Yazar: cemalumit

Turgut Uyar ‘a Dair – Emine Gürbüz

” Büyük bir gövdedir onun şiiri. Kımıldadıkça kendine benzer yeni gövdeler hazırlar, çoğaltır. Bir anıttan çok bir dirim belirtisidir. Bu yüzden kolay kolay tanımlamaya gelmez: görülür, tanık olunur.” (Cemal Süreya) “(…) bir yaratmadır; evet, ama yüz bin yıllık araçlarla bir yaratma. Bir ozan her dizesine kendi yaptığı dilden, kendi yaptığı dilbilgisinden kata kata en sonunda

okumak için tıklayınız

Antikçağ Ütopyaları / Platon’dan Jambulos’a. “Eşitliğin ilk adımları”

Sadık Usta’nın derleyip çevirdiği ‘Antikçağ Ütopyaları’nı, insanlığın eşitlik ve mutluluk arayışının tarihi olarak okumak mümkün. *MÖ 5. ve 4. yüzyıl, hem Antikçağın rönesans çağıdır, hem de Antik Yunanistan’ın Aydınlanma dönemidir. Ütopyalar da o günün siyasal ve toplumsal arayışlarının ürünleri olarak ortaya çıktılar. Geçmiş dönemin ütopik devletlerini, Herakles, Prometeus, Dionysos, Helios, Mithra, Zerdüş ve Tao kurardı;

okumak için tıklayınız

Sivil Denemeler Kara ? Ece Ayhan

Sivil Denemeler Kara: Ece Ayhan, bu kez İkinci Yeni’den “Sıkı Şiir”e, Nilgün Marmara’dan Tezer Özlü’ye, Edip Cansever’den Cemal Süreya’ya, Sevim Burak’tan Turgut Uyar’a, Bohemlikten Marjinalliğe hem sivil hem kara… En Sıkı Şair: Cemalettin Süreyya Seber Evet Cemal Süreya gerçekten de en sıkı şairlerdendi. Sivil, cins, özgün vs. Nâzım Hikmet’le yan yana ve eşit düşünülürdü. (1984’te,

okumak için tıklayınız

Yeni Bulunmuş Hikâyeler – Anton Çehov

Anton Çehov’un gençlik döneminde yazdığı 38 hikayeyi bir araya getiren Yeni Bulunmuş Hikayeler’de, Çehov aşığı 38 yazar ve çevirmenin başka bir dilin köprüsünden Çehov’a varma çabalarının edebiyat ortamımızda ilgiyle karşılanacağını umuyoruz. Çehov’u zamanında üne kavuşturan bu hikayelerde, bir büyük yazarın gelişim çizgisini izliyoruz. Seçkide yer alan bazı hikayeler, ‘evet, bu Çehov!’ dedirtecek nitelikte; bazıları ise

okumak için tıklayınız

Dar Zaman – Ingeborg Bachmann

Ingeborg Bachmann adını ilk kez 1973 yılında ozanın ölümüyle duydum: ”Üç hafta önce Roma’daki evinde çıkan bir yangında yaralanan Ingeborg Bachmann öldü”. Heinrich Böll ”Kimse Ingeborg Bachmann’ın korkunç ölümüyle, tasarladığı roman dizisi ”Ölüm Biçimleri” arasında bir ilişki kurmaya koşturmamalı, yapıtlarında ateşle ölüme göndermeler, öylesi bir ölüme ilişkin araştırmalar aramamalıdır” demişti, ama yine de sarsıla sarsıla

okumak için tıklayınız

Çakıcı’nın İlk Kurşunu (Tereke) Öyküler, Şiirler, Derlenmemiş Yazılar – Sabahattin Ali. Düzene bir başkaldırış hikayesi

