Kategori: Makaleler

Bu belgeler Fikret Hakan’ı utandıracak. “12 Eylül’e yürekten inanıyorum. “Anarşikler idam edilmeli.”

Oyuncu ve yönetmen Fikret Hakan, Habertürk ekranlarında Balçiçek İlter ‘in sunduğu ?Söz Sende? programında 12 Eylül darbesinden sonra Yalçın Küçük ve Aziz Nesin öncülüğünde hazırlanan Aydınlar Dilekçesi’ni kastederek şunları söylemişti: “Aziz Nesin bizi çağırdı. Toplandık ve şuna karar verildi: Yazarlar adına

okumak için tıklayınız

Kürk Mantolu’yu neden çok sevdik? Sevengül Sönmez

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali?nin yetmiş yıl önce yayımlanan bu romanı, ne oldu da çok satanlar listesinin üst sıralarından düşmüyor? Keşke Sabahattin Ali de görebilseydi. Kitap okurlarının, edebiyatseverlerin ve elbette tüm yayıncıların şaşkınlıkla izledikleri bir çok satan karşısındayız: Kürk Mantolu Madonna. Sabahattin Ali?nin yetmiş yıl önce yayımlanan bu romanı, ne oldu da çok satanlar listesinin

okumak için tıklayınız

Şiddeti kutsamayan polisiye – Deniz Antepoğlu

Karin Slaughter?ı diğer çok satan, popüler yazarlardan ayırmak gereken bir nokta var. Yazar tüm kötü olayları anlatırken insan olduğunuzu unutturmuyor. Şiddeti destekleyici, sadece bundan keyif alıcı bir şekilde romanını işlemiyor. Ünlü polisiye yazarı Karin Slaughter?ın yeni romanı ?Paramparça? Kırmızı Kedi Yayınları?ndan çıktı. Kitabın olay örgüsü bir cinayet ve peşi sıra gelişen bir kaçırma olayı etrafında

okumak için tıklayınız

Nâzım yazmış bu çizgi filmleri! – Levent Cantek

İki DVD ekli kitapta, senaryosunu Nâzım Hikmet?in yazdığı, 1959 ve 1962 yıllarında hazırlanan Sevdalı Bulut ve Hanene Huzur Dolsun adlı çizgi filmler ve filmlerin hazırlanış süreci aktarılıyor. Nâzım Hikmet?in çok yönlü bir sanatçı olduğunu hepimiz kabul etmekle birlikte, yazıp çizdiklerini iyi kötü bilen herkes teslim edecektir ki şairliği kıyas götürmeyecek ölçüde başkadır. Diğer edebi türlerde

okumak için tıklayınız

Nartlar / Çerkez Halk Destanları – Özdemir Özbay

“Nart Destanları Kuzey Kafkasya’nın otokton halkı olan Çerkez boylarının binlerce yıldan bu yana ürettikleri ulusal destanlar bütününün adıdır.” Ulusların sinesinde, benliğinde derin izler bırakan doğal afetler, savaşlar, işgaller halkın dilinde uzun yıllar söylene söylene günümüze dek ulaşırken bir yandan da destan kalıbı ve biçimi içerisinde şekillenirler. Kırgızların Manas, Finlilerin Kalevala, İran’ın Şehname; Oğuz Kağan, Ergenekon,

okumak için tıklayınız

Korku Edebiyatı

Tufan?dan Bu Yana Korku Edebiyatı – Fatma Cihan Akkartal Korku edebiyatı üzerine bir dosya hazırlarken karşılaşılabilecek en büyük çıkmaz bu geniş alanı mümkün olan her cephesinden ele alma arzusuna karşı koymanın zorluğunda yatıyor. Mecramız Roman Kahramanları Dergisi, o zaman korkunun kahramanlarına bakacağız; ama kimdir korkunun kahramanları? Kurbanlar mı, canavarlar mı? Neil Carrol Korkunun Felsefesi?nde kurgudaki

okumak için tıklayınız

Eleştiri Üzerine Bir Bakış (2) – Faiz Cebiroğlu

Eleştiri Üzerine Bir Bakış 1 adlı yazıyı okumak için tıklayınız Devam ediyorum. Eleştiri, ileri, daha ileriye gitmek için yapılan analiz ve yorumlamadır. Bu anlamda eleştiri, kırıcı ve bozucu değil, yapıcıdır. Yapıcı eleştiri, kırıcı ve bozucu eleştirinin tersidir. Yapıcı eleştiri, gelişime açık olan, gelişime ışık tutan bir yöntemdir. Zaten eleştirinin doğasında yapıcılık ve ileriye gitmek vardır.

