Kategori: Makaleler

Özel “Güvensizlik”: Blackwater – Filiz Zabcı

Gittikçe güvencesizleştiğimiz ve güvensizleştiğimiz bir toplumda yaşadığımızı söyleyip duruyoruz ya; bilgi de bu güven erozyonunun dışında kalmış değil. Sosyal medya başka bir iletişim aracı ile yakalayamayacağımız bilgi ve haberleri elimizin altında bulmamızı sağlıyor; ama öte yandan, büyük bir bilgi bombardımanı ve kirliliği ile yüzleşmek durumunda kalıyoruz. Irak ve Afganistan işgalleriyle gündeme gelen özel askeri şirketler

okumak için tıklayınız

Devletin Güvenlik Sigortası – Evren Haspolat

Marx güvenliği ?sivil toplumun (burjuva toplum) egoizminin sigortası? olarak tanımlar. Mülkiyet peşinde koşma egoizminin sigortası. Bu anlamda burjuva toplumsal düzeninde güvenlikten söz edildiğinde söz konusu olan özel mülkiyetin güvenliğidir. Çünkü burjuva toplumda güvenlik ve onun asli aygıtı olarak polis, kapitalizmin kuruluş evresinde Çitleme Hareketi ile feodal beylerin topraklarından sürüp çıkardığı ve kentlere işçi/işsiz ordusu olarak

okumak için tıklayınız

Bir Foto Öyküsü – M. Şehmus Güzel

Abidin Dino?nun 23 Mart 1913?te doğumunu ve geçen 23 Martta doğumunun yüzüncü yıldönümünü kutlamak için bir fotoğraf seçtim : Seçtiğim fotoğrafa gelin birlikte ve yakından bakalım : Abidin ve Güzin birlikte yürüyorlar. Fotoğraf Adana?da çekilmiş. Çeken kim acaba ? Abidin 1943 başından beri Adana?da « ikamete memur », yani sürgün, Ağustos 1943?te İstanbul?dan Adana?ya gelen

okumak için tıklayınız

Duygular ve ifade tarzları? – Faiz Cebiroğlu

Duygular ve ifade tarzları?Daha önceleri yazmam gereken bir konuydu. Ama araya başka çalışmalar girdi. Şimdi yazıyorum. Sorarak başlıyorum: Çocukların duyguları ve ifade tarzları nedir? Pedagojide, çocukların topyekûn gelişiminde, üzerinde önemle durduğumuz bir konu, hiç kuşkusuz, çocuk duyguları ve bunların ifade tarzlarıdır. Duygu / duygular hislerimizdir. Duygu / duygular çekirdeğimizdir. İnsan korkar, sevinir, üzülür, öfkelenir. Önemli

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfı Sanatının Eleştirisi – Alexander Bogdanov

1. BÖLÜM Doğaya veya insana ait, basit ya da sistematik tüm yaratıcı ürünler yalnızca düzenleme (regulasyon) sayesinde tertipli, uyumlu, kalıcı bir bicime kavuşurlar. Bunlar her düzenleme surecinin birbiriyle yakından ilişkili ve vazgeçilemez iki yönüdür. Bu nedenle yasamın gelişiminin temel unsuru, yaratıcılığın niteliği ?değişebilme özelliği?, yani sürekli yeni bileşimler, daha önceki biçimlerden yeni ayrılıklar yaratabilmedir. Daha

okumak için tıklayınız

‘Salkım Saçak Keldağ’ adlı öykü kitabıma ilişkin – Müslüm Kabadayı

?Sevgili Edebiyat Dostları, Öyküseverler Merhaba, Türkiye’de edebiyatın nabzının her zaman güçlü attığı Çukurova ve Amik’te bu kez, ilk öykü kitabım olan ?Salkım Saçak Keldağ? vesilesiyle sizlerle buluşmanın kıvancını yaşıyorum. Hoş geldiniz, onur verdiniz. Genel olarak sanat, duyarlılıklarımızın yoğunlaştığı ve estetik imbiği ile inceltildiği yaratıcı etkinliklerimizin tümünü içerir. Şiir başta olmak üzere edebi türler de duyarlıklarımız