“Çakıcı’nın İlk Kurşunu” adlı uzun hikâye, edebiyatımızda hakkında çok yazılmış ve efsaneleşmiş bir kişinin hikâyesi. 1872 – 1911 yılları arasında Aydın’da yaşamış olan ünlü bir eşkıyanın, Çakırcalı Mehmet Efe veya Çakıcı Efe denen eşkıyanın hikâyesi. Edebiyatımızda bu konuda yazılmış birçok hikâye ve roman var. Sabahattin Ali, bu hikâyeyi kendi üslubu ve politik görüşüne uygun olarak

okumak için tıklayınız

Filistin Şiiri (Antoloji) – Çevirenler: A. Kadir, Afşar Timuçin, S. Salom. Umudun ve direnişin türküsü

İşgale, köleleştirmeye, kitlesel katliamlara karşı yiğitçe direnişin soluğunu taşıyan bu şiirler, Filistin halkının insanlığa bir bildirisidir. Filistin halkı, modern silahlarla donatılmış vahşi saldırganlara çıplak göğsünü siper ederek direnirken, bu halkın vatanında özgürce yaşama talebini haykıran acılı ancak direngen sesi de dalga dalga yayılıyor, ilerici insanlığı dayanışmaya çağırıyor. Şiiri silah yapmış usta Filistin şairlerinin şiirlerini topluca

okumak için tıklayınız

Bir Şiirin Bakır Çağı – Ece Ayhan

Edebiyatımızın değerli şairlerinden Ece Ayhan?ın, ‘Bir Şiirin Bakır Çağı’, kendi deyişiyle ?dipyazılar?ını topladığı bu son kitabı; İkinci Yeni, Pazar Postası, Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Sait Faik, Tarih, Toplum ve Kültür üzerine uzun uzun düşünüp o bildik diliyle yazarken, kötülük toplumunun karşısında ayağa kalkıyor. Efendi efendi ayakta durmaya çabalarken, bak bu bir budak da ne oluyor?

okumak için tıklayınız

Savunma Saldırıyor – Jacques Vergès ‘Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz?’

Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz? Bunlar yargıçların, savcıların ve sanıkların her davanın eşiğinde kendi kendilerine sormaları gereken sorular. Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov, Castro). Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler

okumak için tıklayınız

Rengâhenk – Can Yücel

İlk baskısı 1982?de, yani 12 Eylül darbesinden iki yıl sonra yapılan “Rengâhenk”i Can Yücel, Türkiye?nin sonradan keşfedeceği, yakın arkadaşı, Ece Ayhan?ı da ameliyat eden, dünyaca ünlü beyin cerrahı Gazi Yaşargil?e ithaf etmiştir: “Beynin Pirî Reis?i Gazi Yaşargil?e.” Yaşargil de Can Yücel?in ölümünden sonra kitaba yazdığı bir yazıda, dostluklarının tarihsel temelinden çok, onları besleyen kültürel iklim

okumak için tıklayınız

Politikanın Çağrısı – Fatmagül Berktay

Günümüzde politika kavramı aşınıyor ve giderek daha fazla ?reel politika? ile özdeşleştirilerek ?kirli? bir anlam kazanıyor. Oysa politika ve politikayı savunmak, hızla değişen bir dünyada her zamankinden çok gerekli. Bu bağlamda ihtiyacımız, ?politik olan?a, yani toplumun kendisini bir birlik olarak algılamasını sağlayan kurucu güce ilişkin bir sorgulama ve düşünme sürecine girmek. Dünyanın ve Türkiye?nin içinde

okumak için tıklayınız

Ütopya Ağacı / Felsefi Meyve – Nejdet Evren

Bir ağaç dikelim ve adı ütopya olsun; öyle bir ağaç ki, adı gibi özgür ve sınır tanımaz olsun, öyle bir ağaç ki, kimsenin mülkiyetinde ve egemenliğinde olmasın, öyle bir ağaç ki, herkesin çiçeklerle bezediği ve herkesin meyvelerinden sonsuzca yararlandığı bir ağaç, bir ağaç olsun ki, bilgenin sevgisini paylaşsın… Canetti?nin dediği gibi, ütopyaların olmadığı yerde geleceği

okumak için tıklayınız

Naipaul’u Galiba Hiç Kimse Okumamış! Naipaullaştıramadıklarımızdan mısınız?- Süreyya Evren

