Yazar: cemalumit

100 Yıldır Tolstoy’suz Bu Dünya – A. Ömer Türkeş

Bundan tam bir asır önce, Julian takvimine göre 7 Kasım?da yaşlı bir adam, gizlice evinden çıktı, bir süre amaçsızca dolaştı, sonra uzaklara ?bir rivayete göre İstanbul?a? gitmek hayaliyle Rusya taşrasının küçük bir tren istasyonuna yöneldi. Ancak güçsüz bedeni daha fazlasına elvermeyecek, istasyon binası onun son durağı olacaktı. 9 Kasım?da -82 yaşında- ölen bu mutsuz ihtiyar

okumak için tıklayınız

Havhav Kardeşliği / Bopato 1 ? Cemil Kavukçu

Yaşlandığı için terk edilmiş çoban köpeği Bobo?nun; korunaklı bir evde sevgi ve özenle büyütülen Topik?in ve doğduğu sokaklarda hayatta kalmaya çalışan Pamuk?un hikâyesi yer alıyor bu kitapta. Rastlantıların biraraya getirdiği bu üç köpeğin yolları kesişinceye kadar insanlarla ve diğer köpeklerle kurdukları ilişkileri, acımasız koşullara karşı verdikleri mücadeleleri okurken siz de BOPATO?nun bir üyesi olmak istemez

okumak için tıklayınız

İlericilik gericilik kavgasında Tevfik Fikret ? Sabiha Sertel

Yaşamı; sürgünler, tutuklanmalar, düş kırıklıkları ve bunlara direnen bir çalışma azmi, özgürlük uğruna onurlu bir mücadele ile geçen ilk kadın gazetecilerimizden Sabiha Sertel bu yapıtında aydınlanma şairimiz Tevfik Fikret’i yaşadığı dönemi, toplumsal koşulları çerçevesi içinde ele alıyor. Bir şair olduğu kadar, bir ideolog olan Fikret’i, Osmanlı toplumunun tarihi evrimi içinde inceliyor. Mutlakıyet döneminde; Sultan’ın keyfi

okumak için tıklayınız

Özgür Olan ve Olmayan (9.Kitap) ? Brigitte Labbé, Michel Puech

Aklına eseni yapmak özgürlük müdür? Eğer oyuncak arabamın uzaktan kumandasındaki kolu sağa itersem, arabam sağa gider. Eğer bilgisayarımı her akşam saat 10 da kapanması için programlarsam, her akşam tam o saatte kapanır. Oysa, insanlar ne uzaktan kumandalıdırlar, ne de programlanabilirler. Hiçbir insan tamamen öngörülebilir biçimde davranmaz. Çünkü insanlar özgürdür… Dünya çocukları bu diziyi okuyor! Brigitte

okumak için tıklayınız

Enerji ve İnekler – Özgür Gürbüz. Siz hiç obez bir inek gördünüz mü?

Kendisini “yeşil muhabir” olarak tanımlayan Özgür Gürbüz?ün ilk kitabı, “Enerji ve İnekler”, kasım ayında, Yeni İnsan Yayınevi?nden çıktı. Yazar kitabında, küresel ısınma konusunda verdiği bilgilerin yanı sıra bir eylem planı da çiziyor. Konuya yaklaşım açısından, ekoloji literatüründe yer edinmesi zor olmayacak bu kitap, küresel ısınma konusundaki durumumuzu anlatırken kara mizaha başvuruyor. Kitabın kapağındaki, yerküreyi boynuzlarında

okumak için tıklayınız

Thomas Mann’ın Edebiyat Dünyası – Gürsel Aytaç

Gürsel Aytaç ?Thomas Mann?ın Edebiyat Dünyası?nda, modern Alman edebiyatının klasik ve üretken romancısı Thomas Mann?ın yazı dünyasını inceliyor. Mann?ın kısa bir hayat hikâyesiyle kitabına başlayan Aytaç, ardından, Mann?ın eserlerinin Almanya ve Amerika?da nasıl alımlandığını; Mann?ın bir edebiyatçı olarak etkilendiği kanalları; Schopenhauer, Nietzsche, Sprengler, Tolstoy, Kafka, Lessing, Dostoyevski ve Freud gibi isimlerin, Mann?ın kişiliğinde ve edebiyatında