okumak için tıklayınız

Karanlığa Mektuplar / Rakı Şişesinin Balıkları? – Dağhan Dönmez

Goethe, ?Şiirin ihtişamı Doğu?da öğrenilir. Bu şiire saf insanlık, asil gelenekler, neşe ve aşk girmiştir. Herkes insanlığın kurtuluşunun şiirde gerçekleşeceğine inanmıştır.? der. Goethe?yi bu sözleri söylemeye iten ve aynı etkileşimin izlerini sürerek ?Doğu-Batı Divanı?nı yazdıran; Hafız Şirazi adıyla maruf, İranlı Şair Şirazi?dir. 14.yüzyılda yaşayan ve Farsça?nın en büyük şairlerinden kabul edilen Şirazi?yi, Alman Romantizminin büyük

okumak için tıklayınız

Gülmek – Afşar Timuçin

Gülmek ama gerçekten gülmek felsefe yapmaktır. Güler gibi yapmak gülünç olmaktır bir gerçekliğin karşısında bir çaresizlikten başka bir şey değildir. Gülmeyenler, gülemeyenler hep güler gibi yaparlar. Güler gibi yapmak ağlamak gibi, dizlerini dövmek gibi bir şeydir. Her ağlayanın kendine ağladığını, dizini dövenin kendine yandığını biliriz. Ama gülmek felsefe yapmaktır, bir yorumcu ya da eleştirici kimliğiyle

okumak için tıklayınız

Kendine ait bir yolculuğun yok mu? – Seza Özdemir

Eğer Portekizli yazar José Saramago?nun anlattığı gibi bir ?körlük? yaşamıyorsak, kendimize ait yolculuğu keşfedip, tamamlayıp gideceğiz. Sonrası mı? Öncesini ne kadar başarabildin ki? Seni nasıl bir geleceğin beklediğini kim bilebilir? Ne kadar zamanın kaldı, yazgın ne (varsa tabii), kim bilebilir? Bu arada sen hala kendi yolculuğuna çıkamadıysan, bundan kime ne? Dünyanın ise umurunda olmayacağı besbelli.

okumak için tıklayınız

Dağların Dilinin Peşinde? Müslüm Kabadayı

O; merak etmekle kalmaz, kafasındaki sorunun yanıtını buluncaya kadar peşine düşerdi meraklarının. Yıllar önce Mürselek?e gittiğinde, köyün eski muhtarı Veli Önal?dan duymuştu Peltek Çavuş?un adını. Cebel-i Akra?nın deniz gören yamaçlarında kurulan bu yirmi haneli köy, toprak damlı evleri, asırlık meşe ağacının gölgesinde dinlenen davarları, hayvanları ıslıkla yönlendiren çobanlarıyla dikkatini çekmişti. Bu eski masallarda kalmış köylere

okumak için tıklayınız

Aşk, Kimya ve Sorumluluk – Zafer Köse

Doğumu en zor gerçekleşen canlının insan olduğu söyleniyor. Evrim içinde iki ayağı üzerinde doğrulmaya başladığı dönemden kalma bir sorun bu. Aslında insanın hamilelik süresi daha uzundu. Tür içinde, hamilelik dönemi daha kısa olan çeşitler varlığını sürdürebildi. Çünkü ufak ve gelişmemiş yavrular dünyaya getiren annelerde sağ kalma oranı daha yüksekti. Fakat bu durum, bebek büyütmeyi zor

okumak için tıklayınız

Doğruluk Kaygısı – Michel de Montaigne

Düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne yıldırır, sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız: Oysa ki bunu kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir: Hele eleştirme bir ders gibi değil de bir karşılıklı konuşma gibi olursa. Biri çıkıp bizim düşüncemizin tersini söyledi mi, onun doğru söyleyip söylemediğine değil, doğru yanlış, kendi düşüncemizi savunmaya bakarız. Bizi düzeltmek

okumak için tıklayınız

Paris : Salon Du Livre, Mart 2013 – M. Şehmus Güzel

« Ayakta ölmek ». Evet evet konuşurken, yürürken, otururken, yazı yazarken, işte örneğin tam da şu satırları oluştururken, « Bana müsâade » demeye bile fırsat bulamadan aniden çekip gitmek. En iyisinin, en hakedilmişinin böylesine bir ayrılış olduğunu bilenlerin, gidip gelemeyenlerin ama olup bitenleri yine de şu veya bu biçimde « bu tarafa » aktaranların yalancısıyım.

