Kategori: Emek Tarihi / Teori

Zincirli Zincirsiz Emekçiler – Zafer Köse

“FLAŞ”, “ŞOK!” Keşke yıllardır her konuda böyle ünlemler kullanılmasaydı. Bu flaş “düzelti” bilgisini gerçekten de öyle dikkat çekecek biçimde paylaşmak isterdim. Marx ve Engels’in, bir türlü aklıma tam yatmayan, hem de Manifesto’da geçen bir sözü var(dı). İşçilerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmadığını belirten o söz, meğer bir çeviri hatasıymış. Çok şaşırtıcı bir durum. Üstelik

okumak için tıklayınız

Kutsal Değil, Onurludur Bizim Öğretmenlerimiz – Zafer Köse

Her 24 Kasım’da “öğretmenlik” ve “kutsallık” lafları dolaşır ortalıkta. Öğretmenler günü ilk kez 24 Kasım 1981’de kutlandı. Bunu başlatanlar 12 Eylül darbecileriydi. Seçtikleri gün olan 24 Kasım ise, 1928’de Mustafa Kemal’e “Başöğretmen” unvanı verilişinin yıldönümüydü. Darbecilerin ikiyüzlülüğü ve utanmazlığı bu uygulamayla bir kez daha tarihe geçiyordu. Atatürkçülük adına onlarca öğretmen katledilmiş, hapsedilmiş, görevden atılmıştı. Öğretmenler

okumak için tıklayınız

Düştü Çamura – Zafer Köse (Öykü)

– Günaydın – Ooo, aleykümselâm. Gel buyur. Bu başıma gelenlerin güzel tarafı da var; sık görüşmeye başladık. – Dışardakiler, köydekiler iyi. Selam gönderdiler. Karşı tarafla da işler yolunda. – Daha öğrenciyken başlamıştın bizi ihmal etmeye. Ama iyi ki büyük okulları bitirip avukat oldun. İşimiz düşünce sana güvenebilirmişiz demek.

okumak için tıklayınız

Yeni Dönem – Zafer Köse

Yüz yıllık bir projeydi bu Cumhuriyet. En önemli hedeflerinden üçü şunlardı: 1- Müslüman ümmeti Batılı topluma dönüştürmek. 2- Kürtleri Türkleştirmek. 3- Köylerde ve kentlerdeki milyonlarca emekçinin ürettiği değerlerin toplanmasıyla bir zenginler kesimi yaratarak ekonomiyi büyütmek.

okumak için tıklayınız

Komünist Beyannamesi, Karl Marks ve Fridrih Engels

Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) aslının 160., Türkçesi?nin 85. yayın yıldönümünde, Doktor Şefik Hüsnü tarafından çevrilen Komünist Manifesto?nın çevrim yazısını sitesinde yayımladı. *”Bundan tam 160 yıl önce, şubat ayının ortalarında, Londra’nın Bishopsgate mahallesindeki gösterişsiz bir basımevinde küçük bir broşür basılmaktaydı. Broşür Almanca yazılmıştı ve Manifest der Kommunistischen Partei (Komünist Parti Manifestosu) adını taşımaktaydı. Binlerce,

okumak için tıklayınız

Bir 10 Ekim – Zafer Köse

02:15 Otobüslere binmemiz için sesleniyorlar. Günlerdir duyuruları, hazırlıkları yapılan Ankara’daki mitinge katılacağız. Emek, Barış, Demokrasi mitingi. Uğurlamaya gelen Yalovalı dostlarımız el sallıyor. Onların hazırladığı kumanyalar yanımızda. Selamlarını da yanımıza alıyoruz. Ankara’da buluşacağımız, tanımadığımız ama bildiğimiz dostlara götürüyoruz selamlarını. 03:10 İzmit’i geçiyoruz. Aracımız otoyolda ilerlerken daha az sarsılıyor. Otobüs içindeki canlılık da azalıyor. Yolcular uyumaya başlıyor.

okumak için tıklayınız

Güzellik, Güçlük… Yaşlılık – Zafer Köse

Canlı türlerinin hemen hepsinde, bireyler yaşlandıkça, içinde yer aldıkları toplulukta fazlalık haline geliyorlar. Özellikle göç eden veya sıkça yer değiştiren toplulukların, gruba yük olacak yaşlı bireyleri terk ettiği biliniyor. İlkel Topluluktan Uygar Topluma kitabında Alâeddin Şenel’in anlattığı gibi, insan türü bu konunun dışında kalmıyor. İnsanlığın avcılık-toplayıcılık döneminde fiziksel etkinlik ve dolayısıyla gençlik sağ kalmak için

okumak için tıklayınız

Bir Kitap!

