Yazar: cemalumit

Edebiyat Ne İşe Yarar? ? Rita Felski

İnsan neden okur? Edebiyat okumanın hoşça vakit geçirmek dışında bir faydası olabilir mi? Üniversitelerde neden edebiyat bölümleri vardır? Edebiyatın iyi ahlak sahibi, entelektüel bakımdan gelişmiş bireyler yetiştirmeye hizmet ettiği söylenebilir mi hâlâ? “Disiplinimizi geliştirmekle yükümlü öğretmen ve araştırmacılar olarak bizler, verdiğimiz uğraşın haklılığını gösterecek daha kuvvetli gerekçelere fena halde muhtacız,” diyor Rita Felski. “Estetik değerin

okumak için tıklayınız

Honore De Balzac Romancının Evreninden Sahneler ? Mehmet Rifat

Romanlar, öyküler, anlatılar, tiyatro yapıtları, incelemeler, tartışmalar yazılar, mektuplar, mektuplar; durmaksızın yaşanan bir yazınsal üretim; aşkı, evliliği, parası, dini, siyaseti, tutkusu, sanatı ve yazınıyla eski bir Fransız albümü; yaşam ateşiyle donatılmış 2504 kişi ve kişiler topluluğunun rol aldığı bir roman evreni. 51 yıla sığdırılmış olağanüstü bir Yaşama ve Yaratma hızı içinde giderek biçimlenen bir İnsanlık

okumak için tıklayınız

Düello – Behçet Aysan

“Behçet Aysan’ ın şiirlerini okuyorum. Biçimle gelişen, ama ondan sık sık taşan bir şiirsellik buldum bu arkadaşta.” CEMAL SÜREYA “Behçet Aysan’ ın, şiiri doğrudan siyasal alanda tüketmek yerine, sorgulayıcı bir nitelik barındırdığını düşündüm.” HAYDAR ERGÜLEN “Behçet Aysan’ ın şiiri, ‘biçim’e önem veren şairlerin karşı köşegeninde duruyor. Ama bu, biçimi göz ardı ettiği anlamına gelmemeli.” REFİK

okumak için tıklayınız

Yergiler / Saturae – Decimus Iunius Iuvenalis

Iuvenalis (Decimus Iunius Iuvenalis) (İS 55-İS 140 civarı); yergili şiir türünde ürün veren Romalı şairlerin en ünlüsüdür. Toplam 16 yergili şiirinde, çevresine büyük korku salan İmparator Domitianus’un ve onu izleyen Traianus ve Hadrianus’un dönemlerinde Roma’daki yaşamı ele alan Iuvenalis, daha çok Roma kentindeki toplumsal yozlaşmayla insanların budalalıklarını ve acımasızlıklarını hedef aldı. Kitabın çevirisini yapanlardan Prof.

okumak için tıklayınız

Başkaldıran Sanat İçin (Örnekler)[*] – Temel Demirer

?Başkalarına vermeden sahip olamayacağınız tek şey hürriyettir.?[1] Kavafis?in, ?Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok./ Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,/ Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de,?[2] dizelerindeki uyarı elbette herkes içindir; ama en çok da sanatçılar için? Hem de Theo Angelopoulos, ?Şiir, inanç ve hayal eksik artık hayatımızda. İnancımız yok, oysa yeni şeyler yapabiliriz,? diye

okumak için tıklayınız

Genç Werther?in Acıları – Johann Wolfgang von Goethe. Ölümsüz bir aşkın romanı.

Genç Werther?in Acıları (Die Leiden des jungen Werthers) adlı roman, Johann Wolfgang von Goethe tarafından 1772 yılında hukuk stajını yaparken, bir arkadaşının nişanlısına aşık olduğu için yaşadığı duygu ve ahlak çatışmasından esinlenerek yazılmıştır. Werther?in intihar vakası ise, o sıralarda gazetelere yansıyan bir haberin verdiği ilhamla olmuştur. Goethe’nin daha 25 yaşındayken yazdığı bu ilk romanındaki başarısı, tekil

okumak için tıklayınız

Kaplumbağalar – Fakir Baykurt. Sayıların dünyasında yer almayan yoksul köylülerin romanı