okumak için tıklayınız

Haymatlos’a dair – Selma Sayar

Dünyaya gelirken seçimlerinizde ne kadar özgürdünüz? Ailenize, yaşadığınız çevreye, dost-arkadaşlarınıza siz karar vermediniz. Dolayısıyla yüklenilen sorumlulukların size ağır geldiği, kaçmak istediğiniz bir başka dünyanız varsa, şimdiden gözünüz aydın! Varoluşla yokoluş, yersizlikle yurtsuzluk bir parçanız ise, birilerinin hatırına konmuş can sıkıcı kuralları kimi zaman çiğnemek isteği yatıyorsa yüreğinizde bir parça Haymatlosluk vardır ya da onun özlemini

okumak için tıklayınız

Egemenlere şifrelerle direnmek mümkün mü?

Assange ve arkadaşlarının düşünce dünyası hakkında ipuçları içeren ?Şifrepunk: Özgürlük ve İnternetin Geleceği Üzerine bir Tartışma?, WikiLeaks?in arkasındaki felsefeyi anlamak için önemli bir eser. Çoğumuz Julian Assange adını ilk defa kurucularından olduğu WikiLeaks adlı internet projesinin ABD?nin elçilik yazışmalarından oluşan büyük miktarda belgeyi yayımlamasıyla duyduk. Aslında Assange, 1990?larda etkin olan ?Cipherpunks? adlı hareketin içinde yer

okumak için tıklayınız

Shakespeare İncelemeleri – Bertolt Brecht

Shakespeare oyunlarının sergilenmesinin tosladığı güçlüklerden biri de yanlış bir büyüklük anlayışıdır; ilgili büyüklük, küçük çağlar tarafından ozanın eriştiği ünün, kullandığı temaların ve olağanüstü bilinen boyutlarından çıkarılmıştır, dolayısıyla şimdi ozanın oyunları için “büyük” bir sergileme gerekli sayılmakta, bu uğurda elden gelen çabayı harcayan küçük çağların yürekler acısı biçimde serilip kaldığı görülmektedir. Eski tiyatroda edilgin (pasif) insanı

okumak için tıklayınız

Bir kedinin ardından tüm insanlara – Seza Özdemir

?Çok satan?ların, reklam dünyasının ve romanın hâkimiyetinin arasında onun öykülerine kavuşmak, kısa süren ama susuzluğunuzu gideren bir seraba kavuşmak gibi. Usta yazar Ferit Edgü yine tam tadında bırakıyor! ?… her kişinin bir başka yolu, bir başka yöntemi olmak gerektir. Denizde de, karada da hep buna inandım. Ve öyle yaşadım. Benim burada sana sunduğum harita ve

okumak için tıklayınız

Eşitlik ve Özgürlük Yolunda Kadın ? Zafer Köse

Kadınlara eşitlik sağlamak için gerekli yasalardı bunlar: Oy kullanma, devlet işlerinde görev alabilme, eşlerden birinin isteğiyle boşanma, eşit işe eşit ücret, doğum öncesi ve sonrasında dörder ay ücretli izin, devlet tarafından ücreti karşılanan çocuk bakımı, ücretsiz ve sadece kadının kararıyla uygulanabilen kürtaj… 1917?de Rusya?da sosyalist devrim gerçekleştirilmişti. Sonraki on yıllar boyunca dünya genelinde aşılamayacak kadın

okumak için tıklayınız

Akra?da bulunan pembe düşler – Deniz Antepoğlu

Kitabın kurmacalığını, gerçekliğini bir kenara bırakırsak sunduğu zihniyetin yanlış olduğunu düşünüyorum. Kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi kişiyi suçlayarak, hayatta karşılaşılan tüm zorlukların sebebini bireyselleştirip kişiye yıkarak, yaşadığımız düzenin veya sosyal ve ekonomik koşulların hiçbir tesiri yokmuşçasına avutulmayı kabullenemiyorum Yazarın hiçbir şeyi eleştirmeden, sanki çok şeyi eleştirircesine, ama özde bireysel sorunlarımız olduğunu vurgulayarak toplumdan bizi soyutlama

okumak için tıklayınız