Jung ve Parapiskolojiye İlgisinin Nedenleri
Jung’un parapsikolojiyi derinleştirmesi ve Freud’un buna şiddetle karşı çıkması, basit bir ilgi alanı farklılığı değil, bilinçdışının doğasına dair temel bir psikodinamik çatışmadır. Jung için parapsikoloji, bilinçdışının nesnel gerçekliğine açılan bir kapıyken; Freud için bu alan, bilimsel teorisini tehdit eden, bastırılması gereken “karanlık bir güçtür”.
1. Jung Neden Derinleştirdi? (Bilinçdışının Otonomisi)
Jung’un parapsikolojiye ilgisi, batıl inançtan değil, insan ruhunun (psyche) fiziksel dünya ile etkileşime girebilen nesnel ve otonom bir gerçeklik olduğunu kanıtlama arzusundan kaynaklanıyordu.
- Somut Deneyimlerin Etkisi: Jung, henüz tıp öğrencisiyken evinde yaşanan iki açıklanamayan olaya (70 yıllık masanın patlayarak çatlaması ve çelik ekmek bıçağının kendi kendine parçalanması) tanık olmuştur,. Bu olaylar onu, ruhsal enerjinin maddeyi etkileyebileceği gerçeğiyle yüzleştirmiştir.
- Komplekslerin Keşfi: Jung, kuzeniyle yaptığı “ruh çağırma” seanslarını gözlemleyerek, “ruh” denilen varlıkların aslında kişinin bilinçdışından kopmuş ve özerklik kazanmış “otonom kompleksler” olduğunu keşfetmiştir,. Bu, Jung’un doktora tezinin temeli olmuş ve parapsikolojiyi, “ayrışmış ruhsal parçacıkların” incelenmesi olarak psikodinamik bir zemine oturtmasını sağlamıştır.
- Bilimsel Merak: Jung, Kant’ın “Ruh Görenlerin Düşleri”ni okuyarak ve zamanının parapsikologlarını (Zöllner, Crookes) inceleyerek, bu olayların neden “olanaksız” sayılıp reddedildiğini sorgulamış; bilinçdışının zaman ve mekan sınırlarını aşabildiğini (görecelilik) savunmuştur,.
2. Freud Neden Karşı Çıktı? (Savunma Mekanizması Olarak Dogma)
Freud’un parapsikolojiye direnci, Jung’un analizine göre, entelektüel bir şüphecilikten ziyade, kendi içsel korkularına karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıydı.
- “Kara Çamur Seli” Korkusu: Freud, Jung’a cinsellik teorisini (libido) sarsılmaz bir “dogma” ve “kale” haline getirmeleri gerektiğini söylemiştir. Jung, “Neye karşı?” diye sorduğunda Freud, “Kara çamur seline karşı… yani okültizme (parapsikolojiye) karşı” yanıtını vermiştir.
- Tanrı’nın Yerine Cinsellik: Jung’a göre Freud, dindar olmamasına rağmen, kaybettiği Tanrı imgesinin yerine “Cinselliği” koymuştu. Cinsellik, Freud için bir tür “numinous” (kutsal/korkutucu güç) idi. Freud, parapsikolojinin (okültizmin) getireceği mistik ve irrasyonel dalganın, kurduğu bu rasyonel/biyolojik kaleyi yıkmasından korkuyordu,.
- Baba Otoritesi: Freud, bu konuları tartışmayı reddederek otoritesini korumaya çalışmış, ancak Jung’un gözünde gerçeği aramaktan korkan bir figüre dönüşmüştür.
3. Kırılma Anı: “Katalitik Dışavurum” Olayı
İki bakış açısının çarpışması, 1909’da Viyana’da, Freud’un çalışma odasında yaşanan fiziksel bir olayla somutlaşmıştır.
- Olay: Jung, parapsikoloji konusunu açtığında Freud bunu “saçmalık” olarak reddetmiştir. O sırada Jung, diyaframında aşırı bir ısınma hissetmiş ve hemen ardından kütüphaneden silah patlaması gibi bir ses gelmiştir.
- Çatışma: Jung, bunun bir “katalitik dışavurum” (psikolojik gerilimin fiziksel nesneye yansıması) olduğunu söylemiş, Freud ise “Saçmalama” diyerek reddetmiştir. Jung, “Birazdan bir daha olacak,” dedikten hemen sonra ikinci bir patlama sesi duyulmuştur.
- Sonuç: Bu olay Freud’u dehşete düşürmüş, Jung’a olan güvenini sarsmış ve aralarındaki kopuşu hızlandırmıştır,.
Sonuç: Psikodinamik Farklılık
- Jung için: Parapsikoloji ve daha sonra geliştirdiği Eşzamanlılık (Synchronicity) ilkesi, bilinçdışının sadece kişisel dürtülerden (id) ibaret olmadığını, evrensel ve maddeyle etkileşen bir “Ortak Bilinçdışı” (Kolektif Bilinçdışı) olduğunu kanıtlayan bir araçtı,.
- Freud için: Bu alan, “bastırılmış olanın geri dönüşü” tehdidiydi ve psikanalizin bilimsel saygınlığını korumak adına, cinsellik teorisiyle etrafına duvar örülmesi gereken bir tehlike bölgesiydi.