Yazar: cemalumit

Doğa ve Kirlilik (10.Kitap) – Michel Puech, Brigitte Labbe

Dünya koca bir çöplük mü? İnsan doğanın parçası değil mi? İnsan, zekâsı sayesinde hayatını kolaylaştıran binlerce şey icat etti. Büyük bir uygarlık yarattı.Ama bunu yaparken, kendini gitgide bütün diğer canlılardan üstün hissetmeye başladı. Doğaya istediği gibi kullanabileceği dev bir depo, her şeyi atabileceği devasa bir çöplük gibi davranmaya başladı. Sonunda insan, kendisinin de doğanın parçası

okumak için tıklayınız

Birina Reş / Kara Yara ? Musa Anter

Musa Anter’in 1959 yılında Harbiye Askeri Cezaevi?ndeki hücresinde yazdığı ve 1964 yılında ilk baskısı yapılan Birîna Reş (Kara Yara) adlı kitabı, Türkiye’de Kürt Tiyatrosu’nun ilk oyun metnidir. “Aziz okurlarım Bu eseri 1959’da İstanbul Harbiyesinde 38 No’lu hücrede tutuklu iken yazdım. Vak’anın mühim bir kısmı, kendi hayat hikayemdir. Doğuda “Kara Yara”lar çoktur. Örneğin:Trahom, verem, cüzam ve

okumak için tıklayınız

Kıyılar Durunca – Afşar Timuçin

İntihar yanlışları silip götürür mü? O bütün bir yaşamı silip götürürken yanlışları da alır gider diye düşünebiliriz. Ancak insan yanlışlarının altında mı kalmalı yoksa onlarla kesin bir hesaplaşmaya mı girmeli? Bu elbette bizim bilinç koşullarımıza bağlıdır. Her seçimimizi kendimize göre yapıyoruz. Önemli olan ölmek ya da ölmemek değil direnmek ya da direnmemektir. Ayşe bir süre

okumak için tıklayınız

Umut Devrimi / İnsancıllaşmış Bir Teknolojiye Doğru ? Erich Fromm

Okurlarımızın artık çok iyi tanıdığı ruhbilimci ve toplumbilimci Erich Fromm, Umut Devrimi’nde ele aldığı sorunları şöyle özetlemektedir. ‘Belki de şu anda işin en kötü yanı, kendi sistemimizi denetleyemez duruma gelmiş olmamızdır. Bilgisayarların bizim adımıza verdiği kararları uyguluyoruz. Biz, insanoğlu olarak, daha çok, daha çok üretmek ve daha çok tüketmekten başka amaç gütmüyoruz. Hiçbir şeye karşı

okumak için tıklayınız

Çok Yaşasın Sayılar ? İlhan Berk

Behçet Necatigil’in deyimiyle ‘şiirimizin korkunç çocuğu’ ve ‘uç beyi’ olan İlhan Berk’i 90 yaşında kaybettik. Sanki İlhan Berk, 1999 yılında yayımladığı Çok Yaşasın Sayılar adlı son şiir kitabıyla ölümünü anlatmış gibi. “Bütün sayılar varoluşu hızlı yaşar. Hele sıfır. Son zebani. Son bulgu!” Sıfır, “ben daire değilim, sıfır” diye bağırır. Bunda da yerden göğe kadar hakkı var.

okumak için tıklayınız

Türkçe Açıklamalı Kürtçe Kırmancca / Zazaca Dil Dersleri – Deniz Gündüz

Önsöz ?Kürtçe üzerindeki yüzyıllık baskılar günümüzde hâlâ sürmektedir. Yaşamın her alanında yasaklanan bu dil, son yıllarda yazın alanında az da olsa bir mesafe katedebildi. Dil yasağıyla ilgili bir gündem oluşmuş olsa bile tartışmalar, alınan kararlar, bu dilin ölmesini engellemekten onu yaşatabilmekten oldukça uzak… Tüm bu çekişmelerin tozu dumanı içinde Kürtçe ağır aksak da olsa yazın

okumak için tıklayınız

Sınıftan Kaçış / Yeni Hakiki Sosyalizm – Ellen Meiksins Wood

Ellen Meiksins Wood, Isaac Deutscher Ödülü’nü kazanan bu klasik çalışmasında postmarksizmin etkili eğilimleri’nin Marksist bir eleştirisini yapıyor. Postmarksistlerin, politikayı sınıf karakterinden soyma girişimlerine meydan okuyan Wood, sınıf ideoloji ve politika arasındaki karmaşık ilişkilerden kendi özenli kavramsal çerçevesini kuruyor. Sosyalizm ile demokrasi arasındaki bağlantıların keşfine çıkarken liberal demokrasi ve sosyalist demokrasi arasındaki ilişkileri yeniden yorumluyor. Ellen

okumak için tıklayınız

Yoksulluktan Sefalete Bir Göç Hikayesi (Sokakta Çalışan Çocuklar Sorununun Ekonomi-Politiği) ? Servet Gün