okumak için tıklayınız

Pencereme Konmuştu – İhmal Amca

İhmal Amca, bu öyküsünü yıllar önce yazmıştı. Kitaplaştığını göremeden, hem de ülkesinden çok uzaklarda aramızdan ayrıldı. Pencereme Konmuştu, sevgi, dostluk, dayanışma dolu düşsel bir öykü. Küçük bir erkek çocukla yaşlı bir sıvacının öyküsü. Çocuk, on iki katlı yüksek bir apartmanın en üst katında oturmaktadır. Bir sabah camının vurulduğunu duyar. Yataktan fırlar. Bir çekişte perdeyi açınca

okumak için tıklayınız

Dağ ? Murathan Mungan

2007 boyunca edebiyatın farklı türlerinde kitaplar yazan Murathan Mungan, yılı şiir kitabı ‘Dağ’ ile kapatıyor. Murathan Mungan ‘Dağ’ adını verdiği şiir kitabını okurla buluşturdu. Kitabın kapağında; içerideki bütün şiirlerin başlıkları yazılı. 2005-2007 arasında seçilmiş belli bağlam ve akraba izlekler çevresinde yazılan şiirlerden oluşan ‘Dağ’ için Mungan, “Hayatın bana, benim de kendime yaptığım sürprizlerden biri bu.

okumak için tıklayınız

Mirin (Ölüm) – Tahir Ürper

(Kürtçe Bilmeyenler İçin Not: Bu yazının Türkçesi yazının sonunda yeralmaktadır.) Behr, dilê mirov de xweşî, tênetî û bêdengî peyda dike. Lê belê behra ku kal û pîrên ji xerîbîyên de hatin e; dibe goristan. Gora xweyî gundên kavilbuyî; gundên şewitîyî û gundên kilamên qedexekirî diveşêrin. Gava mirov pêncî salên xwe li derekî derbas bike û

okumak için tıklayınız

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Yaşar Kemal “Yeryüzündeki Bütün Karıncalar Birleşiniz!”

“Karıncalarla filler hikayesi, elbette halkın yarattığı bir hikayedir. Küçük bir hikaye. Ben bu hikayeyi aldım, işledim. Belki bu hikaye, çağlar önce Anaolu’da uydurulmuştu. Bu küçücük hikaye olarak günümüze kadar geldi ve benim elime geçti… Doğanın en büyük hayvanı olan fili sömürücü olarak aldım. Benden önce halk, bu zavallı garip hayvanı, ona düşmanlığından değil, sırf iri

okumak için tıklayınız

İki Ağıt – Ataol Behramoğlu. Zafer türkülerimizin içinde acılarımız da vardır.

Ataol Behramoğlu’nun 2007 ekim ayında basılan son şiir kitabı “İki Ağıt”da yer alan şiirler, birbirlerinin devamı, birbirlerini bütünleyen şiirlerden oluşuyor. Çekilen acıların boşuna olmadığını vurgulayan bu şiirler, ağıttan çok bir umut türküsüne dönüşüyor. Ataol Behramoğlu, kitabını “ağıt” diye adlandırmış da olsa şiirlerin insana olan inancı, geleceğe olan güvenci belirtmesi açısından kitabı umuda adanmış sayabiliriz. Şiirsel

okumak için tıklayınız

Yuvarlağın Köşeleri – Özdemir Asaf

“Birbirinize kızın, birbirinizle kavga edin, yumruk yumruğa yüzlerinizi parçalayın, gözlerinizi patlatın, kulaklarınızı koparın, saçlarınızı yolun, derinizi parçalayın, tekmeyle kemiklerinizi kırın. Yalnız ananızdan doğduğunuzda olduğunuz gibi kavga edin. Yalancı, ek bir araç kullanmayın. Mendil bile olmaz. Ama ne olur sakın bir insanı gönülce, gözce, dilce ruhça kırmayın.” (Kitaptan başka bir özdeyiş) Okumaya başlarken bu ne şiddet

okumak için tıklayınız

Büyülü Dağ – Thomas Mann. İnsanı, zamanın dışına çıkaran; hastalık, aşk ve ölüm’ü anlatan roman

Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik bir üslupla sunduğu, 12 yıl aralıksız çalışma ile tamamladığı “Büyülü Dağ” (Der Zauberberg), adlı yapıtında; zaman, karşıt kültürler, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel temaları işliyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde çağın dünya sorunlarını, bir uygarlığın çöküşünü inceleyen, burjuva geleneğini ve ahlâkını yer yer sertçe, ironik bir dille eleştiren

okumak için tıklayınız

Marks, en yakın arkadaşı tarafından anlaşılamamış olabilir mi? ? Suat Kamil Aksoy

