getirir. Fontamara, eski bir yerleşme yeridir; burada yoksul köylüler ve küçük toprak sahipleri yaşar. Hayat, sanki hiçbir değişikliğe uğramıyormuş gibi yoksulluklar, felaketler, doğumlar, evlenmeler ve ölümler içinde geçip gider. Yoksul köylü her

okumak için tıklayınız

Bilimden Yana – Asım Bezirci

Edebiyatı ya da daha geniş anlamıyla sanatı ayrı ayrı ve bir bütün olarak toplumların tarihsel gelişimden arındıran hiçbir anlayış bilimsel değildir. Kültür- sanatı kendi özgül ve aynı zamanda nesnel yasalılıklarından soyutlayan hiçbir anlayış da bilimsel değildir. Toplumcu çizgideki edebiyat eleştirileriyle ön plana çıkan yazar, Asım Bezirci’nin eleştiri yönteminin bir uygulaması sayabileceğimiz “Bilimden Yana”, üç bölümden

okumak için tıklayınız

Yeni Bir Hümanizmaya Doğru Sovyet Edebiyatı Üzerine – Andre Bonnard

Bir Antik Yunan uzmanının (Helenist) Sovyet edebiyatından hangi sıfatla söz edebileceği, elbet biraz da hayretle sorulacaktır. Bu sıfat yine kesinkes bir Antik Yunan uzmanı olma niteliğindedir; yani insanın toplumsal durumunun ve yapabilme gücünün, biricik konusunu oluşturduğu bir edebiyatla içli dışlı olan bir insan, eğer Sovyet edebiyatını ciddiye alıyorsa ve bu edebiyatta, Yunan hümanizminde olduğu gibi

okumak için tıklayınız

Anadolu’nun Altın’daki Tehlike (Kışladağ’a Ağıt) – Özer Akdemir

İnsanlık, doğa ve canlı türleri büyük bir tehlike altında; kâr hırsı çevreyi ve halkın yaşam alanlarını tehdit etmekle kalmıyor, kültürel mirası ve insanlık tarihine dair eserleri de bir bir yok ediyor. Çevre felaketlerinin ve katliamlarının eksik olmadığı ülkemizde Anadolu’nun “Altın”daki Tehlike kitabı Kışladağ’ın acıklı hikâyesine bir gazetecinin tanıklığıdır. Özer Akdemir, Kışladağ’daki gelişmeleri başından itibaren takip

okumak için tıklayınız

Din, Kapitalizm ve Gülen Cemaati – Yusuf Akdağ

Başbakan?ın selam gönderdiği, ?okyanus ötesindeki adam sadece bir dini cemaat lideri mi, hükümeti perde arkasından yöneten güç mü? Siyasilerin, medya ve bürokratlar üzerindeki nüfuzu nereden geliyor. Yeşil sermayenin yükselişiyle Fethullah Gülen hareketinin ilişkisi ne? Cemaat emek hareketine nasıl bakıyor? Neoliberalizmle muhafazakarlığı sentezleyen AKP?nin yükselişinde Gülen?in rolü ne? Kapitalist sömürüyü gizlemek için örtülen kutsal örtünün altında

okumak için tıklayınız

Arap Dünyasında Ayaklanma (Nedenler – Olasılıklar – Sonuçlar) – Mustafa Yalçıner

Arap Dünyasında Ayaklanma Arap halklarının ayaklanması ve uyanışını olabildiğince bütün yönleriyle kitaplaştırarak, sonuçlar çıkarmanın zamanıydı. Kitap, Mısır?daki Mübarek?in devrilmesinin ardından ve Libya?da Kaddafi?yi hedef alan ayaklanma sürerken kaleme alındı.

okumak için tıklayınız

Fabrikada Emek Denetimi – Erkan Aydoğanoğlu

Sendikal örgütlenme ve işçi sınıfı tarihi konusunda yayımlanmış çalışmaları bulunan Erkan Aydoğanoğlu ?Fabrikada Emek Denetimi?nde, Kocaeli metal işçilerine dair bir alan araştırmasından hareketle, fabrika sistemi içinde uygulanan emek denetimine odaklanıyor. Yazar bunu da, emek sürecinde yaşanan denetim uygulamalarının tarihsel gelişimini gözeterek yapıyor. Kitapta ilkin, bir bütün olarak kapitalist emek süreci ile kapitalist emek sürecinde denetim

