Etiket: Manfred Kuehn

Immanuel Kant’ın Öğretme Yöntemi: “Felsefenin Özgün Yöntemi Zetetiktir”

1764’te Kant’ın adının dikkat çekmeye başladığının birçok göstergesi vardır. Eserlerine iyi yorumlar yapılıyor, aynı zamanda başka üniversitelerde eserleri ciddi şekilde tartışılıyordu. Bunun işaretlerinden biri Tübingen’deki Magister Cless’in 1764 sonunda Kant’a gönderilen münazarasıydı. Savunmaya Ploucquet nezaret etmişti. Kitabın yarısı Kant’ın metinlerinden oluşuyordu. Diğer yarısında Kant “yorumlanmış, desteklenmiş, yer yer de büyük

okumak için tıklayınız

Immanuel Kant, Kırk Yaşında: “İnsan Karakterini Ne Zaman Edinir?”

22 Nisan 1764’te Kant kırk yaşına bastı. Bu önemli bir olaydı, en azından Kant’ın kendi hayatına dair görüşleri bakımından önemliydi. Kant’ın psikolojik ya da antropolojik teorisine göre kırk yaş büyük önem taşıyordu. Yirmi yaşındayken aklımızı yeterli düzeyde kullanabiliriz, ama “hesaplama (başkalarını kendi amaçlarımız için kullanma) bakımından” olgunluğa ulaştığımız yaş “kırktır”.[1]

okumak için tıklayınız

Immanuel Kant: (Fransız Devrimi) Dünyanın Haşmetini Gördüm

Devrim: “Dünyanın Haşmetini Gördüm”12 Temmuz 1789’da, Königsberg’den çok uzakta olan Paris’te uzun zamandır gelişim halinde olan ve Kant ile dostları arasında sohbetlere konu olan bir mesele doruğa ulaştı. Yedi Yıl Savaşı, Amerikan Devrimi’ne müdahale ve müsrifçe harcamalar neticesinde Fransa iflas etti. Jacques Necker maliye bakanı ve genel sekreter olarak atandı.

okumak için tıklayınız

Immanuel Kant’ın Bunaması ve Ölümü (1799-1804): “Beni Bir Çocuk Farzedin”

“1798-99 kış döneminde Kant’ın adı üniversitede verilen ders kayıtlarında görülmüyordu artık.”[118] 1796’dan beri ders vermemiş olmasına rağmen, 1799’da artık ders veremeyeceği açıkça anlaşılmıştı. Aynı yıl Kant’ın son bağımsız yazısı da yayımlandı. Fichte’ye karşı “Açık Beyan” adını taşıyan bu makalede Kant güncel felsefi gelişmelere dair son sözünü söylüyordu. Okuldan ve kamudan

okumak için tıklayınız

Immanuel Kant – Manfred Kuehn

Immanuel Kant (1724 – 1804) Prusya’nın Königsberg şehrinde doğmuş, aynı şehirde üniversiteye girmiş, üniversitede göreve başlamış, rektörlüğe kadar yükselmiş, tipik bir üniversite profesörü gibi son derece kapalı, sade ve alışkanlıklarına bağlı bir hayat sürmüş ve yine Königsberg’de ölmüştür. Sadakat, cömertlik, adalet ve nezaket erdemlerine sahip olduğu için çevresi tarafından çok

okumak için tıklayınız