Cehennemde Politika, Araf’ta Cümbüş: Dante’nin Komedyası ve Bizim Ahvalimiz!
Yahu, okur efendilerim, okur kardeşlerim! Şimdi size öyle bir laf getirdim ki, ne Karagöz perdesi ne de mahalle dedikodusu bu kadar teferruatlıdır. Meşhur İtalyan şairi Dante Alighieri’nin o koca destanı, “İlahi Komedya” diye bilinen eserini masaya yatıracağız. Ama öyle kuru kuru felsefe yapmayacağız; bu Orta Çağ curcunasının günümüzdeki ahvaline bakacağız.
1. Üç Katlı Cehennem Katliamı: Bir Zamanlar Batı’nın Boylu Boyunca Araştırması
Gelin görün ki, bu Dante Efendi, 1307’den 1321’e kadar tam bir “uzunlamasına Batı Dünyası Araştırması” yapmış. Rehberimiz Virgil’i koluna takmış, Cehennem’in kapısından girmiş, Araf Dağı’na tırmanmış, en sonunda da Cennet’e uçmuş. Yahu, bu nasıl bir seyahatname, bu nasıl bir merak!
Tam altı yüz tane politikacı, edebiyatçı, mitoloji kahramanı… Hepsi orada! Kimisi günahının cezasını çekiyor, kimisi tövbe peşinde. Bizim memlekette olsa, bu kadar kişiyi bir araya toplayan anca seçim meydanı olurdu; orada da kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğunu anlamak için Dante’nin değil, Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklemek gerekirdi.
Peki, bu eski püskü hikaye bize ne anlatır? İşte tam da burası Aziz Nesin’lik: Dünya darmadağın oluyor, bizim “transandantal okuma yazması olmayanlar” yeryüzünde cennet kuracağım derken cehennemi yaratıyor. Cihadistler cennete gitmek için burayı mezbahaya çevirmiş! Sanki Dante’nin Cehennem’deki bir dairesi, şimdiki siyasi manzaradan daha az tehlikeli!
2. Dört Köşeli Ahlak Çıkmazı (Hani Bizim Toplumsal Bozuluşumuz!)
Dante’nin eseri dört türlü okunurmuş: Tarihsel, Alegorik, Ahlaki… Falan filan. Bizi ilgilendiren ahlaki kısmı! Bakın Dante hangi soruları soruyor:
- İnsan nedir?
- Neden böyle davranır?
- İyi nedir, Kötü nedir?
Şimdi bizim mahalleye bakın: “İyi kaybediyor gibi görünürken neden iyi olmalı?” diye soran mı kaldı? Herkes fukaralık edebiyatı yapıp en yakın köşe başında üçkâğıtçılık peşinde. Hüseyin Rahmi’nin romanlarındaki o “yanlış Batılılaşmış, züppe, üç kâğıtçı” tipler, Dante’nin Cehennem’ine tıkılsa, orada bile torpil arar, rüşvetle yerini değiştirirlerdi, emin olun!
3. Yasal Düşüncelere Gel de Gülme: Siyasi Kavga
Bu Dante Efendi, sadece şiir yazmakla kalmamış, siyasi de bir adam. Floransa’da Guelfo’ymuş, Papa’yı tutarmış. Sonra kendi partisinin ikiye ayrılmasıyla (Beyazlar ve Siyahlar), Papa VIII. Bonifacius’a karşı geldiği için sürgün edilmiş. Papa da demiş ki: “Geri dönerse kazığa oturtulur!” Yahu, devir değişmiş, mevzu değişmiş; ama siyasetin gaddarlığı aynı! Aziz Nesin yaşasaydı, bu İtalyan kavgasına bakıp, bizim politik çekişmelerin ne kadar evrensel bir komedi olduğunu anlatan bir hikâye yazardı: Adı da “Araf’taki Siyasetçiler” olurdu.
Hele şu siyasi referanslara ne demeli? Dante’ye göre doğal devlet düzeni, Klasik Roma İmparatorluğu’nda başlıyor. Bütün o Papalar, Sezar’lar… Hepsini Cehennem’e veya Cennet’e tıkmış! Hatta işi o kadar ileri götürmüş ki, bizim okur kardeşlerimizin çoğu okuma zahmetine girmesin diye, “İslamofobik klişelerle dolu” diyen insan hakları örgütleri bile çıkmış. Yani, adamın Cehennem’i bile bugünün siyasi korrektlik tartışmasına malzeme olmuş, varın siz düşünün!
Kapanış: O Üçleme, Bu Üçleme
Dante’nin şiiri öyle üç-beş kafiyeden ibaret değil. Üçlü (Terza Rima) kafiye düzeni, 33 şarkılık üç ana bölüm (cantiche), bir girişle birlikte 100 şarkı… Her yer ‘3’ ve ’10’ gibi kutsal sayılarla dolu.
Peki, bu bize neyi fısıldar?
Demek ki, hayat sadece karmaşa ve kargaşadan ibaret değil, Hüseyin Rahmi’nin sokaklarındaki o kirli çamaşırlara rağmen bile bir düzen, bir ahenk var! Ama o ahengi görmek için Dante gibi yüreğinde hem bir şairin dürüstlüğü hem de sürgün bir aydının öfkesi olmalı. Aksi takdirde, gözümüz sadece yerel komediyi görür, evrensel trajediyi kaçırırız.
Sonuç: Dostlar, Dante’nin Cehennem’i kadar karışık bir dünyada yaşıyoruz. Ama eğer bu eserin arkasındaki arketipleri, o bitmeyen siyasi kavgaları ve yanlış ahlak anlayışını Jung’un gözlüğüyle okursak; belki kendi cehennemimizi kendimiz yarattığımızı anlarız. Haydi, gidin de şu İlahi Komedya‘nın bir özetini okuyun; göreceksiniz ki, oradaki tiplerin alayı bizim bugünkü komşumuz, amirimiz, milletvekilimiz! Gülelim de acımız dinsin!