Fakir Baykurt, “Kaplumbağalar” adlı romanını: “…her türlü teknik ve elektronik araçların büyük gelişmeler gösterdiği ve üretkenliğin alabildiğine arttığı bu dün­yada, yiyeceği yıllık zahireyi, yanıp kül olmuş topraklardan parmaklarıyla toplamaya çalışan ve varlığını sürdürebilmek için istekle üreten…” köylülerin hayatından bir kesit olarak tanımlamaktadır. Roman, tarihimizde yer etmiş ama bugün hala varlığını sürdüren sorunlara değinen, yalın ama

okumak için tıklayınız

Edebiyat Üzerine Makaleler / Röportajlar ? Berna Moran

Türkiye edebiyatının en önemli edebiyat eleştirmenlerinden, karşılaştırmalı edebiyat ve edebiyat kuramları konusundaki çalışmaları başlatan Berna Moran’ın daha önce eserlerinde yer almamış on bir makalesine ve onunla yapılmış beş röportaj ve iki soruşturmaya yer veren ‘Edebiyat Üzerine’ adlı kitap, Berna Moran kitaplığının son kitabı. Seval Şahin Gümüş’ün hazırladığı ‘Edebiyat Üzerine’, edebiyatımıza büyük katkı sağlamış Moran’ın üç

okumak için tıklayınız

“Çiçek Gibi” Arif Keskiner – M. Şehmus Güzel

Yılmaz Güney üzerine yazdığım üç kitapta ( İnsan Yılmaz Güney, 1994. Özgür Yılmaz Güney, 1996. Yılmaz Güney Hazinesi, 2004) ona ve yaptıklarına ilişkin birçok kitabın dökümünü de sunuyorum. Bu kitaplar sadece Yılmaz Güney?i ve sinemasını anlatmakla yetinmiyor, o günlerin siyasi havasını, Güney?in devrimci yoldaşları ve bizzat gerçekleştirdikleri bağlamında aktarıyor. Kitaplarımı yazdığım zamanlarda Güney?i tanıyan bütün

okumak için tıklayınız

Öğretmen: Işıldağı Sönmeyen Öğrencidir – Müslüm Kabadayı

Öğrenmek; şaşırmakla başlar, merakla gelişir ve idrakla bilgiye dönüşür. Dolayısıyla nitelikli bir öğretmen, aynı zamanda sürekli öğrenmenin usta bir öğrencisidir. Öğretmenin üç temel niteliği önemlidir. Birincisi, mesleğine gönül vermektir; ikincisi, yurtseverliktir; üçüncüsü, evrensel değerlerle donanmak için kendini geliştirmektir.

okumak için tıklayınız

Stefan Zweig ‘in Clarissa Romanına Dair – Ceylan Koryürek

Hitler insanları ölüme susatan cinayetle beslenen bir şeytandı. İnsanlar çaresizlik, korku ve dehşet içinde ölüm istediler. Bir yatakta henüz sıcaklığı yitmemiş iki beden kadının eli adamın göğsünde. Yaşamlarına kendi istekleriyle son verseler de, aralarındaki sevgi ortak yazgıları, ikisi de aynı düşte huzuru bulmak istemişler. Yatakta yatan eserleriyle ölümsüz Stefan Zweig ve karısı Charlotte Altmann. Masanın

okumak için tıklayınız

Ay Battı ? John Steinbeck

John Steinbeck ?Ay Battı?da, Nazilerin Norveç?i işgalini ve halkın kuşatmaya karşı onurlu direnişini hikâye ediyor. Savaş yıllarında filme de alınan roman, yüzyıllardır barış içinde yaşayan, özgürlüğüne düşkün halkının kömür madeniyle geçimini sağladığı şirin bir Norveç kasabasının, başlarında Albay Lanser?in olduğu Nazi kuvvetlerince işgal edilişiyle başlar. Bu baskından sonra, kasabanın halkı özgürlüğünü koruyabilmek için ölümüne bir

okumak için tıklayınız

Küreselleşme, Sermaye ve Futbol ? Osman Bulugil

Bugün küreselleşme süreciyle daha da derinleşen sömürüsüyle beraber ?boyalı yüzü??nü de büyüten kapitalizmin, bir tarafıyla dev bir uyku tulumu futbol. Aynı zamanda da futbol, gerçekliğin dışındaki parçalanmaların meşrulaştırma kanallarından biri konumunda. Maç günleri dışında da, hafta boyunca tüketimin yapıldığı birer mekân olarak -özellikle ileri kapitalistleşmiş ülkelerin başa oynayan kulüplerinin statlarını- ele alırsak bu bize, kapitalizmin

