Yazar: cemalumit

“İzlerin Peşinden” Şiir Koşmak – Müslüm Kabadayı

İnsan beynini hayvan beyinlerinden ayıran birinci özellik, yavaş ama daha çok sayıda nöron üreterek büyümek ve dil-düşünce bağlantısını sürekli geliştirmek denilebilir. Şiir, insanın bu niteliğinin bir iz-lek ve imgelem oluşturmasının dil inceliğidir. Her insan bu inceliği yaşamının akışında bir biçimiyle (sözle, yazıyla, duruşu ve vuruşuyla) dışa vurur. Ancak şair, bu inceliğin atardamarıdır. Her yerde ve

okumak için tıklayınız

“Kürtler Aslında…” Uç Sağın Kürtlere Bakışı – Bayram Koca

“Uç sağ Kürt meselesini müstakil bir şekilde ele almak yerine komünizmle ilişkili, ‘komünist Kürtçülük’ olarak değerlendirmiş ve komünistlerin Türkiye’deki emellerine ulaşmak için Kürt meselesini ‘araç’ olarak kullandığını iddia etmiştir. ‘Komünist Kürtçülük’te vurgu daha çok ‘komünistlik’te olmuş, böylece Kürt meselesi ‘antikomünizm politikaları’ çerçevesinde çözülmeye çalışılmış ve bunda da devletle işbirliği içerisinde olunmuştur.” Türkiye’nin en temel demokrasi

okumak için tıklayınız

Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı – Lev Vigotski

Gelişim psikolojisi, çocukların ve ergenlerin psikolojik gelişimi, dil gelişimi, bilişsel gelişim gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla tanınan Sovyet psikolog Lev Vigotski’nin temel yapıtlarından birini okurlarla buluşturuyoruz. Vigotski’nin bu kitabı, diğer eserlerinden bir miktar ayrılıp yöntem tartışmalarına odaklandığı, denebilirse diğer çalışmalarının altyapısını inşa etmeye çalıştığı, bunları yaparken de psikoloji dünyasında 20. yüzyıl başında yaşanan krizi ele aldığı

okumak için tıklayınız

Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009 – Oktar Türel

Elinizdeki kitap, küresel iktisadın neoliberal ideoloji güdümünde geçen 1980-2009 dönemini betimlemek ve irdelemek amacı ile yazılmış olup, giriş ve sonuç bölümleri dışında, başlıca üç kısımdan oluşmaktadır. Bu üç kısımda, anılan dönemdeki küresel iktisadi yönetişim mekanizması, uygulanan belli başlı iktisat politikaları ve dönemin iktisadi başarımı sırayla incelenmiştir. Birinci kısmın ilk bölümünde neoliberalizmin gelişmiş ve gelişmekte olan

okumak için tıklayınız

Borçlandırma Siyaseti / Türkiye’de Finansal İçerilme – Ali Rıza Güngen

Neden Türkiye’de finans sistemi, herkese birden fazla kredi kartı vermek, borç ve kredi temin etmek için adeta çırpınıyor Türkiye, nasıl ve niçin bir “krediye hücum” diyarına, bir “borçlu devletine” ve borçlular ülkesine dönüştü? Ali Rıza Güngen, bu basit soruların cevabını hem ayrıntılı verilerle, hem derinlemesine bir analizle, gayet de yalın bir şekilde ortaya koyuyor. 2001

okumak için tıklayınız

Kavuran Soğuk – Wolfgang Schorlau

Afganistan’daki “terörle savaş”tan dönen bir Alman askeri, ağır travmalarıyla, tehlikeli işlere girmiş olabilir mi? Schorlau’dan yine cesur bir siyasî polisiye. Alman ordusunun Afganistan’daki “görevinden” dönüşte travma sonrası dağınıklık yaşayan, öfke nöbetleriyle saldırganlaşan, psikiyatrik tedavi gören bir gedikli başçavuş, ortadan kayboluvermiştir. Askerin karısı, özel dedektif Georg Dengler’den yardım ister. Başçavuşun polisçe de arandığı ortaya çıkar. Buna

okumak için tıklayınız

Münih Komplosu – Wolfgang Schorlau / bir “derin devlet” romanı.

