Trajik Kahraman ile Anti-Kahraman Arasında: Victor Frankenstein, Faust, Hamlet, Raskolnikov
Edebiyat tarihinde trajik kahraman figürü, Aristoteles’ten itibaren etik hata (hamartia), ölçüsüzlük (hybris), talih dönüşü (peripeteia) ve geç gelen farkındalık (anagnorisis) kavramlarıyla tanımlanmıştır (Poetika). Modern edebiyatla birlikte bu figür, giderek anti-kahraman özellikleri kazanmaya başlamış; ahlaki belirsizlik, içsel bölünme ve toplumsal yabancılaşma trajedinin merkezine yerleşmiştir (Williams, 1966).
Bu bağlamda Victor Frankenstein, Faust, Hamlet ve Raskolnikov; klasik trajik kahraman ile modern anti-kahraman arasında konumlanan, farklı tarihsel ve düşünsel bağlamlarda üretilmiş figürlerdir.
I. Bilgi Arzusu ve Hybris: Victor Frankenstein ile Faust
Faust ile Victor Frankenstein arasındaki en belirgin ortaklık, sınırsız bilgi arzusunun trajik bir sapmaya dönüşmesidir. Goethe’nin Faust’u, insan bilgisinin sınırlarını aşmak için şeytanla bilinçli bir sözleşme yapar; eylemin etik bedelini baştan kabullenir (Goethe, 1808/2011). Victor ise doğrudan bir şeytanla anlaşma yapmaz; ancak doğa yasalarını ihlal eden yaratım eylemiyle, benzer bir seküler hybris sergiler.
Bu noktada belirleyici fark ortaya çıkar: Faust, eyleminin sorumluluğunu üstlenen bir trajik kahramanken, Victor yarattığı varlıktan kaçarak sorumluluğu reddeder. Shelley’nin Victor’u, Faust’tan farklı olarak, trajik bilgelik yerine etik kaçış üretir (Mellor, 1988). Bu nedenle Victor, Faust’un klasik trajik kahramanlığına kıyasla anti-kahramana daha yakın bir konumda yer alır.
II. Kararsızlık ve Ahlaki Askıya Alma: Victor Frankenstein ile Hamlet
Hamlet ve Victor Frankenstein, trajedinin merkezine eylemsel gecikmeyi yerleştirir. Hamlet’in trajedisi, ahlaki kesinliğe ulaşamayan bilinçli bir kararsızlıktan doğar; eylemsizlik, düşünsel derinliğin sonucudur (Shakespeare, 1603/2007). Victor’un gecikmeleri ise farklıdır: O, düşünsel değil, psikolojik ve etik bir kaçış içindedir.
Hamlet, eylemsizliğine rağmen ahlaki sorgulamayı sürekli canlı tutar; suçluluğu başkasında arar ama kendisini de yargılar. Victor ise suçun sonuçlarıyla yüzleşmekte gecikir ve Yaratık’ı dışsallaştırarak ahlaki sorumluluğu ötekine yükler (Shelley, 1818/2012). Bu yönüyle Victor, Hamlet’teki trajik bilinç derinliğinden yoksun, daha parçalı ve modern bir figür olarak belirir.
III. Suç, Vicdan ve İdeoloji: Victor Frankenstein ile Raskolnikov
Raskolnikov, modern anti-kahramanın en belirgin örneklerinden biridir. Suçunu bilinçli bir ideolojik çerçeveye (“olağanüstü insan” teorisi) dayandırır ve cinayeti ahlaki bir deney olarak meşrulaştırmaya çalışır (Dostoyevski, 1866/2010). Victor Frankenstein da benzer biçimde yaratım eylemini insanlığın yararı adına meşrulaştırır; ancak Raskolnikov’dan farklı olarak doğrudan suç eylemini inkâr eder.
Belirleyici fark vicdan düzeyinde ortaya çıkar: Raskolnikov’un trajedisi, suç sonrası yoğun vicdan azabı ve içsel parçalanma üzerinden ilerler. Victor’un vicdanı ise daha geç ve daha sınırlı biçimde devreye girer; suçun sonuçlarını Yaratık’ın “doğasına” bağlama eğilimi gösterir (Poovey, 1984). Bu nedenle Victor, Raskolnikov gibi tam anlamıyla modern bir anti-kahraman değil; fakat klasik trajik kahraman kadar da etik bütünlüğe sahip değildir.
IV. Anagnorisis ve Geç Gelen Bilgelik
Dört figür de farklı biçimlerde anagnorisis yaşar. Faust kurtuluş umuduna yönelirken, Hamlet ölümle yüzleşerek ahlaki berraklığa ulaşır. Raskolnikov, Sonya aracılığıyla etik ve dinsel bir yeniden doğuşa adım atar. Victor Frankenstein’ın farkındalığı ise tamamlanmamış ve sonuçsuzdur.
Victor, sorumluluğunu kabul ettiğinde artık geri dönüş imkânı kalmamıştır. Shelley burada klasik trajediden farklı olarak, bilgelik ile kurtuluş arasındaki bağı koparır. Bu durum, Victor’u modern trajedinin karamsar ufkuna yerleştirir (Williams, 1966).
***
Victor Frankenstein, Faust gibi klasik trajik kahramanlarla Raskolnikov gibi modern anti-kahramanlar arasında geçişsel bir figürdür. Faust’un bilinçli hybris’ini, Hamlet’in kararsızlığını ve Raskolnikov’un etik krizini kısmen taşır; ancak hiçbirini bütünlüklü biçimde temsil etmez. Onun trajedisi, bireysel ahlaki hatadan çok, modern bilginin sorumluluktan kopuşunun trajedisidir.
Bu nedenle Victor Frankenstein, ne tam anlamıyla klasik bir trajik kahraman ne de bütünüyle modern bir anti-kahramandır. O, modernitenin eşiğinde duran, trajedinin biçim değiştirdiği noktayı temsil eden melez bir trajik figür olarak değerlendirilmelidir.
Kaynakça
- Aristoteles. Poetika.
- Dostoyevski, F. (2010). Suç ve Ceza. (İlk basım 1866).
- Goethe, J. W. (2011). Faust I. (İlk basım 1808).
- Mellor, A. K. (1988). Mary Shelley: Her Life, Her Fiction, Her Monsters.
- Poovey, M. (1984). The Proper Lady and the Woman Writer.
- Shakespeare, W. (2007). Hamlet.
- Shelley, M. (2012). Frankenstein; or, The Modern Prometheus.
- Williams, R. (1966). Modern Tragedy.