Yazar: cemalumit

İnsan ve Uygarlık – Cafer Tiryaki

İnsanın Afrika’dan çıkışı sırasında ve öncesinde neler oldu? – Tarihe uygarlık kurucu olarak giren topluluklarla onları yağmalayarak yaşayan ekonomiler – Oldwai’den doğan zanaatçılığın bütün sosyal sistemleri geçerek demir ve çelikle beslenen kapitalist sistemle taçlanmasının müthiş serüveni – Tarihe yön veren ve insana boyun eğdiren kadim güç cesaretin öyküsü – Zorun ve köleliğin tarihsel kökleri –

okumak için tıklayınız

Tolbiak Köprüsünde Hava Puslu – Jacques Tardi, Leo Malet

Halkın Çığlığı’nın çizeri Tardi’nin Detektif Nestor Burma karakteri, geçmişinin puslu gölgeleriyle “FLN Kazanacak” yazan Paris sokaklarında karşılaşıyor. Uzağımızdaki kimi olayların, evimizin kapısına kadar gelmeyeceğinden o kadar emin olamayız. Bir Çingene güzeli, bir ceset, geçmişle bugün arasında puslu bir köprü… Leo Malet’nin aynı isimli polisiyesinden… (Tanıtım Bülteninden)

okumak için tıklayınız

Büyüsü Bozulmuş Dünyayı Büyülemek – George Ritzer

Baba, işyerinde kredi kartı borçlarının faizlerini ödemek için çalışırken anne evde televizyon karşısına geçmiş alışveriş kanalını izlemektedir. Evin oğlu, arka odada, sanal üniversitede günün derslerini bitirmiş, sanal alışveriş sitelerinde sörf yapmaktadır. “Haftasonu tatilimizi nerede geçireceğiz anne?” diye seslenir. “Şehir dışındaki büyük alışveriş merkezine gideriz. Sen spor mağazasında yapay kaya tırmanışı yaparken biz de babanla dükkanlara

okumak için tıklayınız

Toplumun McDonaldlaştırılması – George Ritzer

McDonald’s nedir? Basit, işlevsel, modüler yiyecekler; parlak renklerle döşenmiş, ışıltılı mekânlar; birörnek giysili, genç, neşeli çalışanlar; mama sandalyesine kadar her türlü ayrıntının düşünüldüğü tertemiz aile ortam-ları… “fast food”un adı haline gelmiş bir ticari marka… Amerikalı toplum kuramcısı George Ritzer, bu ilginç çalışmasında, Mc-Donald’s teriminin bunlardan ibaret olmadığını yalın ve çarpıcı bir üslupla ortaya koyuyor. McDonald’s,

okumak için tıklayınız

Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye?ye gelmeyi reddediyorum! – Paul Auster

?Kış Günlüğü? kitabınız ilk önce ve neden Türkiye?de yayınlandı? – Evet, Türk okurlar dışında kimse okumadı henüz. Şubat ayında Danimarka ve İspanya?da yayınlanacak. ABD?de ağustos ayında çıkması planlanıyor. Tamamen programla ilgili. Türkiye’deki yayıncı erken davrandı (Can Yayınları). Şu anda yeni bir kitap üzerine çalışıyor musunuz?

okumak için tıklayınız

Sınıf İlişkileri – Yayına hazırlayan: M. Nedim Süalp, Aslı Güneş ve Z. Tül Akbal Süalp

Alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu ?Sınıf İlişkileri?, güncel ve tarihi perspektif içinde sınıf konusunu irdeliyor; ayrıca olguyu, toplumsal bilimler, eleştirel kuram, sosyoloji, iktisat, edebiyat ve sinema gibi disiplinlerin bakış açısından yorumluyor. Toplumsal sınıfların, sınıf mücadeleleri ve küresel kapitalizm ölçeğinde değerlendirildiği bu nitelikli kitapta ayrıca, sınıf ve şehir ilişkisinin irdelendiği, David Harvey?le yapılmış bir söyleşi de

okumak için tıklayınız

Küresel Dünya – George Ritzer

Ayrıntı Yayınları’nın 600. kitabı olan Küresel Dünya, birçok bakımdan ilkleri temsil ediyor: Küresel dünyayı tüm boyutlarıyla ele alıyor olmasıyla bir ilk. Böylesine geniş ve derin bir olguyu akademik nosyonundan ödün vermeden ama güncel örneklerle zenginleştirerek, bu denli anlaşılır ve akıcı bir dille anlatması bakımından bir ilk. Gezegenimiz çapındaki akımları, yapıları ve hareketleri bir bütünlük içinde