Naipaullaştıramadıklarımızdan mısınız? Herhalde bu Naipaul tartışmasının en komik anı, bir televizyon programında, Hilmi Yavuz?un, ?böyle söylediğim için çok çok özür dilerim ama? diyerek, Nedim Gürsel?e, ?Nedim sen galiba biraz Naipaullaşmışsın? dediği andı! Yoksa, İsmet Özel?e ?Naipaul?un gelmemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?? diye soruldugunda, ?Neyin gelmemesi?? diye cevaplaması mı daha komikti? Soruya soruyla cevap diye işte buna

okumak için tıklayınız

Radyo Oyunları – Behçet Necatigil

Bir dil ustası farklı kişilikleri sizin için, sizin adınıza konuşturmuştu. Şimdi, onu dinleme zamanı. Kendinizden ve çevrenizden çok şeyler bulacaksınız. Birtakım hayatlar elinizde. Herkes kendi repliğini seçecektir kuşkusuz. Yolunu arayanların, bulduğu anda yitirenlerin, kendileri olamayanların hikâyelerini dinleyeceksiniz. Aşk uğruna her yaşanmışlık parçasını rastgele savuranların, yolları sonunda kendilerine çıkanların replikleri dolduracak odanızı. Seversiniz ya da hoşlanmazsınız,

okumak için tıklayınız

New York Güzel Ama Kâtipleri Pek Yaman! – Hikmet Temel Akarsu

Sinemacılarımız yerli tekerlemelerden film adı imal ederler de biz edebiyatçılar durur muyuz? New York?ta Beş Minare olur da; bunun edebiyat versiyonu olmaz mı?! Halep oradaysa arşın da burada: biz de yazılarımıza bu minval üzre başlık atarız: New York güzel ama kâtipleri pek yaman! Kimmiş bu kâtipler? Bu sefer Bret Easton Ellis, Paul Auster ya da

okumak için tıklayınız

Benden Sonra Mutluluk – Özdemir Asaf

“Özdemir Asaf yoğun düşün ve duyarlıkları, çarpıcı sözcükler seçtiğini sezdirmeden, küçük dizeler halinde işlediği kısa şiirlerle verdi. Daha sonra, kimi bir kitaptan, kimi yaşamdan kopardığı izlenimlerden esinlenerek bilgece dörtlükler yazdı. Kendisiyle birlikte çağıyla ve toplumuyla hesaplaşmalarda buruk öfkesini içinde saklayan yeni taşlama biçimleri getirdi.” Şükran Kurdakul “İşimiz zordu. Binlerce şiir arasından bir şiir yapmak gerekiyordu.

okumak için tıklayınız

“Yitiksiz” (Kitaplarına Girmemiş Şiirleri) – Turgut Uyar

Yitiksiz, modern Türk şiirinin “efendimiz acemilik” diyen usta şairi Turgut Uyar’ın ilk ürünleri, kült kitabı Dünyanın En Güzel Arabistanı’na gelirken yayımladığı ve kitabına almadığı bazı şiirleri ile son döneminde yazdıklarından oluşuyor. Kitapta şairin dergi ve gazetelerde kalan 56 şiiri yer alıyor. Bu eseri bizlere kazandıran ise Mehmet Can Doğan. ?Yitiksiz?de iki tür şiir var: Birinci

okumak için tıklayınız

Naipaul’e karşı linç kampanyasının perde arkası

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından Avrupa Yazarlar Parlamentosu?na onur konuğu olarak çağrılan yazar V. S. Naipaul Türkiye?ye gelmedi. Olay, Türkiye?de ve dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaklaşık bir haftadır çeşitli sanat çevreleri ve medya organları tarafından başlatılan tartışma sebebiyle, 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Avrupa Yazarlar Parlamentosu, yazara Türkiye’de kendisi aleyhine oluşan gergin

okumak için tıklayınız