Üç Dakikalık Gerçeklik: TikTok Otizmi Nasıl Öğretiyor?

Farkındalık mı, Yeni Kalıplara Sıkışma mı? Sosyal Medyanın İkiyüzlü Büyüsü

Yazar: Jungish

(Gündemin Hızı ve İnsan Ruhunun Karmaşıklığı)


Aziz Okuyucularım, Ey Ekran Başında “Farkındalık” Kazananlar!

Şimdi size, çağımızın en hızlı ve en gürültülü platformu olan TikTok’un, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) hakkındaki bilgimizi nasıl değiştirdiğini anlatacağım. TikTok, otistik bireylere sesini duyurma gücü verirken, aynı zamanda onları yeni, basitleştirilmiş kalıplara sıkıştırma tehlikesini de içinde barındırıyor.

Bu, farkındalık ile sığlık arasındaki ince çizgide yürünen tehlikeli bir danstır.

I. TikTok’un Devrimci Gücü: Otistik Seslerin Yükselişi

Sosyal medya, otizm hakkındaki söylemin merkezini değiştirdi. Artık otizm, sadece klinisyenlerin ve ebeveynlerin anlattığı bir hikaye değil.

  1. Deneyim Paylaşımı: TikTok, otistik bireylerin kendi sesleriyle, kendi deneyimlerini (stiming, duyusal hassasiyetler, sosyal enerji yorgunluğu) doğrudan ve hızla paylaşmasını sağladı. Bu, otizmin ilk elden, otantik bilgisinin yayılması anlamına gelir.
  2. Öz-Tanı ve Kimlik: Platform, birçok yetişkinin kendine otizm teşhisi koymasına (öz-teşhis) ve kendi kimliklerini anlamlandırmasına yardımcı oldu. Bu, hızlı bir kabul ve ait olma duygusu yarattı.
  3. Toplumsal Kabul: Popüler videolar, nöroçeşitlilik fikrinin yayılmasına ve otizmin sadece çocukluk çağı bozukluğu değil, yetişkin yaşamının bir parçası olduğunun anlaşılmasına katkıda bulundu.

II. Tehlikeli Yanılsama: Etiketleme ve Sığlık Tuzağı

TikTok’un hız ve formatı, derinlikli anlayışın önünde büyük bir engel teşkil eder.

  1. Basitleştirme ve Kalıplar: Otizm, üç dakikalık videolara sığdırılmaya çalışıldığında, karmaşıklığını yitirir. Çok yönlü ve derin bir varoluş biçimi, birkaç basit “tik” veya “semptom” listesine indirgenir. Bu, otistik bireyleri yeni ve sığ stereotiplere (kalıplara) hapseder.
  2. Yanlış Teşhis Tehlikesi: Hızla yayılan bilgiler ve semptom listeleri, bazı kişilerin yanlış veya yüzeysel öz-teşhisler koymasına yol açabilir. Bu, kişinin gerçek psikolojik ihtiyaçlarının gözden kaçmasına neden olur.
  3. Perdenin İndirilmesi: TikTok, otizmin karanlık, zorlu ve acı veren yönlerini (yoğun destek ihtiyacı, eşlik eden ruh sağlığı sorunları) görmezden gelmeye meyillidir. Platform, neşeli ve ilginç olanı vurgularken, yardım ve kaynak ihtiyacı olanların sesini kısmaktadır.

III. Sonuç: Niyet İyi, Yöntem Hatalı

TikTok, niyeti iyi olan bir platformdur; otistik seslere özgür bir kanal açmıştır. Lakin yöntemi, felsefi ve psikolojik açıdan hatalıdır.

  • Görev: Toplumun görevi, bu hızlı farkındalığı alıp, onu derin bir anlayışa dönüştürmektir. Otistik bireyi, yeni bir moda etiketi olarak değil, karmaşık ve bütün bir varlık olarak kabul etmektir.

Velhasıl: Otizm, bir TikTok trendi değil, insan zihninin sonsuz çeşitliliğidir. Bu çeşitliliği, üç dakikalık bir videonun sınırlarına hapsetmek, ruhsal gelişime yapılan en büyük ihanettir.