Arketiplerle Özdeşleşme Nasıl Olur ?

Arketiplerle özdeşleşme (identification), bireyin psişesinde ego şişkinliği (inflation), megalomani ve potansiyel kişilik parçalanması (çoğulluk) gibi patolojik sonuçlara yol açan kritik ve tehlikeli bir süreçtir. Bu süreç, Jung’un analitik psikolojisinde bireyleşme (individuation) yolundaki en büyük tehlike olarak görülür.

1. Arketip Kavramı ve Numinöz Doğa

Özdeşleşme sürecini anlamak için öncelikle arketipin doğasını hatırlamak gerekir:

  • Arketipin Özelliği: Arketipler, kolektif bilinçdışının içeriği olup, kişisel deneyimlerden türemeyen, doğuştan gelen ve evrensel biçimlerdir. Bunlar, psişik yaşamdaki ruh hali, tepkiler ve dürtüler gibi kendiliğinden gelişen her şeyin önsel (a priori) unsurudur.
  • Numinöz Özerklik: Arketipler, doğaları gereği numinöz (kutsal, büyülü ve korkutucu bir güçle dolu) bir bağımsızlığa sahiptirler. Bu nedenle, bilinçdışından bilince sızdıklarında, birey üzerinde büyüleyici ve özerk (autonomous) bir etki yaratırlar. Arketipik imgeler, bilinci fethetmek, ikna etmek ve büyülemek için yaratılmıştır.

2. Özdeşleşme Süreci (Identification) ve Ego Şişkinliği (Inflation)

Özdeşleşme, bireyin benliğinin (ego) bu özerk arketipik figürlerin gücü tarafından ele geçirilmesidir.

  • Egonun Zayıflaması: Özdeşleşme bir bireyin “yaptığı” bir şey değildir; kişi bunu bilinçsiz bir şekilde deneyimler ve bu nedenle arketip tarafından ele geçirilir (possessed). Arketiple bilinçsiz bir şekilde özdeşleşmek, bilincin zayıflamasına yol açar ve tehlike tam olarak buradadır.
  • Kişilikte Yıkıcı Değişim: Arketip, kendisine özgü üstün bir niteliğe sahiptir ve bu da onun bilince yabancı görünmesine neden olur. Eğer birey bu arketiple özdeşleşirse, bu durum genellikle megalomani veya tam tersi şeklinde yıkıcı bir kişilik değişimine yol açar.
  • Kahramanla Özdeşleşme: Bireyleşme sürecinde (individuation) Çocuk Arketipi ortaya çıktığında, hasta önce kişisel çocukluğuyla, daha sonra kahramanla özdeşleşebilir. Bu ikinci özdeşleşme, ruhsal denge için son derece inatçı ve tehlikeli olabilir. Bu, büyüklenmeci bir inanca (megalomani) veya bunun tam tersi olan, kahramanca ıstırap çeken rolüne (negatif şişkinlik) yol açar.

3. Patolojik Sonuçlar: Megalomani, Çoğulluk ve Psikoz

Arketiplerle özdeşleşme, psişik kontrolün kaybedilmesi anlamına gelir ve ciddi patolojilere neden olur.

a. Megalomani ve Propagandalık Misyonu:

  • Enflasyon (şişkinlik), “kişinin olağanüstü bir şey olduğuna dair bir inanca” dönüşen muazzam iddialar şeklinde ortaya çıkar.
  • Bu durum, peygamberlik misyonu olduğunu düşünen “korkunç hastalar” (terrifying invalids) yaratır. Yapay olarak ayrılan gerçek ve yanlış bilgelik, psişede bir gerilim yaratır ve bu, morfin bağımlısının yalnızlığına ve arayışına benzer bir duruma yol açar.
  • Nietzsche’nin Zarathustra figürü, kendisini “Dionysian aydınlanmanın” taşıyıcısı ve sözcüsü olarak gören bir ego şişkinliği örneğidir.

b. Kişilik Parçalanması ve Çoğulluk (Plurality):

  • Özdeşleşme tehlikesine en çok, arketipsel imgeler bilinçli hale getirilmediğinde düşülür. Eğer zaten bir psikoza yatkınlık varsa, doğal numinözlükleri nedeniyle özerkliğe sahip olan arketipsel figürler, bilinçli kontrolden tamamen kaçabilir ve tamamen bağımsız hale gelerek sahiplenme (possession) fenomenlerini üretebilirler.
  • Possession (Sahiplenilme), egonun bir kompleks ile özdeşleşmesi olarak formüle edilebilir. Bu, kaos ve akıl karışıklığına yol açar, çünkü bilinçdışı organize ve merkezileşmiş işlevlere sahip ikinci bir kişilik değil, büyük olasılıkla merkezi olmayan bir psişik süreçler yığınıdır.
  • Çoğulluk: Çocuk arketipinin çoğul (plurality) görünümü (sayısız cüce, homunculi) ise genellikle kişiliğin parçalanmasını (şizofreni) veya normal insanlarda henüz tamamlanmamış bir kişilik sentezini temsil eder.

c. Cinsiyete Özgü Patolojik Özdeşleşme (Anima Possesion):

  • Anima Sahiplenilmesi: Erkekte Anima ile özdeşleşme durumunda (anima-possession), hasta kendini hadım etme yoluyla kadına dönüşmek isteyebilir veya kendisine bunun zorla yapılmasından korkabilir.
  • Ego Kontrolünün Kaybı: Erkeklerde sıkça görülen bir durum olan homoseksüellik, genellikle Anima ile kimlik (identity) olarak karakterize edilir. Bu, tek taraflı bir cinsel varlık rolüyle özdeşleşmeye karşı belirgin bir dirençle birleşen hermafrodit arketipinden (Original Man) tam olarak ayrılmama meselesidir.

4. Tedavi ve Bütünleşme (Integration)

Tedavinin amacı, özdeşleşmeyi kırmak ve bilinci güçlendirmektir:

  • Bilinçlendirme: Özdeşleşme kırılmadığı sürece, bilinçdışı içerikler bilinçlenemez ve entegre edilemez. Psikoterapinin görevi, bilinçdışı içerikleri mümkün olduğunca tam olarak bilinçli hale getirmek ve ardından onları tanıma eylemiyle (act of recognition) bilinçle sentezlemektir.
  • Merkezin Kayması: Özdeşleşme başarıyla kırıldığında, bilinçli süreçler bilinçdışı süreçlerden net bir şekilde ayrılabilir ve bu da kişiliğin merkezinin ego’dan Öz’e (Self) kaymasına yol açar. Öz (Self), egoyu da içeren bütünlüğü temsil eder.
  • Tehlikenin Bilinmesi: Patolojik unsur, bu imgelerin varlığında değil, bilinç ayrışmasında (dissociation of consciousness) ve bilinçdışının kontrol edilememesindedir. Bu nedenle, daha zor vakalarda, bilinçdışı ürünleri anlamaktan ve özümsemekten ziyade ego’yu güçlendirmek ve sağlamlaştırmak daha önemlidir.