Kategori: Emek Tarihi / Teori

İngiltere’de Emekçi Sınıfın Durumu – Friedrich Engels

BÜYÜK BİRİTANYA’NIN EMEKÇİ SINIFLARINA EMEKÇİLER! Durumunuzu, çektiğiniz acıları, giriştiğiniz savaşımları, umutlarınızı ve beklentilerinizi Alman ülkedaşlarımın önüne koymaya gayret ettiğim bu çalışmayı size adıyorum. Aranızda, koşullarınız hakkında bir şeyler öğrenecek kadar uzunca bir süre yaşadım; koşulları öğrenmek için çok ciddi bir çaba harcadım; elime geçirebildiğim resmi ve gayrı-resmi çeşitli belgeleri inceledim ?bunlarla yetinmedim; konuma ilişkin soyut

okumak için tıklayınız

Şikago Mezbahaları – Upton Sinclair

Şikago Mezbahaları, (İngilizce asıl adı The Jungle) Upton Sinclair’in yazdığı ve ABD?deki işçi sınıfının durumunun çarpıcı bir şekilde anlatıldığı kitap. Roman ilk olarak 1906 yılında The Appeal to Reason adlı sosyalist dergide yayınlanır. Roman hali ise 28 Şubat 1906 tarihinde Doubleday Page&Company tarafından basılır ve kapışılır. Upton Sinclair’in kitabının orijinal ismi olan The Jungle (Türkçesi:Cangıl,

okumak için tıklayınız

Dayanışma Ekonomileri – Aslıhan Aykaç

Son otuz yılda sosyal bilimlerin en temel konularından biri kapitalist üretim biçiminin küreselleşmesi oldu. Farklı disiplinlerden ve disiplinlerarası perspektiflerden kaynaklanan geniş bir literatür ortaya çıktı. Bu kitabımın, benim gibi küreselleşmenin “Başka bir alternatif yok” söyleminin boğucu iklimi içinde yetişmiş bir sosyal bilimcinin “küresel” olanın dışında yeni bir alan arayışı olarak okunmasını arzu ederim. Uzun dönemli

okumak için tıklayınız

Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler, Tevfik Çavdar

Kırk yılı aşkın süre içerisinde birçok sendikanın eğitim seminerinde görev alan, yayınlarında yazılar yazan yazar Tevfik Çavdar, ‘Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler’ adlı kitabında, yaklaşık yüz elli yıl boyunca savaşlar, darbeler, sıkıyönetimler boyunca acılar çeken işçilerin tarihini, çeşitli kişisel arşivlerden yararlanarak ortaya koyuyor. “Bu çalışma, Türkiye işçi sınıfının ve onun hakları doğrultusundaki savaşımın mütevazı bir

okumak için tıklayınız

Fıtrat / İş Kazası Değil, Cinayet – İsmail Saymaz

“bağırsam ne yarar, nasılsa duymazlar ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm içimde cesetler ve daha ölmemişler var” Metin Altıok Türkiye’nin son otuz yıldır geçirdiği iktisadi dönüşüm, tüm çıplaklığıyla işçi ölümlerinde çıkar karşımıza. Başarılı gazeteci İsmail Saymaz, bu cinayet mahallerine dönüp bir kez daha bakıyor, cinayetin delillerinin izini sürüyor Fıtrat’ta…

okumak için tıklayınız

15-16 Haziran İşçi Direnişi’nin Tarihi, Fotoğrafları ve Videosu

15-16 Haziran Direnişi, devlet eliyle sendikal bürokrasinin güçlendirilmesine karşı işçilerin isyanıydı. Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük işçi direnişlerinden biri olan 15-16 Haziran Direnişi, pek çok yönüyle bugün öğretmeye devam ediyor. 1970 yılında CHP ve AP’li milletvekilleri 274 sayısı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Grev ve Lokavt Kanununda değişiklik yapılması için ayrı ayrı taslak hazırladı.

okumak için tıklayınız

15 / 16 Haziran 1970 işçi direnişini anlatan ilk şiir; Yürüyen İşçiler Kapılarında İstanbul’un, Fazıl Hüsnü Dağlarca