Yalçın Küçük’ten sonra, birçoklarıyla birlikte Stalin değer yasasını yanlış kavrıyor demiştik. Sonra Lenin kriz olgusuna yanlış bakıyor dedik. Şimdi Engels Marks’ı anlayamamış olabilir mi diye başlıyoruz. Okuyucu ister istemez bundan sonra sırada Marks var herhalde diye düşünecektir. Marks’a dokunmayacağımıza söz veremeyiz. Ama bulgularımız çerçevesinde ona dokunulmasına en önce bizim karşı koyacağımızı belirterek, okuyucunun içini rahatlatmak

okumak için tıklayınız

Rugan Ayakkabılı Teğmen ? Haluk İnanıcı

12 Eylül Darbesini Ordunun İçinden Anlatan İlk Kitap. Evire Çevire Her Yüzüyle 12 Eylül’ü Okumanız İçin!… Rugan Ayakkabılı Teğmen, öncesi ve sonrasıyla 12 Eylül Darbesi’nin titreşimlerini kanında iliğinde yaşayan, erozyona uğramış bir toplum içinde kendi olmaya ve kalmaya çalışan teğmenlerin odağında yaşadığımız bir toplu kıyıma bakıyor, belleğimizi tazeliyor. Gece olduğunda ay yoksa, yatakhanenin pencerelerinden görünen

okumak için tıklayınız

Şeyler – Georges Perec

( * ) ?Bir arkadaşım yeni evlenen çiftlerin evine ziyarete gittiğinde kendini “İstikbal Showroom”da zannettiğini söylüyordu. En mahrem alanımız, evimizin içinde bile bir gösteri merkezinde, vitrinde, sette ya da sahnede gibi yaşamak… Ne kadar yorucu. Her evlenen, her yeni eve çıkan, belirli bir yaşa gelen, önceden anlaşmış gibi, çarkların içine girmiş gibi oluyor, birbirinin aynı

okumak için tıklayınız

Güneşin Savrulduğu Yerden: Bingöl Hikayeleri – Ahmet Say

1935 yılında İstanbul?da doğan, piyanist Fazıl Say?ın babası, Ahmet Say, küçük yaşta piyanoya başlamış, genç yaşlarında edebiyata tutkuyla bağlanmıştır. Öğrenim için 1954?te Almanya?ya giden Say, 6 yıl sonra yurda döner ve Bingöl?de büyük bir istekle öğretmen, halk eğitimcisi ve folklorcu olarak üç yıl görev yapar.Ahmet Say?ın edebiyat alanındaki beşinci kitabı, Güneşin Savrulduğu Yerden:Bingöl Hikâyeleri, bu

okumak için tıklayınız

Ceza Sömürgesi – Franz Kafka

Ceza Sömürgesi (Almanca: In der Strafkolonie, İngilizce: In the Penal Colony), Franz Kafka’nın bir kısa öyküsüdür. İsimsiz bir ceza kolonisinde geçer. Kimi eleştirmenler, yazarın Octave Mirbeau’nun Le Jardin des supplices (İşkence Bahçesi) romanından esinlendiğini belirtmiştir. Öyküde, Kafka’nın diğer eserlerinde olduğu gibi, anlatıcı korku dolu olayları dışarıdan izler ya da bu olaylar nedeniyle hissizleşmiştir. Öykü, 1999

okumak için tıklayınız

Danko’nun Yüreği – Maksim Gorki

Maksim Gorki, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri. Yazdığı kitaplar dünyanın bütün dillerine çevrilip yayınlanmış. Danko’nun Yüreği adlı bu kitaptaki üç öyküyü değerli yazarımız Vartan İhmalyan (İhmal Amca) sizler için seçti, Rusça asıllarından Türkçeye sizler için çevirdi. Maksim Gorki, Büyük Ekim Devrimi’nden sonra `Devlet Çocuk Kitapları Yayınevi’nin de ilk yöneticisi olmuştu. Bakın, bu büyük

okumak için tıklayınız

Memleketimden İnsan Manzaraları – Nazım Hikmet

Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları’nı 1941’de Bursa Cezaevi’nde yazmaya başlamıştır. İkinci Meşrutiyet’ten II. Dünya Savaşı sonrasına kadar çok geniş bir zaman diliminin öyküsünü (1908-1945) bu kitapta destanlaştırmıştır.Düzyazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı Memleketimden İnsan Manzaraları; şiir, roman, öykü, oyun, senaryo, destan olmayan ve hepsini içeren yeni bir türün habercisi olmuştur. Beş cilt halinde yayımlanan

okumak için tıklayınız