Yazar: cemalumit

Felsefe Sözlüğü – Voltaire

Yaşamış en büyük filozoflardan biri olarak görülen Voltaire’in fikirleri bugün bile o kadar günceldir ki, yazdıklarının hiçbirinde modası geçmiş ya da tanınmadık bir şeye rastlanmaz. Akla gelen her türlü yazın biçimini kullanarak üretkenliğinin doruğuna ulaşan Voltaire, dönemindeki sansür yasalarına rağmen toplumsal devrimin tok sözlü savunucularından biriydi. Yazılarında hoşgörüsüzlüğü, dini dogmayı ve yaşadığı dönemin güç sahibi

okumak için tıklayınız

Kedicik Patileri Minicik – Muzaffer İzgü

Çocuk yazını denince ilk akla gelen isimlerden olan Muzaffer İzgü, ?Kedicik Patileri Minicik?te, öykülerinden bir demet sunuyor. Kitapta, ağaçtan inmeye çalışan bir yavru kedinin çabaları, bir çamaşır gününde yaşanan ilginç olaylar ve heyecan dolu anneye yaş günü hediyesi seçiminin anlatıldığı hikâyeler bulunuyor. Kitapta, Kara Çiçek, Balık Çocuk, Noel Anne ve banyo yapmayı sevmeyen kuş gibi

okumak için tıklayınız

Sebzeler Kraliçesi Fasulye – Nemika Tuğcu

Nemika Tuğcu?nun ?Sebzeler Kraliçesi Fasulye?si, heyecan verici bir güzellik yarışması için birbiriyle kapışan sebzeleri anlatıyor. Bu yarışmaya, kraliçe olmak isteyen neredeyse tüm sebzeler katılmıştır. Lahana kardeşler, biber ailesi, domates, fasulye, kereviz, kabak, soğan, sarmısak, bamya, brokoli, enginar ve patates, çok sayıda adaydan yalnızca birkaçı. Tüm sebzeler hünerlerini ve faydalarını öve öve bitiremediği yarışma, tam bir

okumak için tıklayınız

Berrin Taş Şiiri 1 – 2 – Mustafa Özmen

?Sevmek, sonsuz özgürlüklere bir açılımdır.?*(Bilinç Gezgini) Baharlar doğanın, insanın yeniden doğumudur. Doğum zorlu, sıkıntılı bir süreçtir. Bu bahar bizleri zorlu ve sıkıntılı bir süreç bekliyor. Bir yandan Filistin?i düşünüyorum. Arafat?ın taş generallerini düşünüyorum. 40 yıldır savaşım veren taş generalleri. Her sabah yaşama, direnişe yeniden uyanmak. Umuda yeniden uyanmak. Evet savaşlar devam ediyor. Irak, Afganistan dünyanın

okumak için tıklayınız

Açıl Kapı Açıl (5-8 Yaş ) – Aytül Akal

Aytül Akal imzalı ?Açıl Kapı Açıl?, korkularıyla yeni yeni yüzleşmeye başlayan bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Öykünün başkahramanı, okula henüz başlayan küçük bir çocuktur. Okulun tuvaletine giden çocuk, buradaki birçok kapı nedeniyle yolunu şaşırır. Şimdi o karanlıkta, sınıfının kapısını bulmaya çalışacaktır. Fakat kahramanımız bu esnada, karanlık korkusuyla savaşacak ve bir süre sonra da doğru kapıyı bulacaktır.(20.01.2012,

okumak için tıklayınız

Ethica (Geometrik Yöntemle Kanıtlanmış ve Beş Bölüme Ayrılmış Ahlak) – Spinoza

Türkçeye ilk kez Latince özgün metinden çevrilen Batı Felsefesi’nin sarsılmaz klasiği Spinoza’nın Ethica’sı, ele aldığı “Tanrı, İnsan, Zihin, Beden, Akıl, Duygular, Özgürlük” gibi derin felsefi konulara matematiksel bir düşünme yöntemiyle ve mantık kuralları çerçevesinde yanıt arayan, özgün bir üslupla kaleme alınmış, zorlu, çarpıcı ve kışkırtıcı bir eserdir. Tanımlarla, açıklamalarla, önermelerle, önerme sonuçlarıyla, kanıtlamalarla ve notlarla

okumak için tıklayınız

Gülme Sırası Bizde (12 Eylül’e Giderken Sermaye Sınıfı, Kriz ve Devlet) – Ebru Deniz Ozan