okumak için tıklayınız

Ağaçlar Çiçekteydi – Ahmet Say

Ahmet Say, ‘Ağaçlar Çiçekteydi’ adlı anı-biyografi kitabında hem anılarını hem de oğlu ünlü piyanist Fazıl Say’ı anlatan baba Ahmet Say, sanatın ve sanatçının bir görevinin de haksızlıklara karşı durma mesajı vermesi olduğunu savundu. Ahmet Say, kitabında oğlu Fazıl Say’ın sanatsal duruşunu irdelerken, Orhan Kemal, Deniz Gezmiş, Mihri Belli, Fikret Otyam gibi birçok ünlü simaya ilişkin

okumak için tıklayınız

Sınıf Mücadelesinde Sendikalar – Erkan Aydoğanoğlu

İnsanlık tarih boyunca çıkarları birbirine karşıt olan sınıflar arasındaki mücadele, insanlığın ve toplumların ilerleyişinin temelini oluşturmuştur. İşçi ve emekçi sınıflarının sahip olduğu mücadele araçlarının başında gelen sendikalar, kapitalist toplumsal ilişkiler içinden, yine işçi sınıfının ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Sendikaların sınıf mücadelesi içindeki yeri ve önemi, sendikaların siyaset ile kurduğu ilişkiler, emek tarihinin en eski ve

okumak için tıklayınız

Öyküleriyle İstanbul Anıtları I-II Cilt – Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner

İstanbul bir açık hava müzesidir. Birbirinden farklı dönem ve kültürlerin anıtlarının her biri yaşadığı süreç içinde söylenceler kazanmıştır. Bu söylenceler yanında kimi binalar tarihsel dönemleriyle ilgili öyküler saklamaktadır. Asıl şehir olan suriçi bölgeden başlayan bu öyküler İstanbul ile birlikte gelişmiş, değişmiştir. Şehrin sürekli büyüyen yapısına paralel olarak artan nüfus, İstanbul halkını şehrin simgesi olmuş dini

okumak için tıklayınız

Sosyalizm ve Edebiyat ? Anatoli Lunaçarski

Sosyalist Sovyetler Birliği’nin ilk Halk Eğitim Komiseri Anatoli Lunaçarski, tiyatro, sanat, edebiyat, estetik, kültür, felsefe ve siyasetle ilgili deneme, eleştiri ve araştırma türünde birçok eser verdi. Sosyalizm ve Edebiyat, Lunaçarski’nin Rus Edebiyatının Yazgıları adlı yapıtından derlenmiş yazılardan oluşuyor. Sosyalizmin inşa döneminde, yeni bir edebiyat ve sanat anlayışının ilkelerinin de oluşturulmaya başlandığı Sovyetler Birliği’nde gündeme gelen

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirleri ? Enver Gökçe

“Bu fikir ve eylem yüzyılında, sosyal ilerlemenin, insanlığın mutluluğu yollarında; insanın birey olarak ödevi ne ise, sosyal toplulukların, örgütlerin, politikacıların ödevleri ne ise, sanatçının da ödevi odur: Sosyal gelişmeyi hızlandırmak, köhnemiş gerçekleri değiştirmek, insanın insanca yaşamasını sağlayarak, şartları hazırlamak ve sosyal görevde bilfiil vazife almak, hayata bilfiil katılmak. Hayatımızın ve aşkımızın şarkısını söyleyen şair, hakkımızı

okumak için tıklayınız

Eğin Türküleri – Enver Gökçe

“Eğinli Enver Gökçe ile, onun kuşağından ve daha sonraki kuşaktan şairler kadar nice hikayeci ve romancılarımız, Eğin türkülerinin dilini, anlatımını daha da güçlendirerek, topraklarından kopmuş insanlarımızın acı-tatlı gerçeklerini, yurtiçi ve yurtdışı gurbetlerdeki alın yazılarını yazıya döktüler. Demek istiyorum ki; ‘Eğin Türküleri’ konusu, kültür sosyolojisi, folklor, karşılaştırmalı halk ve aydın edebiyatları alanlarında araştırmalara girişecek olanlar için

okumak için tıklayınız

Gazeteciyim – Metin Göktepe

Metin Göktepe’nin kendisinin çektiği ve kendisiyle ilgili toplam 80 fotoğrafın kullanıldığı kitap, beş ana bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Metin Göktepe’nin, olayın gerçekleştiği 8 Ocak 1996 günü gazeteden göreve gitmek üzere ayrılışından başlayarak, gözaltına alındığı Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda öldürülüşüne kadar geçen süre, arkadaşlarının ve tanıkların anlatımlarıyla sunuluyor. İkinci bölümde ise, sanık polislerin, Emniyet ve İçişleri