okumak için tıklayınız

Alice Harikalar Diyarında – Lewis Carroll

Gerçek olan ‘masal kahramanı’ Alice,’in  1859 yılında 11 yaşındayken Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı , aynı zamanda matematikçi, aynı zamanda din adamı ve yine aynı zamanda fotoğrafcı olan Lewis Carroll tarafından çekilmiş fotoğrafı… Alice : Buradan gitmek için bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misin? Cheshire Kedisi : Nereye gitmen konusunda iyi bir anlaşmaya bağlı bu.

okumak için tıklayınız

Zaman; Nasıl İçimizde, Niçin Dışımızda? Yılmaz Öner

?Her an şimdiki andayız? diye açıklıyor zamanı Öner; hareket anlayışı ?fiilileşmek? kavramına dayanıyor. “Zamanı soyut kavramların metafiziksel dünyasından kurtaramadık değil mi? Peki, zamanı özne olarak biz mi icat ettik? Öyle ya, Platon’un dediği gibi, zaman “ebediliğin hareketli bir kopyası mı”? Yılmaz Öner Ancak bir “akış” olarak anlaşılıyorsa ebedilik bir “durgunluk” değil midir ya da şimdiki-zamanlılığın

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatının Güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Yaşam Öyküsü

Aydınlanmanın değerli isimlerinden Aleksandr Sergeyeviç Puşkin , lirik şiirin ve özgürlüğün sesi olarak, yarattığı yeni edebiyat diliyle çağdaşlarını ve sonraki kuşakları etkileyerek Rus edebiyatının ve edebiyat dilinin kurucusu oldu. Puşkin eserleriyle, Rusya’da Çarlık düzenine karşı ilericiliğin sembolü olarak sürgünler, sansürler ve acılarla dolu bir yaşam sürdü. Eserleri yasaklandı. Hatta Çar onun sansürcüsü olacağını ilan etti.

okumak için tıklayınız

Lal Masallar – Murathan Mungan. Masala inanmayan gerçeğe inanır mı?

“Gökyüzünde bir bulut parçası. Duru, aydınlık, masmavi gökyüzünde nereden bittiyse bir serseri bulut parçası. Tek başına dağ doruklarına kona göçe, kendi kendine eğleşen. Bir zaman gözleri bu masmavi boşluğu ve boşlukta gezinen o bir yumak bulutu izliyor… Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş

okumak için tıklayınız

Anayurt Oteli – Yusuf Atılgan ‘Anlayışsızlığın, acımasızlığın, şiddetin ve ahlaksızlığın yaygın olduğu yozlaşmış bir toplumu anlatan başkaldırı romanı’

Yusuf Atılgan?ın 1973’de kaleme aldığı romanda karakterler olağanca basit, mekân gözünüzün önüne gelebilecek, romanın geçtiği yerleri daha önce defalarca gördüğünüz izlenimine kapılabileceğiniz kadar nettir. Zebercet; ailesinden geriye kalan tek varlık olan Anayurt Oteli? nin hem patronu, hem resepsiyonisti, hem bekçisidir. Sıradanlaşmış hayatının en belirgin özelliği, rutin düzeninin asla şaşmaması ve yalnızlığıdır. Bir gün otele bir

okumak için tıklayınız

Edebiyat Kuramları ve Eleştiri – Berna Moran

İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dil ve Edebiyatı kürsüsündeki eleştiri derslerinden derlenmiş olan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken değerli bir elkitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değgin bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri birarada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp da bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da

okumak için tıklayınız

Bach Son Füg – Armand Farrachi

“Armand Farrachi?nin Bach Son Füg adlı kitabı, son derece değişik bir biyografi. Edebi değeri olan şiirsel bir biyografi çalışması Son Füg; okuru mekân adlarıyla, tarihlerle, insan adlarıyla, kronolojiyle boğmayan, bestecinin nasıl bir müzik insanı, nasıl bir koca ve baba olduğunu, kilise ve saray çevreleriyle ne gibi ilişkiler içinde olduğunu, zaaflarını, sevinçlerini, acılarını; kolay, yalın ve

okumak için tıklayınız