20 yılda yazılmış bir kitap. Paltosunu, saatini tefeciye rehin veren bir yazarın kitabı. İlk yıllardaki telif geliriyle, yazıldığı süre boyunca içilen tütün parasını bile çıkarmayan bir yapıt. Kapital… Karl Marx… Umulmadık yerde, umulmadık zamanda patlayan devrimdir Kapital. Hâlâ, daima, ısrarla senin hikayeni anlatan kitap! İlhan Erdost’un değerli anısına saygıyla! (Videoyu izlemek için tıklayınız.)

okumak için tıklayınız

Küçük Bayram – Zafer Köse

Sevgili Abilerim, Ablalarım, Sizler, kitap okuyan, düşünen insanlarmışsınız. Buralarda dolaşan, şu masalarda oturanlardan biraz farklıymışsınız. Tamam, elimle işaret yapmadan konuşacağım. Bu abi, bana şu küçük cihazı uzatıp konuşmaya başlamamı söylemeden önce anlatmıştı. Siz beni göremeyecekmişsiniz. Ama sesimi duyacakmışsınız. Sözlerimi bu cihazın içinde saklayabiliyormuş abi, sonra da size gönderebiliyormuş.

okumak için tıklayınız

Motivasyon, Sınıf, Haziran – Zafer Köse

Büyük şirketlerin yöneticileri için sıkça eğitimler düzenlenir. Adı değişse de içeriği pek değişmeyen bu eğitimlerde ele alınan öncelikli konulardan biri motivasyondur. Çalışanların gelir düzeyi ile motivasyon düzeyi arasında doğrudan bir ilişki olmadığına dikkat çekilir. Gelirin miktarından çok, değişimidir etkili olan.

okumak için tıklayınız

Tatil Kitabı Meselesi – Zafer Köse

“İş günleri” ve “izin günleri”: Kapitalizmin iki büyük yalanı! Kâr amaçlı üretim sistemi için çalışırken insan yorulur, verimsiz hale gelir. Tıpkı şarjı biten aletler gibi. Aletleri şarja takmak gerekir. Sahibi için yeniden iş görür hale gelmeleri için. Tıpkı çalışanların izne çıkması gibi. Kâr amaçlı sistemin bir çalışanı, “boş zaman”ını da aynı sisteme faydalı olacak biçimde

okumak için tıklayınız

Yoldaki Bahtiyarlık – Zafer Köse

1 Toprağın çeşitli katmanlarından geçen su, o zenginliği ve tadı içerir; aynı şekilde, insanlık da evrim boyunca geçtiği aşamaların bilincini ve önceki kuşakların kültürel birikimini günlük hayata aktarır. Ne var ki, her katmanın etkisi eşit değildir. Geçmiş uzaklaştıkça belirginliği de azalır. Ve son katmanların suya geçen tadı, öncekilerden çok daha fazladır. Damağımızdaki burukluk bundandır. Hele

okumak için tıklayınız

Kapital (Cilt: 3) – Karl Marx “burjuvaların kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülle”

Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki girişimin üçüncü ve son adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim çevirmenler Mehmet Selik ile Erkin Özalp’in Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı eser, titiz bir editörlük çalışmasıyla yayına hazırlandı.

okumak için tıklayınız

Haydi Dayanışmaya!