okumak için tıklayınız

“Bizim Radyo” – Doğan Soydan

Köse İsmail aylardan beri evden dışarı çıkmıyor, atölyeye gelip gidenlerden başka kimseyle ilgilenmiyordu. O sabah hanımına: ?Kara Kâhya yeni bir radyo almış diyorlar. Hem ona bakacağım hem de bir paket tütün alıp döneceğim; müşteri gelirse beklesin,? dedi. Evin on beş-yirmi adım ötesinde komşusu Şeytan Ali ile Kılıçoğlu, ağız ağza vermiş söyleşiyorlardı. Köse İsmail?i görünce konuşmayı

okumak için tıklayınız

Taha Toros – M. Şehmus Güzel

Taha Toros mutlaka çok çalışkan, üretken, yaratıcı ve paylaşımcı bir insan olarak akıllarda kalacak. Kanımca öyle olmasını o da isterdi. Çalışkan, üretken, mütevazi, sürekli araştırmak ve yazmak serüveni içinde bir yaratıcı. Birçok kitabı yanında İlk Kadın Ressamlarımız veya Fikret Muallâ 1903-1967 gibi konusunda orijinal, kolay bulunması mümkün olmayan bilgilerle dolu kitaplarını burada öncelikle anmak isterim.

okumak için tıklayınız

Nermi Uygur?a Bölük Pörçük Bakış – Cengiz Gündoğdu

Mehmet Akkaya Nermi Uygur?la ilgili çalışmasının sonunda şöyle der, ?? bugün veya gelecekte ?Türk Felsefesi? diye dünya düzeyinde bir felsefeden söz edilecekse kuşkusuz ki adı öncelikle anılacak kişilerden biri düşünmeyi eylemden ayırmadığı için bir eylem kişisi de olan Nermi Uygur olacaktır.? Bu saptama doğrudur. Gerçekten de Nermi Uygur, Türk dilinin güzelliğini anlamış, bu dili geliştirmek

okumak için tıklayınız

İstanbul’un Siyasal İktisadi Yapısı ve Yeni Türkiye Sinemasına Yansımaları – Zahit Atam

 Giriş İstanbul bir metropoldür. Binlerce yıllık bir metropoldür üstelik. Bu açıdan benim çalışmam, çok sınırlı bir çerçevede olacak ve bu kentin özellikle son yirmi yıllık tarihi içinde sosyo-ekonomik yapısının genel özellikleri ile bu özelliklerin kentte yaşayan insanlara ?bir insan? olarak neler vaat ettiklerini açığa çıkarmak ve yeni Türkiye sinemasının filmlerinde bunların izlerini sürmek.

okumak için tıklayınız

Kral 8. Henry – William Shakespeare

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, tarih oyunlarında özellikle Holinshed’in 1577’de yayımlanan Chronicles adlı eserinden yararlanır. Shakespeare’in 1613 yılında yazdığı Kral VIII. Henry, yazarın kaleme aldığı son oyundur. 1509-1547 yılları arasında hüküm süren VIII. Henry ilk eşi Aragonlu Katherine’den boşanmış, ikinci

okumak için tıklayınız

Sınıf Mücadeleleri – Dennis Dworkin

Düşünün, sınıf kavramı ne denli çok biçimde kullanılıyor. Bazen sınıf krizinden söz ediliyor, böyle dendiğinde, ekseriyetle Marksizmin tıkandığı, varsayım ve çözüm önerilerinin arkaikleştiği iddia ediliyor. Endüstriyel işçi sınıfının çöküşü, yeni sağın yükselişi ve kaçınılmaz olarak solun krizinden bahsediliyor. Diğer yandan, bu güçlü eğilim ve manipülasyonlara cevap verenler yok değil. Dworkin?in elinizde tuttuğunuz Sınıf Mücadeleleri kitabı

okumak için tıklayınız

Geçmiş Zaman (Bellek Kültürü ve Özneye Dönüş Üzerine Bir Tartışma) – Beatriz Sarlo

