Etiket: kaygılı bağlanma

Erken Çocukluk Dönemindeki Güven Duygusunun Yetişkin Bağlanma Üzerindeki Etkileri

Temel Güven Duygusunun Oluşum Süreci Erik Erikson’un psikososyal gelişim modelindeki ilk aşama, yaşamın yaklaşık ilk 18 ayını kapsayan “güvene karşı güvensizlik” evresidir. Bu dönemde bebek, dünyanın güvenilir bir yer olup olmadığına dair temel bir his geliştirir. Bu hissin oluşumunda en kritik rol, bebeğin birincil bakım verenleriyle (genellikle anne) olan ilişkisidir.

okumak için tıklayınız

Marcel Proust, Kayıp Zamanın İzinde: Swann’ın Aşk Acısı ve Bağlanma Teorisinin Kesişimi

Swann’ın Duygusal Deneyiminin Temelleri Swann’ın Odette’e duyduğu aşk, yoğun bir duygusal bağlanma ve bağımlılık olarak ortaya çıkıyor. Bu durum, bağlanma teorisinin temel prensiplerinden biri olan bireyin yakın ilişkilerde duygusal güvenlik arayışıyla örtüşüyor. Bağlanma teorisi, bireylerin erken çocukluk döneminde bakım verenleriyle kurdukları ilişkilerin, yetişkinlikteki romantik bağlanmalarını şekillendirdiğini öne sürüyor. Swann’ın Odette’e

okumak için tıklayınız

Yetişkin Bağlanma Stilleri ve Beyin Kimyası: Aşkın Nörobiyolojik Temelleri

Bağlanma Stillerinin Nörobiyolojik Kökenleri Yetişkin bağlanma stilleri—güvenli, kaygılı ve kaçıngan—insan ilişkilerindeki duygusal dinamikleri şekillendiren temel psikolojik yapılar olarak tanımlanır. Bu stiller, erken çocukluk döneminde bakım verenlerle kurulan ilişkilerden köken alır ve yetişkinlikte romantik ilişkilerde belirginleşir. Nörobiyolojik açıdan, bağlanma stilleri, beyindeki ödül, stres ve sosyal bağ sistemleriyle ilişkilidir. Oksitosin, dopamin ve

okumak için tıklayınız