Günümüz siyasi polisiye edebiyatının cesur ve gerçekçi yazarı Wolfgang Schorlau’dan yine sarsıcı bir “derin devlet” romanı. Hikâye tamamen gerçek bir olaya dayanıyor: 1980’de, Münih’te, geleneksel Ekim Festivali’nde, kalabalığın ortasında bir bomba patlamış, 13 kişi ölmüş, iki yüzden fazlası yaralanmıştı. Saldırıyı düzenleyen bir neonazi idi. Resmî soruşturma, bunun “münferit” bir terör eylemi olduğu hükmüne vardı. Acaba

okumak için tıklayınız

Koruyan El – Wolfgang Schorlau ‘Dikkat, devlete olan güveninizi sarsabilir!’”

Siyasî polisiye ustası Schorlau, bu defa, Almanya devletinin gizli servisleri ve neonaziler arasındaki “derin” ilişkilere dair ürpertici şüphelerin izini sürüyor. Almanya’da 2000-2006 yılları arasında biri Yunanistan, sekizi Türkiye kökenli dokuz göçmen öldürüldü. Bu cinayet serisi, medyada uzun süre Türkiyeliler arası mafyavari işlere bağlanarak “döner cinayetleri” diye magazinleştirildi. Bu cinayetlerin failleri 2007’de bir de polis öldürdüler.

okumak için tıklayınız

Büyük Plan – Wolfgang Schorlau

Çok zengin siyasi, toplumsal ve tarihî arka plan bilgisini hikâyelerine yedirerek siyasi polisiyeyi “iyice siyasileştiren” Schorlau, bu defa Yunanistan iktisadi krizini konu ediyor. Özel dedektif Georg Dengler’in bu defaki vakası, Avrupa Birliği’nin iktisadi krizdeki Yunanistan’a son derece ağır şartlar dayatan bürokrasisi içinde yer alan bir memurenin esrarengiz biçimde kaybolması. Dedektifimiz, Almanya’daki ve Yunanistan’daki araştırmalarında, görünürdeki

okumak için tıklayınız

Mavi Liste / Dengler’in İlk Vakası – Wolfgang Schorlau

Devlet, büyük sermaye, gizli servisler ve onların düzen karşıtı silahlı örgütleri bile manipüle edebilen komploları hakkında, ürkütücü biçimde gerçekçi bir siyasi polisiye. Polislikten ve eşinden ayrılmış, başka bir şehre taşınmış, ufak ufak özel dedektifliğe soyunan bir yalnız adam… Demokratik Almanya’nın sanayisini özelleştirirken “kamu yararı” gözeten bir devlet kurumu ve bürokratlar… Özelleştirmenin bu “sosyal adaletçi” biçiminden

okumak için tıklayınız

Zadig ya da Yazgı – Voltaire (François Marie Arouet)

1747’de yazdığı Zadig, Voltaire’in ilk felsefi romanıdır. Kitabın ikinci başlığı Yazgı olmakla birlikte, boş inançların, insani zaafların ve bunların sonucu olan ahmaklıkların eğlendirici bir yergisi olan anlatı, bu ahlaki yaklaşımın ötesinde Leibniz’in felsefesini de eleştirmekte, “önceden kurulu uyum” ve “Tanrısal inayet” anlayışının karşısına, rastlantıların belirsizliğini ve yine Leibnizci bir kavram olan insanın “yeterli neden” ilkesi

okumak için tıklayınız

Yerin Dibinden Geliyorum – Ayşe Özlem İnci

“Kendimizi neremizden çekersek kurtulacağımızı bilmediğimiz insanların, dayanılması zor bir ritimle bizleri sarsmalarına müsaade eder, eş-yaratıcısı olduğumuz bu sarsak iskeletle dengede kalmaya çalışır ve hayatımıza kıytırık telaşlardan ziller takarız. Bu ziller her sarsıntıda çalar ve böylece ne kadar zor durumda olduğumuzu başkaları da duysun diye can atarız.” Dağ başında, akıl hastanesinin soğuk taşlarının üzerinde, evlerin sıcak

okumak için tıklayınız

Talat Paşa / İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı – Hans-Lukas Kieser