okumak için tıklayınız

Ölüler Genç Kalır – Anna Seghers

Ölüler Genç Kalır, 1949 yılında Demokratik Alman Cumhuriyeti’nde yayınlandı. Ve yayınlanışından başlayarak her iki Alman Cumhuriyeti’nde de hem bir sanat yapıtı, hem bir ders kitabı olarak kabul gördü. Ölüler Genç Kalır, Almanya’nın 1918-1945 yılları arasında yaşadığı süreç ve değişimi anlatır. Sınıflar, katmanlar ve onların politik inanç ve davranışları romanın örgüsü içinde belirir. Okur, Almanya’daki sınıfları,

okumak için tıklayınız

Sinemanın Yüzyılı – Giorgio Vincetti

“Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir? Bu soru, bütün sinema tarihine damgasını vurur. Seyirci bugün, büyük oranda Amerikan filmlerine yönelmektedir. Diğer yandan sinema tarihi ve kurumlarından da oldukça uzaktır. Genel çizgileri ile bile olsa, ne sinema tarihini, ne de sinema üzerine geliştirilen düşünceler tarihini bilmektedir. Yüzyıl boyunca sanatçıların ve kuramcıların sinema anlayışları hep, gerçeğin, optik-mekanik

okumak için tıklayınız

Zaman; Nasıl İçimizde, Niçin Dışımızda? Yılmaz Öner

?Her an şimdiki andayız? diye açıklıyor zamanı Öner; hareket anlayışı ?fiilileşmek? kavramına dayanıyor. “Zamanı soyut kavramların metafiziksel dünyasından kurtaramadık değil mi? Peki, zamanı özne olarak biz mi icat ettik? Öyle ya, Platon’un dediği gibi, zaman “ebediliğin hareketli bir kopyası mı”? Yılmaz Öner Ancak bir “akış” olarak anlaşılıyorsa ebedilik bir “durgunluk” değil midir ya da şimdiki-zamanlılığın

okumak için tıklayınız

İki Ağıt – Ataol Behramoğlu. Zafer türkülerimizin içinde acılarımız da vardır.

Ataol Behramoğlu’nun 2007 ekim ayında basılan son şiir kitabı “İki Ağıt”da yer alan şiirler, birbirlerinin devamı, birbirlerini bütünleyen şiirlerden oluşuyor. Çekilen acıların boşuna olmadığını vurgulayan bu şiirler, ağıttan çok bir umut türküsüne dönüşüyor. Ataol Behramoğlu, kitabını “ağıt” diye adlandırmış da olsa şiirlerin insana olan inancı, geleceğe olan güvenci belirtmesi açısından kitabı umuda adanmış sayabiliriz. Şiirsel

okumak için tıklayınız

Varoluşçuluk ve Sartre (1. Kitap)

Sartre’ın, son yıllarda da yeniden moda olmadan “gündemde” olması, hep şu veya bu kitap/dergi/makalede anılması, alıntılanması, makalelerinin yayınlanması, romanlarının söz konusu edilmesinin esprisi işte, onun tema ettiği ama sübjektivist felsefesinden ötürü altında kaldığı sorunların, kapitalist toplumda sürekli yenilenerek üretilmesidir. İnsanların sürekli öznel dünyalarına itilmeleri, içlerine kapandırılmaları ve bu pozisyondan, yabancılaşmanın devam ettiği dünyadan ancak, tiksinti,

okumak için tıklayınız

Çarlık Dumasında Bolşevikler- A. Y. Badayev

“A. Y. Badayev’in Çarlık Dumasında Bolşevikler (Bolsheviks in the Tsarist Duma) adlı kitabı, 1912 yılında Devlet Duması’na seçilmelerinden 1914 yılında savaşın başlamasından birkaç ay sonra Sibirya’ya sürgüne gönderilmelerine kadarki süreçte Bolşevik vekillerin faaliyetlerini anlatıyor. Kitabın yazarı Badayev, bu altı Bolşevikten biri. Badayev’in kitabının önemi yalnızca Duma deneyimine ilişkin zengin dersler içermesinde değil, aynı zamanda Çarlık

okumak için tıklayınız