Ebru Deniz Ozan, nitelikli çalışması ?Gülme Sırası Bizde?de, 12 Eylül darbesine giden süreçte sermaye sınıfının konumunu, rolünü araştırıyor ve böylelikle, darbeden esas kârlı çıkan toplumsal kesimleri ortaya koyuyor. Hatırlanacağı gibi dönemin TİSK Başkanı Halit Narin, darbe sonrasında ?Yirmi yıl işçiler güldü biz ağladık; şimdi gülme sırası bizde? sözünü sarfetmişti. Ozan, sermaye sınıfı ile devletin sınıfsal

okumak için tıklayınız

İbrahim Kaypakkaya / Kırmızı Bahar – Vehbi Bardakçı

“Bu son gidişi oldu İbo’nun… Bir daha hücresine dönmedi. Mevsim yine bahardı. Kırılan fidelerin yeniden sürgün vermeye başladığı dirilik ve umut mevsimi… Sinanların, Mahirlerin ve Denizlerin gidişini hatırlatan mevsim. Yukarda gülümseyerek bakan mavi gözlü bir gökyüzü ve aşağıda utancından ar damarı çatlamış bir yeryüzü… Hayat bu ikisi arasında tüm arsızlığı ve yüzsüzlüğüyle dönmeye devam ediyordu.

okumak için tıklayınız

Berrin Taş Şiiri 5 – Mustafa Özmen

12 Eylül 1980 Türkiye tarihinin karanlık günlerinden biri. 12 Eylül toplumda büyük yaralar açtı. Bu yaraların bir kısmı kapandı. Bir kısmı kapanmadı. Zamana bırakıldı bu yaralar. Devrimci bir çok genç katledildi. İşkencelerden geçti. Aileler büyük acılar yaşadı. Yalnızlaştırıldı. Devrimcileri hedef alan bu darbe, hem devrimcileri hem de toplumu sindirdi. Toplumun bugün bu denli sessiz kalmasının

okumak için tıklayınız

Kit-ap – M. Şehmus Güzel

Saint-Mandé Paris?in kendine yapışık kardeşi. Kız kardeşi mutlaka. Başkentin 12. ve 20. ilçeleriyle içiçe. Paris?in güneydoğusundaki tarihi ve monarşik unsurları ve derme çatma çadırlarında gün sayan yertsiz-yurtsuzları bağrında barındıran kimini maalesef kış aylarında yitiren Vincennes ormanının içinde. Kralcı kasaba kolay kolay cumhuriyetci olamamıştır ve bunun izleri bugün bile görülüyor. Binalarına, yontma taştan yapılı iri ve

okumak için tıklayınız

Sakıncalı Piyade – Uğur Mumcu

“Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyade’yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. ‘Acı acı gülmek’ deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.” Aziz Nesin Sakıncalı Piyade, 24 Ocak 1993’te Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konan bombanın patlaması sonucu katledilen araştırmacı gazeteci-yazar Uğur

okumak için tıklayınız

Eğilmeden Bükülmeden / Söyleşiler – Uğur Mumcu “Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… “

“… Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez. Ne kelepçeler ne demir kapılar, ne iddianameler ve ne de beş yıldan yirmi yıla uzanan hapis cezaları, bu kalemleri korkutamadı, bundan sonra da korkutamaz. Kalemler vardır, sömürünün, vurgunun zırhıdır. Kalemler vardır, özgürlüğün ve barışın silahıdır. Kalemler vardır, gençlerin ve barışın silahıdır. Kalemler vardır, yılmadan,

okumak için tıklayınız

Siyasal Bilinçdışı – Fredric Jameson

Çağımızın en önemli ve etkileyici kültür ve edebiyat kuramcılarından biri olan Fredric Jameson’ın, yayımlandığı günden bu yana, birçok tartışmalara ve alanında yeni açılımlara neden olan Siyasal Bilinçdışı adlı çalışması, nihayet Türkçe’de. Kültürün içerisinde edebiyatın yerine ve işlevine odaklandığı bu çalışmasında Jameson, Marksist ve psikanalitik kuramı ustalıkla bir araya getiriyor ve edebiyatın bilinçdışıyla, bilinçdışının siyasetle olan

okumak için tıklayınız

Savaş ve Barış Hukuku – Hugo Grotius

“Uluslararası hukukun büyük kurucularından Hollandalı ünlü hukukçu Hugo Grotius (1583-1645), Savaş ve Barış Hukuku başlığını taşıyan üç ciltlik yapıtını 1625’de Latince olarak yayımlamıştır. Kısa bir süre içinde kitabın yeni baskıları, sonra da dünyanın yaygın dillerine çevirileri yapılmıştır. Grotius’un görüşleri ve düşünceleri yurdumuzda da hukuk felsefesi, kamu hukuku ve uluslararası hukuk alanlarında çalışanlarca gereği gibi ele

okumak için tıklayınız

Namlunun Ucundaki Mahalle (Gazi Mahallesi Olayları 12 – 13 Mart 1995) Orhan Tüleylioğlu

O meşum güne kadar mahallenin adını sakinleri ve komşu ilçeler dışında bilenler sınırlıydı. Tapusuz ve sıvasız evleri, çamurlu yolları, işsizi ve yoksulu bol olan bu mahalleyi, bağlı bulunduğu ilçenin belediyesi bile unutup kaderine terk etmişti. Çoktan hurdaya ayrılması gereken o da saatte bir gelen otobüsleri de olmasa dış dünyaya bağlantıları külliyen kesilecekti. Ama yaşlı otobüsler

okumak için tıklayınız

Faşizmin Etkisinde Türkiye’de Sinema (1939-1945) – Ali Özuyar

Türkiye’de sinemalarda ırkçı-milliyetçi ve faşizan filmler gösterildiğinde ilk bilinçli tepkileri Orhan Selim ve Mümtaz Osman takma adları ile yazılar yazan Nazım Hikmet vermiştir. 1930-50 yıllarında Cemil Filmer’in bir anısı, Türkiye sinemasında faşizmin etkisini anlamak açısından öğreticidir. Alman konsolosluğundan gelen rütbeli kişiler faşizmi eleştiren filmleri gösterdiği için Cemil Beyi ofisinde tehdit etmişler. “Tanklarımızla geldiğimizde seni caddenin

okumak için tıklayınız

Sanat(çı) Olarak Resmin (ve Ressamın) Soru(n)ları[*] – Temel Demirer

?İnsan yüzünü kim daha doğru görür: Fotoğrafçı mı, ayna mı, yoksa ressam mı??[1] Sanat asla yalnızca ?sanat? değildir. Biryerlere tutsak olup, kolunu, yakasını/paçasını kaptıran sanat özgür değildir. Evet, ?gücün? önünde secdeye kapanıp, aklını/ eylemini/ sorumluluğunu terk edenlerin, egemenin dayattığı ?Köle/Efendi? oyununu bozması mümkün değildir.

okumak için tıklayınız

Bilge Düşünür Orhan İyiler – Cengiz Gündoğdu

Gerçeklerin Öğretmeni Orhan İyiler denildikte ilk aklıma düşenler? Orhan İyiler?in bir düşünür olmasıdır. Peki ama nasıl bir düşünürdür İyiler. Düşünür dendi mi, sözgelimi, kadınları, erkekleri daha genç gösterecek diye kremlerle, kokulu sıvılarla nasıl aldatacağını düşünenler de var bu dünyada.

okumak için tıklayınız