15-16 Haziran 1970 işçi direnişi Türkiye tarihinin en önemli işçi hareketlerinden birisidir. Türkiye işçi sınıfının gerçekleştirdiği direnişi, şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Türkiye bir büyük devrim yolunda” yürüyor diye müjdeliyordu. 19. yüzyılda yaşamış Alman romancı Gustav Freytag ise yürümeyi “Alman kültüründe yürüme tutkusu ideal bir ülkeye duyulan macera dolu bir özlemden doğar” diye tanımlar. 15-16 Haziran

okumak için tıklayınız

İşçiler Örgütleniyor (1939-1950) üzerine – Müslüm Üzülmez

12 Eylül 1980 öncesinde kısa bir süre DİSK’e bağlı Baysen Sendikası’nda Doğu ve Güneydoğu Bölge Organizatörü olarak sendikacılık yaptım. Sendikada çalıştığım dönem devrimci hareketin yükselişte olduğu yıllardı. Bu yükselişe paralel olarak Diyarbakır, Mardin, Siirt, Muş, Bingöl, Van, Hakkâri gibi illerde Bayındırlık Müdürlüklerinde, Karayollarında, YSE (Yol-Su-Elektrik)’de çalışan işçileri DİSK’e bağlı Baysen Sendikası çatısı altında örgütlemeye çalışıyorduk.

okumak için tıklayınız

İşçi Hareketi Tarihine Bakış – Mustafa Günay

Tarihe bakmadıkça bugünü görmek ve gelecekle ilgili öngörülerde bulunmak ve tavırlar geliştirmek imkanı söz konusu değildir. İnsanın ortaya koyduğu her türlü başarı ya da başarısızlıkların, kazanımların ya da kaybedişlerin bir tarihi vardır. Bu bağlamda tarihe, tarih bilinciyle bakmak bize yaşadığımız zamana eleştirel bakma olanağı verir. Bu aynı zamanda özgürleşme, insanın insan olarak yaşama olanaklarının gerçekleştirilmesi

okumak için tıklayınız

1 Mayıs’ın Anlamı ve Önemi – Zafer Köse

Çalışma sürelerinin kısaltılması için yürütülen örgütlü mücadele, insanlık tarihinin en önemli konusudur! Çünkü: Yaşamak için çalışmak zorunda olan insanların kendine zaman ayırabilmesi mümkün hale geldi. Sevmeye, düşünmeye, karar vermeye hak kazanıldı. “Serbest zaman” talebi gibi “laiklik”, “özgürlük”, “insan hakları” taleplerinin de emek mücadelesi ile ilişkilendirilmesi ve hayata dair hale gelmesi sağlandı.

okumak için tıklayınız

1 Mayıs’lar, Gösteri ve Yürüyüşler, 1919-1922 – M. Şehmus Güzel

Bir yandan işgal edilen Anadolu halkının tepkisi Kurtuluş Savaşı’na dönüşürken, öte yandan sosyalist ve işçi hareketinin ikinci canlılık dönemini yaşaması, 1919-1922 yıllarında Bir Mayıs’ın İşçi Bayramı olarak kutlanması, değişik konularda gösteri ve yürüyüşler düzenlenmesi bakımından oldukça yoğun geçmesi sonucunu doğurmuştur. Birkaç örnekle bu gelişmeleri görelim:

okumak için tıklayınız

İşçiler Örgütleniyor (1939 – 1950) – M. Şehmus Güzel

Türkiye’de işçi örgütlenmesinin, Avrupa ve Batı ülkelerindeki işçi sendikacılığıyla kıyaslanınca, azgelişmişliğinin ya da başka bir deyişle gelişememiş olmasının altında ne gibi etkenler yatmaktadır? İktidarların bu konudaki uygulamaları nelerdi ? Neler yaptılar? İşçi örgütlenmesi üzerinde baskı var mıydı? Geçmiş yılların işçi örgütlenmesi, işçi deneyimleri unutturulmak istenmiş midir?

okumak için tıklayınız

Türkiye’de İşçi Hareketi (1908-1984) – M. Şehmus Güzel

Bu çalışmanın asıl hedefi, Türkiye’deki işçi hareketi tarihinin belli bir dönemini genel çizgileriyle özetlemek, yüz yılı aşan bir geçmişe sahip Türkiye işçi hareketindeki sürekliliğin peşine düşmek ve varılan noktanın tarihsel kaynaklarına ulaşma yollarını aramaktır. Bu hedefe ulaşmak için de, sürekliliği yaratan unsurların, çevre koşullarının, kadın ve erkeklerin, gençlerin, çocuk işçilerin, işçi eylemleri içinde yer alan

okumak için tıklayınız