“… Ben en çok bazen çöpte bulduğum oyuncakları küçük kardeşime götürdüğümde mutlu oluyorum.” 12 yaşındaki katı atık toplayıcısı. Ekonomi politikaları ve yeniden iskân politikalarının bir sonucu olarak mülksüzleştirilen, geçim araçlarından koparılan ve hayatta kalabilmelerinin en temel araçları metalaştırılmış bulunan bu insanlar, zaten yoksul olan hayatlarından alınıp yeni liberal politikalarla dejenere edilmiş bir kent piyasasına, sefaletin

okumak için tıklayınız

“Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünü Asım Bezirci’den aşırdığı (intihal) için özür dileyen Baransu bir gafa daha imza attı.

“Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünü Asım Bezirci’den aşırdığı (intihal) için özür dileyen Baransu bir gafa daha imza attı. Taraf’ın “elemanı” Mehmet Baransu’nun “Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” adlı kitabının önsözünün, Asım Bezirci’nin “Orhan Kemal” kitabından birebir aynı çıktığını dün Medyatava sitesi haberleştirmişti. Medyatava’nın ortaya çıkardığı intihalden dolayı Medyatava’ya bir açıklama göndererek özür dileyen Baransu,

okumak için tıklayınız

UNESCO: Türkiye’de 15 Dil Tehlikede

Tehlike altındaki diller atlasına göre üç dil, Ubıhça, Mlahso ve Kapadokya Yunancası zaten kayboldu. Çerkes dilleri ve Zazaca “güvensiz”, 7 dil “kesinlikle”, 3 dil “ciddi anlamda”, “Hertevin” diliyse “son derece” tehlike altında. Türkiye’de dil koruma programı yok. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 21 Şubat Dünya Anadili günü öncesinde yayımladığı “Tehlike Altındaki Diller

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri / 1958’e Kadar Emek Hareketinde Kıbrıslı Türkler – Ahmet An

Kıbrıs’taki sınıf mücadelesinin 1974’ten çok öncelere dayandığını ve Kıbrıslı Türklerin de tüm Kıbrıs’ta sınıf mücadelesinde yerini aldığını son yıllarda özellikle Sayın Ahmet An’ın kitaplarından ve çalışmalarından öğreniyoruz. Kıbrıs’ta henüz daha etnik çatışmalar başlamadan 1920’ler, 1930’lar ve 1940’larda Kıbrıslı Türk işçiler ilk sendikalarda mücadelenin içinde yer aldılar. İşçiler, emekçiler, yoksullar isteklerini İngiliz Sömürge Yönetimi’nden bıkmadan usanmadan

okumak için tıklayınız

Sağlıklı Toplum – Erich Fromm

Düşünür ve ruhbilimci Erich Fromm, bu yapıtında insanın doğal yapısından hareket ederek, bugüne dek insanoğlunun tüm gereksinmelerine yanıt verebilen sağlıklı bir toplum biçimi yaratıp yaratamadığımızı araştırıyor. Günümüz toplumlarında insanlar mutluluk içinde mi yaşamaktadırlar? Kendilerini tümüyle geliştirebilmekte, doğallıklarını hiç yitirmeden bütün isteklerini yerine getirebilmekte, özgürlük içinde sevebilmekte midirler? Yoksa tüm sevme yetilerini yitirmiş, doğal gelişmelerini baskı

okumak için tıklayınız

Nerede ve Ne İçin Yaşadım – Henry David Thoreau

Unutulmaz bir çevre manifestosu. Walden, Amerikan çevreci-filozofu Henry David Thoreaunun başyapıtı. Thoreau, o günden bugüne bir kült kitap olan bu yapıtında, Walden Gölü kıyısında 4 Temmuz 1845te başlayıp, 2 yıl 2 ay ve 2 gün sürerek 6 Eylül 1847de sona eren doğal-yaşam deneyimini anlatıyor. On yedi bölümden oluşan Waldendan dört bölümün yer aldığı Nerede ve