okumak için tıklayınız

Çocuk Edebiyatında Kurtlara Kuşbakışı: Kurt Metaforunun Memetik aktarımı – Şiirsel Taş

Çocuk edebiyatında kurt paradigmasının geçmişi Kırmızı Başlıklı Kız masalına dek uzanır. Ancak sadece Perrault ve Grimm Kardeşler uyarlamalarını dikkate aldığımızda, masalın izini yalnızca birkaç yüzyıl öncesine kadar takip edebiliriz; oysa bu masalın tarihçesi çok daha gerilere gider, kökleri çok daha derinlerdedir. Durham Üniversitesinden kültürel antropolog Jamie Tehrani?nin araştırmaları masalın en az 2600 yaşında olduğunu göstermektedir.

okumak için tıklayınız

Venezüella?dan Duvar Fotoğrafları – Zafer Köse

Venezüella?da duvarlar, duvarlarda yazılar, resimler… O çok güzel duvar yazılarının, renkli resimlerin fotoğrafları var kitapta. Okuyabilirsiniz, yazmış ?Sinyorita?. Dünyanın ucunda açmış bir gülün esintilerini ulaştırmış buralara. Alıştığımız muhalif duvar yazıları gibi değil onlar. Özenli, estetik; çok güzel. Çünkü Hugo Chavez’in yönetimindeki güvenlik güçlerinden korkmadan, kaçmadan, acele etmeden boyuyorlar duvarları.

okumak için tıklayınız

“Mutluluğun resmini yapamıyorum ama tadını çıkarta çıkarta yaşıyorum” Hıfzı Topuz – Şenol Çarık

Cumhuriyetle yaşıt bir isim Hıfzı Topuz. Türk basın tarihinin duayeni? O?ndan söz etmeye başlarken ?cumhuriyetle yaşıt? ve ?duayen? gibi tabirleri kullanıp kullanmamayı epeyce düşündüm. Belki çok alışılagelmiş olmasından ya da çokça kullanıldığından olsa gerek. Hasan Pulur da köşesinde modaya uymayıp ?duayen? demeyeceğiz demiş ama, doğrusu böyle büyük bir birikimi anlatırken bundan daha iyi bir tabir

okumak için tıklayınız

Jean Genet: Açık Düşman, Aykırı Yazar ? Zafer Köse

?… çokuluslu hisse senedi ortaklığına dayalı şirketlere ve onların fabrikalarına ihtiyacı olan halk değildir, halka ihtiyacı olan o pislik kapitalistlerdir; polisin amacı halkı suçlulardan korumak değil, emperyalist sömürücülerin düzenini halktan korumaktır; halkın adalete değil, adaletin halka ihtiyacı vardır…? Ulrike Meinhof Evlilik dışı bir çocuk olarak 1910?da doğan Jean Genet, annesi tarafından terk edildiği için ilk

okumak için tıklayınız

Gezginlerden Dört Yeni Kitap – Serdar Şahinkaya

2013 yılı, gezginlerin notlarının okuyucu ile buluşması açısından iyi bir başlangıç oldu. Alter Yayıncılıktan çıkan, birisi iki ciltli, üç kitap bu yazının konusunu oluşturuyor. Bu kitapların önemli bir özelliği tam 132 gezginin kaleminden çıkmış olması. Tabi bu kadar çok kalemden çıkanların editörlük sürecinin zorluğunu ayrıca düşünmek ve takdir etmek gerekiyor. Bu kitapların zorlu editörlük sürecini

okumak için tıklayınız

Eflâtun’un Rüyası – Voltaire

Eflâtun çok rüya görürdü; o zamandan beri de daha az rüya görmüş değiliz. Eflâtun insan yaradılışının eskiden ikiz olduğunu; işlediği günahların cezası olarak da erkek, dişi diye ikiye ayrıldığını düşünmüş. Eflâtun matematikte yalnız beş muntazam cisim olduğu için, ancak beş mükemmel dünya olabileceğini ispat etmişti. Onun Devlet’i de büyük rüyalarından biri oldu. Bundan başka uykunun