Ülkesindeki askeri darbe döneminde en etkili muhalifler arasında yer alan, Arjantin’in önde gelen edebiyat ve kültür eleştirmeni Beatriz Sarlo, Geçmiş Zaman’da devlet terörü karşısında öznel anlatının sınırlarını araştırıyor. Bir bireyin, bir toplumun, bir ulusun bütünlüğünün “hatırlama”ya “yani kendisine ve başkalarına ait olguları kaydetme, koruma, yansıtma yeteneğine” bağlı olduğunu kabul edersek, geçmişin bugün üzerinde sürekli etkide

okumak için tıklayınız

Ankara?ya Ağlamak – Celal İlhan

Cumhuriyetimizin kuruluşunu gerçekleştiren şanlı I. TBMM binası yaklaşık beş yüz, valilik hizmet binasına yüz metre uzaklıktaki; altı mahallenin birleştirilmesiyle (İsmet Paşa, Turgutreis, İzzetin, Köprübaşı, İnkılâp, Altıntaş) Hacı Bayram adını alan mahalleyi gördünüz, sokaklarında dolaştınız mı hiç? Birçoğunuzun, ?Cenaze kaldırmak için Hacı Bayram?a çok gitmişimdir. Görmeyi istediğim halde caminin gerisinde kalan o yoksul, gizemli,

okumak için tıklayınız

Düşünce, Eylem Pratiği Birlik ve Çelişki – Nejdet Evren

İnsan ile düşünce, insan ile eylem ve düşünce ile eylemin yan yana durmaları kimi düşünürlerce insanlaşmanın başlangıcı sayılan sözcüklerin çizgilere ve yazıya dökülmesinden bu yana çeşitli evrelerden, evrimlerden geçerek düşünce, dil ve edim üçlemi ile var ola gelmiştir. Olgusal yapısı ile dil, düşüncenin/soyutlamanın gelişmesi ile bir ün, bir nida, bir çığlık olmaktan çıkarak anlamlı, anlaşılır

okumak için tıklayınız

Arshile Gorky’yi kim öldürdü? Celâl Üster

Arshile Gorky’yi tanıyor musunuz? Ya da, Arshile Gorky adını duydunuz mu? Geçen yüzyılın sanatının değişmesinde önemli bir rol oynamış olan bu ressamın yaşamöyküsünü kaleme alan Nouritza Matossian’nın dediği gibi, ‘Resimleri Amerika ve Avrupa’daki büyük müzelerde asılıyken ve sanatını Ermeni kültürü besleyip zenginleştirmişken, Gorky, paradoksal bir biçimde, Ermenilerin çoğu tarafından bile tanınmamaktadır. Şüphe yok ki, doğduğu

okumak için tıklayınız

Theo Angelopoulos – Derleyen: Dan Fainaru

“Benim sinemam, epiktir; öyküdeki kişiyi tarihsel bir bağlama yerleştirir. Karakterleri hayattakinden daha büyük olan Brecht’te olduğu gibi, tarihin ya da fikirlerin taşıyıcısı olan benim karakterlerim de analiz edilmezler, Bergman’ınkiler gibi işkence çekmezler. Çok daha insancıldırlar. Kayıp şeyleri ararlar, arzu ile gerçek arasındaki kopuşta kaybolmuş şeylerin peşindedirler.” “Çok eski olmayan bir zamanda, dünya tarihi arzuya dayanıyordu:

okumak için tıklayınız

Berrin Taş Şiiri 4 – Mustafa Özmen

Platon’un bilindik adalet tanımı şuydu; ?Adalet, güçlünün işine gelendir.? Günümüz adaletinin de uyguladığı budur. Bu adalet kavramı; soğuk mahkeme duvarlarını, yasaları, düzmece tutanakları, gözaltıları, hukuksuz dava süreçlerini çağrıştırır. Bu dava süreçleri ancak ?güçlünün? adalet anlayışıdır. Bu süreçler gelip geçicidir. Bir de insanlığın adalet süreçleri, adalet tanımları vardır. Bu sürecin en önemli yapıcıları sanatçılardır, şairlerdir, yazarlardır.

okumak için tıklayınız

Uçurtmam Çaylak Kuyrukları Yarka – Yalvaç Ural

Uçurtmam Çaylak Kuyrukları Yarka, tavuklarını bir çaylağın elinden kurtmaya çalışan Kırmızılı’nın öyküsü. Ural, kentlerde yaşayan günümüz çocuklarının uzak kaldığı kırsal yaşamı onlara şiirsel dili ve kolaj tekniğiyle yaptığı resimlerle anlatıyor. Günümüzde yitip gitmek üzere olan kimi sözcükleri de çocuklara hatırlatmaktan vazgeçmiyor ve kitabında şöyle diyor: “Sözcükler kullanıldıkça yaşar. Kullanılmayan sözcükler unutulur, sonra da ölür.”

okumak için tıklayınız