okumak için tıklayınız

Makar Çudra adlı öykü ? Maksim Gorki

Kıyıya çarpan dalgaların şıpırtısından ve kıyı çalılarının hışırtısından doğan düşündürücü ezgiyi bozkıra yayarak, nemli soğuk bir rüzgâr esiyordu denizden. Kimi zaman hızlanarak, taşıyıp getirdiği buruşuk, sarı yaprakları ateşe fırlatıyor; çevremizi kuşatan güz gecesinin sisi titriyor ve ürkerek geriye çekilip, bir an için, solda sınırsız bozkırı, sağda sonsuz denizi, tam karşımda da elli adım ötemize konmuş

okumak için tıklayınız

Eğitim Bilimleri Felsefesine Doğru – Editörler: L. Işıl Ünal / Seçkin Özsoy

Eğitimin krizi ile eğitime ilişkin bilgimizin (yani eğitim bilimlerinin) krizi arasında organik bağ kurulamadığı sürece ve ölçüde, eğitimin varolan durumunda olumlu ve kalıcı değişiklikler yapmak da mümkün olmayacaktır. Türkiye?de eğitim bilimleri, kendi üzerine düşünme ve kendine ilişkin bilgi üretme çabasını, diğer sosyal bilim dallarına göre daha az gösteren bir bilim dalıdır. Bu itiraz edilmesi güç

okumak için tıklayınız

Lice’den Paris’e Anılarım – Tarık Ziya Ekinci

Tarık Ziya Ekinci, 1925’te Lice’de başlayan yaşamında, Türkiye’nin yakın tarihinin tanığı ve öznesi oldu. Öncelikle Kürtlerin tarihinin… 1940’lar ve 1950’lerin gergin atmosferinde, ?Kürt uyanışı? veya ?Kürt aydınlanması? denen süreci yaşadı. 1960’larda ise bir Kürt aydını olarak, bu sürecin devamının aktörlerindendi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili ve yöneticisi olarak aynı zamanda 1960’lar solunun yükseliş devrinin bir

okumak için tıklayınız

Ahmet Kaya için – M. Şehmus Güzel

Can adamdı. Candan adamdı. Mütevaziydi. Kalender tanımlamasına en iyi uyan birkaç insandan biriydi Ahmet Kaya. Kararlı. İnançlı. İnanmış. Kavganın içindeydi. Türküleri hep ağlamaya yakın duran kızgınlık ve isyan, red ve başkaldırı tomurcuklarının yeşerdiği güzelliklerdir. Türküleri bizimle kardeştir. Sesinde hep bir melankoli duyumsanır ve o nedenle mutlaka ağlatırdı dinleyicilerini. Başı dumanlıydı Ahmet Kaya?nın. Başkaldırıya davet ediyordu.

okumak için tıklayınız

Antik Yunan Hikayeleri ? James Baldwin

Zeus’un öfkesini, Hera’nın kıskançlıklarını, Eros’un tutkularını kim bilmez ki? Antik Yunan Efsaneleri yüzyıllar boyunca gencinden yaşlısına güzel ve gizemli şeyleri duyup düşünmeyi seven herkese zevk kaynağı olmuştur. Onlar insanlık tarihine bırakılan bir mirastır. Edebiyat tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. Çeşitli halkların edebiyatlarından etkilenmiş ve onların edebiyatlarını etkilemişlerdir. O dönemin insanları başlarına gelen olayları, duygu ve düşüncelerini,

okumak için tıklayınız

Studio Rodeo?dan Çizgi Roman Yıllığı: Totem – Hikmet Temel Akarsu

Türkiye?de sanata dair algılar daima şaşırtıcı oluyor. Bu şaşırtıcılık umumiyetle nâkıs anlamda. İnsanlığın, en başından beri en önemli yaratısı olan edebiyatın şu yarım yüzyılı geçmeyen post-modern çağda başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi. İmaj ve imge tacirliğiyle; geniş kitleleri yanılsamalara düşürecek olağandışı sunum teknikleriyle, edebiyatı endüstrileştiren alışılmadık uygulamalarıyla; düpedüz kendi öz felsefesiyle söz konusu çağ

okumak için tıklayınız

“Yerli Olmak” ve “Yaratıcı Düşünce” Geriliminde Cemil Meriç – Müslüm Kabadayı

?Eylemli bilinç taşıma?ya dair Türkiye düşünce tarihinde kendine özgülüğüyle öne çıkan kişilerden biridir Cemil Meriç. Onun yaşam öyküsü, önemli durak ve sıçramalarıyla ele alındığında görülmektedir ki, bir yere, bir düşünceye, ideolojiye bağlanmakla, bu bağlanma üzerinden yaşamı sorgulayan ve derinlikli bir düşünme sistematiği oluşturma çabasında olan Cemil Meriç vardır. Onun yapıtlarıyla ilgili inceleme ve değerlendirme, hatta

okumak için tıklayınız