okumak için tıklayınız

Eleştiri pek yüz verilen bir tür değil – Sennur Sezer

Eleştiri uzun süredir olumsuz anlamıyla anılıyor. Oysa eleştiri hem yazara hem okura bir eserdeki ögeleri gösterir. Ataç?ın denemeleri, okuru bir eleştiriyi ke-yifle okumaya hazırlardı. Eleştirinin eserden örneklerle desteklenmesi ?nesnel? eleştiri diye adlandırılır. Asım Bezirci?nin başlattığı bu tür eleştirinin sürdüğü de pek savunulamaz. Bir şairin yaşamını eleştirinin değiştirmesinin en güzel örneği Turgut Uyar?dır. Ataç?ın ?Zarımı Turgut

okumak için tıklayınız

Eleştiri, uygarlık düzeyini gösteren ölçütlerdendir – Ahmet Say

Konu müzik eleştirisi olunca, aklıma hep şu özdeyiş gelir: ?Heykeli dikilmiş eleştirmen yoktur!? Neden? Aslında biz değerbilir bir halkız; futbolcuların bile heykelini dikeriz. Ama öte yandan biz, tek başına ?eleştiri? kavramına bile soğuk bakarız. Bence eleştiri, uygarlık düzeyini gösteren ölçütlerdendir. Tarihteki geri toplumlarda eleştiri yoktur: İlk Çağda bir köle, ya da Orta Çağda bir serf,

okumak için tıklayınız

Kürtlere kolhozları nasıl anlatırız? – Özkan Öztaş

SSCB?de ?Kürtlere Kolhozları Nasıl Anlatırız?? sorusuyla yola çıkan Ermenistan Komünist Partisi?nin Kürt Birimleri işe Kürtçe eğitim kitaplarıyla başlamışlar. Zaman zaman konu ile ilgili Kürtçe kitapçık veya broşürler çıkarılırken, kimi zaman da Kürtlerin kanaat önderleri bu konuda aracı olmuşlar. Tıpkı Nazım Hikmet?in toprak mülkiyetinin paylaşımı konusunda Bulgaristan?da yaşayan Türklerle temas kurması gibi, Kürt yazar Ereb Şemo

okumak için tıklayınız

Öfkeliyem – M. Şehmus Güzel

Üzgünem. Öfkeliyem. Stephane Hessel genç yaşında aramızdan ayrılmıştır ve bizi yetim bırakmıştır. Canım sıkkındır. Biliyorum « Genç olur mu be adam 95?inde » diyebilirsiniz, ben de itiraz edemem, ama inanın bana adam harbiden çok gençti. Gönlü gençti. Gülüşü gençti, « Nerede olursan ol, ne yaparsan yap tebessümünü eksik etme » derdi. Duruşu genç ve kibardı.

okumak için tıklayınız

Muhbir Kişilik Üzerine – Zafer Köse

İspiyonculukla itham edilmek, yeni okula başlayan çocukların sıkça yaşadıkları bir sorun. Derdi çoktur böyle bir küçük insanın. Evin güvenli havasının dışına çıkıp sosyal ortamda yaşamaya başlamak kolay değildir. Güvende olma duygusunu korumak için, kaybetmekte olduğu korumacı bağların yenilerini geliştirmesi gerekmektedir. Bu gereksinim, Erich Fromm?un ayrıntılarıyla anlattığı gibi, ?özgürlük korkusu?na neden olur. Kişide bir otoriteye bağlanmak,

okumak için tıklayınız

Frankfurt Okulu’nda Aydınlanmanın Diyalektiği – Mert Sarı

20. yüzyılın ilk yansında Almanya’nın Frankfurt kentinde, özerk bir kurum olan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü bünyesinde gelişen eleştirel sosyal felsefe üzerinde temelleri atılan Frankfurt Okulu düşünü, 20. yüzyılın ve günümüzün temel düşünce akımlarından biridir. Modernitenin olumsuzlanmasından doğan postmodern düşüncenin pek çok temsilcisi, kendisini Frankfurt okulu eleştirisinin sürdürücüsü saymaktadır. Örneğin Michel Foucault, Jacques Derrida gibi adlar, sık

okumak için tıklayınız