Yordam yayınevi, Germinal kitabının gelirini, babaları madende ölen dört Somalı çocuğa burs olarak aktarıyor. Bu uygulamanın en anlamlı tarafı sürekliliği. Anlık yardımlaşmalara sıkça rastlanıyor, ama böyle “4 yıl boyunca” hedeflenen bir kampanya, çok önemli. Kitap güzel, yayınevi güzel, Somalı çocuklar güzel. Dayanışma çok güzel!

okumak için tıklayınız

Puslu Yıllar – Zafer Köse

Babasının tarlasında kızgın güneşin altında burçak yolan kadınlara bakıyor, delikanlı. Çalışmak zorunda olan insanları, çalışanlar sayesinde refah içinde yaşayanları, bu çarkın nasıl döndüğünü düşünmüyor. Henüz bu açıdan bakmıyor dünyaya. Ama akşama kadar burçak yolmanın karşılığı olarak 20 kuruşluk ücreti az buluyor. Afyon Ziraat Bankası müdürü olan babasının bu tarlayı kazanç elde etmekten çok, hafta sonu

okumak için tıklayınız

Rüzgara Karşı (Emek Süreçleri ve Karşı Hegemonya Arayışları)

Rüzgara Karşı, emek ve sınıf çalışmalarını önemsizleştiren yaklaşıma ve son dönemde ortaya çıkan ve ortalığı yaban sarmaşıklarının arsızlığıyla kaplayan liberalizm esintili yaklaşımlara karşı duran akademisyenlerin çalışmalarından oluşuyor. Rüzgara Karşı, Türkiye’de son dönemde emek süreçlerini derinden etkileyen ve sınıf haritasını yeniden yapılandıran gelişmeleri inceliyor.

okumak için tıklayınız

Londra İdamları (18. yy.’da Suç ve Sivil Toplum) – Peter Linebaugh

“Bu kitap, suç ile ücret biçimi arasındaki ilişkiyle ilgilidir” der Linebaugh. Kapitalizmin yükselişini ve emekle sermaye arasındaki mübadele ilişkisinin kuruluşunu, emeğin “ortak olan”dan mülksüzleştirilmesinin tarihi üzerinden okur. Emek gücünün yeniden üretiminin belirleyici unsuru olan cadı avları, çitlemelerin doğurduğu aylakların ve serserilerin kapatılması ve 18. yy.’da ücret biçimini dönüştüren idamlar, “işçi sınıfının oluşumu”nun zora dayalı tarihini

okumak için tıklayınız

İbni Haldun’dan Bir Önsöz – Zafer Köse

İbni Haldun, Mukaddime adlı eserinde, insanın toplumsallık zorunluluğuna dikkat çeker. Yaşama gereçlerinin tek başına sağlanamayacağını anlatır. Üretim, üretime yetecek kişilerin bir araya gelmesiyle mümkün olur. Korunma da öyle, eğlenme, eğitim, güvence de. İnsanlar için normal olan, birbirlerinin payına göz dikerek değil, ortak hareket ederek yaşamalarıdır. Bu durumda, üretimin nedeni “pazarlamak” ve “kâr” olamaz.

okumak için tıklayınız

Disk 1967 – 1975 (Türkiye’de Sendika – Siyaset İlişkisi) – Süreyya Algül

Türkiye Devrimci İşçi Konfederasyonu (DİSK) 1967’de kuruldu. O zamana kadar tek işçi konfederasyonu olan Türk-İş’e karşı kısa zamanda, sendikal alanda geniş bir işçi mücadelesi örgütledi. Türkiye sosyalist hareketinin tarihinde politik ve ideolojik bir kırılmaya, dönüşüme yol açan 15-16 Haziran işçi eylemlerini örgütleyen de DİSK’ti. Bu dönemdeki DİSK, işçiler, sendikacılar ve siyasiler kadar, aydın ve yazarları,

okumak için tıklayınız

Kapital Kompakt – Georg Fülberth

Bu kitapçık, Kapital’in bir özeti niteliğindedir ve hayatında asla Karl Marx’ın Kapital’inin üç cildini okuyacak zamanı bulamayacağına kanaat getirmiş insanlara hitaben yazılmıştır. Karl Marx’ın Das Kapital’i yayımlandığı günden bu yana dünyayı sarsmaya, insan toplumlarına yeni perspektifler sunmaya ve dünyayı değiştirme iddiasının merkezinde durarak tartışılmaya devam ediliyor. Bu kitapçık, Kapital’in bir özeti niteliğindedir ve hayatında asla

okumak için tıklayınız