Goriot Baba’nın Kızlarıyla İlişkisi: Fedakârlığın Patolojisi Üzerine Bir İnceleme

Honoré de Balzac’ın (1799-1850) İnsanlık Komedyası külliyatının merkez eserlerinden olan “Goriot Baba” (Le Père Goriot, 1835), baba Eugène Goriot ile kızları Anastasie de Restaud ve Delphine de Nucingen arasındaki ilişkiyi mercek altına alarak, fedakârlık kavramının sosyo-ekonomik ve psikolojik bir patolojiye dönüşümünü inceler. Bu inceleme, 19. yüzyıl Fransız burjuvazisinin yükselen materyalizmine karşı bir ahlaki eleştiri niteliği taşır.

I. İlişkinin Maddi Temeli: Sermaye ve Tüketim

Goriot’nun kızlarıyla olan ilişkisi, bir duygusal bağdan ziyade, ekonomik bir mübadele üzerine kurulmuştur. Eski bir şehriye fabrikatörü olan Goriot, servetini kızlarının yüksek sosyeteye (aristokrasiye yakın çevreler) girmesini sağlayacak evlilikler yapmaları için feda eder.

  • Evlilikler ve Statü: Kızlarının dük ve baron ile evlenmeleri, Goriot için toplumsal bir yükselişin ve başarının kanıtıdır. Ancak bu evlilikler, kızların sürekli maddi taleplerinin kaynağı olur.
  • Fedakârlığın Metalaşması: Goriot, kızlarının lüks yaşam standartlarını, borçlarını ve sevgililerinin taleplerini karşılamak için tüm mal varlığını satar. Babalık sevgisi, kızlarının toplumsal sermayesini ayakta tutan bir finansal araç haline gelir.

Bu maddi bağımlılık, kızların babalarına olan saygısını ve bağlılığını tamamen ortadan kaldırır. Goriot, ancak para sağladığı sürece ilgi görür; sermayesi tükendiğinde ise sosyal çevrelerinden dışlanmış, sefalet içindeki Vauquer Pansiyonu’nun en üst katına mahkûm edilmiş bir figüre dönüşür.


II. Psikolojik Patoloji: Narsisizm ve Saplantı

Goriot Baba’nın fedakârlığı, klinik anlamda bir patoloji özelliği gösterir. Bu durum, sağlıklı bir ebeveynlik bağının karşılıklı saygı ve sınırlar çerçevesinde kurulması ilkesinden sapmasını ifade eder.

  • Babalık Saplantısı (Monomanie): Goriot’nun varoluşu, kızlarının mutluluğuna indirgenmiştir. Bu durum, Balzac’ın eserlerinde sıkça rastlanan monomanie (tek bir fikre, tutkuya veya amaca aşırı derecede odaklanma) haline gelmiştir. Onun için kızlarının sefaleti, kendi ölümünden bile daha korkunçtur. Kendi benliğini (ego) kızlarının yaşamlarında eritmeyi seçmiştir.
  • Kör İdealizasyon: Kızlarının nankörlüğünü ve bencilliğini rasyonelleştirir veya görmezden gelir. Onları melekler olarak idealize ederek, gerçeklikle olan bağını koparır. Bu kör sevgi, kızlarının ahlaki yozlaşmasına ve babalarını yalnızca bir kaynak olarak görmelerine izin veren zehirli bir ortam yaratır.
  • Narsisistik İhtiyaç: Kızların bencilliği ise narsisistik karakterdedir. Babalarının fedakârlığını bir hak olarak görürler ve kendi sosyal statüleri düşmesin diye ondan utanırlar. Hastalığı sırasında bile yanına gelmeyi reddetmeleri, kişisel çıkarların ailevi bağların önüne geçtiğini gösteren nihai bir ihanettir.

III. Trajik Sonuç: Ölüm ve Toplumsal Eleştiri

Goriot’nun trajik ölümü, bu patolojik ilişkinin ve temsil ettiği dönemin ahlaki iflasının doruk noktasıdır. Ölüm döşeğinde, kızlarının gelmeyişiyle yüzleştiğinde dahi onları savunur, bu da saplantısının ölüm anında bile sürdüğünü gösterir.

  • Son Vasiyet: Goriot, son anlarında bile kızlarına dair maddi endişelerini dile getirir. Onun son isteği, kızlarının yüzünü görebilmektir, ancak bu istek dahi gerçekleşmez.
  • Rastignac’ın Dönüşümü: Genç öğrenci Eugène de Rastignac, Goriot’nun sefaletine ve kızlarının acımasızlığına tanıklık ederek toplumsal gerçekliği kavrar. Goriot’nun cenazesine katılan tek kişi (birkaç ödeme karşılığında) olması ve ardından Paris’e dönerek meşhur meydan okumasını (“Şimdi ikimiz savaşacağız!”À nous deux maintenant!) yapması, Goriot’nun trajik hikayesinin, hırs ve materyalizmle yoğrulmuş yeni bir kuşağın doğuşuna zemin hazırladığını gösterir.

Balzac, Goriot Baba’nın şahsında, aile sevgisi gibi temel bir erdemin dahi, para ve statü hırsının hakim olduğu bir toplumda nasıl yıkıcı ve öz-yıkıcı bir patolojiye dönüşebileceğini gözler önüne sermiştir.


Kaynakça

  • Balzac, Honoré de. (1835). Le Père Goriot. Paris: E. Werdet.
  • Auerbach, Erich. (2003). Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili. (Çev. K. Şipal). İstanbul: İletişim Yayınları. (Özellikle Balzac’ın Le Père Goriot yorumu için).
  • Lukács, Georg. (1977). Balzac ve Fransız Gerçekçiliği. (Çev. M. Salihoğlu). İstanbul: Payel Yayınları.
  • Prendergast, Christopher. (1978). Balzac: Fiction and Melodrama. London: Edward Arnold.