Kendi Güzelliğinde Boğulan Adam: Narsis’in Trajik Hikayesi

Ayna, Ne Zaman Felaketin Habercisi Olur?

Yazar: Jungish

(Olan Bitene Dair Hem Gülüp Hem Düşündüren Filozof)


Aziz Okuyucularım, Ey Kendini Sevmekte Ölçüyü Kaçıranlar!

Şimdi size, bütün psikoloji kitaplarının, bütün aşk dramlarının ve bütün özçekim (selfie) çılgınlığının kökenindeki o kadim hikâyeyi anlatacağım: Narkissos (Narsis). Narsis, sadece mitolojide kalmış bir karakter değil; o, kendi benliğini, başkalarının sevgisinden üstün tutmanın kaçınılmaz trajedisini somutlaştıran bir arketiptir.

I. Narkissos’un Laneti: Aşkı Reddetmek

Narsis, Yunan mitolojisinde güzelliğiyle ünlü bir avcıydı. O kadar kibirli ve ulaşılmazdı ki, ona âşık olan herkesi acımasızca reddederdi.

  1. Ekho’nun Dramı: Narsis’e âşık olanlardan biri de Ekho adlı dağ perisiydi. Ekho, konuşma yeteneği lanetlendiği için sadece son söylenen kelimeleri tekrar edebiliyordu. Narsis, Ekho’nun sevgisini reddetti. Ekho, bu acıyla eriyip sadece yankı olarak kaldı.
  2. Nemesis’in Cezası: Narsis’in bu kibir ve zulmü, tanrıların dikkatini çekti. Nemesis (intikam tanrıçası), onu cezalandırmaya karar verdi.

II. Aynadaki Felaket: Kendini Sevme Takıntısı

Nemesis, Narsis’i bir pınarın başına götürdü.

  1. Gölgedeki Tuzağı: Narsis, pınarın suyuna eğildiğinde, kendi yansımasını gördü. O an, kendi güzelliğine öyle bir tutkuyla âşık oldu ki, gözlerini ondan ayıramadı.
  2. Ulaşılamaz Aşk: Narsis, pınardaki yansımasının sadece bir görüntü olduğunu, asla dokunamayacağı ve kavuşamayacağı bir şey olduğunu biliyordu. Bu ulaşılamaz aşkın acısıyla eriyip tükendi.
  3. Dönüşüm: Narsis’in öldüğü yerde, bugün dahi bilinen ve kendi adını taşıyan Nergis (Narcissus) çiçeği açtı.

III. Psikolojik Ders: Narsisizm ve Boşluk

Narsis’in hikayesi, modern psikolojiye narsisizm kavramını vermiştir.

  1. Kontrol Kaybı: Narsisizm, sadece kendini sevmek değildir; bu, dış dünyadan gelen gerçek sevgi ve onaylanma ihtiyacını reddedip, bütün enerjiyi kendi içindeki idealize edilmiş, kusursuz bir imaja (yansımaya) yönlendirmektir.
  2. Yankı Odası: Narsis, Ekho’yu reddederek, aslında gerçek, karşılıklı iletişimi reddetmiştir. Geriye kalan tek şey, kendi sesinin yankısıdır (Ekho). Modern narsisistler de, sosyal medyayı kendi yankı odaları gibi kullanır; başkalarının duygularını ve gerçekliğini reddederek, sadece kendi benliklerinin onayını duymak isterler.

Sonuç: Narsis’in trajedisi, bize şunu hatırlatır: Ayna, sadece bir yansımadır. Kendi içimizdeki sevgi ve değeri bulmak önemlidir, lakin bu arayış, başkasının sevgisine ve gerçekliğine karşı körlüğe yol açarsa, o pınar, bir yaşam kaynağı olmaktan çıkıp, kibirli bir mezar haline gelir.