Hans-Lukas Kieser, Talat Paşa, İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı’nda, etno-milliyetçilik ve siyasal İslâmla güç kazanan, radikal “çözüm”lere ve şiddete açık bir adamın dönemini anlatıyor. 1908 Jön Türk Devrimi’ndeki rolünden, sürgüne ve orada öldürülmesine kadar uzanan bir aralıkta hayatını ele alıyor, Talat’ın önceden fark edilmemiş gücüyle imparatorluğun fiili lideri olma yolunu izliyor. Savaş dönemi İstanbulu’nu yansıtmanın

okumak için tıklayınız

Rakamlar ve Erik Ağacı – Murat Celep

Rakamlar kılıktan kılığa girmeyi severler. Bu kitapta da farklı kılıklara girerek bize mahalledeki erik ağacının hikâyesini anlatıyorlar. Her sabah odasının penceresinden karşıdaki erik ağacına bakan Ece’nin, parkta arkadaşlarıyla maç yapan Cem’in, erik yaprağı yemeyi her şeyden çok seven Tırtıl’ın maceralarını da unutmadan… Benzersiz, ilginç, eğlenceli… Rakamlar ve Erik Ağacı, çocukların konsantrasyon ve algı yeteneklerini geliştirirken

okumak için tıklayınız

Ivanhoe – Walter Scott

Tarihî romanın mucidi Walter Scott, Ivanhoe’da Norman İstilası sonrası İngiltere’de yaşanan büyük çalkantıları anlatıyor. Norman İstilası’ndan sonra İngiltere, tahtta hak iddia eden prensler, baronlar ve onların emrindeki şövalyeler arasındaki muharebelere sahne olur ve Sakson-Norman çatışması tarihin seyrini değiştirecek sonuçlara gebedir. Sakson şövalyesi Wilfred Ivanhoe, bir yandan düşmanlarıyla dövüşürken öte yandan esir düşen genç ve güzel

okumak için tıklayınız

Düşünümsel Sosyolojiye Davet – Pierre Bourdieu, Loic Wacquant

Çağdaş sosyal bilim dünyasına damgasını vurmuş isimlerden biri olan Pierre Bourdieu, incelediği alanlar açısından büyük bir çeşitlilik gösteren eserleriyle, dünyanın dört bir yanında, çeşitli disiplinlerden araştırmacıları etkilemeye devam ediyor. Bourdieu sosyolojisine genel bir bakış sunan bu kitap üç ana bölümden oluşuyor: Loïc Wacquant, ilk bölümde Bourdieu sosyolojisinin yapısını ve mantığını derli toplu ama son derece

okumak için tıklayınız

Askerî Harcamalar ve Ekonomi / Eleştirel Bir Yaklaşım – Adem Yavuz Elveren

“Kapitalizmin ve emperyalizmin tüm yaratıcı, yenileştirici gücünün; ‘yıkarken, inşa da edebilen’ dinamizminin tükendiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu ikili, son kırk yıl boyunca, dünya halklarını piyasa vahşetine ve yıkıma mahkûm etti. Batı toplumları, refah devletinin birikimlerini adım adım yitirdi. Devletin geleneksel işlevlerinin aşınmayan ana öğesi ‘savunma’ adı altındaki askerî harcamalar oldu. Adem Yavuz Elveren’in kitabı kapitalizmin

okumak için tıklayınız

Farklı Coğrafyalarda Üretenler – Müslüm Kabadayı

Yazar Müslüm Kabadayı’nın, yurtdışında yaşayan ve eğitim, bilim, sanat, edebiyat alanlarında başarılı çalışmalar yapan 20 Türkiyeliyle yaptığı söyleşi kitabı “Farklı Coğrafyalarda Üretenler” Klaros Yayınları tarafından Mart 2021’de yayımlandı. Çoğunluğu zorunlu nedenle yurtdışına giden Türkiyelilerden Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, İsviçre, Belçika, İsveç, Norveç, Rusya ve Avustralya’da tutunma mücadelesi veren yaratıcı-üretici 20 kişi, kitaptaki sıralamaya göre şunlardır:

okumak için tıklayınız

İstanbul Sözleşmesi Hakkındaki Doğru ve Yanlışlar

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği üyeleri tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir. Sözleşme, Avrupa Konseyi

okumak için tıklayınız

Aşırılığın Peygamberleri / Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida

Batı tarihinde birkaç düşünür aşkın ve zorlayıcı kültürel vizyonlar ortaya koymuştur. Bu vizyonlar önceki düşüncelerden kopmaları açısından aşkın, kendilerinden sonra gelen düşünürleri onları büyük bir ciddiyetle ele almaya itmeleri açısından zorlayıcıdırlar. Bu tür vizyonları dile getiren düşünürlere yerinde bir nitelemeyle gündem belirleyiciler adı verilir: Onlar kendilerini takip edenler için düşünsel önceliklerin sırasını belirlerler. Yeni bir

okumak için tıklayınız